Duygu Bahçemiz (CAM BARDAK ve MAŞRAPA – Utku Öztürk)


Bardaklar. Ne kadar da estetikleştiler.
İnceldiler, şekilden şekile geçirildiler.
Şeffaflıklarına, desenlerle set çektiler.
İçlerindekini hemen iletiverdiler, tenleri yakmak adına.
Belleri inceldi, daha bir ele gelmez oldular.
Yere düşerken kırılmaya hazırlar artık çoktan.
Sapasağlam kalmalarını beklemek,
Yahut tamircilik oynamak,
Beyhude.
Eritecek sıcaklığa ulaşıp, bardakla bütünleşmekten başka yol var mı?
Ki tutamasak da bizimle olsunlar, içlerini bize döksünler hep…

Bardağın bir sahibi olmalı. Üzerinde yalnızca tek dudak izi olan. Ondan başkasına zehir akmalı içi, kimse el uzatamamalı.

Çatlatmamalı bardakları. Onların parçalanması demek dudaklarımızın boş kalması demek değil mi? Yani dudaklarımızı çatlatmak demek değil mi susuzluktan aslında!

Kırmayın değil, düşürmeyin bardağınızı. Sımsıkı tutun. Onlar nasıl dokunulmayı, nasıl yudumlanmayı istiyorlarsa öyle olsun. Mızıkçılık yok. Ayrıldıktan sonra yapıştırılmaya çalışan cam parçacıkları neye yarar. Doldurduklarımızı eleyerek, içlerinde yalnızca kindarlık süzerlerse eğer?

Çeşmelerine zincirlenmiş maşrapaların tek farkı bağlılık mıydı? Kendisini boşaltırken seni taşıracak kadar fedakâr ve cömert idiler. Ya camlar? Bizi kurutacak kadar cimri, bir o kadar da sağa sola savurmaya, döküp de batırmaya müsaitler barındırdıklarını. Boş olmaktan, dolmaktan ve doyurmaktan ziyade, vitrinde kendilerini sergilemek ve ten karartan ışıltılarıyla gözleri ve bedenleri yakmak daha mühim nedense.

“Maşrapalar neden düşmekten korkmaz” diye mi sormalı, yoksa “Bir bardak nasıl olur da havada düşmekteyken çatlamaya başlar” mı demeli? Ne eski çeşmeler ne de maşrapalar artık olmadığına göre, bardakları süs eşyalığı yavanlığından kurtarmak bizim elimizde herhalde. Ne çatlatacak kadar kızgın, ne de onları düşürecek kadar gaflette olabiliriz artık.

Bir cam bardağı maşrapa ile kıyaslamak, bir eşten, bir anne ya da bir baba merhameti beklemek kadar isabetli olur herhalde.

Utku Öztürk

2 yorum

  1. Mükemmel bir yazı. Ellerinize sağlık. Bu kadar güzel bir uslupla yazılmış yazı okumadım daha önce. Umarım diğer erkekler de sizler kadar ince düşünebilir. Karı koca ilişkilerini çok dar çerçevede düşünen ve ya feminizm saçma tuzağına, ya da cehaletin çirkin batağına düşen insanlardan olmamamız dileğiyle

  2. Çok güzel bir yazı Utku kardeşim. Ellerinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir