Minik bir sır! [24 Ekim 2004 Pazar]

Sana bugün, pek de kimsenin farkında olmadığı bir sırrımı anlatacağım…
…..
İki sayfa yazdım.
Yarın da iki sayfa yazmaya niyetliyim…
Bu iki sayfalar, on gün içinde yirmi sayfa olacak; ve ben, yirmi sayfada çook şeyler anlatmış olacağım!..

Sana bugün, bir de kendi sırrını fark ettireceğim…
…..
Bugün iki sayfa okudun.
Yarın da iki sayfa okumaya niyetlen…
İki sayfalar, on gün içinde yirmi sayfa olacak; ve sen yirmi sayfada çook şeyler öğrenmiş olacaksın!..

Biliyor musun;
Mesafeleri kat etmiş insanlar, buz tutmuş yokuşlarda, veya korniş raylarında kayar gibi dümdüz ilerlemiyor…
Çünkü yürümek; “adım atmaya devam etmek” demektir…
Veya her adımdan sonra “yeni bir adım daha” atmaktır, yürümek…

Bu sırrı bilsek… Yahut bu basit cümlenin; bir sır, ve büyük kapıların bir anahtarı olduğunu anlasak… Tabii ki, anladığımızı da uygulasak; kendimizi, kısa süre içinde çook ilerilerde buluverirdik…
Çünkü, mermi işlemez mermeri “damlayan sular” deliyor!..

“..Ne yani şimdi bunlar?..
Bir adımın arkasından yeni bir adım daha atmak lazımmış!..
Bir damlanın düştüğü yere bir yeni damlanın düşmesi lazımmış!..
Bir satır yazınca bir satır daha eklemek lazımmış!..
Ne şimdi bunlar? Bilen söylesin!..”

Sana bugün, sen dahil, ve ben dahil pek de kimselerin farkında olmadığı bir sır söyledim… Açtın mı kulağını, beni iyi dinledin mi?
O demekler, şu demekti:
….
Bugün iki sayfa yazdım. Yarın da iki sayfa yazmaya niyetliyim… Bu iki sayfalar, on gün içinde yirmi sayfa olacak; ve ben, yirmi sayfada çook şeyleri anlatmış olacağım!..
Bugün iki sayfa okursan, yarın da iki sayfa okumaya niyetlenirsen; bu iki sayfalar, on günde yirmi, yüz günde iki yüz sayfa edecek. Ve ömrün boyunca okumuş olacağın yüzlerce/binlerce sayfa sana “okumayı bilmeyenlerden” çok daha ilerilerde yerler sağlayacak…

Ne yaptığın, ne işle uğraştığın pek önemli değil; koyduğun taşın yanına bir tane daha koyuyorsan!
Çünkü yürümek; “adım atmaya devam etmek” demektir…
Veya, her adımdan sonra “yeni bir adım daha” atmaktır, yürümek…
…..
Ve inan ki, bu sır;
Sana da yeteer, bana da!..

Stop
Muammer Erkul
24 Ekim 2004 Pazar

 

1 Yorum

  1. Gerçekten de öyle oldu yıllardır sen yazdın biz okuduk… Senin yazdıkların kaldı… (Hatırda kalmaz, satırda kalır) Peki biz okuduklarımızı ne kadar anladık?..
    Masaldaki gibi gece gündüz yol almış, bir de dönüp bakmış ki bir arpa boyu yol almış!..

    MELİKE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir