Bugün benim doğum günüm…
Çok sevilen kalbe konur, kalpte taşınır; kalbe sığar. Sevilenle ilgili şeyler de sevilir. Çünkü onun, simgeleri de sevgilidir. Örnek olarak; bayrağını sallamak, temsil ettiği ülkeyi yüceltmektir. “Suret asıl gibidir” derler…
ORGANİK TARIM NEDİR? Organik Tarım; üretimde kimyasal girdi kullanmadan, yönetmeliğin izin verdiği girdiler kullanılarak, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimidir.   Organik tarımın amacı; toprak…
Sokulmadan kollarımın arasına, nereden bileceksin ki sen; sıcağı?.. Ve dokunmadan dudaklarıma; Yumuşağı?..  {*} Yüreğimde; gözyaşların, gözyaşlarımla kucaklaşmış yatıyor!.. Kalbimi dinle!.. Kalbimi dinle!.. Kalbimi dinle; "ne" diyerek atıyor?..  {*} Sokulmadan kollarımın…
Bugün biraz kitaplardan bahsedelim… Yeni bir roman, ismi “Güneşi Ellerimle Söndürdüm”, yazarı Mehtap Abdi… Yeni isimleri okumak gerer bazen insanı bilirsiniz, ama bu çoğu profesyonelden iyiydi… Yazarın yaşını bilmiyorum ama…

Büyük Kartal [12 Eylül 2004 Pazar]

Fatih’in yaptırdığı 208 camide ve imparatorluğun diğer bütün camilerinde dualar ediliyordu. Çünkü: "Sırrımı sakalımın tek teli öğrense, bütününü kökünden kazırdım" diyen Fatih Sultan Mehmed Hân; dünyanın üç kıt’asındaki bütün düşmanların "kendilerinin üstüne" bildiği bir sefere çıkıyordu!.. Donanma çoktan yelken açmış, Adalar Denizi(Ege)’nde ferman bekliyor, sanki yerlerin taşıyamadığı Osmanlı ordusu hareket emri için sabırsızlanıyordu… {*} Cihanın […]

3 mins read

Arıza nerede? [10 Eylül 2004 Cuma ]

Geçen gün anlattılar: Bir ailenin televizyonu arıza yapmış. Servise haber vermişler. Usta gelip televizyonun arka kapağını açmış, ki ne görsünler; bir yığın ekmek kırıntısı, bisküvi, çikolata gofret parçası… Manzara açık. Kim yapar böyle bir şeyi; evin dört yaşlarındaki kızından başka?.. {*} Benzeri durumlarda gösterilen tepkileri bilirsiniz. Daha tamircinin yanında; “Sen mi yaptın bunu?.. Neden böyle […]

3 mins read

Estağfirullah [09 Eylül 2004 Perşembe]

Kırmızı toprağa saman karıştırılarak sıvanmış ambara doğru koştum. Çünkü dedem onun duvarına bitişik kümesin teliyle uğraşıyordu. Benimle acilen ilgilensin diye bacağına sürtündüm… Tam o sıra annemin sesi çınladı. Kırmızı kanatlı horoz ibiğini titrete titrete bakıp; “goot” dedi… Evin kıblesini boydan boya kaplayan hayat’a çıkmıştı annem. Tam göremedim ama sanırım elinde kilim, seccade, pösteki gibi şeyler […]

3 mins read

Şopar lisanı [05 Eylül 2004 Pazar]

Kuyruğu kontrolsüz akrebe döndük!.. Tepemizdeki iğne atılıyor ensemize doğru, son anda kurtuluyoruz… Zamanını bekliyor sabırla. Punduna getirip yine saldırıyor şah damarımıza, gene kurtuluyoruz!.. Bu zehirli iğneden her “gene” kurtuluş, biraz daha sona yaklaştırıyor kuyruğun sahibini; Çünkü her yanına, çepeçevre ateş yakılmış!.. ….. Dönüyoruz kendi etrafımızda; nerede çıkış?.. Her an hücumda hançer… Biz, “son anda”larla hayattayız! […]

3 mins read

Hayatın yüzü [03 Eylül 2004 Cuma ]

Hayatın yüzü; bazen bir dostun, bazen bir düşmanın… Bazen bir hasmın, bazen de bir sevgilinin yüzü gibi… ….. Hayatın yüzü; Gözü önünde olmalı insanın! {*} Dostum diyor ki bana: İyi bak hayatın yüzüne! Hayatın yüzü benim yüzüme benziyor; iyi bak benim yüzüme. Benimkinde hayatın yüzünü görmeye çalış… ….. İyi bak hayatın yüzüne. Önüne, arkana; sağına, […]

2 mins read

Pergel… [24 Temmuz 2008 Perşembe]

El Harezmi, kendisini dinleyen kadıya; “Matematik doğru düşünme sanatıdır” der… “Dokuz kere dokuzu yüz kere hesaplasanız hep seksen bir çıkar. Ama beş kadı aynı davada beş ayrı hüküm verebiliyor!.. Hâlbuki ilahi adaletin şaşmaz kanunları vardır ki matematik buna benzer… Hakimler benliklerinden kurtulabildikleri ölçüde bu kesinliğe yaklaşırlar. Milletler bu kesinliği buldukları nispette medenidirler… Kanunlara aykırı davranan […]

2 mins read

Türk oğlunun düşmanları [20 Temmuz 2008 Pazar]

Tarihte ne zulümlere maruz kaldı bu millet… Sebebi acaba sadece Türk olmaları mıydı?.. ……. İnsanlığın ikinci babası olan atamız Nuh aleyhisselam oğlu Yafes’in oğlu Türk’ün torunlarına “Türk” deniyor. Bunların arasında bizler olduğumuz gibi (özetle söylersek) bugünkü Macarlar, hatta Bulgarlar ve Asya’nın kuzey doğusunda bulunan Yakutlar da var… Hâlbuki son bin yıl içinde, Türk dendiği zaman […]

2 mins read

Hayatımız bizimdir [18 Temmuz 2008 Cuma]

Hayat, insana bir defalık verilmiş… Hayatın yaşanmış olan her ânı bir daha geri gelmemek üzere elimizden uçuyor. Ve şu hayatın her saniyesinin hesabı; bu hayat kime verildi ise, ondan sorulacak… Yani, sözün özeti: Hayatımız bi-zim-dir! {*}{*}{*} Bunu dilimizle hep söylüyoruz, ama anlamak için uzun zaman geçmesi gerekiyor; Hayatımız bizimdir… Daha sık duyduğumuz ve daha yüzeysel […]

3 mins read

Şıborek [17 Temmuz 2008 Perşembe]

Ataydan kalgan aşlar; etli maylı kamuraş, Kobetemen, katlama, laşka, cantık Tataraş Şıborekmen kım osse hastalık neken bilmez Balaban bir doktur aytkan tansiyonlu bir kartka Başın avursa ya da kelse ağır bir sancı Dakkasında keser şıborektir ilacı… (Tatarlara atalardan kalan yemekler; kobetemen, katlama, laşka, cantık… Her kim çiğ börekle büyürse hastalık bilmez. Uzman bir doktor der […]

3 mins read

Kırkpınar’da tombala! [11 Temmuz 2008 Cuma]

(Maksat; tarihe kayıt düşmek!) Pazar günü kolumda bir bant vardı; kırmızı bir utanç bandı! Gece yarısına kadar kolumdaydı, sonra bilgisayarın üzerine koydum; bunları yazarken hatırlayayım diye… Bir grup arkadaşla Edirne’ye gittik, herkesin girdiği kapılardan girip tribünlere oturduk. Herkes gibi biletlere 35 lira ödedik ve herkes gibi bizim kollarımıza da birer kırmızı bant taktılar. Bu nedir […]

2 mins read

El Harizmi’nin gümüş pergeli [04 Temmuz 2008 Cuma]

Dünyanın (hâlâ) en büyük matematik bilginlerinden olan El Harizmi, şehrine yeni gelen kadıya “hoş geldiniz” ziyaretine gider. Yanında götürdüğü işlemeli kutu içerisinde ise duvar süsü olarak kullanılacak bir pergel vardır. Ki malum; bu iki ayaklı aletin bir ayağı sabit kalıp, ikinci ayağı açıldığında mükemmel bir daire çizer… Harizmi gittikten sonra işlemeli kutuyu açan kadı, pırıl […]

2 mins read

Seyir Defteri – 03 Ekim 2008 (Dinlerarası Diyalog)

NOT: Aşağıdaki yazıyı Stop Köşesi yazıları arasında (3 Ekim 2008 "Diyalog" ismiyle) bulabileceksiniz. Fakat köşe yazıları arasında kaybolmasın diye  sitemizin "Seyir Defteri" kısmına da aldık. Burada olunca hem altına yorum yazmak, hem de başka adreslere yönlendirmeniz  daha kolay olacak… {*}{*}{*}   Diyalog -Demek isminiz Musa, diye gülümsedi Hıristiyan misyoner… Siz çok akıllı ve aydın bir beyefendiye […]

3 mins read

Seyir Defteri – 29 Eylül 2008 (Davulcuya geel!..)

