Rüzgâr ve ateş [16 Ocak 2009 Cuma]
Dokunamıyorum sana… Fakat, sen bana dokunuyorsun! {*}{*}{*} Dursam durulamayacak, kaçsam kaçılamayacak haldeyim senden! Üşüyorum… İçim daha çok savruluyor dışımdan ve dışım içimden fazla savruluyor; Senden, sana doğru… {*}{*}{*} Soğuk esen rüzgârlar gibisin şimdi… İçim üşüyor varlığınla! {*}{*}{*} Oysa, ne ayaz geceleri ısıtmıştım hayalinle ben! Kara bir kıştı. Siyah bir paltoya sarılmıştım nehrin üstündeki köprüde. Sen […]
On gazeteye bedel sayfa…
Muammer abiciğim, Meryem ben, Yalova’dan. Söze nasıl başlayacağımı bilmemekle beraber sanki ben size sizinle geçirdiğim anlarımı anlatmasam da biliyormuşsunuz gibi garip bir his var içimde… {*}{*}{*} Ben gazete ne demek Türkiye Gazetesi’yle öğrendim gerçek manada… İlkokuldayken hatırlıyorum annem; "orta sayfası yok mu, 10 gazeteye bedel" derdi hep… Belki de okumamı geliştirdim oradaki hikayelerle… […]
Kitapla beslenen kuşlar [15 Ocak 2009 Perşembe]
Çoğu kimse, kendisinden uzaklarda çarpan bir yürek için; ne kadar umut, ne kadar çok yaşama sevinci olabileceğinin farkında bile değildir! Taze bir fidandı kendisi; ama onlarca kuş konmuştu dallarına, civil civil civil ötüşüyorlardı… Onları duyunca, sanki ayaklarından saplanmış gibi oldu o toprağa… Kıpırdamaya bile korktu, ürkütmemek için serçelerini! Sabrı vardı, heyecanı vardı, fakat… Nasıl besleyecekti bu […]
O & Ben (Haline şükret!..)
——————- Ben: Hoca kalkıp ziyaretine geliyor talebesini; "haline şükret evladım" diyor… O: 🙂 Ben: "Bu halime mi şükredeyim diyor" gene adam… Fakat sonra, içerde bir kavga, yaralama filan; bu da karışıyor olaya ve bu defa hücreye atıyorlar adamı. Hocası gene geliyor; "bu haline haline şükret evlat" diyor… O: Tühh!.. ———————-
Seyir Defteri – 12 Ocak 2009 (Kitap kampanyamızı başlattık)
Kitap kampanyamızı başlattık Dağların tepesi karlarla kaplı. Dedeler Köyü, Dokurcun’a giden yolun kenarında. Köyün ilkokulunda 2 tane sınıf odası var ve çocuklar burada 3’e kadar okuyor. 4’üncü sınıftan itibaren Dokurcun’da devam ediyorlar… Toprak ıslak, çünkü kar eriyor. Dağdan gelip, Kezban öğretmenin kaldığı evin yanından geçerek okula doğru uzanan derede […]
Mesleğim ne, biliyor musunuz? [11 Ocak 2009 Pazar]
Yazarlık yaptığımı sansanız da; benim mesleğim televizyon seyretmek!.. Hayranı olduğum televizyonsuz kimseler hariç, herkese sormak lazım; “televizyon seyretmek işi” günde kaç saatlerini alıyor? Dürüst olalım, itiraf edelim: Her gün televizyonun açık durduğu saatin onda birini; misal ki sadece 20 sayfa okusak; 10 günde 200 ve 30 günde 600 sayfa bitirirdik. İşte o zaman, insanları her […]
Çok yaşamanın sırrı [09 Ocak 2009 Cuma]
(Çok daha uzun süre hayatta kalmanın sırrını gerçekten fark ettim galiba! Bunu size de söylememi ister miydiniz?) Bir ölümcül hastaya; “sağlıkla geçireceğin altı ayın olsa ne yapardın” diye sorulsa cevabı ne olurdu?.. Bu bilmeceden de kolayı şu: Allah göstermesin, ama varsayalım ölümcül hastalığı olan sizsiniz! Ve son anda, sanki bir ikramiye gibi, size; “tamamen sağlıklı olarak […]
Filistin arenası [08 Ocak 2009 Perşembe]
Seyirci dolu arenanın ortasında şaşkın adamlar, korkmuş kadınlar, ağlaşan çocuklar… Ansızın fırlayarak bunlara saldıran vahşi aslan, kaplanlar… Bu hayvanların; her bir masumun kolunu bacağını ayrı köşelere fırlatışlarında, tribünlerden; “vahşet buu, olamaaz” manasında yükselen uğultular, parmak arasından bakmalar!.. -Kahrol, pis aslan; bir çocuk böyle mi öldürülür? Seni lanetliyoruz, artık kan görmeye dayanamıyoruz!.. Silahsız insanlara saldıran hayvanlar kahrolsun […]
Seyir Defteri – 07 Ocak 2009 (Filistin’de bebek doğramak!..)
Filistin'de bebek doğramak! "Onlara dua edelim, dedi Ahmet abim… Çünkü dünyanın herhangi bir köşesinde, bir Müslüman zor durumdaysa, savaş halindeyse, onlara dua etmek farzdır." Bizim için bu nokta çok önemli, çünkü güç yetmeyen işler sarılıyor insanların (bu dönemde özellikle de Müslümanların) başına. Öyle kayalar, öyle kuyulara atılıyor ki, çıkarmanın mümkünü yok! Tuzaklar jyli […]
Seyir Defteri – 06 Ocak 2009 Salı (Tatlı güzeli aşure)
Tatlı güzeli aşure Aşure dendiği zaman tatlı tatlı bir şeyler hatırlarım. Aşure tatlısı her yemeğe benzeyen; meyvelere, çerezlere benzeyen bir tatlı… Aşure günlerinde bazen aşure pişirirdi annem, bazen de başka bir tatlı. Ve şöyle anlatırdı: “Kiminiz aşure pişirsin, kiminiz başka tatlılar yapsın” derdi deden. Ve şöyle devam […]
Seyir Defteri – Ocak 2009 (Haydi, bir kütüphane kuralım!)
Haydi bir kütüphane kuralım… Ayın ilk günlerinde bahsetmiştim ilk defa… Aşağıdaki satırları yazmıştım. Şimdi de daha da aşağıdaki satırları ekliyorum bu yazıya: ————————– KÖÖKütüphanesi Nedir bu KÖÖK diyeceksiniz… İlginç olsun, aklınızda kalsın diye böyle yazdım. Yani Kezban Öğretmenin Öğrencilerinin Kütüphanesi… Bir süre sonra yazının adını değiştiririm, şimdilik böyle kalsın… Ve, bir kaç gün buralarda olmazsam, sizler […]
Onun arabası vaar! :))
HAYIRLI OLSUN Onun arabası var, güzel mi güzel (Mitsubishi Colt)… Şoförü de kim? Sitemizin Bilal'i… {*}{*}{*} Hep birlikte HAYIRLI OLSUN diyelim; Bizler için çok emekler veren Bilal'imizin yeni aldığı arabası için. Allah kaza bela vermesin, dert keder göstermesin inşallah. (Amiiin)
Yeni yıl, bir tepsi börek :’) [04 Ocak 2009 Pazar]
Kocaman bir tepsi içinde börek yapardı bazen annem… Sonra bunu dilimlere böler, her birimize birer parça verirdi. “Dikkat ederseniz, yanmazsınız!” derdi… Fırından yeni çıkmış, içinden buharlar tüten dilimimize dilimizi değdirir; yanmamaya dikkat ederek ısırmaya, çiğnemeye, yutmaya çalışırdık. Yine büyük bir tasın içinde karıştırılmış köpük köpük ayran veya mis gibi hoşaf doldururdu annem bardaklarımıza. “Dikkat edin, […]
Seyir Defteri – 02 Ocak 2009 Cuma (Welcome to Hindi ülkesi (!)
Welcome to Hindi ülkesi Yani "Hindi ülkesine hoşgeldiniz!" Çok iyi İngilizce bildiğimden değil, sırf ACAYİP olsun diyeydi bu başlık! Fakat bu başlığın acayipliğinden daha acayip olan ne?.. Bu başlığın altında göz önüne serilen konu! Buyurun bakalım… {*}{*}{*} Önce 2 Ocak 2009 Cuma günkü Türkiye Gazetesi'ndeki STOP köşemizde yayınlanan yazıyı buraya ekliyorum… […]
Republic of hindi [02 Ocak 2009 Cuma]
Batımızdakilere benzemek için bu hafta HİNDİ yedi çoğu kimse. Kurban Bayramında yırtınanlarda ses yok! Sorsan, HİNDİLİ sofralardan, çakır kafa; “zaten bu HİNDİLERİ Hıristiyanların Noel bayramında yemek için yetiştirdiler” diyecekler! Peki o inek ve koyunları, sizler Müslümanların Kurban Bayramı’nda konuşasınız diye mi yetiştirmişlerdi? {*}{*}{*} Söz hindiden açıldı: Bizler maalesef “Hindi Cumhuriyeti” çocuklarıyız. Daha doğrusu bize böyle […]
07.12.2007 – Sana doğru – ugurcanbolat.com
www.ugurcanbolat.com/?bl=5&hn=2805&paged=68 UĞUR CANBOLAT Kültür San’at Bilim Edebiyat Psikoloji Kitap Hayat Dostluk Paylaşım Sana doğru MUAMMER ERKUL Eğilip yüreğimin başına; “bir”lestirdim ellerimi. Ve bir avuç mavi savurdum sana doğru… *** Içindeki “ben”i kaçırmadan, üfle bütün nefesinle tependeki bulutları. Gördüğün bütün maviler senin; Sevgilim… *** Duygularım terliyor; bütün kâğıtlara. Ve anlıyorum neden sırılsıklam olduğunu bütün kâgıtların… […]
Yılaydın ;) [01 Ocak 2009 Perşembe]
Günaydın… Bugün yeni bir gün ve ben sana günaydın diyerek; aydınlık bir gün, huzurlu, sağlıklı, güzel bir gün dilerim… Bir günaydınla ve bir selamla ve iyi temennilerle gönlünü almak isterim ve bunu, günlerin başlangıcı olan bütün sabahlarda yapmaya çalışırım… Çünkü bu sabah yeni bir gün başlamıştır. Bu başlayan gün bizler için yeni bir başlangıçtır. Ve […]
Seyir Defteri – 31 Aralık 2008 Çarşamba (Yeni yıl bir tepsi börek)
Yeni yıl, bir tepsi börek :') Kocaman bir tepsi içinde börek yapardı bazen annem… Sonra bunu dilimlere böler, her birimize birer parça verirdi. "Dikkat ederseniz, yanmazsınız!" Derdi… {*}{*}{*} Fırından yeni çıkmış, içinden buharlar tüten dilimimize dilimizi değdirir; yanmamaya dikkat ederek ısırmaya, çiğnemeye, yutmaya çalışırdık. Yine büyük bir tasın içinde karıştırılmış köpük köpük ayran veya […]
Seyir Defteri – 28 Aralık 2008 Pazar (Yılbaşı ve Yılbaşı)
Yılbaşı ve Yılbaşı İnsanlar; geçmişi hatırlamak, geleceği planlamak ve şimdiki zamanı planlamak için takvim kullanıyorlar… Zaman içinde çok takvimler kullanılmış. Oniki hayvanlı takvim, Jülyen takkvimi, Gregoryan takvimi ve diğerleri… Her biri için ayrı yazılar yazılabilir… {*}{*}{*} Bizim şimdi kullandığımız iki takvim var. Biri Miladi Takvim, diğeri Hicrî Takvim. Biri güneşin hareketlerine göre, biri […]
