Kırkambar (Ezberbozan diyet)

 

EZBERBOZAN Diyet!

İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Ana

Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay’ın

sağlıklı kilonuzu muhafaza ederek hastalıklardan korunmak için beslenme

tavsiyeleri ve beslenme konusunda doğru bildiğimiz yanlışlar…

OBEZİTE TSUNAMİSİ VE TERSİNE DÖNEN GIDA PİRAMİDİ

Son 20 yıldır dünyada obezite müthiş arttı.

Öyle ki bu durum ‘Obezite Tsunamisi’ olarak tarif ediliyor artık.

Ben de takip ettiğim bütün hastalarımın hastalıklarının temelinde hareketsizlik,

beslenme bozukluğu ve buna bağlı olarak gelişen obezitenin yattığını gördüm.

Bir de Harvard Tıp Fakültesi Beslenme Bölümü Amerikan Hükümeti tarafından hazırlanan ve

diyetlere dayanak olan eski gıda piramidinin yanlış olduğunu ve obeziteyi

arttırdığını ortaya koydu. Ve 2002’de de yeni bir beslenme piramidi

hazırlandı. Ben de 12 yıl Amerika’da yaşadım ve bu gelişmelere bizzat

şahitlik ettim. Ancak Türkiye’ye döndüğümde fark ettim ki, dünyada ortaya

çıkan yeni bilgilerle Türkiye’de tatbik edilenler arasında büyük çelişki var.

 


TERCÜME DİYETLERLE BU İŞ OLMAZ

Tercüme diyetler hazırlandıkları ülkelerdeki halkın pişirme, beslenme ve

yaşama alışkanlıklarına göre hazırlanmıştır. Oraya biçilmiş bir kaftanı Türk

toplumuna giydiremeyiz. Biz Türkiye’de tereyağı, yumurta yeriz. Büyüklerimiz

bunları yiyerek 100 yıl yaşadı. Mesela yabancıların diyet listelerinde

zeytin yoktur. Ama zeytin zararlı olduğu için değil, ülkelerinde

yetişmediğinden dolayı yoktur. Ayrıca yabancı ülkelerin çoğunda fındık,

fıstık da yoktur. Bunlar tehlikelidir diye bir kenara itmek kadar büyük bir

yanlış olamaz!

TÜRK TOPLUMU HAREKETSİZ

Biz Türk toplumu olarak çok hareketsiz bir toplumuz. Bir de çok ekmek

tüketiyoruz. Ekmeklerimizin glisemik indeksi çok yüksek. Hareketsizlik ve

karbonhidrat tüketimi bir araya gelince bütün hastalıkların temeli de

atılmış oluyor. Karaciğer yağlanması ile başlayıp, diyabet, hipertansiyon,

kalp krizi, felç, inme, Alzheimer, erken bunama, kronik artritler, bel

ağrıları, fibromiyosit, polikistik meme hastalığı, erken adet görme,

polikistik over sendromu ile devam ediyor ve kanserle son buluyor!

YAĞ YASAKLANDI OBEZİTE ARTTI

Yağlar en büyük tehlike olarak gösterildi bugüne kadar. Fakat artık hücre

düzeyine inen bilimsel araştırmalar sonucunda vücudumuzu yapan her bir

hücrenin zarında yağlar olduğu görüldü. Beynin yüzde 90’ı yağ zaten. Bu

yüzden tabii köy tereyağı, zeytinyağı, saf fındık yağı ve omega-3 dediğimiz

balık yağı, bunlar insan vücuduna girecek. Çünkü vücut bunlarla çalışıyor.

Bunlar yenilmediği zaman hücre sapıtıyor, hastalıkları başlatıyor. Ancak

tabi sağlıklı yağı kızarttığınız ya da yaktığınız zaman bozulur ve

transyağlar meydana gelir. Çok güneşte kalması ya da hava alması da yağların

bozulması ve transyağların oluşması için yeterlidir. Asıl sağlığımızı bozan,

sağlığa zarar veren trans yağlardır.

KOLESTROL HASTALIK DEĞİLDİR

Kolesterol her hücrenin zarında mutlaka olması gereken temel bir maddedir.

Yani kesinlikle hastalık değildir. Ayrıca yediklerimiz kan kolesterolümüzü

yükseltmez. Bu bilimsel olarak ısbatlanmıştır. Yesek de yemesek de, ilaç

alsak da almasak da insan vücudunda her gün 2 bin 500 mg kolesterol

üretilmektedir. Beynimizde uyarıları algılayıcı hücreler ve sinir sistemi

iletisi kolesterol üzerinden olur. Ayrıca vücuttaki en doğal ve güçlü

antioksidandır. Ben hastalarıma asla kolesterol ilacı vermem. Kullananları

da keserim. Zaten sağlıklı beslendikleri, göbek ve karaciğer yağları gittiği

zaman her şey normale döner. Biz hekim olarak rakamları değil, hastayı

tedavi etmek zorundayız. İki tane rakamı tedavi etmek hekimlik değildir.

 

GÜNDE EN AZ İKİ YUMURTA

Tabii beslenen serbest tavukların yumurtası kan kolesterolünü yükseltmez.

Aksine sağlıklı bir hayat için günde en az iki tane yumurta yenmelidir.

Eskiden haftada bir yiyin, sarısıyla beyazını ayırın denilirdi. Onların

hepsi 2002’de tarihe karıştı. İster 2 tane ister 6 tane yiyin. Hiç

korkmayın. Yalnız pişirilmesine dikkat edilecek. Mesela yumurtayı çok fazla

haşladığınız zaman sarısının etrafı yeşil olur. İşte o çok tehlikeli! Çünkü

o artık yumurta değildir. Zaten ağzınıza aldığınızda un gibi dağılır. Bu

sebeple yumurtayı kayısı kıvamında pişirmek lazımdır. Tabii isteyen rafadan

da yiyebilir…

SIK YEMEK BÜYÜK HATA

Sağlıklı kiloda kalabilmek için vücudumuzdaki insülin ve leptin hormonunu

bilmemiz gerekir. İnsülin çok önemli bir antioksidandır ve vücuttaki şekerin

yakılmasını sağlar. Fazla enerjiyi ve yağları depo eder. Leptin hormonu ise

depo edilmiş yağların enerji olarak kullanılmasını sağlar. Dolayısıyla bu

iki hormonun koordineli çalışması şarttır. Leptin yemek yedikten 4-5 saat

sonra salgılanmaya başlar. Yani vücuda leptini salgılamasına yetecek zamanı

tanırsak yağlar depo edilmez. Dolayısıyla sık sık yemek yemek büyük bir

yanılgıdır. Çünkü her yemek yediğinizde insülin salgılanacaktır. İnsülin

salgılanıyorken de yağlar depo edilecek ve yakılmasına imkân ve zaman

kalmayacaktır. Onun için günde 2 ya da 3 öğün yemek yeterlidir.

TEREYAĞLI PASTIRMALI YUMURTA SERBEST

Pastırma sağlıklı bir ettir. Çünkü az işlem görmüştür. Sucuk, salam, sosis

gibi işlem görmüş, transyağ ve katkı maddesi ihtiva eden ürünlerden farklıdır.

Dolayısıyla tereyağında pastırmayla uygun ısıda pişirilmiş bir kaç

yumurtanın hiçbir zararı yoktur.

 


HAYATIMIZDAN NELERİ ÇIKARMALIYIZ?

Eğer kilo vermek ve sağlıklı yaşamak istiyorsak öncelikle hareket etmeliyiz.

Sonra ekmeği, patatesi, pirinci çıkartacağız hayatımızdan. İşlenmiş bütün

ürünleri, şekeri çıkartacağız.

 


MEYVE DE ÇOK MASUM DEĞİL

Faydalı diye çoğu kez akşam televizyon izlerken bir tabak meyveyi yeriz.

Oysaki meyve şekeri yani früktoz da çok tehlikeli. Ayrıca akşam saat

20.00’den sonra hiçbir şey yememeliyiz.

KAHVALTI MÜHİM

Sabah çok kuvvetli kahvaltı yapılacak. İki yumurta, tereyağında veya

zeytinyağında pastırma veya menemenle yapılabilir. Herkes kendi avuç içi

kadar peynir yiyecek. Peynirin yanına ekmek yerine bir fincan ceviz veya

fındık çok yakışır. Ya da mevsimine göre bir meyve. En aşağı 10-15 zeytin

yenecek.

KIRMIZI ET FAYDALI MI?

Kırmızı etten kesinlikle kopmamak lazım. Bizim hayvanlarımızın eti Amerikan

etinden farklıdır. Onlar sığır yer, biz kuzu koyun yeriz. Onun için bizim

kırmızı etimiz sağlıklıdır.

HERŞEYE RAĞMEN KİLO VEREMİYORSANIZ

Bir kere vücut tetkiklerinin yapılması lazım. Gizli alerji varsa kilo

verilmez. İnsülin direnci kırılmadan kilo verilmez. Çünkü insülin direnci

ile leptin direnci birlikte gider. İnsülin direnci olan kişilerde tansiyon

yüksektir. Trioid guddesi iyi çalışmaz. İnsülin direncinin kırılması için de

hareket ve sağlıklı beslenme mühimdir. Sağlıklı yağ, sağlıklı protein ve

karbonhidrat yenilecek.

MARGARİNE SİNEK BİLE KONMAZ

Margarin yağ değil, tamamen kimyasaldır ve çok tehlikelidir. Mesela

mutfakta masanın üzerine koyun ve bekleyin. Bozulmaz, üzerine börtü böcek ve

bir karasinek bile konmaz. Çünkü sinek bile sağlığının değerini bilir. Bu

bilimsel olarak ıspatlanmış bir hakikattir.

FINDIK, FISTIK ÇITIR ÇITIR HEM KAN YAPAR HEM ISITIR

Hastalarıma durmadan ceviz yiyin diyorum. Bir gün fıstık üreticileri ziyaretime geldi. "Hocam hep

ceviz diyorsunuz fıstık satamıyoruz. Biraz da fıstık deyin" dediler. Orada

bir soru işareti oluştu kafamda ve araştırdım. Hakikaten gördüm ki fındık,

fıstık, ceviz, badem hepsi aynı. Yağlı diye yemediğimiz bu yiyeceklerin

yağları tabii yağlar. Bu yemişlerin bir tanesi dahi tabii vitamin ve mineral

deposu… Omega-3 kaynağı. Yani beynimizin ihtiyacı olanı yağı ihtiva

ediyorlar.

SÜT YERİNE YOĞURDU TERCİH EDİN

Sütün fazla faydası olmadığı da gösterildi. Bizim süte ihtiyacımız yok zaten.

Yoğurt yiyoruz, peynir yiyoruz. Neden illa süt deniliyor.

Amerika’da yoğurt, ayran ya da beyaz peynir de yok.

Halbuki yoğurt kalsiyum bakımından da, protein bakımından da yoğun olduğu için daha faydalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir