Dilinden tutuşmak(!) [24 Şubat 2012 Cuma]
Sıyrıldım derinlerinden yalanların; yılanların derilerinden sıyrıldığı gibi!..
…..
Geride kaldı her şey, dün gibi!.. Ama gün gibi, aşikârdı; seni sevdiğim!..
Eyy, sevdiğim…
{*}{*}{*}
Ve, boyanmak ister gibi kanından, kınından çekilmişim; sana doğru!..
Ama;
“Kendimle” savaşım!..
…..
Kendim ile savaşım…
Benim, beennn; yenen de, yenilen de… Yerde yatan da paramparça ve başımda dikilen de!.. Benim, bennn; hem yaralarımı saran hekim, ve hem ağaçta yutkunan akbaba!..
{*}{*}{*}
Bir gün “zaman” kurtulacak benden; öksürerek veya aksırarak… Artık, nefesine engel, ciğerine çengel olamayacağım!..
Çıkıvereceğim içinden sadece, sadece savrulacağım;
İçimde, senin de kalmanı umarak!..
{*}{*}{*}
Dedim ya, sıyrıldım derinlerinden yalanların; yılanların derilerinden sıyrıldığı gibi!..
Ama, “senden önce” sarıldım boynuma; celladımın elindeki yağlı ip gibi!..
Dedim ya; sen isen… Sen iken bile fetihlerin adresi;
Kavgalarım kendimle!..
…..
Hadi, söyle bana biliyorsan; hem kaçıp hem kovalamak nasıl şey?..
Biliyorsan söyle hadi; perişanlık ne demek kendi zaferlerinde?.. Veya, bir vahşi hayvan gibi; yakalamak ne demek kaçmaktaki kendini?..
{*}{*}{*}
Ve “mekânlar” çatladı ayağımın altında; düşürmek için beni, zamanın karanlığına!..
Dilimi tutuşturdum…
Dilimden yanıyorum… Dilimden… Aahhh, dilimden;
İçimde, sen!..
{*}{*}{*}
Eyy, sevdiğim; “feda” mı bunun adı?..
…..
Yani, bu karanlık tuzaklardan… Ve fırlatıldığımız uzaklardan… Senden ve benden geriye “ne kalacaksa” taşıyabilmek için…
Yani, görebilmek için önümü; yakmışsam kendimi, dilimden; lambaların fitili gibi…
…..
Seninle yanıp karanlıklarda usuul usul; vazgeçmiyorsam yürümekten, görüyorsam geçeceğim yolları…
Yanmak mı, yakmak mı, nedir; yoksa feda mı bunun adı?
Muammer Erkul
24 Şubat 2012 Cuma

Harika bir yazı. Kalem tutan ellerine sağlık Muammer Abi.
Ali Ekiz
Yazdıklarınz o kadar hoşuma gidiyor ki anlatamam. Gene harika yazmışsınız. İyi ki varsınız.
Teşekkürler.
FÜSUN CİHAN