Duygu Bahçemiz (NEYDİ UNUTMAK – Hülya)
Çok oldu yüreğinize dokunmayalı.
Unutulduğumdan ya da unutulduğunuzdan değil ama bazen sevdiklerine daha yakın olmak adına gereklidir ayrılıklar. Ve, evet her ayrılık acıda olsa bazı şeyleri daha iyi anlamamıza ve de algılamamıza yardımcı oluyor.
Aslında hepimiz kendimize ait bir şeyleri unutarak gelmedik mi bugünlere ve hep unuttuğumuz bir çocukluk bırakmadık mı arkamızda. Evet, unuttuk büyüdüğünü sandığımız o çocuğun içimizde bir yerlerde hep aynı yaşta kaldığını ve kimi zaman aldırmaksızın gözyaşlarına ağlattık.
Keşke canımızın yanması ilk adımlarımızı attığımız günkü gibi düştüğümüzde dizimizin acıdığı kadar masum olsaydı yine.
Hor kullandık ömrü, acıttık incittik duyguları, asi geldik bedene, sürgün ettik ruhumuzu kimsesizliğe ve en çok biz incittik kendimizi bir olmaz uğruna…
Ne sevmeyi ne de unutmayı becerebildik, değer biçtik uğruna dağlar delinen Leylara, Zülayhaların Yusufa olan aşklarına.
Garipsedik saflığın doruklarındaki masum sevdaları ve kırdık incinen gönülleri.
Velhasıl biz en çok kendimizi korumaya çalışırken başkalarından en çok biz yaraladık yine kendimizi ve kimi en çok sevdiysek en çok onda kaybettik tüm umutları en çok ondan yana kanadık.
Hayat baki ama ömür yalan ve bizler bir yolcu.
Başlangıç çizgisini geçtiğimiz bu yolun ya ortasındayız ya da sonunda. Kimimiz düz, kimimiz engebeli bir yolun ya tam ortasında ya da kenarındayız ve kimimiz ya sakat ya sağlam adımlarla ağır aksak ilerliyoruz. Yürürken bir başımıza alıp başımızı gitmenin acısını sonradan yaşamaktansa tutup kolundan birilerini kaldıralım ve bitiş çizgisine hep beraber varalım yorulmadan…
Unutmayalım arkamızda bizi unutmasını istemediğimiz sevdiklerimize ya bir adım geride ya bir adım önde olmak bizi ne eksiltir ne de çoğaltır;
..maksat hep birlikte, hep bir artmak değil midir?
Hülya
