Deligüzeldir Beykoz… [23 Mart 2012 Cuma]


Saksı kadar İncirköy parkında büyüyen, lâle soğanı kadar bir çocuktum!..
Beykoz önünde; ta Selvi Burnu’ndan Burunbahçe’ye doğru yayılan denizi doldurdum ceplerime, denizi doldurdum koynuma, denizi doldurdum gözüme, gönlüme;
..kanmadım!
Beykoz “gölü”nde yaşanan, öldürücü bir deniz susuzluğuydu benimkisi ama;
..ölmedim!..

Bugün baharın başladığı gün, dediler.
Dediler de, kelebekler bile benden önce duymuş bunu; çifter çifter savrulmaktalar ötede beride.
Ve kuşlar ve börtü böcek ve hatta dün, yükseklerden dönerek geçen leylek sürüleri de duymuş olmalı…
Bugün bahar çığlık atıyor, dediler de ben; “yok, o ses, iskele üstündeki martıların çığlığı” dedim…
Bugün baharın başladığı gün, belli; deligüzel bir hava var dışarıda.

Elbette, Beykoz deyince akan sular durur…
Durur deniz bile, sakinleşip durulur. Duru bir göl olur, harman olur yayılır Beykoz’un önlerinde.

İşte tam bu saatlerde, batı ufkunu sanki kiremit tozuyla sıvar güneş.
Ve güneş karşıda, İstinye hizasındadır. Hani birkaç hafta içinde bir milyon lalenin patlamaya başlayacağı, havaî fişekler gibi rengârenk açılacağı Emirgan korusuna, bir karış yaklaşmış olur…

Deligüzeldir Beykoz…
Ve Beykoz’un memesinden emebilen yavrular, bunun için böyle güzeldir!

Bu saatlerinde günün, bir şeyler damıtılmaya başlanır içimde ve anlarım ki, bir yazı daha tekmelemektedir canımı!
Bu saatlerinde Beykoz’un, bir damla daha canımı damlatırım kâğıda…

Sorarım sonra:
Ben Beykoz’suz, Beykoz bensiz, neyiz ki?

…..
NOT: Kim bilir, belki Beykoz bir kuzgundur da benim gözüme şahin gözüküyordur.
Belki sen bakıp beğenmezsin ve belki ben bakıp senin şahinini karga görürüm!

Öyleyse benim kuşumu yakalamak veya karalamak olmasın emelin. Sen de kendi Arzu’na Kamber, kendi Leyla’na Mecnun ol ki; senin de destanını okuyalım, senin de efsaneni dinleyelim.
Biliyorsun değil mi; ısınmakla güneşi soğutamazsın, anlatmakla bir güzelliği eksiltemezsin.

Öyleyse ilk önce, kendi saksına beğenen bir gözle bak, sonra sevmeye çalış, sonra da yaz…
Söylemezsen, senin türkünü dinleyemeyiz!..


Stop
Muammer Erkul
muammer.erkul@tg.com.tr
23 Mart 2012 Cuma

 

5 yorum

  1. Nasıl güzel anlatmışsınız Beykoz’u orda olasım geldi. Hele not çok anlamlı. Eline yürğine sağlık abim.

    SİBEL

  2. Abicigim Hayirli günler,
    Cumaniz mübarek olsun.
    Çok hoş bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık. Alttaki not daha bir başka olmuş. Bu vesileyle kendimizi hatırlatayım dedim, inşallah duaya vesile olur.
    İyi günler, iyi çalışmalar.

    Hamza Karabey

  3. Ben de bu kadar güzel anlatmak isterdim eski Foça’ya olan duygularımı, gördüğüm rüyaların en favori yeridir hep çünkü. Çocukluğumun en güzel günleri orada geçti.
    Benim mecnunumdur Foça.

    EMİNE PAPATYA

  4. “Vatan sevgisi imandandır.” diyor güzeller güzeli söz.
    Bizi bu sevgiye davet eden yazara teşekkürler.

    Fatma:)

  5. Öyle güzeldir ki Beykoz, oradayken huzur bulur insan, sanki hep oralıymış gibi hisseder de Beykoz’da olduğu için mutlu olduğunu anlamaz. Her yerin bir güzelliği vardır elbet ama gelde şu gözlerime anlat… Gördüğü ilk güzel olan Beykoz’dan gayrisini…

    tA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir