insan
İki sevgi arasını sevgi ile doldurmak [16 Mayıs 2001 Çarşamba]
Bu başında sevgi vardı, en sonunda yine sevgi olacak… İnanıyorum! ….. Öyleyse bizim yapmamız gereken; Bu iki sevgi arasını yine sevgi ile doldurmak, Öyle değil mi?.. {*} Hımm, iyi laf!.. İyi laf da, bu laf; Evinde seni bekleyenler varken, “kendini bekleyecek” başka birilerini de bul, demek değil!.. Bu laf, kendi elinde başı okşanmamış çocukların varken, […]
Kırma fidanlarımı (!) [08 Mayıs 2001 Salı]
(Kalem tutan herkese-2) Babamın bahçesinden üç tane fidan aldım. Köklerin bozulmaması için toprağıyla birlikte sarıp, hafifçe nemlendirdim ve dikkatlice büküp bagaja soktum… Sözleştiğimiz vakitte Yusuf’la (apartmanımızın görevlisi) beraber, tertemiz biçilmiş çimenin uygun yerlerine derin kuyular kazıp güzelce diktik onları. Tam da fidan dikme zamanıydı… Bir iki hafta geçti aradan. İki tanesi, minik minik yapraklarla tebessümler […]
Üç güzel pencere! [22 Mart 2001 Perşembe]
İnsanların en fazla nefret ettiği şeylerden birinin; kendilerine verilen “ödevi” yapmak olduğunu biliyorsunuzdur elbette… Umarım böyle algılamamışsınızdır, dün size “düşünmeniz için” söylediğim üç konuyu… Onlar, şunlardı, değil mi? “Bu günden önce sizi mutlu etmiş olan şeyleri… Bu gün sizin kendinizi mutlu hissetmenize sebep olan şeyleri… Bu günden sonra, gerçekleştiğinde mutlu olacağınız şeyleri düşünün.” Düşünmüşsünüzdür elbette. […]
Kayseri nerede? [21 Mart 2001 Çarşamba]
(Birbiriyle bağlantılı üç konudan birincisi) Ben yeni farkettim Kayseri’nin nerede olduğunu, biliyor musunuz?.. Ve Kayserili “uyanıklığının” ise, taa Kayseri’yi ilk kuranlardan geldiğini anladım… Kayseri nerde, siz de öğrenmek istiyor musunuz?.. {*} Türkiye’yi tutun iki ucundan ve bir mendil gibi ikiye katlayın. Şöyle yukarıdan aşağı bir çizgi belirdi mi? Güzel!.. Şimdiyse demin tutmadığınız iki kenarından tutarak […]
Bir oğlak, bir çocuk, bir adam ve madalya… [15 Mart 2001 Perşembe]
O kapkara ve şıkır şıkır oğlak, dayımın gözüne bakar, sözünü dinlerdi. “Öl Mıkı!” derdi dayım; Mıkı, atardı kendini yere… {*} Dayımın yüzünü bile hatırlamıyorum… Ama Mıkı’nın hiç düşünmeden, tereddüt etmeden “küt” diye yan üstü kendini yere vuruşu… Parlak ve simsiyah tüylerinin kıpır kıpır oluşu gözümün önünde beliriyor… “Kalk Mıkı” derdi ardından dayım… Mıkı kalkardı… Elden […]
Biri bizi gözetliyor [14 Mart 2001 Çarşamba]
Biri bizi gözetliyor Dıngaç ne demek? İlk duyduğumda çok gülmüştüm bu kelimeye… Baktım, imlâ kılavuzunda da yoktu. Ama millet kullanıyordu işte… Peki siz biliyor musunz, “DINGAÇ” ne demek?.. …… Yavaş geçilsin diye yola beton bir set yapmışlar. Ama biz zamanında fark edemediğimizden “DINGG” diye sarsıldık üzerinden geçerken. Dıngaçlara hızlı çarpmaktan nefret ediyorum, çünkü “üh’nn” diye […]
Çıngıllı avize [20 Şubat 2001 Salı]
Çıngıllı avize Bir evin çatısını tutar gibi; mutlu ve başarılı bir evliliği ayakta tutan ana direkleri saymaya çalışır mısınız?.. Yo, bu sınav sorusu falan değil… Bu sorunun “sizce” cevabı nedir?.. Evlilikten beklenen, evlilikte olması gereken, evlilikte olmasını arzuladığınız şeyler nelerdir?.. Kitapların ne yazdığı önemli değil; “SİZCE” nedir bunlar?.. Yani evlilikte ne olsaydı daha mutlu olurdunuz?.. […]
“Bir gülüş” dilencisi [15 Şubat 2001 Perşembe]
“Bir gülüs” dilencisi Bu gün… Bir tek gülücük gönder bana; Sıcacık olsun! ….. Bir gülüşe dilenmek ile tanıştığım bugün; bir tek gülücük gönder ki bana. Bari bugün üşümeyeyim! {*} Bu gün… Bir tek gülücük gönder bana. Avucuma koyarken gülüşünü, sıcacık; tanımaya çalışmayacağım seni, senin beni bildiğin kadar. Söz, sormayacağım; ismin ne, kimsin ve neredensin?.. Belki… […]
Ailenin mıknatısı; sofra [14 Şubat 2001 Çarşamba]
(DÜNDEN DEVAM) Haliyle fark ettim ki; dışarıda da insanlar vardı… Farklı hayatlar vardı. Ayağıma dolaşanlar, sıkıntılarıma “ilaç” olarak önüme konanlar vardı!.. Arada bir annem sigara içerdi. Ama özellikle babam ev içinde sigara içmekten çekinmediği için evdeki herkesin kokulara karşı duyarlılığı azalmış, kardeşlerim dahil evdeki hiç kimse uzun süre benim sigara koktuğumu fark edememişti. Anlaşıldığında bir […]
Örnek insanlar [13 Şubat 2001 Salı]
Örnek insanlar A aa, bakın “şimdi” aklıma ne geldi. Hem de ilk defa geldi… Ve iyi ki sokakta falan yürüyor değildim de hemen yazabiliyorum bu satırları. ….. İster kral olsun, ister peygamber… İster efendi olsun, ister köle… İster müdür olsun, ister memur herkes, ama herkes “NE VERDİĞİ” ile hatırlanıyor, farkında mısınız? ÖRNEK İNSANLAR; VEREN İNSANLAR… […]
Edebiyatı ebediyete uğurlamak!.. [12 Şubat 2001 Pazartesi]
Edebiyatı ebediyete uğurlamak!.. Böyle zamanlarda içim sızlıyor… Sadece aramızda "var" olmaları bile bize kıymet katan şahsiyetleri, avucumuza konmuş (emanet edilmiş) bir fincan suyu taşıyamamak gibi bir çâresizlik ile yitiriveriyoruz… ….. Böyle zamanlarda içim sızlıyor… ….. İşte böyle zamanlar; Bir muma benzeyişimizi hatırlamanın… Ve içimizden geçen dua ipinin tutuşturulmasının… İşte bu ipin ucundaki minik ateş ile […]
Bilinmeyenler!.. [09 Şubat 2001 Cuma]
Bu yazı, kendi çocuklarının da AYNEN KENDİLERİ GİBİ; tercih, inisiyatif, hoşlanma, hoşlanmama, kabul etme, reddetme vesaire gibi bütün hayatî, insanî ve duygusal tepki ve belirtileriyle "İNSAN STATÜSÜNDE" bulunduğunu idrak eden ve onu, AYNEN KENDİSİ GİBİ bir "İNSAN" olarak ALGILAYABİLEN… Daha doğrusu bu algılamayı kabul edip sindirebilen kişiler içindir… ….. İşte bu yüzden; kendi çocuğuyla sadece; […]
