3 mins read

SAportaj [14 Nisan 2004 Çarşamba]

Renk renk kocaman kravatlar takan bu ufak tefek adamdan her ülkede birer ikişer tane bulunmuyor. Bir ülkenin şansıdır yani “kendi içinden” çıkmış olması, böyle kimselerin…
Dikkat edin şimdi: Ben, kenarından kıyısından sade ve sadece bir köşe yazarıyken, (Sabancı’dan başka) kaç zengin için “adam” diye hitap edebilirim ki satırlarımda?..
Adam olmak, kendisine “adam” denmesinden gocunmak mı ki?..

{*}

Mizahçılar, karikatüristler, şovmenler için ne kolay bir malzemeydi rahmetli Sakıp Ağa; koca çenesi, ses tonu, ifade biçimi, aksanıyla… Ama çok düşündüm; düzgün konuşan nice yakışıklı adamı niye dinleyen kimseler yok… Veya bunca para sahipleri neden tutamıyor kimseyi karşılarında?..

{*}

Başarmak; önce kendini…
Sonra da insanları bir arada tutmayı başarmaktır!..
…..
Kendini ve ailesini ve çevresindeki diğer insanları, bozulmadan bir arada tutabilmeyi başaran kişi; “çekim gücünün sırrını” keşfetmiş olan kişidir…
Yani, toplu iğneler bakmaz artık mıknatısın rengine… Yani, merkezkaç kuvvetindeki çay bardakları düşünmez artık; havada dönen askının kıllı mı yoksa kılsız mı bir parmakta olduğunu!.. Yani, ne zarf olurdu ne mazruf, ne de pul dururdu yerinde; zamk olmasa arada!
İnsanlar, küçük düşünmemeli…

{*}

Biliyor ki herkes; bu ülkeye her gün birkaç Sakıp Sabancı gelmiyor…
Bizim düşünmemiz gereken; başarmış olan her insanın örnek alınacak bir hikayesi var…
Hepimiz, yaşanıp bitmiş böyle bir hayattan sadece bir tek sır keşfedip, başarıya doğru bir tek adım atıverseydik; doğru istikamete doğru atılmış “yetmiş milyon” adımla bu ülkenin çehresi bir anda değişiverirdi… Öyle değil mi?
Yine de yeni yeni isimler/soyisimler bekliyor bu ülke. Başaranları alkışlamak elbette güzel, ama alkışlanacak yeni yüzlere ve ardından uzun vagonlar çekecek lokomotiflere ihtiyaç var…
Nerdesin?
“Sen” nerdesin?..

{*}

Herkes her şeyi söyler bugün… Bense siyasilerin, sanayicilerin değil de, kendi ulaştığım isimlerin ne diyeceğini merak ettim…
Sorum şuydu:
“Bir vatandaş olarak SABANCI size ne öğretti, bir insan olarak ondan ne öğrendiniz?..”
Cevaplar işte aşağıda:

{*}

Potansiyelini gönlü ile kavurmuş vatansever. (S.E./İşletme müdürü)
Çalışmak, çalışmak, daha çok çalışmak diye duyuyorum. (Hasan Demirkol/Kasap)
Bir vatandaş olarak daha çok çalışmam gerektiğini, bir insan olarak da öldüğüm zaman ne kadar iyi insandı dedirtecek işler yapmam gerektiğini öğretti. (Ali Kaya/Bilgi İşlem uzmanı)
Yaptığı işi en iyi yapabilmek, zenginliğin sadece madde değil gönül de olduğu, ve ne yaparsan insanlığa faydalı olmayı, büyüdükçe küçülmeyi… Saygı duyduğum insanlardan biri… (Sultan Yürük/ Şair)
Ya, nasıl anlatcam bilmiyorum ama çok üzüldüm, çok seviyordum ben onu. (Eylül/Öğrenci, Adanalı)
Çalışmaah, çalışmaah, çoğ çalışmaah. (Kıvanç Canbekli/Muhasebeci)
Eden kendine eder, hayat hayaldir. (Kamil Yener/Emekli personel md.)
Parayı, ölümün gerçek olduğunu. (Fahriye E./Ev hanımı)
Dobralığın da bir sermaye olduğunu, tebessümün gücünü… (Gürbüz Azak/Yazar)

Stop
Muammer Erkul
14 Nisan 2004 Çarşamba

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir