bakış açısı
Duvarlar [04 Kasım 2010 Perşembe]
Ekim ayının ve haftanın son günü. Gezintiye çıkmış insanlar güneş dökülen sokaklarda ve çarşıda tatil gününün keyfini çıkarıyor. Vapurlar, metro ve diğer toplu taşıma araçları caddelerde gidip geliyor. Mecidiyeköy istikametine giden otobüsteyim. Ayakta, dışarıyı seyrediyorum. İkili koltuklardan birindeki adamın yanında, cam tarafında oturan bir çocuk var: Üzerindeki montun kırmızısı mavi-beyaz çizgili. Fermuarı açık. İçindeyse uçuk […]
Doğum günü [29 Ekim 2010 Cuma]
Doğmak; gözyaşından bir damla gibi düşmektir toprağa ve çiçekler gibi gülümsemektir hayata! Üç gün önce doğmuşum. Sabaha karşı ve Ekimin yirmialtısı imiş!.. Acı ve tatlı bilcümle cümleler, bir “nokta”dan sonra başlar! {*}{*}{*} Sitemize bebeklik fotoğrafımı koydum. Tahta bir sandalyeye oturtulmuş, başında fırfırlı başlık, sarkık yanaklı bir oğlancık… Yorumlar eklendi altına; iyi, tatlı, hoş şeyler. İnsan, […]
Yukarı çık! [22 Ekim 2010 Cuma]
ÇağlarNetwork 2. Kariyer ve Ödül günü için… (Yarın sabah 10.45’te İhlas Koleji’nin Yenibosna’daki büyük salonunda buluşuyoruz. Bekliyorum. 🙂 İnsanların çoğu sokaklarda serbestçe dolaşır; fakat zihinleri, sanki hücre hapsindedir… Bazılarınınsa kendileri hapistedir; fakat zihinleri pek çok insana yön çizer, yol gösterir… Bilinen işlerin pek çoğu; fiziksel güç ile yapılan çalışmalardır. Bu, kolaydır… Peki, güzel olan nedir?.. […]
İzâfî [07 Ekim 2010 Perşembe]
Neye, nereden, hangi gözle baktığın çok önemli… Hani öğrencinin biri eleştirilir; çalışmıyorsun, diye. Ama o serviste tekrar etmektedir günlük dersini. Bir saat sabah ve bir saat akşam… Diğeri, her uyarıldığında kitaplarının başına oturmakta, hatta sınav günleri sabahlamakta… Fakat bir türlü yüksek puan alamamaktadır! Not: Gördüğün manzara, her zaman göründüğü gibi olmayabilir! {*}{*}{*} Ordunun bütün askerlerine […]
Hangi yanımdasın? [05 Ağustos 2010 Perşembe]
Bir başınayım ve bir başıma yaşamaya çalışıyorum bir başına yalnızlıkları; …sen gibi! Bir başınasın ve bir başınalığın benim bir başınalığımla benzeşiyor! Birer kişilik hayatlar; birer çivi gibi çakılmış dünyanın kalın tahtasına; hayattan mezun olduğun gün, yerin yüzünden sökülmek üzere! {*}{*}{*} Paslı bir çivi gibiyim, çatının kolon direğinde… Bir ceket asılı bende: Hani, ani yolculuklar için; […]
Solunabilir güzellik [29 Mayıs 2001 Salı]
Bazen inanasım gelmiyor; bu kadar çok yazacak konu olduğuna… “Acaba ömür mü kısa”, diye düşünüyorum; değil… Niçin?.. Çünkü, belirli bir sınırı olsa dahi, herkese imtihan kağıdına bir şeyler yazabileceği ve not alabileceği kadar süre verilmiş… Ee, ne o zaman benim derdim?.. Şu: Seçmek… ….. Yazan (veya yaşayan) insan için ömür kısa olmadığına göre; sıkıntı seçimlerimizde… […]
İki sevgi arasını sevgi ile doldurmak [16 Mayıs 2001 Çarşamba]
Bu başında sevgi vardı, en sonunda yine sevgi olacak… İnanıyorum! ….. Öyleyse bizim yapmamız gereken; Bu iki sevgi arasını yine sevgi ile doldurmak, Öyle değil mi?.. {*} Hımm, iyi laf!.. İyi laf da, bu laf; Evinde seni bekleyenler varken, “kendini bekleyecek” başka birilerini de bul, demek değil!.. Bu laf, kendi elinde başı okşanmamış çocukların varken, […]
Kırma fidanlarımı (!) [08 Mayıs 2001 Salı]
(Kalem tutan herkese-2) Babamın bahçesinden üç tane fidan aldım. Köklerin bozulmaması için toprağıyla birlikte sarıp, hafifçe nemlendirdim ve dikkatlice büküp bagaja soktum… Sözleştiğimiz vakitte Yusuf’la (apartmanımızın görevlisi) beraber, tertemiz biçilmiş çimenin uygun yerlerine derin kuyular kazıp güzelce diktik onları. Tam da fidan dikme zamanıydı… Bir iki hafta geçti aradan. İki tanesi, minik minik yapraklarla tebessümler […]
Çöplük çiçek kokmaz (!) [02 Mayıs 2001 Çarşamba]
Günün birinde (aynen sizin de verebileceğiniz gibi) karar veriyorum. Diyorum ki; “Ben yazı yazacağım!..” ….. Diyorum ki yeniden; “Yazacağım yazıların konularıysa şunlar, şunlar, şunlar olacak!..” {*} Yazacağım yazılar; futbolda yapılmış ve yapılmakta olan şikeler olacak… Her gün bir tane yazı çıkarabilir miyim bu konularda?.. Evet. Elbette… Ben yazı yazacağım ve seçtiğim konular; dağlar ve dağcıların […]
