4 mins read

Duygu Bahçemiz (KINA AĞIDI – Hicran Seçkin)


Düğünlerimizin olmazsa olmazıdır kına geceleri…
Düğünün bu bölümü en eğlenceli ve aynı zamanda en hüzünlü geçen bölümüdür.
Hüzün ‘yakışır’ üstelik kına gecelerine.
Hatta, hüznün miktarındaki veya kıvamındaki eksikliği tamamlamak için belki de, ‘Kına Türküleri’ söylenir, ‘Kına Ağıtları’ yakılır.

Kına gecelerinin asıl hüzün kısmı ise, kına yakma ve kız ağlatma faslıdır.
Ve bu fasıl, başlı başına bir merâsimdir adeta.
İyi organize edilebilmişse ve hele de kına ağıtları-türküleri için bir parça profesyonel söyleyiciler bulunabilmişse, yürek dayanmaz gerçekten…
En duygusuz insanlar bile kendilerinden birşeyler bulur, hüzne ortak olur.

İşte böyle bir kına gecesinde annenin dilinden kızına hitâben söylenen içli bir ağıda şahit olmuştum.
Bu ağıda nazire mahiyetinde cevâbi olarak, kızının dilinden bir ağıt yazmaya çalıştım.
Hem annenin dilinden olan, hem de kendi yazdığım Kına Ağıtlarını, anne ve kızının karşılıklı söyleşmesi olarak, buradan paylaşmak istedim.

—————————————

(ANNE) 
Aylar yıllar saymasaydım 
Ah bağrıma taş bassaydım
Et tırnaktan ayrılır mı
Keşke anne olmasaydım
  
(KIZI) 
Ekmeğine doymasaydım
Annem sana kıymasaydım
Ocağından ayrılırken
Şu ağıdın duymasaydım

(ANNE)
Baş ucunda oturduğum 
Nice hayaller kurduğum
Sen ikinci kızım benim
Bu yuvadan uçurduğum

(KIZI) 
Gam yeliyle savurduğum
Firâkımla kavurduğum
Sen biricik anneciğim
Can evinden mi vurduğum

(ANNE)
Beşiğe koydum salladım
Kanadım ile kolladım
Gözlerimden ayırmadım
Yâd ellere mi yolladım

(KIZI)
Elim kınaya buladım
Kına bezini doladım
Gidiyorum bu son gecem 
Sizi Hakk’ka ısmarladım

(ANNE)
Beyaz beyaz tel mi oldun
Nefesimde yel mi oldun
Sen annenin kuzusuydun
Gidiyorsun el mi oldun

(KIZI)
Beyaz beyaz tel ettiler
Uçup giden yel ettiler
Şu kuzunu alıp senden
Annem bizi el ettiler

(ANNE)  
Bağrımı üçe yardılar
Ne bileyim ne sardılar 
Dallarında tomurcuklar 
Seni nasıl kopardılar 

(KIZI)
Gül bahçemize girdiler
Muratlarına erdiler
Gül gibiydim dallarında
Böyle ne çabuk derdiler

(ANNE)
Akmayın sular akmayın 
Yanmışım beni yakmayın
Yavrumdan henüz ayrıldım
Beni yalnız bırakmayın

(KIZI)
Körpe fidanı sökmeyin
Boynunu erken bükmeyin
Benim derdim bana yeter
Ardım sıra su dökmeyin

(ANNE) 
Dün bütündüm bugün yarım
Hani benim yavrucağım
Ne çabuk geçti seneler
Ne tez aldı seni eller

(KIZI)
Yüreğimden tüter hârım
Göğe çıkar âhuzârım 
Ana gibi yâr bulunmaz
Gayrı yansın hasret nârım

(ANNE)
Kurumuş dallar eğilmez
Azgın yaraya değilmez 
Evlat acısını kardeş
Anne olmayanlar bilmez

(KIZI)
Gönül tektir bölünmez ki
Ölem deyip ölünmez ki
Benim güzel anneciğim
Ağlamadan gülünmez ki

(ANNE)
Ak alnında kaş olsaydım
Gözlerimde yaş olsaydım
Ah bir toprak taş olsaydım
Keşke anne olmasaydım

(KIZI)
Uykundaki düş olsaydım
Ankalara eş olsaydım
Uçurmaya kıyamadığın
Kafesinde kuş olsaydım

(Anonim & Hicran Seçkin)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir