1 min read

Niyet neye [24 Aralık 2004 Cuma]

(..veya “bir şeyler düşünmek”)

Bir arı, kovan kapısından çıkmadan evvel azıcık durup;
“Bakalım bugün hangi çiçeklerin özünden nasipleneceğim”, diye düşündü…
Ve uçtu gitti;
Rüzgarın taşıdığı güzel kokuları takip ederek…

{*}

Bir böcek, deliğine dökülen kumları ittirerek toprağın üstüne çıktı. Sağına soluna bakındı. Sonra gözlerini ovuşturarak;
“Sürüler hep şu taraftan geçiyor. Umarım ki yakınlara pisleyenler olmuştur. Çünkü uzaklarda top yapıp, ta buraya kadar
yuvarlamak zor oluyor” diye düşündü…

{*}

Bir yazar, klavyesini önüne çekerken bir şeyler düşündü…
Bir programcı, yaka mikrofonunu takarken bir şeyler düşündü…
Bir öğretmen, sınıfın kapısını açarken bir şeyler düşündü…

{*}

Bir fırıncı, ekmek küreğini ateşe sürerken bir şeyler düşündü…
Bir şoför, kontak anahtarını çevirirken bir şeyler düşürdü…
Bir pazarcı, tentesinin iplerini çekerken bir şeyler düşündü…

{*}

Bir asker, namlusuna harbi sokarken bir şeyler düşündü…
Bir polis, üniformasını giyinirken bir şeyler düşündü…

{*}

Bir makinist, raylara doğru bakarken; bir kaptan, istim düdüğünü çekerken; bir pilot, ilk anonsu yaptırırken bir şeyler düşündü…

{*}

Her iş niyete göre;
Amel niyette gizli!..

{*}

Bir okur, gazetesini alırken bir şeyler düşündü;
Çünkü bir yazar…
Klavyesini önüne çekerken bir şeyler düşünmüştü!..

Stop
Muammer Erkul
24 Aralık 2004 Cuma

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir