Seyir Defteri – 9 Şubat 2012 (Tarih “öksüz” kaldı)
Nasıl, titrerdi içim; yazabileceği en fazla zaman bu köşelerde bize yazabilmesi için… Her sabah bakardım gazeteye ve yazısını görür, rahat ederdim…
(Bir gün önce; "rahatsızlığı sebebiyle bugünkü yazısını yayınlayamıyoruz" gibi hiç alışık olmadığımız bir not gördük, köşesinde…
İşte bu haberi duyurmak varmış işte bugün….
Tarihe bakış açımızı düzene sokan, ve her yazısında ilgili konular hakkında da hap gibi doz doz, öz ve can alıcı bilgiler de vermesine bayılırdım.
Genç insanlara en sık; okuyun, dediğim yazarlardan biriydi…
Ve söz bitti yine…
Yine ne yazarsak bundan sonra; "ardından/hatıra" kategorisine girecek!
![]()
![]()
![]()
Son nefesine kadar yazdığı, aynı gazetenin bir köşesinde bulunmak da mutluluktu benim için.
Ardında; çok dua edecek kişiler bıraktı…
Aşağıdaki satırlar, Türkiye Gazetesi sitesinden, vefatının hemen ardından yayınlanmıştı.
Altına, çeşitli köşe yazıları da ekleyebiliriz.
Sizler de en altına varsa hatıralarınızı veya (bu millete ve ailesine ve gazetemiz çalışanlarına) taziyelerinizi yazabilirsiniz…
![]()
![]()
![]()
.
09 Şubat 2012 Perşembe – 09:14
Gazetemiz Başyazarı, tarihçi Yılmaz Öztuna, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede vefat etti.
|
ANKARA – OZEL – Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden, gazetemiz başyazarı Dr. Yılmaz Öztuna vefat etti. Nefes darlığı ve solunum sistemi rahatsızlığı nedeniyle hafta sonunda Ankara Güven Hastanesi’nde tedavi altına alınan Öztuna, bugün sabaha karşı 82 yaşında Hak’ın rahmetine kavuştu.
YARIN DEFNEDİLECEK
Yılmaz Öztuna, yarın Fatih Camii’nde cuma namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedilecek.
10 ŞUBAT İADE-İ İTİBAR YAPTIĞI SULTAN HAMİD’İN VEFAT YILDÖNÜMÜ
Yılmaz Öztuna Sultan II. Abdülhamid’e iade-i itibar yapan, onun her kesim tarafından tanınmasını sağlayan tarihçi olarak bilinir. Türk tarihini genç nesillere sevdiren pek çok eser kaleme alan Öztuna’nın defin tarihi olan 10 Şubat, aynı zamanda, iade-i itibar yaptığı Sultan Hamid’in de vefat yıldönümü.
YILMAZ ÖZTUNA KİMDİR?
İstanbul’da 20 Eylül 1930’da dünyaya gelen Dr. Öztuna, Türk Tarihçiliğine ilim adamı, düşünür, edip ve lider olarak mührünü bastı. Paris Üniversitesi Siyasî İlimler Enstitüsü’nde (Sciences Politiques), Sorbonne’da Fransız Medeniyeti (Civilisation Française) kısmında, Alliance Française’nin yüksek kısmında okuyan Öztuna, ilk makalesini on üç yaşında kaleme aldı, ilk kitabı ise on beş yaşında yayınlandı. 1969’da Adalet Partisi’nden Konya Milletvekili seçilen Öztuna, TRT Denetleme, Repertuar ve Eğitim kurulu üyeliği, Kültür Bakanlığı Bakan Başmüşavirliği, Millî Eğitim ve Kültür Bakanlıklarında çeşitli kurullarda başkan ve üyelik yaptı. 1974 – 80 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti resmi ansiklopedisi olarak çıkarılan Türk Ansiklopedisi’nin genel yayın müdürü olarak görev yaptı.1983’de MDP’nin kurucuları arasında yer alan Öztuna, tarihçiliği kadar müzikolog kişiliği ile de tanındı. İTÜ bünyesinde Türk Mûsikisi Konservatuarı’nın kurulmasını sağladı. Öztuna’nın televizyon programları ve yazıları ABD, Fransa ve Avusturya gibi ülkelerde yayınlandı. Kültür Bakanlığı’nın kurucuları arasında yer alan Öztuna, kamuoyuna "Büyük Türkiye", "Osmanlı Cihan Devleti", "Büyük Türk Hakanlığı" gibi tabirler kazandırdı. Türkiye’de Osmanlı tarihinin iadei itibarında etkisi büyük olan Öztuna, Ayasofya Hunkâr Mahfili’nin ibadete açılması, Topkapı Sarayı’nın Hırkâ-i Saâdet Dairesi’nde Kur’ân okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonunun ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin Türk Mûsikîsi’ne açılması gibi zaman içerisinde gerçekleşen bir çok projeye ön ayak olmuştur.Türk Kara Kuvvetleri’nin ve Deniz Kuvvetleri’nin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasını sağlayan da yine Öztuna oldu. Evli ve iki çocuk babası olan Dr. Öztuna, 20 yılı aşkın bir zamandır Türkiye Gazetesi’nde "Durum" başlığı ile bay yazı kaleme aldı. Ayrıca haftalık olarak tarih sohbetleri gerçekleştirdi.
ÖZTUNA’NIN ESERLERİ
Yayınlanmış çok sayıda eseri bulunan Öztuna’nın kitaplarından bazıları şöyle: "Bir darbenin anatomisi", "Türk tarihinden yapraklar", "Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikayeleri", "Türk tarihinden portreler", "Tarih sohbetleri1-2-3", "Osmanlı Devleti Tarihi 1-2", "Tarih ve Politika Ansiklopedisi", "Tanzimat Paşaları Ali ve Fuad Paşalar", "Büyük Osmanlı Tarihi", "Osmanlı Hareminde Üç Haseki Sultan".
BiR DARBENiN ANATOMiSi
Yılmaz Öztuna bu kitabında 1876 askerî darbesini, Sultan Abdülaziz`in tahttan indirilmesive ölümü olayını, bütün detayları ile anlatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor.
TÜRK TARİHİNDEN YAPRAKLAR
Türk Tarihinden Yapraklar, Yılmaz Öztuna`nın 1968`te İstanbul Radyosu`nda yaptığı konuşmalardan oluştu. Her konu, bir konuşmadır. 1969`da Millî Eğitim Bakanlığı`nın 1000 Temel Eser serisinin 11. kitabı olarak basılıp 20.000 tiraj bir haftada satıldı. 1992`de Millî Eğitim Bakanlığı`nca Türk Klasikleri serisine alındı ve bu serinin 17. kitabı olarak basıldı. Şimdiye kadar 5 baskıda 58.000 tiraj yapan Türk Tarihinden Yapraklar artık klasiklerimiz arasına girmiş bulunuyor. Osmanlı ağırlıklı olmak üzere 2.200 yıllık tarihimiz içinde tam bir gezintidir.
OSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİ
Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikâyeleri, Yılmaz Öztuna`nın klasikleşmiş kitaplarından biridir. Nesiller tarafından ilgiyle okundu. Bu kitaba dayanılarak senaryolar, piyesler yazıldı, filmler çekildi. 12 Osmanlı hâkan-halîfesinin kronolojik olarak hayatlarından kesitler veren bu eser, Osmanlı tarihinin en çarpıcı taraflarını vurguladı. Konuşmalar, o çağların Türkçe`si ile yazıldı. Olaylar, çok duru ve klasik bir dille tasvir edildi.
TÜRK TARİHİNDEN PORTRELER
Biyografi, tarihçinin edebiyata yaklaşabilme yeteneği ile orantılı bir türdür diyen yazar, aynı zamanda biyografiyi edebiyatın bir türü olarak da tarif ediyor. Kitaptaki biyografiler, hayatları ve kişilikleri anlatılan şahsiyetlerin doğum sırasına göre kronolojik şekillerde anlatılmış. En yaşlıları Bumın Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere… Yılmaz Öztuna hayatta olan kişileri de kitabına almaktan kaçınmış. Daha mütevazi çapta tanıttığı şahsiyetler sadece Türk büyükleri ve Türk dâhileri değil, Türk`e çok zarar vermiş birkaç kişi de kitapta anlatılanlar arasında. Yazar, "Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir" sözleriyle anlatıyor kitabını…
TARİH SOHBETLERİ I, II, III
Biz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken geçmişteki bu muazzam siyasî ve medenî tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabiî hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebilecekleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır.Ötüken, işte bu mülahazalarla, Türk tarih ve mûsıkîsine yaptığı değerli hizmetler ve verdiği kıymetli eserlerle haklı bir şöhret kazanan değerli yazar Yılmaz Öztuna`nın “Tarih Sohbetleri”ni üç cilt halinde sunmaktan şeref duyar.
Yılmaz Öztuna’nın gazetemizde kaleme aldığı son makalesi…
.
|
||||
| Mevlid hakkında | ||||
|
Dünyanın herhangi bir ülkesinde ansızın karşılaşıp sizi en çok üzecek olay nedir? diye bir şey düşünmemiştim. Suriye despotu Esad, uzun tecrübelerinden sonra bunu başardı. Geçtiğimiz Cuma namazından sonra Başkan Esad Humus şehrinde gerçekleştirdi.
|
||||
![]()
![]()
![]()
İnna lillah ve inna ileyhi raciun…
Allahü teala rahmet eylesin.
Okumayı bilenler, en azından birer Fatiha göndersin onun ruhuna;
Ki zaten bu okuduklarımız bütün okuyanların ve her birimizin de ruhuna gidecektir.
Aynen, aynı gölün içindeki damlalar gibi…
M.
![]()
![]()
Cenazesinin kaldırıldığı 10 Şubat 2012 günü Türkiye Gazetesi’nde yayınlanan sayfa:
10 Şubat 2012 Cuma
Türk gençliğine tarih bilincini aşılayan, siyaset, edebiyat ve daha birçok alanda otorite olan Yılmaz Öztuna’yı kaybettik.
![]() |
Yirminci ve yirmi birinci yüzyıl Türk Tarihine ilim adamı, düşünür, edip ve lider olarak mührünü basan Yılmaz Öztuna, 82 yaşında tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Nefes darlığı ve solunum sistemi rahatsızlığı sebebiyle hafta sonunda Ankara Güven Hastanesi’nde tedavi altına alınan Öztuna, dün sabaha karşı Hak’ın rahmetine kavuştu. Yılmaz Öztuna, bugün Fatih Camii’nde cuma namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedilecek.
Öztuna, 1992 yılında “Tarihten Portreler” başlıklı köşesiyle gazetemizde yazmaya başlamış, 1998 yılına kadar haftalık yazılarına devam etmişti. Evli ve iki çocuk babası olan Öztuna, 1 Eylül 1998 tarihinden bu yana da gazetemizin başyazarlığını yapıyordu.
İLK KİTABI 15’İNDE ÇIKTI
20 Eylül 1930 İstanbul doğumlu olan Yılmaz Öztuna, lise tahsilini ikmal ederken İstanbul Konservatuarına da devam etti. 1950 Eylülünden 1957 Temmuzuna kadar Paris’te eğitim aldı. Tarih yazıları çok erken yaşlarda başladı. İlk makalesi on üç yaşında iken ve ilk kitabı ise on beş yaşında iken basıldı. 1969’da Adalet Partisi’nden Konya Milletvekili seçilerek Ankara’ya yerleşti. Tarihçiliği kadar önemli bir hususiyeti de musikişinas ve müzikolog kişiliğiydi. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Dünyadaki ilk Türk Mûsikisi Konservatuarı’nın kurulmasını sağladı. Eser ve yazıları çeşitli dillere tercüme edildi. Yılmaz Öztuna’nın bir ilim adamı olarak Türk cemiyetine yaptığı katkılar sayılamayacak kadar çoktu. Kültür Bakanlığı’nın kurucularındandı. “Büyük Türkiye”, “Osmanlı Cihan Devleti”, “Büyük Türk Hakanlığı” gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasî tabirler ona aitti. Ayasofya Hunkâr Mahfili’nin ibadete açılması, Topkapı Sarayı’nın Hırkâ-i Saâ-det Dairesi’nde Kur’ân-ı kerîm okunması gibi zaman içerisinde gerçekleşen birçok proje onun eseriydi.
HANEDANI KİTAPLAŞTIRDI
Şehzadelerin Türkiye’ye dönüşüne vesile olan önemli isimlerden biri olan Öztuna’nın hanedanın şeceresini çıkarması ailenin de ona yakınlık kurmasını sağladı. 1952’den bu yana yalnız yazılı kaynaklardan değil, pek çok şehzade ve sultan ile görüşüp bilgi topladı. Kendisini, jeneoloji uzmanı (hanedanların, sülalelerin, ailelerin köklerini inceleyip soyağacı çıkartan bilim dalı) olarak tanımlıyordu.Öztuna, 5 hacimli ciltten oluşan “Devletler ve Hanedanlar” isimli dev eserinde Osmanlı hanedanın yanı sıra dünya hanedanlarının da şeceresini ortaya koyuyordu. 60’dan fazla yayınlanmış eseri bulunan Öztuna’nın kitaplarından bazıları şöyle: “Bir darbenin anatomisi”, “Türk tarihinden yapraklar”, “Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikâyeleri”, “Türk tarihinden portreler”, “Tarih sohbetleri1-2-3”, “Osmanlı Devleti Tarihi 1-2”, “Tarih ve Politika Ansiklopedisi”, “Büyük Osmanlı Tarihi”
II. Abdülhamid’e İADE-İ İTİBAR
Yılmaz Öztuna, Sultan II. Abdülhamid’e iade-i itibar yapan, onun her kesim tarafından tanınmasını sağlayan tarihçi olarak bilinir. Türk tarihini genç nesillere sevdiren pek çok eser kaleme alan Öztuna’nın defin tarihi olan 10 Şubat (bugün), aynı zamanda, iade-i itibar yaptığı Sultan Hamid’in de vefat yıldönümü… Abdülhamid’i savunan yazar, hanedanla münasebeti Sultan Abdülhamid’i yakından tanımasını da beraberinde getirdi. 1960’lı yıllara kadar ‘Kızıl Sultan, istibdatçı’ diye karalanan ve tarihçiler tarafından pek savunulmayan Sultan Abdülhamid’i ilk defa Yılmaz Öztuna, büyük bir devlet adamı olarak savunmuştu. Öztuna’nın 12 ciltlik Türkiye Tarihi kitabında Sultan Abdülhamid ilmî ve siyasi açıdan tarihteki yerine oturtuluyordu. ‘Resmî tarihe aykırı’ bulunmasına rağmen Öztuna’nın kitaplarındaki görüşleri kimse çürütemedi. O, Osmanlının örselenmiş itibarının iade edilmesinde de en büyük pay sahiplerinden biriydi.
Yılmaz Öztuna, 12 ciltlik meşhur eseri “Türkiye Tarihi”ni 16 yaşında yazmaya başlamıştı
Çocuk yaşta kitap yazdı
Yapı Kredi Bankası’nın sahibi Kâzım Taşkent bir gün Öztuna’ya “Osmanlı tarihine ilişkin halkın elinde ciddi bir şey yok. En iyi Osmanlı tarihi nedir?” diye sorunca “Hammer tarihi” cevabını aldı. Ancak Hammer’ın yazdığı tarih 1774’te kalıyordu, ilmî açıdan çok eskiydi. “Sizin nezaretinizde tercümeye başlayın” diyen Taşkent’e bir teklifi olduğunu söyledi Öztuna: “Benim baskıya hazır bir Osmanlı tarihim var” Öztuna’nın bu cesur teklifine rağmen daha önceden yazdığı önemli bir eseri de şöhreti de yoktu. Sadece Türk Musikisi Lügati vardı yazdığı ancak onu sınırlı sayıda müzisyen okumuştu. Taşkent, bu teklifi, pekâlâ deyip kabul etti. Birinci cilt basıldıktan sonra herkes okudu: “Türkiye Tarihi, 65 bin basıldı, herkes okudu; İsmet İnönü, Celâl Bayar, Süleyman Demirel, orgeneraller… Bayar önünde resim çektirdi. Bu kitabı 16-17 yaşından itibaren malzemelerini toplamaya başlamıştı. İşte bu kitabın 12. cildinde Sultan Abdülhamid tarihteki yerine oturtuluyor, Mithat Paşa ise eleştiriliyordu. Kitabı Demirel’in de okuması, ona Adalet Partisi’nde milletvekilliği yolunu açacaktı. Siyasete girdikten sonra Demirel’in de Özal’ın da yakını oldu.
35 yaşında Hayat Tarih Mecmuası’nın Genel Yayın Müdürü olan Yılmaz Öztuna, kısa sürede derginin tirajını 450 binlere çıkardı
Tarihi sevdiren adam
Yılmaz Öztuna iş hayatına 1960 yılında Hayat Mecmuası’nda 1500 lira aylıkla başladı, 1 yıl sonra 8 sayfalık kültür sayfalarının mesul yazı işleri müdürü oldu, daha sonra genel yayın müdürü… Öztuna, 1965’ta yayınlanmaya başlanan Hayat Tarih Mecmuası’nın yayın müdürü olmasına rağmen her sayıda bir yazısı yayınlanır, genelde kapak sayfası olurdu. Öztuna’nın gayretleriyle derginin haftalık tirajı kısa sürede 450 binlere kadar tırmandı ki bu o günün şartları için inanılmaz bir rakamdı. Dergi, kısa sürede toplumda tarihe olan ilgiyi ve sevgiyi arttırdı. Desteğini aldığı geniş kesimin ilgisini sürekli tutmak için de klasik tarihin dışında birçok popüler konuyla da ilgilendi ve künyesinde yazdığı gibi bir “kültür” dergisi görünümünü korumaya çalıştı. Oysa dergi daha çok muhafazakâr, milliyetçi bir ideolojik kimlik taşıyordu. “Batı medeniyetçisi, fakat Türk ve İslam tarih ve kültürüne saygılı kalarak Türklük şuurunu geliştirmek” şeklinde özetlenebilen derginin bu yayın politikası ve ideolojik yöneliminin arkasında da Genel Yayın Müdürü Yılmaz Öztuna’nın büyük etkisi vardı.
Abdullah Gül, Çankaya Sofrası’nda ünlü tarihçiler Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Yılmaz Öztuna’yı ağırlamıştı.
CUMHURBAŞKANI GÜL: Genç nesillere tarihi sevdirdi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gazeteci-yazar Yılmaz Öztuna’nın vefatından duyduğu üzüntüyü ifade ederek, çalışmaları, fikirleri, yazıları ve kitaplarıyla kültür hayatını zenginleştiren Öztuna’nın, tarihin en iyi şekilde anlaşılmasında ve genç nesillerde tarih bilincinin güçlenmesinde büyük etkisi olduğunu bildirdi. Gül, mesajında, Öztuna’yı, 2008 yılında Çankaya Sofrası’nda ağırlamaktan duyduğu mutluluğu da dile getirdi.
BAŞBAKAN ERDOĞAN: Hizmetleri büyük izleri kalıcı olacak
Öztuna’nın vefatı sebebiyle başsağlığı mesajı yayımlayan Başbakan Erdoğan, “Değerli bilim adamı, duayen gazeteci-yazar ve siyaset adamı Yılmaz Öztuna’nın Hakk’ın rahmetine yürümüş olmasından dolayı büyük bir hüzün ve teessür içindeyim. Yılmaz Öztuna, üstlendiği görev ve sorumluluklarla milletimize büyük hizmetlerde bulunmuş, büyük eserler kaleme almış, eğitim, bilim, kültür, sanat ve medya camiamızda silinmez izler bırakmıştır” ifadelerini kullandı.
AHMET DAVUTOĞLU: Yeni nesil onun izinden gidecek
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Türkiye Gazetesi Başyazarı Yılmaz Öztuna’yı rahmet-i Rahman’a uğurluyoruz. Öztuna, sadece Türk basını değil, tarihçiler için de abide bir şahsiyetti. İnanıyorum ki, bütün hayatı bu toprakların tarihinin daha doğru anlaşılmasına adamış nadide münevverlerimizden Öztuna’nın eserleri ile yetişen nesiller, onun izinden gidecekler. Muhterem Öztuna’ya Allah’tan rahmet, Türkiye Gazetesi camiasina, okurlarına ve ailesine başsağlığı diliyorum.”
ERTUĞRUL GÜNAY: Eserleriyle daima saygıyla anılacak
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da mesajında, Öztuna’nın vefatından duyduğu derin üzüntüyü ifade ederek, şunları kaydetti: Bakanlığımıza da büyük emek veren saygıdeğer başyazarınız tarihimize ve kültürümüze özgün kalemiyle ve eşsiz dehasıyla ışık tutarak siyasetten müziğe pek çok alanda mihenk taşı olmuştur. Ardında bıraktığı eserlerle daima saygıyla anılacak merhuma Allah’tan rahmet, Türkiye gazetesi ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
FARUK ÇELİK: Hocanın vefatı bizi derinden yaraladı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik: Türkiye Gazetesi’nin Başyazarı Prof. Dr. Yılmaz Öztuna Hocamızın kaybını üzüntüyle öğrendik. Başımız sağ olsun. Basınımızın en değerli yazarlarından biri olan tarihçi Prof. Dr. Yılmaz Öztuna Hocamızın vefatı, hepimizi derinden yaraladı. Başta aile bireyleri ile Türkiye Gazetesi’nin çalışanları meslektaşlarımız olmak üzere, Türk Basınının üzüntüsünü paylaşır, merhum Hocamıza Allah’tan rahmet dileriz.
TAZİYE MESAJLARI…
> İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu mesajında şunları kaydetti: “Merhum Öztuna’nın Türkiye’de tarih bilincinin gelişmesinde çok büyük bir emeği var. Nur içinde yatsın. Bıraktığı eserleriyle hep yaşayacak. Bütün Türkiye gazetesi ailesine başsağlığı diliyorum.”
> Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu: Başyazarımız Saygı değer insan Yılmaz Öztuna’nın vefatını üzüntüyle öğrendim. Türkiye Gazetesi ailesine başsağlığı, merhum Öztuna’ya Allah’tan rahmet diliyorum.
> Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Öztürk: Gazetenizin yazarı Prof. Dr. Yılmaz Öztuna’nın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Merhum Öztuna’ya Allah’tan rahmet, ailesine ve Türkiye Gazetesi camiasına başsağlığı diliyorum.
> Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu: Türkiye Gazetesinin Başyazarı ve değerle meslek büyüğümüz Prof. Dr. Yılmaz Öztuna’yı kaybettik. Sevgi ve saygıyla anarken, ailesine ve basın topluluğuna başsağlığı diliyoruz.
> İstanbul Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Engin Köklüçınar: Hocamızın vefatı, hepimizi derinden yaraladı. Başta aile bireyleri ile Türkiye Gazetesi’nin çalışanları olmak üzere, Türk Basınının üzüntüsünü paylaşır, merhuma Allah’tan rahmet dileriz.
> Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay: Türk basını ve tarih dünyası yeri doldurulamayacak bir kalemei kaybetti. Gazetenizin başyazarı Yılmaz Öztuna’nın aramızdan ayrılması bizleri derinden üzmüştür. Öztuna’ya Allah’tan rahmet dileriz.
> Basın Ve Halkla İlişkiler Müşaviri Abdülkadir Özkan: Milletimizin dünü-bugünü ve yarınına ışık tutan Öztuna’nın vefatını büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayım. Kendisine yüce Allah’tan rahmet ve Türkiye Gazetesi çalışanlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum.
> Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver: Türk düşünce hayatının önemli şahsiyetlerinden bilgin ve alim Yılmaz Öztuna’yı kaybetmenin yüksek üzüntüsü içindeyiz. Türkiye Gazatesi ailesine ve Türk milletine en içten başsağlığı diliyoruz.
YARIN BAKAN GÜNAY’DAN ödül alacaktı
82 SENELİK hayatı boyunca sayısız ödüle layık görülen Yılmaz Öztuna’ya son ödülü, yarın İstanbul Yıldız Parkı’ndaki Malta Köşkü’nde “Vefatının 94. Yılında Devlet-i Aliye’nin Ulu Hakanı Sultan 2. Abdülhamid’i Anma Programı” akabinde Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından verilecekti. Merhum Öztuna’ya, “Türk tarihine ışık tutan eserleriniz, gelecek nesillere armağan oldu. Türk dünyası size gönülden teşekkür eder” denilerek ödüle layık görüldüğü bildirilmişti.
.
![]()
![]()
![]()
Hakkında yayınlanan köşe yazılarından bir kaçı:
Tam ismi Abdullah Tahsin Yılmaz Öztuna’dır.
Aile kökleri evladı fatihandandır.
Soy ismi, o köklerin nakışını taşır.
Kültür milliyetçisidir. Yahya Kemal hayranıydı. Nihal Atsız, O’nda Türk milliyetçiliği fikrinin şekillenmesinde tesiri olmuştur.
Yılmaz Öztuna’yı tâ orta son sınıfa giderken tanıdım.
Hayat Tarih Mecmuası’nı Adana Kuruköprü’de bir gazete kulubesinde asılı görmüş ve almıştım. Kapakta Yahya Kemal’in ‘Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?/Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!’ beyti yazılıydı. Yılmaz Bey, o sırada derginin nâşiri/editörüydü. Kendisiyle bu son senelerde bir çok telefon konuşmamız oldu. Ne var ki hiç yüz yüze gelemedik. Ancak O’nu en iyi tanıyanlardan olduğum söylenebilir. BKY’de çok sayıda kıymetli eserini neşrettik. Başucu kitabı ‘Bir Darbeninin Anatomisi’ adlı eserdir denebilir. Bu kitabı okumayan bir aydın, muhakkak eksik kalır.
Yılmaz Öztuna, kitaplarında Türkçe’yi çok güzel yazan, sohbetlerinde güzel konuşan üslûb sahibi bir kalemdi.
Aramızda büyük yaş farkı olduğu halde ‘üstadım’ diye söze başlardı. Bir İstabul Beyefendisiydi. Osmanlının iadeyi itibarında, Sultan Abdülhamid’e karşı yapılan haksizlığın bitmesinde emeği vardır. ‘Büyük Türkiye’ gibi bazı kavramlar kendisine aittir. Mustafa Reşit Paşa ve O’nun yetiştirmesi paşalara dair görüşleri kabul görmemiştir. Atatürk’le alakalı ifadeleri de zaman zaman sınırları zorlamıştır.
7 Aralık 2011 Günü Washington’dan dönüş yaptım.
Ertesi gün ‘hoş geldiniz’ faksı masamadaydı.
Bu zarafeti, bir kat yukarımızda hatta aynı katta oturup da yolda-yolakta gördüğünde ‘… gelemedim’ mahcupluğuna düşenler için ibretamiz bir harekettir. Tabiîki ve asla kimsenin bize ‘hoş geldiniz’ deme mecburiyeti yok . Ancak bir kaybımıza işaret etmek istiyorum.
Yılmaz Öztuna, bir tarih mütefekkiridir.
Tek başına bir fakülte gibi çalıştı.
Velûd bir kalem olarak nesillere tarihi sevdirdi.
Fakat, bir akademik unvanı olmadığı için akademik çevreler fazla rağbet göstermediler. Halbuki akademik çalışma, hadisenin işçilik tarafıdır. O işçiliği tefekkkür tezgâhlarından geçirecek üst bakışa gerek vardır.
Yahya Kemal, Peyami Safa, Erol Güngör, Kemal Tahir, Necip Fazıl, Ömer Öztürkmen... gibi bazı isimler işte nihayet Yılmaz Öztuna da dahil oldu.
Arkada kalan Mehmet Niyazi, Sezai Karakoç, Yurdagün Göker, Kadir Mısıroğlu, Yavuz Bülent Bakiler gibi bazı isimler ise 70’i geçmiş vaziyetteler.
Bizim çığlığımızsa vadilerde yankılanmaya devam ediyor.
"Ekonomik kalkınma tamam!"
Şükran duyuyoruz.
Lakin, fikri kalkınmaya dayanmayan maddi kalkınmalar kalıcı olamaz.
Bu gitmiş ve yaşı kemale ermiş değerlerin yerini ne ile, nasıl ve ne zamn dolduracaksınız?
Bizi duyan var mı?
Derdimizi anlayan bulunur mu?
![]()
![]()
![]()
|
||||
| Tarihin teşekkürü… | ||||
|
Aslında hiç düşünmüyordu ama çok sevdiği gazetemizin sahibi Enver Ören’in ısrarı üzerine başlamıştı yazmaya…
|
||||
![]()
![]()
![]()
O günkü ilk sayfa:
http://www.turkiyegazetesi.com/GazeteGoster.aspx?tip=1
.
![]()
![]()
![]()
.
|
||||
| Sermuharrir | ||||
|
Kadim gazetecilik dönemindeki başyazarlık müessesinin son temsilcilerindendi.
|
||||
![]()
![]()
![]()
|
||||
| Vah! Vah ki vah! | ||||
|
Haberi, Ankara’dan telefon açan çok aziz arkadaşım Rıza Akdemir’den aldım: -Çok üzüleceğini bildiğim halde söylemek mecburiyetindeyim: Yılmaz Öztuna rahmet-i rahmana kavuştu! dedi. Birdenbire bir boşluğa düşer gibi oldum. Sonra
|
||||
![]()
![]()
![]()
|
||||
| Yılmaz Öztuna’nın ardından… | ||||
|
Uzun yıllar aynı işi yapıyor olsanız bile, bazen yazı yazmak zorlaşır!.. Merhum başyazarımız, Yılmaz Öztuna’ya dair kalem oynatmak da, birçok sebeple kolay değildir…
|
||||
![]()
![]()
![]()
|
||||
| Tarihçilere bırakılmayacak kadar önemli | ||||
|
Pazarlamayı anlatırken, “Pazarlama, sadece pazarlamacılara bırakılmayacak kadar önemlidir“ deriz. “Pazarlama, sadece satışlar durgunlaştığında akla gelmemeli, işin başı bu olmalıdır“ deriz. “Konuyu tarihçilere bırakalım“ sözü de biraz ona benziyor. “İhtiyaç halinde kullanın“ vaziyeti…
|
||||
![]()
![]()
![]()
|
||||
| Tarihe adanmış bir ömür | ||||
|
Kapalı kapılar ardında yalan ve iftiralardan ibaret tarih külliyatı yazan sözde tarihçilerin ihanetini gün ışığına çıkartabilmek için ömrünü adayan gazetemizin başyazarı Yılmaz Öztuna Hakkın rahmetine kavuştu…
|
||||
![]()
![]()
![]()
|
||||
| Öztuna bir ekoldür | ||||
|
-Yılmaz Öztuna‘yı kaybettik. LİSELERDE OKUTULDU 20 YIL, DİLE KOLAY…
|
||||
![]()
![]()
![]()
|
||||
| Yılmaz Öztuna’ya kör bakanlar | ||||
|
Yılmaz Öztuna artık yok.
|
||||
![]()
![]()
![]()
|
||||
| Başımız sağ olsun!.. | ||||
|
Babam, “Dünya tarihini okumazsan dünyayı ve insanı, Türk tarihini okumazsan ülkeni ve milletini tanıyamazsın” derdi!. En çok sevdiğim dersler; Tarih – Edebiyat ve Matematik’ti!.
|
||||
![]()
![]()
![]()
http://www.haberkusagi.com
Bir Yılmaz Öztuna daha yetişir mi acaba?

Yılmaz Öztuna gibi bir ilim adamını anlatmak için bile
hatrı sayılır ilim sahibi olmak gerekiyor.
O kadar çok iş yapmış, o kadar çok eser bırakmış ki,
insanın, "bir ömre bu kadar eser nasıl sığar" diyesi geliyor.
İlk kitabı 15 yaşında yayınlanmış,
60’dan fazla kitap yazmış,
sadece Büyük Türkiye Tarihi 14 ciltten meydana geliyor.
Allah rahmet eylesin.
82 sene, dolu dolu bir ömrün ardından her fani gibi ahirete göç etti.
Allah mekânını cennet eylesin.
Hiçbir sevabı olmasa,
hiçbir hizmeti olmasa,
sırf II. Abdülhamid Hân’ın hâtırasına yaptığı hizmetler ona yeter.
Osmanlı sevgisi, Abdülhamid Hân sevgisi, Türk sevgisi ona yeter.
Sadece şunu düşünüyorum.
Bir Yılmaz Öztuna nasıl yetişir?
Yeni Yılmaz Öztuna’lar yetiştirecek bir kurum, sistem var mıdır?
Eğitim eğitim deyip duruyoruz,
böyle ilim adamı yetiştirebiyorsa işte ben ona eğitim derim.
Çağdaş eğitim derim.
Yoksa, felsefeye boğulmuş günümüz eğitim sistemiyle Yılmaz Öztuna’ların yetişmesi biraz zor.
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
.






Allahü teala rahmet eylesin. Hüzünlendim!
Ve dua ediyorum şimdi…
Allah-ü Teala rahmet eylesin, inşallah imanlı ölmüştür. Türkiye gazetesi son yıllarda çok değerli başyazarlarını vefatları nedeniyle kaybetti. Bunlardan ilki merhum seyyid Ahmet Arvas abimiz, ardında Yalçın Özer abi ve son olarak da Yılmaz Öztuna olmakta. Cenabı Hak günahlarımızı af eylesin, sevdikleriyle beraber olmaya her demde nasip eylesin.
Bugün,
Birdenbire aklıma “ölüm neden var” diye bir soru geldi ve hemen ardından da cevabı imdadıma yetişti: Çünkü ölümsüzlük var!..
Ölmeden ölümsüzlüğe kavuşmak mümkün değil.
Türkiye Gazetesi’nden başyazar olarak ömür bitirmek…
Ve MEVLİD isimli son yazısına: “Dünyanın herhangi bir ülkesinde ansızın karşılaşıp sizi EN ÇOK ÜZECEK OLAY nedir? diye bir şey düşünmemiştim.” diye başlayabilmek kaç babayiğidin harcıdır?..
Mekanın Cennet olsun, koca usta…
Büyükler elinden tutsun..
M.E.
İnna lillah ve inna ileyhi raciun.
Adem Bölükbaş
Tarihimizi en doğru şekilde öğreten, anlatan, yazan öğretmendi. Tarihimizi, atalarımızı bize sevdiren,tarihimizi bilen bir tarihçiydi. Türk dünyası için çok büyük bir kayıp.
Allah rahmet aylesin.
KÜRŞAT Karakebelioğlu
Allah gani gani rahmet eylesin.
Ailesine, sevenlerine sabırlar dilerim.
Sultan
TÜRKİYE GAZETESİ AİLESİNİN BAŞI SAĞOLSUN. ALLAHÜ TEALA MEKANINI CENNET ETSİN İNŞALLAH.
Mehmet
Çok üzgünüm…
Sabah sana belki ben olmam, belki de sen olmazsın derken haberim yoktu YILMAZ ÖZTUNA’yı kaybedişimizden.
Ve şimdi BAŞYAZARIMIZ yok :,(
Her giden kocaman bir boşluk bırakıyor ardında! Dünyamızdaki yerleri nasıl da büyükmüş… Ahmet Arvas gibi, Mehmet Oruç amca gibi ve giden diğer büyük ustalar gibi…
Her vefat haberinde sağlıklarında kıymetlerini bilemediğimizi düşünüp en çok da buna ağlarım… Ve yalnız kalışımıza…
Allahu teala mekanlarını cennet eylesin. Kalanlara hayırlı ömür, bizlere de onların kıymetini bilmeyi nasip etsin.
Türkiye Gazetesi ailemizin başı sağolsun…
OKUR
Allah(c.c.) rahmet eylesin.
Yakınlarına, mesai arkadaşlarına, sevenlerine sabır diliyorum.
Zehra Öner
Başımız sağolsun,
İnna lillah ve inna ileyhi raciun…
Allahü teala rahmet eylesin.
ERTUĞRUL GÜMÜŞ
Evet, neden ölüm var? Neden annelerimiz ölüyor? Neden ayrı kalıyoruz, neden her an sevdiğimiz birinin kayıp acısını duyacak gibiyiz… Anneciğimin ne zaman fotoğraflarına baksam, en neşeli anımda bile baksam gözlerimden akan yaşları tutamıyorum.
Ve bazen korku büyüyor büyüyor… Çok sevdiğim var, demek ki çok kaybedeceğim ya da bırakıp gideceklerim var diye bazen derin derin düşünsem de gerçek hayat burda değil deyip susturuyorum yükselen sesleri.
Hayırlı cumalar canım abim.
Rabbim tüm sevdiklerimizi, sizi, bizi iki dünyada da korusun kollasın inşallah.
Habibe Eren
Allahu teala rahmet eylesin.
Mekanları cennet olsun…
inna lillah ve inna ileyhi raciun…
İnna lillah ve inna ileyhi raciun.
Allahü teala rahmet eylesin.
ilm ve millete hizmet uğruna geçirilen ömrü; Rabbimiz kendi izzeti ile şereflendirsin sevdikleriyle haşr eylesin.
Duacıyız…Ömür yolunu tamamlayıp taşıdıkları emaneti hakkıyla muhafaza edip bir sonraki nesillere teslim ederek gidenlere. Gövdesi toprak altına girerken köklerini yeryüzünde nice nesillere uzatabilmişlere.
Sevgi ailesinin sitesinde gidenlerle gelenlerin haberlerini aynı anda görüyoruz…
Yine duacıyız…Bir Çınar’ın daha geldiğini duydukça..Rabbim: yüzlerce yıl yeryüzüne adaleti yaymış, inancı ilmi irfanı ahlakı ile ışık olmuş, kahramanlıkla yoğrulmuş aziz milletimizi; veli makamına ulaşmış ilm ehlinden, deli makamına ulaşmış kahramanlardan mahrum bırakmasın.(amin)
MUSTAFA METİN TAMER
Yılmaz Bey gibi Serdengeçtiler uykusuz, sıkıntılı uzun geceleri günleri çekip diğerleri gibi olmayıp rahatını feda ederken milletim, milletim diyordu. Çalkantılı dönemlerde tek doğru üzerinde istikametini değiştirmedi, bir din görevlisinin yapamadığını o hırka-ı Saadet dairesinde 24 saat Kur’an-ı Kerim okunmasını başlatıyor günümüze kadar, Ağlamaklıyım. Bu ne büyük bir hizmet diğerlerini unutturuyorsun Serdengeçti Yılmaz Bey,, İlk defa Kültür bakanlığı onun eseri. Ve Dev temel eserler olan yazdığı kitaplar. Genç nesillere Türk Tarihini sevdirmesi.
Geride bıraktığın necip milletimiz senden çok mesajlar aldı. Rabbim günahlarını bağışlasın, Serdengeçti Yılmaz Öztuna
İlyas Çaylı
Güzel ülkemizde Üniversitelerin ilgili Edebiyat Fakültelerinde Akademik ünvanlı o kadar bol insan var ama bize ceddimize ait olan doğru bilgileri Yılmaz Öztuna araştırıp buluyor neşrediyor.Üniversitede yılları geçmiş biri olarak o kadar çok utanıyorum ki tembelliğimize. Acaba o fakültelerdeki görevliler de utandılar mahçup oldular mı,Ellerinde müthiş imkanlar varken. neden,!!!
Güzel ülkemizde Üniversitelerin ilgili Edebiyat Fakültelerinde Akademik ünvanlı o kadar bol insan var ama bize ceddimize ait olan doğru bilgileri Yılmaz Öztuna araştırıp buluyor neşrediyor. Üniversitede yılları geçmiş biri olarak o kadar çok utanıyorum ki tembelliğimize aymazlığımıza… Acaba o fakültelerdeki görevliler de utandılar mahçup oldular mı, ellerinde müthiş imkanlar varken. İyi paralı Tübitak, Dtp, Araştırma Fonları gibi, neden,!!!
Rahim Abinin yazısından cesaret alarak yazdım, ama kopuk kopuk oldu. Yılmaz Bey o kutucuktaki metne sğmayacak özellikte biriydi. Rabbimiz Celle Celalüh Kusurlarını affetsin. Büyüklerin himayesinde olsunlar inşaallah.
Güle Güle Serdengeçti Yılmaz Öztuna. Seni bu ülkenin asil insanları, yıldönümlerinde boş kelimeler yada yaldızlı söylevler ile anmakla kalmaz, Misyonunu üstlenip değerlerimizi azimkerane olmazsa olmaz, verimliliğe geçirirler nasipse ve çok çalışma ile…
Selam ve Dua ile
İlyas Çaylı
Türkiye Gazetemizin, gençliğin, tarihin başı sağ olsun.
Merhum Yılmaz Öztuna hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine ve sizlere ve hepimize sabırlar dilerim.
İ.Arslan