Kırkambar (Zeytinyağı)
Zeytinyağı nedir, zeytinyağı neye iyi gelir, zeytinyağından neler yapılır zeytin yağı hangi hastalıklara iyi gelir, zeytinyağının vücuda etkileri nelerdir?
Yağlar, insan hücreleri ve dokular için çok mühimdir.
İnsan vücudunun canlılığını sürdürebilmesi için lüzumlu olan enerjinin büyük bir kısmı, yağlar tarafından karşılanır.
Yağlar, hücre içi organelleri, hücre membranı ve sinir hücreleri için elzemdir.
Vücutta yağ, dokuda depolanır ve gerektiğinde enerji için kullanılır. A, D, E, K gibi bazı vitaminler, yağda erirler.
Bu vitaminlerin kana karışabilmesi için, vücutta belli oranda yağ olması lazımdır.
ZEYTİNYAĞININ BİYOLOJİK DEĞERİ
Yağ, özellikle eritrositler ve lenfositler için vazgeçilmezdir.
E vitamini, kalp kası ve hormonal salgılar üzerinde çok önemli tesir yapar.
Kısır ailelere, uzun yıllar E vitamini kürleri tatbik edilirdi.
Zeytinyağı, antioksidan elementleri ihtiva eder.
Bunlar da hormonlara destek olup hücre farklılaşmasının gelişimine, hücre zarının oluşumuna yardımcı olurlar.
Zeytin ağacının; dalları, yaprakları ve reçinesi olduğu kadar, yağı da yıllardır ilaçların bileşimlerinde yer alan tabii maddelerden birisidir.
Her yönüyle tabii bir ilaçtır.
Eski zamanlardan bu yana insanlar, zeytinyağını, tedavi, dinsel törenler ve günlük güzellik bakımları için kullanmışlardır.
Hipokrat, ülseri, kolerayı ve kas ağrılarını tedavi etmek için zeytinyağını, psikolojik bozukluğu olan hastalara, taze yeşil zeytin tavsiye ederdi.
ZEYTİNYAĞINDAN ANTİBİYOTİK
Zeytinyağındaki “fenol” adlı bileşeni, antioksidan ve pıhtılaşma karşıtı özellikleriyle kalp için iyi bir koruyucudur.
Fenol, en fazla saf zeytinyağlarında bulunur.
Yapılan araştırmalarda, zeytindeki polifenollerin içerisinde bulunan sekoiridoidlerin, insanların solunum ve sindirim sisteminde hastalık yapan bazı mikroorganizmalar üzerinde önleyici tesiri olduğu tespit edildi.
Bu sekoiridoidler, yeniantibiyotikler geliştirilmesinde önemli bir kaynak olabilecektir.
Zeytin ürünlerinde bulunan biyofenoller; insan hayatı için mühim olan antioksidan, serbest radikal antagonizm ve antimikrobiyal aktivite göstermektedir.
FENOLİK BİLEŞENLERİN FAYDALARI
-Hücrelerdeki oksidatif hasarı ve sağlıklı kalmayı sağlayıcı, hastalıklardan koruyucu, hastalıkları iyileştirici.
-Kandaki kolesterol seviyesini azaltıcı,
-Lipit peroksidasyonu önleyici,
-Düşük yoğunluklu lipoproteinlerin (LDL) oksidasyonunu önleyici ve miktarını düşürücü,
-Kardiyovasküler kalp hastalıklarını önleyici,
-Çeşitli kanser (kolon, prostat ve göğüs) ve trombik (pıhtılaşma) hastalıkların oluşumuna mani olucu,
-Merkezi sinir sistemi dejenerasyonunu önleyip ve serbest radikalleri yok ederek yaşlanmayı geciktirici.
-İltihap kurutucu ve kanamayı durdurucu,
-Zeytinyağındaki, hidroksitirosolun, insan eritrositlerini oksidatif tehlikeye karşı koruyucu etkisi.
HYDROXYTYROSOLÜN FAYDALARI
Antimikrobiyel ve antikanserojen aktivite,
Damar genişletici, tansiyonu ve kan şekerini düşürücü etki,
Serbest ve süperoksit radikalleri yok edici,
Eritrositlerin oksidatif zarar görmesini azaltıcı,
DNA hasarını ve LDL oksidasyonunu önleyici,
Tromboksan seviyesine yardımcı,
Menopoz sonrası kadınlarda kolesterolün yükselmesini durdurucu, ve kolesterolü yüksek kişilerde LDL peroksidasyonunu azaltıcı,
Apoptosisi teşvik edici ve tümör hücrelerinin çoğalmasını önleyici etkilerdir.
Zeytinyağı, Omega-6 yağ asidinin, omega-3 yağ asidine oranını da düzenlemektedir.
Bu oranlardaki dengesizlik, hastalıklar ve kanser de dahil olmak üzere, kalp ve bağışıklık sistemi ile alakalıi birçok hastalığın ilerlemesine sebep olur. Düzenli kullanıldığında zeytinyağının, kalbe, diyabete, aşırı şişmanlığa, hücre yaşlanmasına, safra kesesi taşlarına, hatta bazı kanserlere karşı korunma sağlar.
FDA, günde 2 çorba kaşığı zeytinyağı yemenin, koroner kalp rahatsızlığı(CHD) riskini azalttığını duyurdu.
Zeytinyağı, kalbimiz için altın değerinde bir nimettir.
Zeytinyağı tüketiminin öncelikli etkisi; Kalp-damar hastalıklarının oluşum riskini azaltması ve hastalık oluştuktan sonra tekrar oluşumunu engellemesidir.
Zeytinyağı, içerdiği selenyum sebebi ile özellikle kalp-damar rahatsızlıkları ve kanser için faydalıdır. Damar sertliği ve kalp krizi (enfarktüs) riskine karşı en etkili ilaçlardan biridir.
Zeytinyağını fazla miktarda tüketenlerin kalp krizi riski, zeytinyağını nadir tüketenlerle karşılaştırıldığında, %82 düşüklük göstermektedir.
Yüksek miktarda mono-doymamış yağ alan popülasyonlar, düşük oranda kalp hastalıklarına sahipler. Mono-doymamış yağların en büyük kaynağı elbette zeytinyağıdır.
Zeytinyağında bulunan anti-oksidan madde, kalp krizi ve kalp çarpıntısına karşı en büyük koruyucu özellik gösterir.
Söz konusu DHPEA-EDA anti-oksidanı, zeytinyağındaki diğer bileşenlerden çok daha fazla kırmızı kan hücrelerini zarardan korur.
Rafine edilirken yada ısıtılırken pek çok yağ asidinin kimyasal yapısı değişir.
Bunların, kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkmasında çok büyük etkileri vardır.
Natürel sızma zeytinyağı ise, bu riski taşımamaktadır.
Aslında, besinlerden alınan kolesterolle oynamanın, kandaki kolesterol miktarının değişmesinde pek az etkisi vardır. Zeytinyağı, vücutta kolesterol dengesini de sağlar.
Zeytinyağıtüketimi, LDL oksidasyonuna karşı koruyucu rol oynar.
Zeytinyağı, arterlerde çökelen yağların sebep olduğu LDL‘den kaynaklanan kalp rahatsızlıkları riskini azaltır.
Organizma içinde LDL lipoproteinleri, metabolizmaya ilişkin çok çeşitli vazifelerini yerine getirebilmeleri için, hücrelere ihtiyaçları olan kolesterolü götürmekle görevlidirler.
Bununla birlikte serbest radikal fazlası olduğunda, LDL lipoproteinleri oksitlenir ve her zamanki işlerini yapamaz hale gelir.
Böylece damar duvarlarının hücrelerinde yığılırlar. Hücreler de sonunda bu yüzden ölürler. Damar duvarı yağla dolar.
Ne var ki, oleik asitten yana zengin olan LDL‘lerin, oksidasyona karşı normalden daha dirençli olduğu çalışmalarla ispatlanmıştır.
Zeytinyağının; kandaki LDL kolesterolünü azaltırken, HDL kolesterolünü artırdığı ve kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.
Dünya sağlık teşkilatı(WHO), kalp krizi ve kalp hastalıkları riskinin en alt düzeyde bulunan bölgenin, Girit adası olduğunu rapor etmiştir.
(Yüksek LDL kolesterolü seviyesine bağlı olarak yükselen kolesterol seviyesinin aterosklerotik kalp hastalığında nedensel rol oynadığı kuşkusuzdur. Epidemiyolojik veriler koroner kalp hastalığı vakalarındaki düşüşün total veya LDL kolesteroldeki düşüş ile beraber olduğunu göstermektedir.)
– Yüksek karbonhidratlı ve düşük yağlı diyet tüketen toplumlarda düşük HDL kolesterol ile düşük LDL kolesterolün birlikte bulunması korner riski artırmazken, yüksek DYA ihtiva eden diyete bağlı olarak LDL’nin yükseldiği toplumlarda daha yüksek HDL seviyesine rağmen koroner riski yüksektir. Yüksek hayvansal yağ ihtiva eden diyetlerin LDL-HDL oranını, düşük yağ ihtiva eden veya çoklu doymamış yağ asitinden (ÇDYA) zengin diyetlere kıyasla daha fazla yükselttiği görülmüştür.
Laurik, miristik ve palmitik asit birlikte bütün DYA’ların başında gelirken, mistrik asit tereyağında, hurma çekirdeğinin yağında, hindistan cevizinin yağında bulunmaktadır.
Son ikisi aynı zamanda çok yüksek oranlarda laurik asitte ihtiva ederler.
Bu üç yağlardan hangisinin kolesterol yükseltme potansiyelinin en fazla olduğu hala tartışma konusudur.
Her üçününde LDL kolesterolünü yükselttiği yapılan çalışmalarda gözlenmiştir.
DYA yerine linoleik asit konulduğunda total kolesterolde düşüşe neden olmaktadır.
Zeytinyağı sağlıklı lipit düşürücü diyete yararlı katkıda bulunur. Diyetteki başlıca tekli doymamış yağ asidi oleik asittir. Oleik asit zeytinyağında hakim olan yağ asididir.
Düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı diyetler total ve LDL kolesterol konsantrasyonlarını mühim olarak düşürürken aynı zamanda kesinlikle HDL seviyesinde de düşüşe sebep olur.
Zeytinyağı, kalp atışlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Kalp ve karaciğer hastaları, sabahları aç karnına bir çorba kaşığı içilebilr.
