Duygu Bahçemiz (SEN OLMASAYDIN… – Hicran Seçkin)
..Demişsin ya:
"Bir liste yap bana. Benim için, senin listeni… Bir liste hazırla. Yaz alt alta; yaptıklarını düşünerek, bugüne kadar…
De ki: ‘Sen olmasaydın, şunu yapmazdım!…’
…”
Ben de diyorum ki:
——————————————————
(Bendeki değerin!..*)
Sen olmasaydın, şu an gülümseyebildiğim pek çok yerde gülümseyemeyecektim.
Sen olmasaydın; belirginleşmemiş (yahut ‘oturmamış’) bir karakterim olacaktı. "Karakter" bile denemeyecek bir karakter…
İşte o karaktersiz karakterle, şu an üzülebildiğim pek çok üzücü mes’eleye hakkıyla üzülmeyi dahi beceremeyecektim.
Limansız bir gemi, yuvasız bir kuş, evsiz barksız bir sokak çocuğu gibi başı dönük, her rüzgârla bir başka yöne/yana savruluyor olacaktım. Geri dönüşlerimde sığınacak liman, akşam soğuklarında sokulacak yuva bulamayacaktım, sen olmasaydın…
Sen olmasaydın, kim verecekti sen gibi; gün ışığından nasipsiz sabahlarımı ışıtan "atiyye"mi?..
Sen olmasaydın kimler fısıldardı sencileyin; gecenin karanlık perdesini sıyırdıktan sonra, ‘gece de güneş açar bazı zamanlar’ müjdesini?
Sen olmasaydın, okuduklarımın belki çoğunu okumamış; okuduklarımı da yeterince anlamamış, ya da eksik/yanlış anlamış olacaktım.
Yazdıklarımın belki hiçbirisini yazmamış olacaktım ama, sen olmasaydın; onu iyi biliyorum…
Kalemimin yazdığını bir şekilde farkedip yazsaydım bile birşeyler, o şeyler "bu" şeyler ol(a)mayacaktı.
Sen olmasaydın; ne zikrimin, ne fikrimin ve ne de cismimin şimdi nerede olacağını bilemiyorum.
Hele son durağımın neresi olabileceğini, tahmin etmek bile istemiyorum…
Sen olmasaydın, maya katılmamış süt gibi ekşiyip, kokuşacaktım…
…
Sen olmasaydın; ateşlerim korsuz, doruklarım karsız, sevdâlarım yârsız, aynalarım sırsız, bakışlarım fersiz olacaktı…
Sen olmasaydın selâmım, kelâmım, merâmım anlamsız kalacaktı…
…
Sen olmasaydın, sıhhatli olmak için gayret etmeyecektim.
Sen olmasaydın, "adam" olmaya çalışmayacaktım.
Sen olmasaydın, "iyi insan" olma mücadelesi vermeyecektim.
Sen olmasaydın ‘ben’ olmayacaktım,
daha ne diyeyim?.. 🙂
…
*(Yazının başlığını kopyaladım, sadece baştaki S’yi B; sondaki m’yi n yaptım; "Sendeki değerim!.." "Bendeki değerin!.." oldu…
‘Sen’ ile ‘Ben’ kelimelerinin sadece tek harfi farklıymış meğer… 🙂
Hicran Seçkin
