Parça-buçuk yazılar Aslında benim yazdıklarım; Senin, bu kağıdın üstünde gördüklerin… Harfler ve kelimeler olarak çözdüklerin… Heceleyerek yahut bir solukta okudukların değil. ….. Benim yazdıklarım; Benim yazdıklarımı okurken senin HİSSETTİKLERİNDİR aslında……
TAHAN DİYİP GEÇMEYİN Sonbahar geldi. Mevsimsel hastalıklar da yavaş yavaş kapıları çalacak. Bu hastalıklara karşı vücuda direnç kazandıran bir besin tahin. Faydaları: Tahin (tahan), susamın ezilerek ve çeşitli işlemlere tabi…
Bay­ram­lar bu­ra­da mî­rim, bay­ram ço­cuk­la­rı ne­re­de! (-Bay­ram­lar da­ha sık mı ge­li­yor ne? Ge­zin­mek­ten diz­le­rim ağ­rı­dı. İki bay­ram ara­sı ba­ca­ğı­mı uza­ta­cak va­kit bi­le ol­mu­yor! -Ya, hak­lı­sın. Bay­ram­laş­mak için aya­ğa kalk­mak­tan be­nim…
Çok, çok, çok önemli olduğu halde pek dikkat edilmeyen şu konuyu ne kadar tekrarlasak azdır ki; Çocuklarımız adressiz kalmakta!.. Halbuki adressizlik; nefessizliktir!.. Yani bir çocuk adressiz kalmışsa, bilin ki “nefessiz”…

Sır

Sana bir sır vereyim: ….. Aşkın, bir tohum gibi düştü içime… Nisan’dı. Ağlamıştın ya hani!.. …. Canımsın… İrfan Atasoy’un, TGRT FM stüdyolarında; Muammer Erkul’un Türkiye Gazetesi’nde 3 Ağustos 2008 günü yayınlanan Sır isimli yazısını okuduğu ses kaydı… {mp3}radyo_tgrtfm_irfan_atasoy_sir{/mp3}

1 min read

Bebiş :)

{bebek} Bebiş  🙂 Her gün ben onu arıyordum, bugün o beni aradı. Doğdu mu, dedim? Ne Sinem çıktı ne de bebeği görebildim, dedi… {*}{*}{*} Yakınlarda olduğumu hatırladım. Az sonra tekrar arayıp hangi hastanede olduklarını öğrendim. Beş dakika geçmeden hastane bahçesindeydim ve kaldırımın kenarındaki lüküstürlerin yeni uzamış dallarından birini kopardım çiçek niyetine!.. Doğumhane koridorunda Mehmet yoktu, meğer […]

1 min read

Seyir Defteri – 16 Ağustos 2008 (Berat Gecesi)

Site için bir özel yazı yazamadığımı; avukat Mehmet Gültekin'den kandil tebriği mektubu geldiğinde fark ettim… "E şu anda ne yapabilirim", dedim ve onun bana aktardığı kısa yazıyı kopyalayıp buraya yapıştırdım. Eğer okuyan olursa hem kendine hem de ona ulaşır sevabı, ve hem de bana faydası olur, inşallah… Bu arada tekrar Berat Kandilinizi tebrik ediyorum. M:) {*}{*}{*} BERAT GECESİ   Berat Gecesi, Şaban […]

3 mins read

Seyir Defteri – 13 Ağustos 2008 (Ameliyattan nasıl uyanılır?)

  Uzun bir Anadolu turuna çıktığımız günün akşamı öğrendik ablamın acil olarak  hastaneye yattığını… Önce bir özel hastanede "kalp krizi" diye teşhis koymuşlar. Hiç vakit kaybetmeden, bu konuda uzmanlarla doldurulmuş olan Siyami Ersek Kalp ve Damar Hastanesi'ne gönderilmiş. Orada işin aslı anlaşılınca hemen yandaki Haydarpaşa Nümune'ye aktarılmış…  Yeğenim dedi ki; "Annemin safra kesesinde çamur birikmiş, vücudunun […]

3 mins read

Acı bir kaza (vefat)

{hasta} Ehliyetsiz sürücü, ve…  {vefat} Fahriye abla aradı akşam üzeri, sesi tuhaftı. "Nen var?" Dedim. Ankara'ya gitmiş gece, bir hastane bahçesindeymiş… Ara sıra bahsettiği köyü olan Sapanlı'lılarla birlikte, hüzün ve ümit içinde bekleşiyorlarmış… Fahriye ablamızın hem hala kızı, hem de eşi İhsan amcamızın kardeşi olan Feride Aslan hanımın içinde bulunduğu araba ile, ehliyeti olmayan bir sürücünün kullandığı kamyon çarpışmış… Konya, Kulu […]

1 min read

Ablamın ameliyatı

{hasta} 24 Temmuz Perşembe günü rahatsızlanıp acil olarak hastaneye kaldırılan (küçük ablam) Mahdume Gülkaya, 7 Ağustos 2008 Perşembe günü Haydarpaşa Nümune Hastanesi'nde safra kesesinden amaliyat oldu… {*}{*}{*} İlgilenenlere, arayanlara, dua edenlere çok teşekkür ediyoruz… (M.E.)

