O & Ben (Aslan payı)
——————– Ben: Ağlamak seni eritmez, kirlerini toprağa akıtır sadece! Ferahlarsın, temizlenirsin, adam olursun. Adam gibi bir aslan olursun!.. O: Sonra?.. Ben: Ağlamayanlar üzülsün… Veya asıl üzülmesi gerekenler; milletin içinde zırlayıp duranlar, teneke gibi boş boş… Akar yaşları boşalır kalırlar… Sen ağla, mücevher dökülsün!!! ——————–
Yan koltuktaki yolcu [15 Nisan 2007 Pazar]
(Reha bey benim dostumdur. Şimdi uzakta olsak bile hiçbir kandili sektirmez, bayram veya milli günlerde ilk onun mesajı gelir telefonlarımıza. Sabah baktım ki kendisine gelen bir postayı aktarmış bana ve diğer dostlarına. Teşekkürler Reha Kaleli; ben de senin adına okunmaya açıyorum bu ibretlik hikayeyi…) ………. Gerçekten yaşandığını, söyleyerek başlıyor hikâye ve şöyle devam ediyor: Bu […]
Huzurlu olmanın 100 yolu -2- [13 Nisan 2007 Cuma]
Huzur zenginlik değil, şöhret değil, güzellik değil, sağlık değil… Huzur başka bir şey, demiştik ya dünkü yazımızda… Huzurlu olabilmek için yapılmış olan listeye devam edelim bu gün de: {*} 51- Bugününüzü “son gününüzmüş” gibi yaşayın. Öyle olabilir!.. 52- Kendi iç dünyanız için zaman ayırın… 53- Olağan şeylerdeki olağanüstülüğü arayın… 54- Kendi işinize bakın, kendinizi […]
Huzurlu olmanın 100 yolu -1- [12 Nisan 2007 Perşembe]
Bir insan sağlıklı olabilir ama huzurlu olmayabilir… Yine bir insan zengin olabilir, başarılı olabilir, uzun, yakışıklı, bakımlı, güzel ve “artı değer” kabul edilen ne kadar özellik varsa hepsine sahip olabilir, ama huzurlu olmayabilir… Huzur başka şey… Tanımı, tarifi başka ve her zaman aranmış huzur. Bulunmuş mu peki? Kim bilir! Birileri de çıkmış, günümüz insanı için […]
İkinci Lâle Devri [08 Nisan 2007 Pazar]
(İçinde bulunduğumuz Nisan ayını düşünerek, bir önceki Nisan ayında şunu yazmıştık…) ………. Bizden sonra doğanların çoğu bilmiyor; bir mahallede on beş gün suların akmaması ne demektir… Günde üç defa elektriklerin kesilmesi ne demektir… Vücudunun en azından yarısını sokamadığın tek otobüs sensiz giderse o gün işe gidememek ne demektir… Telefon almak için kayıt yapıldığı gün doğan […]
Kalbini yokla… [06 Nisan 2007 Cuma]
Dünyayı çirkin buluyorsan; kalbini yokla…” Şimdi bahsedeceğim konu, bir tahsil değil; “kültür” irtifaıdır… Kendi toprağındaki kılcal köklerden alınmış bir eğitimdir… Hatta, ihanet ile samimiyetin yol ayrımıdır! {*} Ömer” der, anlatır bazısı… Kimdir Ömer? Ömercik midir, Turist Ömer mi, belli değil… “Osman” der, “Ali” der. Kimdir bu isimler; ne yapmışlar veya kimlerdendirler, anlayamayız… Dinleyenler mi anlamamaktadır, […]
Pratik bilgiler [05 Nisan 2007 Perşembe]
Caddeleri herkes bilir. Trafik de buralardan akar. Ama o mahallenin çocuğu bir göz kırparak “düş peşime” der ve iki dakika sonra seni aralardan-maralardan varacağın yere çıkarır… Pratik bilgiler işte böyle kestirme sokaklara benzer. Daha kolay, daha zahmetsiz sonuçlar almamıza yarar… {*} Çoğunuzun haberi yoktur şimdi “Yasemin’in Tenceresi”nden… Fiyatını bilmiyorum ama koskocaman bir kitap. “Seyyahıfakir Muammer […]
Mecnun’a ödül [17 Şubat 2008 Pazar]
Mecnun… Bildiğin Mecnun. Mecnun, bulduğu bir kâğıda; aklından geçenleri, gönlünden kopanları, dilinden dökülenleri yazacak… Sonra kâğıdı mahallenin duvarına asacak… Bunu bütün mahalleli görecek ve yazdıklarını okumuş olanlar Leyla’ya haber salacak… Aaah, o nasıl bir hayaldir; İhtimali bile, kor ateş gibi cozuuur cozur yakar durur içini! {*}{*}{*} Mecnun ki; aşkından başka nesi var deseler, yalan! Veya […]
Görmedin mi Aliş’imi… [15 Şubat 2008 Cuma]
(Bu nasıl bir aşk hikâyesi?..) Hep derim ya; Okunacak kitaplar listesi olmaz, okunacak yazarlar listesi olur! ….. Arı, her zaman bal yapar ve balı herkes kullanır. Çoğu kimse şifa bulur da, bal sadece bazı hasta kimselere dokunur… Fakat akrebin, yılanın zehri pek çok ve zor işlemlerden geçerek ve gayet nadir olarak fayda sağlar… Ki onu […]
24 04 2004 – “Aşk Mektebi” uçuyor! , Türkiye Gazetesi
"Aşk Mektebi" uçuyor! 24 Nisan 2004 Cumartesi Gazetemizin yazarlarından, ve “Sevgi Yazarı” olarak bilinen Muammer Erkul’un uzun süredir beklenen yeni kitabı çıktı. “Sen İstanbul Olsaydın” ve “Ilıkpembe” isimli eserlerin ardından Nesil Yayınları’nda çıkan kitap, “Aşk Mektebi” ismini taşıyor. Kitap, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri çerçevesinde, İstanbul Küçükçekmece Belediyesi ve […]
20 10 2006 – Haberler, Mavi Baykuş, mavibaykus
tesekkurler:) Kategori: haberler bizlere koselerinde yer veren dostlarimiz var:) ne hos. tesekkurler:)) …….. Eskiden, “saçı uzun”ları bu dalda horlarlardı… Şimdi bir sürü aklı kısalar horul horul horlarken, üç-beş tane saçı uzun, pek çok kimsenin cesaret bile edemediği bir edebiyat-kültür dergisini çıkarıverdi… MAVİ BAYKUŞ… Dört ayda bir çıkar, diye yazıyor […]
Hediye [14 Şubat 2008 Perşembe]
(Bir 14 Şubat hikâyesi) 14 Şubat için aldığım son hediyeyi hatırladığımda, almamak daha iyi, dedi… Zaten hayatımda bir kere o tarihte hediye almıştım birine. Onu da ne yaptım, bil… Ne yaptım söyleyeyim mi? Bu sır aslında, kimseye söylememiştim şimdiye kadar… Hediyem bir kazaktı. Onunla tartışmıştık yine, ben ona hediye aldığımda. Tartışmıştık ama, ben onu çok […]
Güneşi söndürmek [10 Şubat 2008 Pazar]
Bugün biraz kitaplardan bahsedelim… Yeni bir roman, ismi “Güneşi Ellerimle Söndürdüm”, yazarı Mehtap Abdi… Yeni isimleri okumak gerer bazen insanı bilirsiniz, ama bu çoğu profesyonelden iyiydi… Yazarın yaşını bilmiyorum ama on sene sonrasına bakıp seviniyorum… Cümlelerimi temkinli kurmaya çalışıyorum yine de, çünkü devamı da aynı ayarda gelirse o zaman; şahane, diyeceğim, iyi bir romancı geldi […]
Muhterem evliyalar ve taka Tursun! [08 Şubat 2008 Cuma]
Kilom 120, boyum 1.50, hiç futbolcu görmedim, kornerle penaltının ve frikikle ofsaydın farkını merak etmedim, iki kale direğinin arasını ve üst direğin yüksekliğini bilmem… Ama ben, çok iyi kaleciyim! Çünkü öyle hissediyorum ve zaten kahve arkadaşlarım da bana hep iyi kaleci olduğumu hissettiriyor! {*}{*}{*} Ben hep merak etmiştim; “Karadeniz’i hangi Türk buldu” sorusu hangi sınavda […]
Her şey, ney? [07 Şubat 2008 Perşembe]
Her şeyi olanlara hep hayret ettim… Bir şeyim vardı; herkes onu istiyordu! Sonra fark ettim ki; hiçbir şeyim olmamalı ve zaten yok… Öyle bir yokluk ki, önümde durmakta olan ilk nefes bile benim değil; içime sokulmadan! Baktım ki o zaman; her şey benim oldu! Şaşırdım; çünkü ne versem fazlasıyla geri geliyordu… Elinin tersiyle ittiğin her […]
Seyir Defteri – 14 Şubat 2008 (Sevginin 100 lisanı)
Sevginin 100 lisanı Dünyanın her yerinde insanlar seviyor galiba; Ve de bir şekilde sevgilerini ifade ediyorlar… Harfler yanyana diziliyor ve o “büyülü” kelimeyi oluşturuyor!.. Harflerin veya kelimelerin mi ne dediği mühim, yoksa gözlerin ve gönüllerin mi sizce?.. Galiba önemli olan; kalpten gelenin dilden de gelmesi… Üzerinde oturduğun sürece toprağın altında yatan altın madeni bir […]
Seyir Defteri – 12 Şubat 2008 (Bilgisayara hasret ve gülümsemek)
Aslında durum şudur ki; Çalıştığım laptop (veya dizüstü, yahut seyyar bilgisayar) ile aramda yüz küsur kilometre mesafe var… {*} {*} {*} Bir gün sonra buluşuruz diye ayrılmıştık onunla, cumartesinden beri buluşamadık… Biliyorum özlemiştir beni, çünkü ben de onu özledim. Fakat sizin özlediğinizi de düşünüyorum, yeni konacak yazıları; Yeditepe Yazıları kısmına, Mektuplar kısmına, Röportajlar kısmına filan… […]
