Nazlı ili ve pehlivan develeri
Daha sonraki gün, güneydeki dağlara doğru 50 km gidip Bozdoğan’a çıktık. Ömer Onat ağabey düştü önümüze, Ahmet Üçyol’un Yıldız’ını görmeye gittik. Bize oğul Sedat açtı kapıyı, tanıştırdı devesiyle… Oradan da yarın sabah güreş yapılacak olan İsabeyli’ye döndük… Kime sorsan, işini gücünü bırakıp, eğer varsa devesini gösterir size, hiç üşenmez ve bundan da büyük mutluluk bilmez…
Pazar sabahı Ergun Görsel, Hasan Özkaralı, Kadir Çelik, Kadir Çetin, Zafer Erdem’le tekrar İsabeyli’deyiz. İşte kamyonlarda gelen develer, yedekte götürülen develer, eşeklerin çektiği develer… Dere üzerindeki köprüden geçerken (cami hayrına satılan) biletlerden alıyoruz. Ve birer de (devesi olanların omzuna aldığı) turuncu bezlerden… Bir amca bana bakıp; “iyi de deve nerde” diye soruyor. Ben de fotoğraf makinesini gösterip; “benim deve de işte bu” diyorum!..
Her yanımızda develer ve hemen her devenin ağzında köpükler. Köpük ancak bir devenin, bir de ayran tasının ağzına böyle yakışır… Yılın yarısında hırslanıyor, köpürüyor böyle erkek develer. Bu “kızmanın” kızmakla bir ilgisi yok. Kasım-Aralık’tan itibaren kış ayları boyunca dişlerini gıcırdatmaya başlıyorlar. Sanki bir kaynayan süt güğümü varmış gibi içlerinde, dudak kenarlarından blıp blıp beyaz baloncuklar çıkarmaya başlıyorlar. Hele ki bir dişi veya rakip deve gördüklerinde…
Fakat böyle zamanlarda bile (huylandığı bir iş yapılmazsa) genellikle saldırgan olmaz develer, seversen sevdirir, bir şey ikram etsen yer. Çoğu da sakindir; seyrek ama uzun kıllarla kaplı koskocaman dudaklarıyla elini yalar, seni o şifalı köpüğüne bulaştırır ve tarifi olmayan hoş duygular yaşatırlar insana… Develer bazen de huysuzca salar dudaklarını. Koşarken sallanırsa o koca dudaklar, çocuklar kahkahalar atar…
Sevinç ve heyecan içindeki insanlar toplanıyor; ağızları köpük köpük ve gelin gibi süslenmiş develer toplanıyor; işin garibi İsabeyli üzerine bulutlar da toplanıyor… Cazgır maniler söylüyor ortalığı heyecanlandırıyor, davulcu vuruyor, zurnacı üflüyor ince ince…
Çoğu tülü (çift hörgüçlü baba ve tek hörgüçlü anneden gelen erkek) yüzlerce daylak (güreşçi) arasından meydana çıkacak olanlar belirleniyor:

Valla süper olmuşş… Ben 16 yaşındayım tam bir deve güreşi hastayım. Her yıl çoğu güreşe giderim deve kamyonunda. Arslanlıdan Tuna bizim akrabanın devesi zaten…