  Ramazan Bayramı arefesinde… Yani orucun son günü, ikindi vakitlerinde; sokağınızda bir ses duyarsınız: "Güm, güm… Gümm be daa Gümm Güm!.." Aslında bu sesi ilk duyuşunuz değildir bu; fakat, "bu saatte" ilk duyuşunuzdur…   {*}{*}{*}  Oruç tutanların manevi mükafatlarını aldıkları zaman; yani orucun son günü ikindisinde, bahşiş toplamak için dolaşan biri vardır: Davulcu… Bir ay boyunca sahur vakitleri sokak […]

3 mins read

Seyir Defteri – 28 Eylül 2008 (Kaplumbağa’cıklarım)

Çimende zor görülüyorlardı. Güvem eriklerinin (çakal eriği) arkasındaydılar… -Yavrulardan biri burada!.. -Aa bir tane daha… Aaa bir tane daha, bir tana daha… İşte bir tahe daha!.. Hepsini bir kutuya doldurup; terastaki kocaman saksıdaki zeytin ağacının dibine getirdik… Küçük bebekler gibi üst üste çıkıp bir yere gitmeye, veya toprağın altına girmeye çalışıyorlardı…     Minicik bunlar; bir gözlük camı […]

2 mins read

Seyir Defteri – 26 Eylül 2008 (Kadir Gecesi, ve…)

Dini konularda fikir yürütmek olmaz! Peki neden? Çünkü herkesin başka başka fikirleri var ve ayrıca bu yüce dinin bizim gibilerin çelişkili ve değişebilir fikirlerine ihtiyacı mı var?.. Elbette yok! {*}{*}{*} Televizyonlarda çok görünmenin "daha çok alim olmak demek olmadığını" herkes, hepimiz biliyoruz… Öyleyse ne yapmak lazım? "Muhammed aleyhisselam Allahü teâlânın bildirdiklerini Eshâbına bildirdi. Onlar da talebelerine bildirdi. Bunlar da kitaplarına […]

3 mins read

Seyir Defteri – 25 Eylül 2008 (Kuyrukluyıldız veya elli bin güzel bakış)

  Geleceği belli olur aslında. Sonra görülür; ki muhteşemmmdir! 🙂 Ardından, aynen geldiği gibi geçer; yaklaştığı hızla uzaklaşır yeni hedeflere doğru… "Bir kuyrukluyıldız geçti" der görenler, görmeyenlere. "Keşke sen de görseydin", derler bir de… Bir de ayrıca; "keşke sana da gösterseydim, fark ettirseydim başkalarına da" diye pişman olurlar!  ….. İşte dün, öyle bir hızla yaklaşıp; ELLİBİN […]

3 mins read

Seyir Defteri – 24 Eylül 2008 (Şeker)

Şeker hastalığı olanlar ciddi sıkıntılar çekiyor, biliyorum. Rahmetli annem de bir şeker hastasıydı. Yine böyle bir Ramazan günü sahura kalktığı zaman rahatsızlandı, komaya girdi ve üçüncü gün vefat etti. Hastanede gördüğümüz zaman (kolunda serum olduğu halde) oruçlu olduğunu söylüyordu. {*}{*}{*} Aşağıda okuyacağınız bilgi elime geçtiği zaman annemi ve diğer şeker hastalarımızı düşündüm. Çoğu yemeği yiyemeyen, […]

3 mins read

Seyir Defteri – 22 Eylül 2008 (Bir mektup daha)

    Önceki tebrik mektubundan hemen hemen herkes gayet memnun olduğu için, bir mektup daha göndermiş Ragıp abi. Ben aslında endişe etmiştim, ne kadar iyi olur, diye… Dostlardan çoğu "çok iyi olur, bilmediklerimizi veya unuttuklarımızı öğreniyoruz böylece. Ramazan içinde öğrenmezsek ne zaman öğreneceğiz" deyip beni rahatlattılar. Şimdi lafı kısa kesip, geleni geldiği gibi aktarıyorum sizlere:   {*}{*}{*} […]

5 mins read

Seyir Defteri – 19 Eylül 2008 (Tebrik mektubu)

(Not: Sayfayı açan kişiler bilsin ki,  aşağıdaki mektubun içinde dinî konular var.) Ragıp abimizi tanırsınız; Hani TGRT'deki menkıbe (evliyaların hayatını anlatan filmleri) çekiyorlardı. Çoğunun yapımcısıydı, bir kısmının senaristi, yönetmeniydi… Ve hani muhteşem "Aşkın Efendisi'ne" kitabının yazarı… Bu sabah, öyle bir TEBRİK mektubu göndermiş ki bize, çok hoşuma gitti, çok… Kaldırıp kenara koymaya kıyamadım. Elim varmadı. Size […]

7 mins read

Seyir Defteri – 19 Eylül 2008 (Sultan olsam)

  Dün, Safiye Şengül istemişti bu yazıyı. Sultan Gül bağlantı adresini yazmış, Sultan Yürük ise yazıyı göndermiş…  Okuduktan sonra zaten yazının sonundaki "güne özel notu" göreceksiniz…  ….. ….. SULTAN OLSAM Tahtımı insanların gönlüne kurardım. Aramazdım havası en güzel tepeler… Güneşi en güzel alan yamaçlar… Suyu en bol olan ovalar… Sultan olsam, tahtımı insanların gönlüne kurardım.    […]

2 mins read