2 mins read

O, Leyla değil [17 Mart 2006 Cuma]

Bu, deli değil ki, diye bağırdı hükümdar, şaşkınlıktan açılan gözlerle…
Herkes sustu. Mecnun rahatsızlıkla kıpırdadı. Sonra sessizlik daha da büyüdü… Hükümdar sırf sözü tekrar ona vermek için;
– Neden herkes sana “deli” diyor? Diye sordu.
Mecnun göz ucuyla bir an baktı ona ve ardından gözlerini boşluğa dikerek;
– Deliliğe “akıllı olmama hali” diyorlar, dedi… Peki, arayışında bile “aradığını bilmeme” halindeki kişilere de “deli” mi diyorlar?

{*}

Leyla’yı aramak, demek; “her şeye” seslenmek, demek…
Her şey şu ki; “şey” olup bilinen ve anlanan ve hayal edilebilen her ne varsa… Bunların her birine tek tek ve ayrıca hep birlikte seslenip;
“Sizin her birinizden ve hepinizden başka olandır Leyla”, demek…

{*}

Leyla’yı aramak; “Leyla olmayanları bilmek”, demek…
Her ne varsa Leyla olmayan; uzaklaştır… kaldır… sil… unut… yok et…
..ki Leyla’nı bulmaya doğru bir adım daha yaklaş!
Leyla, var;
Ama yokların ardında!
Her ne idiyse bulduğum;
O, Leyla değil!..

{*}

Kimseden çıt çıkmıyordu. Sanki nefesini bile tutmuştu herkes. Mecnun da konuşmuyordu şimdi. Hükümdar ise biraz şaşkın, biraz memnun, ama en çok da “derinlerin” tadı damağında kalmış olarak başını salladı ve;
– Konuş oğlum, devam et, şimdi tam sırasıdır, dedi. Bizler anlamasak da… Bu kapıdan çıktığında seni gene “deli” bilsek de, anlat bize kendini…

{*}

O zaman başını önüne eğdi Mecnun. Sanki gözlerini de kapattı. Heyecansız, duru bir sesle konuşmaya başladı…
– İyi yanmadığı için duman ve koku vererek baş ağrısı yapan odunkömürüne “marsık” denir ya, dedi… İşte ben de marsık gibiyim… Eğer iyi yansaydım ne dumanımı görürdünüz, ne kokumu duyardınız!..

{*}

Ama ben, sokaklarda ve çöllerde, böyle kararıp kalmış bir garip Mecnun’um.
Mecnun’um ki; ben ve benle beraber her şeyi yok biliyorum…
Ki; O’ndan gayrı her ne varsa, ayrılsın diye güzel adından…

{*}

Hiçbir şey yok, ve hiçbir şeyim yok.
Leyla, diye ismini söylemekten başka ne zenginlik isterim ki ben?

{*}

Bir solucan gibi; çıplak olarak, vücuduma tam uyacak delikleri giyinsem… Ve yine bir solucan gibi çamurları yalasam;
“Gitmektir” benim işim, biraz daha ileriye…
Çünkü Leyla’ya gidiyor bütün yollar!..
Çünkü “Leyla” diye, adını zikrettiğim zamanlar yaşıyorum ben asıl…

 

Stop
Muammer Erkul
17 Mart 2006 Cuma 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir