yazar
İmzagünü fobisi [01 Ekim 2010 Cuma]
Dolmabahçe’deki statla Maçka yokuşu arasındaki Küçükçiftlik boşluğuna panayır, lunapark, sirk ve çeşitli fuarlar kuruldu hep. Yirmi yılı geçmiştir (çok tanınmış bir yüz…)’yı ilk defa orda gördüm. İmza günü düzenlemişlerdi kendisine. Stant önündeki boşluğa küçük bir tahta masa koymuşlardı. Fakat zemin bozuk olduğundan çay bardağı bile duramıyordu üstünde. Yüzünü görmeyenler, umumi helâ kapılarında oturan bekçilerden biri […]
Bir karınca trajedisi! [25 Nisan 2010 Pazar]
Karıncanın, kocaman bir arazi ortasında nasıl çalıştığına hiç baktınız mı? Ona lazım olan tek şey; içindeki tutkudur! Ağzındaki kum tanesiyle delikler içinde tırmanmaktadır. Karanlıık, deriin, dolambaçlı, uzun, soğuuk, bazen tehlikeli de olan bu belirsizliğin içindeki en büyük kılavuzdur; ümit… Önce hisleriyle yön arar, yol bulur. Sonra karanlıkta önünü seçmeye başlar karınca, tırmanır… Yüzüne ışık vurur, […]
Ciddi ciddi mektuplar (!) [30 Ağustos 2001 Perşembe]
Ciddi ciddi mektuplar (!) CİDDİ: Seni rahatsız etmek istemezdim, ama bu çok çok önemli problemimi kendi kendime çözemediğim için senden yardım istiyorum. Evlenmeyi düşündüğüm kız ile çok iyi anlaşıyoruz ama evlendikten sonra benim soyadımla birlikte kendi soy ismini de kullanmak istiyor. Ben ise sadece benimkini kullanmasını istiyorum… Tek çarem sen kaldın, ne olur bana yol […]
Eğer kadın olsaydın (!) [19 Haziran 2001 Salı]
Eğer kadın olsaydın (!) Televizyonculuk ile uğraşan bir sevgili dostum, günün birinde bana ne dedi biliyor musunuz?.. Titremeye hazır olun!.. Çünkü cümle aynen şöyle idi: “Sen, eğer kadın olsaydın… Güzel bile olmasaydın, sadece kadın olsaydın; Şu an Türkiye’nin en ünlü yazarıydın!..” {*} O gün, bu arkadaşımın beni sevdiği için olayı “abarttığını” düşündüm ama ardından kafa […]
Kitapsız bir dünyanın zavallılığı! [24 Ocak 2001 Çarşamba]
Kitapsız bir dünyanın zavallılığı! Şükürler olsun ki bizler, (ve hatta, artık ben bile); "Kitapsız bir dünyanın zavallılığını" kavrayabilecek idrak sahipleriyiz… Değil mi?.. {*} Kitapsız kaldığı için sefilleşen bir dünyaya düşenlerin fukaralığından daha derin fakirlik ne olabilir?.. ….. Bizim çocukluğumuza kadar belki kabul edilebilecek olan şeyler artık mazeret değil… (Konunun maddi yönüne yaklaşmıyorum bile bu satırlarda… […]
