1 min read

Söğüt dalları veya susuzluğu içmek [10 Aralık 2003 Çarşamba]

Sana bir şeyler yollamak hoşuma gidiyor, biliyor musun?..
…..
Karanlıktan korkan bir küçük çocuk gibi. Hani, seslenir de bekler gibi; kendisine bir sıcak sesin geri dönmesini…
İşte bu yüzden gönderip duruyorum bunları sana böyle, sebepli sebepsiz…
Sana, duygularımı ulaştırmak hoşuma gidiyor!

{*}

Biliyorum sana seslenirken; sesine, ve sesinden de sana tutunduğumu…
Biliyorum; kaybedersem eğer sesini, seni kaybederim. Seni kaybedersem de asıl ben kaybolurum!
Karanlık, kararır kalır içimde sonra; içinde zift donmuş demir variller gibi…
Donarım,,, kömürden heykel gibi!

{*}

Bakarsın halime, kıyamazsın…
Seslenirsin, sıcacık:
"Eğip boynunu, süzülmüşsün içime, salkımsöğüdüm…
Kış, habersizce ve amansızca bastırırken;
Her yaprağın dökülmüş yüreğime, ve her bir yaprağından yüreğim üşümüş!.."

{*}

Suya sarkan söğüt dalları gibi canıma sarkar canın…
Dalların çizer yüzüme, adını!
İçeriz, susuzluğu; birbirimizden…

{*}

Sana bir şeyler göndermek hoşuma gidiyor, biliyorsun; korktuğum için…
Karanlıklar korkutuyor beni, yani sensizlikler…
Sesini bunun için duymak istiyorum sessizliğin içinde; bu yüzden sesleniyorum sana, "mee"ler gibi bir kuzu…

{*}

Ben üşürken, her tüyümün her kıvrımında parmaklarını hissediyorum, ve titriyor her dalım, her yaprağım…
İçim dökülüyor, içim soyunuyor bir salkımsöğüt gibi yüreğinin üstüne ve görüyorum ürperdiğini her yaprağımdan!..

{*}

Ama, yine de duygularımı göndermek hoşuma gidiyor sana…
Yine de!

Stop
Muammer Erkul
10 Aralık 2003 Çarşamba

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir