Mahkum iki mavi pencere [21 Temmuz 2000 Cuma]
Bir, iki, üç, dört duvar; bir tavan ve bir de taban…
Altı pres altında eziliyor gibiyim!
…..
Her yanım taş; her yanım renksizlik, her yanım sessizlik ve her yanım nefessizlik!..
{*} {*} {*}
Ölüp ölmediğimi anlamak için nabzımı kollayan duvar, alnından bir sıkıntı damlası düşürüyor göğsüme;
Zehirli bir akrep gibi…
…..
Kavruluyorum;
Kıvranıyorum…
{*} {*} {*}
Terliyorum… Ve vıcık vıcık terliyor bütün duvarlar şimdi…
Sarkıtlar oluşuyor tuz kristallerinden;
Bana doğru!..
Ve ben, zeminden yükselen dikitlere saplanmış halde yatıyorum…
Vücudum, bütün kılları kör bir usturayla kazınmış… Ve boylu boyunca tuzlu bir turşu suyuna yatırılmış gibi;
Yanıyorum!..
Yeni dikitler peydah olup dalıyorlar içime…
Ve sarkıtlar; uzuyoor, uzuyor bana doğru.
Kulaklarım, sanki kendi sesimden sağır;
Her hücrem ayrı çığlık atıyor!..
{*} {*} {*}
Gözlerim açılıyor…
Karşımda iki küçük pencere…
Masmavi…
Görüyorum.
…..
Gözlerim açılıyor;
Hıçkıra hıçkıra, sarsıla sarsıla kapanmak isteyerek…
…..
Gözlerim açılıyor…
Çiçek kokularının geçtiğini düşünüyorum şimdi iki mavi penceremin önünden…
Ardından sevda türkülerinin tüttüğünü düşünüyorum…
Ve kuşların ismini yazdığını düşünüyorum kanatlarıyla boşluğa;
Ve gördüğüm mavinin cismini düşünüyorum; derinliğini, genişliğini…
Sonra, bu mavinin ne kadar yeşil, ne kadar ela, ne kadar diğer renkler olduğunu düşünüyorum…
{*} {*} {*}
Kollarım yetmiyor…
Uzanabilsem… Yetişebilsem pencerelere; maviye dokunabileceğimi düşünüyorum…
Bir avuç mavi alabileceğimi düşünüyorum ordan;
Ve yüzümü yıkayabileceğimi düşünüyorum.
{*} {*} {*}
Şimdi, bir bulut giriyor sanki mavimle güneşin arasına…
Şimdi, sanki nemleniyor bütün derinlik…
Şimdi, kararıyor sanki; korkutmak istercesine beni…
Şimdi, pencerem bir tarafından tutuşmuşçasına aydınlık basıyor…
Ve karanlıklara doğru hücum ediyor ışıklar;
El ele tutuşuyorlar…
Gökkuşağı oluyorlar…
…..
Aydınlanıyor gözlerin…
Aydınlanıyor gözlerim…
{*} {*} {*}
Bir, iki, üç, dört duvar; bir tavan ve bir de taban…
Her yanım taş; her yanım renksizlik, her yanım sessizlik ve her yanım nefessizlik…
Altı yanımdaki preslerin altında eziliyor gibiyim!..
…..
Ama her gözlerimi açıp baktığımda; karşımda iki küçük pencere… Masmavi… Görüyorum.
Çiçek kokularının geçtiğini düşünüyorum iki mavi penceremin önünden… Ardından sevda türkülerinin tüttüğünü düşünüyorum…Ve kuşların ismini yazdığını düşünüyorum kanatlarıyla boşluğa;
Ve gördüğüm mavinin cismini düşünüyorum; derinliğini, genişliğini…
Yetse kollarım, uzanabilsem, yetişebilsem pencerelere; maviye dokunabileceğimi düşünüyorum…
Alıp bir avuç mavi, yüzümü yıkayabileceğimi düşünüyorum…
{*} {*} {*}
Bana, hücremin bir de dışı olduğunu söyleyen…
Ve dışarısıyla içerisi arasındaki irtibatı sağlayan bu pencerelerin, kör tuğlalarla örülmemesi gerektiğini düşünüyorum.
…..
Anlıyorum; anlıyorsun…
…..
Aydınlanıyor gözlerin;
Ve aydınlanıyor gözlerim.
Stop
Muammer Erkul
21 Temmuz 2000 Cuma
