Av [25 Ocak 2008 Cuma]
Canânıma mektuplar… ‘Sen sıradan birisi olabilir misin hiç; böyle düşünme ihtimalin bile içimi acıtır… Yazdıklarının bile altına söz yazmak isteyince şaşırıyorum, cümle kuramıyorum, yutkunuyorum, karar veremiyorum; sana nasıl hitap edeyim, diye… Yıllarca hep “sevgiler kere sevgiler” dedik, hem de hepimiz, ama ben çok kıskandım, şimdi kıskandım işte… Ayrıca bugün okurken ağladım yazdıklarını […]
Aşkı Mevlana
Bugün sadece ülkemizde değil, dünyada Mevlana rüzgarı esiyor. Yaşadığımız şu günlerde yeniden keşfedilen Mevlana’nın hikâyeleri, hikmetli sözleri sadece kitap olarak yayınlanmakla kalmıyor, bilgisayar, internet, sinema, cep telefonu gibi teknolojiyle hayatımızın her sahasına giriyor. Onüçüncü yüzyılda yaşayan bir bilginin hikâyelerinin böylesine ilgi görmesi kadar Amerika ve Avrupa’da Mevlâna sevgisi ve […]
Aşk Mektebi
Ben, yıldızları yokluyordum geceler boyu… Yıldızları kokluyordum, olmadığıım geceler !… İçim, sızlıyordu, çünkü ”içim” sızlıyordu her yaramdan dışıma… Her yaram yaaar kokuyordu!..
Sen İstanbul Olsaydın
Sen İstanbul olsaydın; Ben, sende konacak bir dal bulamayan martı gibi çığlık çığlığa atardım kendimi denizlere! Sen İstanbul olsaydın… Sen İstanbul olsaydın, aşka doğru… Bürünüp sevda rengine, dursaydın gurubun önünde akşam vakitlerinde. Ve ben…
Ilıkpembe
Sözün işte buralarında, ılınıp akıyor içim pembe bakışlarına doğru… Pembeler ılık ılık oluyor, ılıklar ise pembe pembe… Ve yine, ve yeniden; "Seni, kimselerin sevemeyeceği gibi sevmelere" ben talip oluyorum… Biliyorum; seni sevmek "biz" i sevmektir… Ve biliyorum; "biz" in içinde ben de varım…
Bul Beni
Ayna gördünüz mü hiç?.. Görünce bakın; her aynada iki tane göz var… O gözlerde gözüküyor yarınlarda yapabileceklerin. Ahh!… Bir de dişlerim çıksın, bir de konuşmayı öğrenebileyim… İşte o zaman görün beni!
Çekirge Çetin – Arapça
Bu eser Arapça dilinin gelişmesinde yardımcı olmak amacıyla yayınlanan mizahi bir kitaptır. Türkçesi ve çizimleri Muammer Erkul’ a aittir. Çevirmen: Enise Aydın
Sitem [24 Ocak 2008 Perşembe]
Sitemleri oluyordu dostların; “nerde senin siten” diyorlardı. Gerçekten de çoğu şirket ve şahıs web sitelerini yıllar önce kurmuştu. “Herkesin bir sitesi var da nerde senin siten” diye soran dostlar haklıydı… Bu konuda benim için en samimi çabayı gösteren Bilal’dir. Bilal Akçay kaç sene önce; “sadece Çekirge Çetin’ler bile yeter, gazetedeki yazıları da koyarız” filan diyerek […]
Seyir Defteri – 20 Ocak 2008 Pazar (Site, oruç, maskeli beşler, Beykoz…)
Ramazan ayı haricinde hiç oruç tutmamıştım ben. Sanki açlıktan veya susuzluktan ya da ne bileyim başka bir şeylerden korkardım. Sitenin yayına başladığı gün, yani dün ben geç saatlerde gelip bir de yazı yazınca, oruç tutmak için saat kuranlar uyandı. Çorbalar ısındı, çaylar kaynadı, kahvaltılıklar çıktı… E ben de bütün gece didinmişim, karnım da acıkmış; buyur […]
Seyir Defteri – 19 Ocak 2008 Cumartesi (Başlarken…)
Merhaba… Yorgun argın bir gecenin sabahına doğru eve dönüyorum… Birkaç satır yazmam gerekiyor buraya; çünkü önümüzdeki sabahtan itibaren bu yazdıklarımı okuyanlar olabilir. Aslında kimseler bilmiyor henüz hiç kimsenin haberi yok! Yıllardır bize "site yapmamız" için söylenip duranlar da şaşıracaklar belki. Şimdi, yukarıda bir başlık var; "Sitemize hoş geldiniz" diyor… İşin sırrı galiba burada biraz…. Hatalarımız var […]
SEVGİ SEVİLMEK İÇİN VAR, SÖYLEMEK İÇİN DEĞİL
Onu bir dergide çizdiği Çekirge Çetin ve Bilgehan çizgi romanlarıyla tanıdım. -Belki birçoğunuzun tanıdığı gibi.- Eğer not defteri elime geçmeseydi öyle tanımaya devam edecektim. Kolay okunup ezberlenebilen şiir tadındaki yazıları, farklı bir Muammer çıkardı karşımıza…
Beni beğenmiyor musun? [22 Şubat 2007 Perşembe]
Misal veriyorum: Birine “göz önünde burnunu karıştırma” desen, der ki; “Yoksa beni beğenmiyor musun?..” Ardından da kendisinin ne kadar iyi biri olduğunu, ne güzel işler yaptığını, ne soylu bir aileden geldiğini saymaya başlar diliyle veya zihniyle!.. Sen olsan ne cevap verirsin şimdi buna? Veya “oldun” işte, haydi cevap ver!.. {*} Şu an sırası mı yaptığın […]
Üçüncü Yeni [18 Şubat 2007 Pazar]
Tarihî bir yazı yazacağım, iyi dinleyin! Hatice, benim “adamım”dır, gece aradı. “Biliyorsun, Sefa Beyle kafalarımız uydu, sitede yazıp duruyoruz” dedi. Biliyordum haliyle. “Yeni bir fikrimiz var, dedi. Üçüncü Yeni şiir akımı…” {*} Şiir’in “şiyir” olmadığını dahi bilmeyen bazı mahlûkatın, şiir konusunda “özellikle” söz sahibi sayılmaları, sanatın bileğine atılmış jiletlerden biri! Hiçbir iş yapamayan adamların, kendilerini […]
