Ölmek ve aşk nasıl şey? [26 Şubat 2012 Pazar]

 

Aşk;
Koca bir sahra topunun ağır güllesiydi, kucağımda taşıdığım…
?..

Kucağımda taşıyorken aşkı, ağır güllesi gibi koca bir sahra topunun; yıkıldım sırtüstü…
Kocca gülle de, bir gözyaşı damlası gibi vurdu göğsüme!..
Üzerine kor düşmüş pamuk yığını gibi, delindim!..
Ve, mendile doldurulmuş kezzap gibi aktı içim;
Yerlere serildim!..

Kızgın bıçaklar ile dilinmeye başlandı benden sonra, peynir ve tereyağı kalıpları…
Paramparçalanmanın ismi oldum, dilimdilimlenmelere adım kondu!..

Aşk; ateş giyinmiş bir demir güllenin surları delişiydi, burçları devirip kuleleri indirişiydi…
Aşk; bir tavşan yavrusunun mızrakla avlanışıydı.
…..
Eyy gidi çâresizlik!..
Sivri dişi, pençesi, zehri ve iğnesi hatta kükremesi bile olmamaktı, bu ahvâl…
Kanat açıp kaçamamaktı…
Sadece, hıçkırmaktı!

Saza geçmiş bir balık yavrusuydum artık!

Gördüğüm, kokladığım, ama tadını damağımda hissettiğim an sanki çarpıldığım, veya yıldırımları başıma isabet aldığım bir haldi bu…
Hani su?..
Ve şimdi hani, diğer balıklar?..
…..
Ölmek, ve aşk nasıl şey?..


Titriyordum…
Önce damağına lezzet sürülüp, sonra saza geçirilen bir yavru balıktım artık;
Yani, kızgın yağa müstahak!..
…..
Aaaaah!

 

Stop
Muammer Erkul
26 Şubat 2012 Pazar

 

5 yorum

  1. Uzun zamandır bu lezzette bir yazı bekliyordum abi 🙂 Ellerine sağlık…

    esk.hatice

  2. Kolay değil şimdi yazmak.
    Ve söyleyemiyorum…
    Bu lezzet!!!
    Ne ola ki?

    Güllaç

  3. “Aşkın tarifini sorsalar…” ..Tereddütsüz Muammer Erkul’a yönlendiririm! 😉
    Gönlün dert görmesin ruhu ışk’lı ve de ışıklı abim… Sen yaz, biz okuyalım; “duyguların adlarını”, “adların duygularını” yerli yerince öğrenelim…

    Hicran Seçkin

  4. BU YAZI BANA CUMARTESİ GÜNÜ ANİDEN VEFAT EDEN BİR ARKADAŞIMIZI VE ONUN EŞİNİ HATIRLATTI. ( Kucağımda taşıyorken aşkı, ağır güllesi gibi koca bir sahra topunun; yıkıldım sırtüstü…
    Kocca gülle de, bir gözyaşı damlası gibi vurdu göğsüme!..
    Üzerine kor düşmüş pamuk yığını gibi, delindim!..
    Ve, mendile doldurulmuş kezzap gibi aktı içim;
    Yerlere serildim!.. ) VE devamı MEVLAM RAHMET EYLEYE…

  5. ‘Aşkın tarifini sorsalar belki bir ticaret pazarlıksız.. bedeli kalbinizdir… bedeli herşeydir… Sonrası nasip…’

    İçimde delik deşik olmuş bir ben var.. Ne yaparsa yapsın sahip çıkmalıydım ona en şefkatli halimle…. Değil mi? Yapamadım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir