Seni Beklerken
Seni beklerken; portakal çiçeklerini ipe dizip bir taç daha yaptım… İlk eriğin tadına baktım; ekşi olsa da, yüzüm hep tatlıydı… Seni özlemenin bile beni üzmesine izin vermedim, seni beklerken… Mustafa Kurt isimli okuyucunun, Muammer Erkul’un "SENİ BEKLERKEN" isimli yazısını okuduğu ses kaydı… {mp3}radyo_mustafakurt_senibeklerken{/mp3}
Tgrt Fm’de “Bebek”
Bütün zamanların çocuk getirme rekoru elbette leyleklerdeydi! Bir tek leyleğin bile gagasında ne bohça ne de bebek gören olmadığı halde, çocukların çoğu yine de buna inanırdı. Benim hikâyemse evlere şenlik! E herkes gibi olmayacak haliyle, biraz acayip olacak… Neymiş o gül altı, lahana göbeği, dereden gelen leğen, kamyon kasası, araba kaputu, paraşüt, cami avlusu, leylek […]
Tgrt Fm’de “Sükunet”
Eğil şimdi. Çök başıma. Oku artık. Duymak istiyorum.. “Seni seviyorum…” Zehra Birsen Yamak’ın, TGRT FM’de yayınlanan "Yürüyen Merdiven" programına katılan Melike’nin; Muammer Erkul’un "SÜKUNET" isimli yazısını okuduğu ses kaydı… {mp3}radyo_tgrtfm_yuruyenmerdiven_sukunet{/mp3}
Tgrt Fm’de “Yoklamaya Geldim”
Geldim! .. Gözünün bebeği gibi kalıp kalmadığımı… Ve yani; Enginliğinin ortasında beni sarıp sarmadığını hâlâ, bir küçük karacık gibi; Yoklamaya geldim! Zehra Birsen Yamak’ın, TGRT FM’de yayınlanan "Yürüyen Merdiven" programına katılan Melike’nin; Muammer Erkul’un Aşk Mektebi Kitabından "YOKLAMAYA GELDİM" isimli yazısını okuduğu ses kaydı… {mp3}radyo_tgrtfm_yuruyenmerdiven_yoklamayageldim{/mp3}
Tı si karay pravoto! [08 Şubat 2009 Pazar]
Sen doğruya devam et!.. Tı si karay pravoto; yani “şartlar ne olursa olsun, asla doğruluktan ayrılma!” Büyükler de buyuruyor ya; en büyük keramet istikamettir! Tı si karay pravoto; Pomakça bir ifade. “Arda’dan Anadolu’ya” isimli kitapta rastladım. Çok Pomak gördüm ama onları anlatan böyle güzel bir kitap görmemiştim. Okumanızı ve rastladığınız Pomaklara bahsetmenizi tavsiye ederim. Bilen […]
Sulh coğrafyası (!) [06 Şubat 2009 Cuma]
Ezberlerimizden biri de “aman sesini çıkarma, barışçı ol” acayipliğiydi. Barışı yapanın; gücü olanlar, dik duranlar olduğunu anladık sonra. “Yurtta sulh cihanda sulh” vecizesini çoktan ezberlemiştik. Ama bir gün önümdeki atlasta bambaşka şeyler gördüm. Şaşkınlık içindeydim çünkü bütün komşularımızın ya sınırları veya rejimleri değişmişti! İşte o zamansa; “kış gelmesin diye” dua etmek yerine, “bir gün kış […]
Sulh, imaj, alkış vs… [05 Şubat 2009 Perşembe]
Atatürk; “Yurtta sulh cihanda sulh” demişti ama Mustafa Kemal üç kıtada çarpışmış bir askerdi! Sonrakiler “iman belletir gibi” ezberlettiler bunu! İkinci adam eşittir (hâlâ tartışılan) Lozan Barışı, Üçüncü Adam eşittir barış güvercini! Her resmine zımbalanmış o kuşu görerek geçti çocukluğumuz ki hatta o hayvanın, ayağından bir iple Ecevit’in boynuna bağlı olduğunu sanırdık! Ancak bir çocuk […]
GÖKÇE BEBEK :)))
{bebek} ASLI'MIZ 7'NCİ DEFA TEYZE Bugün (2 Şubat 2009 Pazartesi) yani bu sabahın ilk saatlerinde, saat 02.45 de sevgili Aslı yedinci defa teyze olmuş… Gökçe adında pek sevimli bir yeğeni dünyaya gelmiş… Diyor ki Aslı; "Yüce Rabbimden, bu sevinci herkese yaşatmasını dileyerek hayır dualarınızı bekliyorum…" {*}{*}{*} Hepimizden nasıl "teyze" olur, bilemiyorum ama… Yine de bütüüün ailemiz adına bebeciğin hayırlı, […]
Seyir Defteri – 31 Ocak 2009 Cumartesi (Barışa, imaja ve coğrafyaya dair…)
Sulh, imaj, alkış vs… Atatürk; "Yurtta sulh cihanda sulh" demişti ama Mustafa Kemal üç kıtada çarpışmış bir askerdi! Sonrakiler "iman belletir gibi" ezberlettiler bunu! İkinci adam eşittir (hâlâ tartışılan) Lozan Barışı, Üçüncü Adam eşittir barış güvercini! Her resmine zımbalanmış o kuşu görerek geçti çocukluğumuz ki hatta o hayvanın, […]
Hiç yurdunuz oldu mu? [01 Şubat 2009 Pazar]
Söyleyeceğim ne zamandır, ama nasıl diyeceğimi bulamıyorum. Sonunda dedim ki kendi kendime: Yahu ne düşünüyorsun, söyle gitsin! Belki de tam şu anda birisi hayır yapmak istiyordur da, nereye yapacağını bilemiyordur. Ve tam da şu anda o kişi, bu fakîrin köşeciğini okuyordur! Olmaz mı yani? Belki de olur, kim bilir… E söylesene o zaman, dedim İzmir’deki […]
Bilyeliyle kaymak [30 Ocak 2009 Cuma]
Konuşmak; bir bilyeli arabayla yokuş aşağı kaymaktır! Zeminin düzlüğüne, yokuşun meyline göre hızlanır araba ve önüne engel çıktıkça bir yana kaçmaya çalışır! Bilyeli arabalar genelde tek kişiliktir, çünkü hemen herkes dört tane bilyeli (rulman) bulmuş, bunları iki odunun iki ucuna takmış… Oturabilmek için dingillerin üstüne koyduğu tahtayı ise arkadan iki üç çiviyle sabitlemiş; ama önden […]
Şaşıralım hadi! [29 Ocak 2009 Perşembe]
27 Ocak 1299’a… Büyük İskender Makedonya’dan çıktı; Tuna’dan Nil Nehrine ve Hindistan’a kadar yayılan öyle bir imparatorluk kurdu ki, sevenleri 2332 yıldır hâlâ bu fetihlerle avunurlar. Bu imparatorluğun ömrü kaç yıldı biliyor musunuz? 13 yıl!.. Hun Türklerinin Avrupa’ya da diz çöktüren, en bilinen hükümdarı (395 doğumlu) Attila’dır. 434’te kurduğu imparatorluk kendi ölümünün hemen ardından dağılıverdi. […]
Seyir Defteri – 26 Ocak 2009 Pazartesi (lhan Palalı’yı bilir miydiniz?)
Şair İlhan Palalı’yı bilir miydiniz? Canınızın acıyacağını bildiğim için, bir hafta içime hapsettim ateşi!.. Çünkü coşkunun tavana çıktığı gündü; Yani içinde bulunduğumuz Ocak ayının 19’uydu… Yani sitemizin birinci kuruluş yıldönümüydü haberi aldığımda… Bir haftadır canımda cam kırıkları, nefes aldıkça batıyordu içime ve içimde gizledim sizlerden bu ateşi!.. Önce bir şiirini okutmak istiyorum; […]
Karne günü [25 Ocak 2009 Pazar]
Jeton düştü ansızın: Karne günü demek; “kâr ne” günü demektir! Öyle ya; bu kadar gittin geldin de yolunda, bu kadar durdun çatısının altında; yazdın, çizdin, dinledin şu okulda… Şimdi görme vaktidir; neyi anladığının ne kadar öğrendiğinin… Yani bu kadar zaman verdin de iyi mi ettiin, kötü mü? Kâr mı ettiin, zarar mı?.. Yani karne günü; […]
Seyir Defteri – 23 Ocak 2009 Cuma (KARNE HEE Dİİ YEE Sİİ :)))
Karne hediyesi 🙂 E o kadar karne aldı çocuklarınız, kardeşleriniz, yeğenleriniz ve sevdiğiniz çocuklar… Hani karne hediyeleri?.. Hediye alsanız ne almak isterdiniz bir çocuğa?.. Araba?.. Tabanca?.. Pilli bebek?.. Oyuncakların kimi faydalı, kimi zararlı… Öyleyse alın sinemaya filan götürün, abur cubur yedirin bıkıncaya kadar!.. Veya, bunların yanında; Türkiye Çocuk Dergisi'ne abone yapın […]
Hizmette ölçü nedir? [23 Ocak 2009 Cuma]
Bir meseleyi izah etmek için, Ahmet abi mesaj yazmış, diyor ki: “Hizmette tiraj, viraj, sınır ve sinir yoktur.” Alacağımı aldım ve anlayacağımı anladım… Bunun hemen üstüne bir de hatıra gördüm. Bir kitaptan aktarılmıştı. O da yine hizmet konusunda önemli dersler veriyordu. Aynen şöyleydi: {*}{*}{*} Hizmette mütevazı olma ölçüsü örneği. Bir gün Efendimiz aleyhisselam: – Ya […]
Sanki öldüm! [22 Ocak 2009 Perşembe]
İsmimizle erişilen web sayfasını, geçen yıl 19 Ocakta başlatmıştık. Yayınlanmış yazı ve çizgilerimizi toplamaktı gayemiz. Gazetede 99 sonrasında çıkan yazıların çoğunu, onun haricindekilerin de henüz çok küçük bir kısmını koyabildik. Bir yandan bu “toplama” işi devam ederken; köşemize uymayan yazıları siteye koymaya, bazı güncel olayları yorumlamaya başladık. Bu arada yazışmalar, haberler, fotoğraflar filan da girince, […]
Seyir Defteri – 19 Ocak 2009 (Birinci yaşımız! :)))
Birinci yaşımız! :))) Bir gün, bir hayal kurduk… Bir gece bir rüya gördük… Dedik ki; Bir yıllık yolun sonunda, ardımıza bakabilmek için; yola tam da bugün çıkmak lazımdır! {*}{*}{*} Geçen sene, tam da bu geceye benzeyen bir geceydi işte; “bir” diye […]
Sevgi Ailesi’nin Özel Yıldönümü Sayfası
Sevgi Ailesi’nin Özel Yıldönümü Sayfası Hoşgeldiniz! Önce sitemizin Seyir Defteri’ndeki "Birinci Yaşımız!" yazısını okudunuz değil mi? 😉 İyi, o halde şimdi buyrun devam edin. 🙂 Biz, Sevgi Ailesi’nin üyelerinden birkaçımız toplandık ve sitemizin 1.yıldönümünde Muammer Abi’ye bir sürpriz yapmak istedik. Bir kısmımız bize özel yazılar, şiirler hazırladı; bir kısmımız […]
Müslümana iman ettirmek!.. [18 Ocak 2009 Pazar]
Bende takıntı başladı; "cuma vaazından geliyorum" diyen hanım görsem, neler dinlediğini soruyorum. Dün de ablama sordum; "Kur’andan anlattı biri, dedi. Hatta seslerin kaybolmadığını… Gök tabakalarından birinde toplanan sesleri bilim adamlarının da bulduğunu… Hazret-i Ali efendimizin sesinin diğerlerinden ayrıldığını, anlattı" dedi… Siz de rastlarsınız mutlaka. Aslında söz şu: "Aranızda dinsiz mi vardı ki Allahü tealanın var […]