1 min read

Seyir Defteri – 25 Temmuz 2008 (Nerede ve nasıl buluşmak?)

Sohbetler ve yazışmalar arasında neler de çıkıyor ortaya… Sitemiz müdavimlerinin "buluşma arzusu" da bunlardan biri. 🙂 {*}{*}{*} Lafı fazla uzatmayacağım bu gün; doğrudan topu / sözü size bırakacağım… Bunu böyle yapmamın sebeplerinden ilki; buluşma fikrinin zaten sizlerden gelmiş olması… Bir diğer sebep de zaten benim yarın sabah yola çıkıyor olmam… Yani… Zaten… Ben… "Birileriyle buluşmaya" gidiyorum… Kendi belirlediğiniz "Gündem […]

2 mins read

Beykoz’da yaşamak bir masalda yürümektir

      Beykoz’da yaşamak bir masalda yürümektir!       (İstanbul Boğazı’nın tam ortasına dökülen Küçüksu Deresi’nden, Karadeniz’e kadar olan kısım Beykoz’dur. Yani Asya kıtasının tam da kuzeybatı ucu… Küçüksu Kasrı, Anadoluhisarı, Hıdiv Kasrı, Paşabahçe ve cam işleri, Beykoz Kasrı, Yuşa tepesi, . . Tokat köyü, Akbaba, Anadolu kavağı ve Ceneviz (Yoros) Kalesi, Karadeniz’in […]

6 mins read

Altıncı aydönümü – Masal olmak

Masal dinlemek güzeldir… Masalı anlatmak daha güzeldir… Masalı yazmak, anlatmaktan da güzeldir… Fakat, ya; masalı yaşamak? Hanife Çınar Darak'ın, Eskişehir Mavi Radyo'da; Sitemiz Seyir Defteri için yazılmış olan "Altıncı Aydönümü / Masal Olmak" isimli yazıyı okuduğu ses kaydı… {mp3}radyo_hanife_cinar_6_masalolmak{/mp3}

1 min read

Seyir Defteri – 19 Temmuz 2008 (Altıncı aydönümü / masal olmak!..)

İnanın yazın kimseler bakmaz sanıyordum sitemizin yüzüne! Yanılmışım; Ne mutlu!.. :))) {*}{*}{*} Kimi köyünde fındık, zeytin, şefteli bahçelerinde veya ayçiçek, mısır, pamuk tarlalarında yahut üzüm bağlarında, sebzeliklerde, meyveliklerde… Kimi tur otobüslerinde, kimi plajlarda… Kimi veremediği sınavlara hazırlanıyor, sıkıntılı… Kimi de oflaya poflaya çalışmaya çalışıyor işyerinde, hem de bu sıcaklarda! ….. "Kimin aklına gelir ki, diyordum yazın bizim siteyi açmak!.." …. Yanılmanın da […]

2 mins read

Seyir Defteri – 19 Temmuz 2008 (Altıncı aydönümü)

İnanın yazın kimseler bakmaz sanıyordum sitemizin yüzüne! Yanılmışım; Ne mutlu!.. :))) {*}{*}{*} Kimi köyünde fındık, zeytin, şefteli bahçelerinde veya ayçiçek, mısır, pamuk tarlalarında yahut üzüm bağlarında, sebzeliklerde, meyveliklerde… Kimi tur otobüslerinde, kimi plajlarda… Kimi veremediği sınavlara hazırlanıyor, sıkıntılı… Kimi de oflaya poflaya çalışmaya çalışıyor işyerinde, hem de bu sıcaklarda! ….. "Kimin aklına gelir ki, diyordum yazın bizim siteyi açmak!.." …. Yanılmanın da […]

2 mins read

Sır [21 Mayıs 2004 Cuma]

Bulunmamışlar, bilinmemişler, söylenmemişler değildi ki bunlar… İtirafın eğer şaka değil de, gerçekten hiç bakmamış idiysen bu açıdan şimdiye kadar; Demek ki "görünen şeyi" görme zamanın gelmiş, ve görmüşsün… ….. Yani; Mikroskop olduğu için var değil hücreler… Onlar zaten vardı. Ama insan bir gün mikroskoba dayayınca gözünü, seviniyor… ….. Ne mi demeye çalışıyorum?.. El şaklat, uyanayım!.. […]

2 mins read

Liste [20 Mayıs 2004 Perşembe]

Bir liste yap bana. Benim için,,, senin listeni… {*} Bir liste hazırla. Yaz alt alta; yaptıklarını düşünerek, bugüne kadar… De ki: “Sen olmasaydın, şunu yapmazdım!…” {*} Ben olmasaydım yapmayacağın şeylerin listesini sırala alt alta veya eğer ben olmasaydım hayatında, bu şekilde yapmayacağın şeyleri sırala… Ben olduğum için yaptıklarını/yapmadıklarını görmüş ol. Önce kendin için yap bunu, […]

2 mins read

Çakı [19 Mayıs 2004 Çarşamba]

Çok bıçak gördünüz. Ama, kaç bıçağa “baktınız” şimdiye kadar?.. ………. Şehirden dönen babası yanına çağırdı oğlunu. “Al dedi. Sana lâzım olur bu…” Kabzası sarımsı, kemiktendi. Katlayınca ağzı gizlenen çakı, tehlikesiz olarak cebe de konabilecekti. Sanki ayakları yerden kesildi ve sanki koca bir ordunun bütün silahları önüne yığıldı çocuğun!.. Elinde tarttı, çeliğin dönüş hareketini ve keskinliğini […]

3 mins read

İki böcek [16 Mayıs 2004 Pazar]

İkisi de böcekti… Ama, kendisi karanlıklar içindeyken bile; ateş böceğinin yüzüne bakan arkadaşlarının yüzleri aydınlanıyor, içleri açılıyor, mutlu oluyorlar ve işler kolaylıkla halloluyordu… Diğer böceğin ise kim gelse yanına, onun ‘ters’ini görüyordu… Çünkü onun burnu hep pisliğin içindeydi, ve geride bırakılmış dışkıları kemirip durmakla meşguldü… Yüzünden fayda göremeyenler, tersinden fayda göremeyeceğine göre; Çekip gidiyorlardı… O […]

2 mins read

Sızı(!) [14 Mayıs 2004 Cuma]

Ne zaman suyu hortumdan bilsem yanıldım, ve ne zaman radyonun konuştuğunu sansan yanılacaksın!.. Her şey, her zaman değişiyor; ben de, sen de, o da. Farkında mısın?.. Farkında ol! Şartlar değişiyor, düşünceler ve alışkanlıklar değişiyor… Kafan karıştığında, yolların mı karıştığını sanıyorsun?.. {*} Kendini farklı bir açıya getir şimdi, gözünü başka bir dürbüne daya, değişik bir katın […]

3 mins read

Eşeği kovabilmek [13 Mayıs 2004 Perşembe]

Yâre doğru yürüyenler, kavuşmayı umuyor… {*} Size bir sır vereceğim; Ama,,, herkes anlamayacak!.. {*} İne duman tutmak misali; tilki varsa çıkacak… Ambara kedi salmak örneği; fare varsa kaçacak… Her olduğunuz aşı; hastalıktan değildi, farkındasınız!.. Lakin, bütün okul açıyordu kolunu; biribirlerine cesaret vererek… Neden aşı olduklarını izah ediyorlardı. Bu ince-çelimsiz-zayıf mikrobun kendi vücutlarında ne işe yarayacağını […]

1 min read

Çocuklar uçar… [09 Mayıs 2004 Pazar]

Gününüz güllü olsun!.. ………. Çocuklar uçar, biliyor musunuz?.. Çocuklar uçar, birer uçurtma gibi… Çocuklar uçar; annelerinin elindeki iplere bağlı olarak… Çocuklar uçar; annelerinin, kendilerini göklere saldığı yerden!.. {*} Şehrinizde yaşayan ahalinin… Bütün ülke insanlarının… Ve hatta dünyada bugüne kadar yaşamış ve yaşayacak olan her insanın aynı meydanda toplandığını idrak edebilmek için zorlayın zihninizi… Şimdi onlara […]

2 mins read

Uçurtma hastanesi [07 Mayıs 2004 Cuma]

En az 5 metre uzunluğundaydı yazı. Sarı zemin üstüne kırmızı ve siyah harflerle yazılmıştı. Dört köşesindeki iplerden direk ve ağaçlar arasına gerildiği için en uzaklardan bile görülebiliyordu. Hava çok güzel, rüzgâr esiyordu… İnsanlar çimenlerin üzerine oturmuştu, insanlar gezinmekteydi, insanlar ellerini gözlerine siper edip; ikindiye yaslanan güneşin üstünden, zor seçilen uçurtmaları biribirine göstermekteydi… -Anne, şşt anne! […]

3 mins read

İhsânı taşıyanlar [06 Mayıs 2004 Perşembe]

Nerdesin?.. Hangi ülkedesin? Nasıl yaşıyorsun? Neye inanıyorsun? {*} İçinde bulunduğu yeri ve şartları bir "şans" olarak gören… Ve haline şükretmeyi akıl edebilenler için bu yazı… Düşünmemiz gereken ne var biliyor musunuz?.. Minnet… {*} Şükredilmeyen ihsan… Minnet duyulmayan nimet; Emilmeyen süte, alınmayan postaya benzer… Geri gider! {*} Soru neydi, hatırlayın: Nerde, hangi ülkede, nasıl yaşıyorsun ve […]

2 mins read