Saksı ve çiçeği… [18 Mayıs 2003 Pazar]
Seni seviyorum…
Seni seviyor oluşum kıpırdıyor içimde…
Seni sevmek; bir pınar gibi kaynaması içimin… Ve yine bir göze gibi, dolu bir göz gibi taşması ılık ılık içime!..
Seni seviyorum…
Seni sevdikçe doluyorum seninle, ve içimde çoğalıyorsun her geçen gün!..
{*}
Ben,,, neredeyse "sen" olmak üzereyim!..
Süte bir kaşık maya;
Bana bir buse sen!..
{*}
Sen olmak; düşürdüğün tohumu saklamaktır içimde. Kapanmaktır senden gelen her parçanın üstüne; kapanıp gizlemektir gözlerden, iştahlardan…
Sen olmak; sen büyümek…
Sen açmaktır sen olmak!..
{*}
Her ikimizin de zamanı ne güzel bir baharda kesişti…
Sen, Salacak sahilinde pembe şemsiyesini çeviren bir küçük hanımefendi olabilirdin, ve ben; siyah deriler içinde motosikletle sür’at deneyen bir çılgın…
Yahut ben zeytinyağı ışığında, hokkadaki mürekkebe kaz tüyünü denk getirmeye çalışırken, sen; program yazıyor olabilirdin sonraki on senenin bilgisayarlarına!..
{*}
Her ikimizin de en uygun baharı, gelip yüz yüze durdu…
…..
Pembe kanatlı bir kelebek, dudağımın üstüne konmuşken, yumuşacık; uyandım…
Sen kokuyordum!..
{*}
Hani, ağlaman gelir, ve istesen de durmaz gözündeki yaş… Hani tutamazsın,, sızar bir yandaaan öbür yana yüzünü yalayarak sıcak diliyle!..
Bahar sabahları, içimde bir göz ağlar.
"Seni" yakar içimde; tutuşurum!..
Ve toprağımda tohumun patlar, dolar içim; sen biterken gülersin yüzümde ve büyürsün, büyütürüm ve yürütürüm adım adım, yaprak yaprak seni; ışığa doğru…
{*}
Sen olmaya başlamak; senden düşen tohumu saklamaktır içimde… Kapanmaktır üstüne, gelen ne ise senden,, ve onu gizlemektir gözlerden ve iştahlardan…
Sen olmak; sen büyümektir…
Sen açmaktır sen olmak!..
…..
Ben, açacağım; "sen" açacağım…
Sevdaya kokacağım…
Sevdana kokacağım…
Stop
Muammer Erkul
18 Mayıs 2003 Pazar
