Uyur/uyanık arası [16 Eylül 2004 Perşembe ]
(…bir)
Hep kendi dertlerimle boğuşuyorum. Unuttum sormayı;
yoksa taşındın mı?
{*}
Ne vardı sanki, aradığım kişiye şu anda ulaşabilseydim…
Aradığım kişiye şu anda ulaşabilseydim;
Ne vardı…
{*}
Sen şimdi uykudasındır…
Benimse uykum var, ve yoldayım…
Sabah olacak. Gün ışırken şehre varacağız.
Mesajımı hangi gün alırsın, feryadımı hangi vakit duyarsın, sözümü hangi zaman anlarsın, bilmem…
Benim bildiğim; bu vakitte bi tek seni düşünmek, seni sevmek istediğim…
{*}
Canım, zor geliyor değil mi o evden ayrılmak; her yerinde an(ı)larını bırakarak?
Hayat, savrulup gidiyor, oradaaan oraya..
Yeni evin güzellikler getirsin…
{*}
(…iki)
"-Ne vardı sanki, aradığım kişiye şu anda ulaşabilseydim…"
{*}
Sen boş ver karışıklıkların, hepsine!..
"Keşke bir kez daha duyabilseydim sesini… Bir defa daha sarılabilseydim, koklayabilseydim bir daha" demeyecek ayrılıklar yaşamadan, tadını çıkar sevdiklerinin…
Keşkeler çok canını yakıyor insanın, sonradan…
{*}
Sabır, çoğu zaman en çok ihtiyaç duyduğumuz şey.
Sabrı ve sabra muhtaç olanları yaratan; bütün engellerini da aşmanı nasip etsin!
{*}
Yazmadım;
Bana yazdılar!..
{*}
(…üç)
Hep kendi dertlerimle boğuşuyorum. Unuttum sormayı…
Evine yerleştin mi?
{*}
"Koynundan topladığın kelimelerin fesleğen kokuyor gene sıcacık, öpüyorum…"
Bu mu kaldı sana benden, miras olarak?..
Bir bunu mu sakladın koynunda?..
…..
Yerime diktiğin fesleğenleri mi kokluyorsun şimdi;
Yoksa, koynunda saklı duran,
Fesleğen kokan cümleleri mi?..
Stop
Muammer Erkul
16 Eylül 2004 Perşembe
