Keramet [29 Aralık 2005 Perşembe]
Az önce öylesine, raftaki kitapları karıştırıyorken; ummadığım bir kitapta “keramet” diye bir kelimeye rastladım. Merak edip okumaya başladım ki, zaten kısacık bir hikâyeydi…
{*}
Vakti zamanında, bir ülkede iki kardeş yaşarmış. Biri çobanmış bunların, diğeriyse kunduracı.
Çoban olan karar vererek bir gün, şöyle demiş kendine:
“-Ermeden, nefsimin müştehâsına (iştahlarına) dizgin vurmadan, dağdan aşağı inmeyeceğim!..”
Yapmış da dediğini…
Seneler senesi nefsiyle ve karşılaştığı bütün zorluklarla mücadele etmiş. Fakat sonunda öyle bir noktaya gelmiş ki; koyunlarından sağdığı sütler ile doldurduğu mendilini, uçlarından düğümleyip şehre yürümüş. Dosdoğru, kunduracı kardeşinin dükkânına varmış.
Selam vermiş önce. Ve sonra sessizce, elindeki süt dolu mendili çivilerden birine takmış…
{*}
O sırada, dükkan kapısından bir hanım girmiş içeri. Gençmiş, güzelmiş de… Kendisine ayakkabı yaptırmak istiyormuş…
Kunduracı, kendi elindeki işi bırakmadan, sessizce oturmakta olan kardeşine dönerek;
“-Aman birader, görüyorsun ki işim çok… Şu hanımın ölçüsünü sen alıver” demiş…
{*}
Şaşırmış çoban. İtiraz da edememiş. Ağabeyinin dediğini yapmak için eğildiğinde yüreğine olanlar olmuş.
Tam müşteri hanımın ayak ölçüsünü alırken…
…çiviye taktığı mendilinin içindeki süt…
…şırıl şırıl yere akmaya başlamış!..
{*}
Ağabey pişkin ve soğukkanlıymış. Hemen kendi cebinden bir mendil çıkarıp yere yaymış.
“-Burası da ne kadar sıcak oldu” diyerek mangaldaki ateşi mendilin içine doldurup, dört ucundan düğümleyerek başka bir çiviye asmış…
…..
Bunu yaparken de, kardeşinin kulağına şunları fısıldar:
“-Marifet, dağda, insanlardan ayrı kalarak değil, halkın içinde aynı mertebeye ermektir!..”
{*}
Şimdi bu anlattığımın, bizim köşemizle; yani kitapla edebiyatla, kültürle sanatla, kasetle filmle alakası ne, diyorsan, yakında görürsün…
Kes bu yazıyı sen, koy cebine;
Bu hikâyeye (eğer üç beş gün önce lazım olmadıysa bile) birkaç güne kadar ihtiyacın olur!
Malum, zaman âhir zaman;
Ya sana bir söz eden olur da okutursun veya senin birine bir söz söylemen gerekir, okursun!..
…….
KİTAP:
Türk tasavvuf edebiyatı SUFİ ŞİİRLER ANTOLOJİSİ-Mustafa Özçelik imzasıyla. 350 sayfa. Lamure yayınlamış… Lamure’den iki kitap daha: Tarihin perde arkası, Modern Zamanlarda OSMANLI’YI ARAMAK- İsmail Çolak… Ve; Kültür ve medeniyetin mimarları, Milenyum Müjdesi BİNYILIN BİRİKİMİ- Güngör Özyiğit’in kaleminden…
RAHİBE KETY- Mine Dev… YAĞMUR YÜKLÜ SEVDALAR- Nuray Genç… Bu iki roman ile Recai Yahyaoğlu’nun şiirleri ÇARESIZLİĞİ BIRAK isimli kitaplar Nesil Yayınları’nda çıktı…
Akis Kitap; REIKI el kitabını yayınlamış, Nazmi Musal imzasıyla…
NLP İLE 1 NUMARA OLMAK- Cengiz Erengil… ÖSS-OKS için SÜPER KAZANMA TEKNİKLERİ- Bilal Özbay isimli kitaplar ise Ares Kitap
tarafından yayınlandı…
Stop
Muammer Erkul
29 Aralık 2005 Perşembe
