Valizi hazır tutmak [23 Eylül 1999 Perşembe]

Valizi hazır tutmak

Sermayesi okuyucusunu korkutmak, tedirgin etmek olan biri olsaydım 16 Ağustos’tan bu yana yazdıklarımla sizi korku tünellerinde tutabilirdim…
Ama zaten cümbürcemaat “korku filmleri” seyreder olduk. Hem de Marmara Bölgesi, Anadolu, hatta bütün dünya insanları olarak.
Korkutmak, insanlara ne kazandırır ki?
Yahut “söylentiler” sallamak!..

Bugün (yani size göre dün) son iki ayın (Ağustos-Eylül) en şiddetli depreminin olmayacağını kim garanti edebilir?..
Ne yapabilirsiniz?
Varsayın ki bu doğru çıktı; ama bu yazı elinize (ulaşabilirse) ulaşıncaya kadar zaten felaketin tırpanı tepemizde dolaşmış olacak, öyle değil mi?

Tekirdağ’da, geçen gün meydana gelmiş olan zelzeleden kırksekiz saat evvel şehrin bazı ilçelerindeki bütün farelerin ortalığa fırladığını yazmış olsaydım bir şey değişecek miydi?
Çerkezköy’deki fareden Uzunköprü’de, Gelibolu’da ya da Kadıköy’de yaşayan vatandaşa ne!..
Veya geriye dönelim; Sakarya’daki balıklardan, İzmit’in köylerindeki dağa kaçan köpeklerden taa Çorlu’da yerle bir olan yeni binanın müteahhidine ne!..
Öyle değil mi?..

Ama mekan ve mesafeler biribirine karıştı son aylarda…
Her şey biribirine bağlı bir bakıma;
Ama hiç kimse biribirine bağlı değil…
Herkes ölümün nefesi ensesine doğru yaklaşırken “hazırlanma şeklini” seçmekte serbest!..

Ölüme nasıl hazır olunur, bilmiyorum…
Bu konuyu uzatmak da istemiyorum; çünkü nasılsa herkes bildiğini okuyor.
Bazısı bundan da kurtulduk diye şükür namazı kılıyor, bazısı da; “bundan da kurtulmuş olmasını” içki sofralarında kutluyor!..
Yazılacak ne çok şey var; yazılması gereken zamanları bekleyen!

Özü şu:
Hadi, desem ki size; siz bu yazıyı okuyuncaya kadar deprem olacak… Ne yapabilirsiniz?
Kim, ne zaman, ne derse desin, “her zaman” valizi hazır etmekten başka?..
Çünkü geminin ne vakit kalkacağı belli değil…
Öyle değil mi?
Bütün başarılar sınar seni;
Senin olmadan önce…
Ödüller bedel ister!

Bedeller ağır…
Bazıları için!
Çünkü dürbünlere iki taraftan da bakılabiliyor. Bir taraftan baktığında; “şurda diyorsun. İşte, tutabileceğim kadar yakın… Görüyorum onu.” Ve yürüyorsun ödüle doğru.
Ama tersinden bakanlara uzaklar daha uzak, mesafeler varılmaz, engeller aşılmaz geliyor…

Hiçbir başarıyı kandıramazsın…
Hiçbir bedeli atlatamazsın.
Bütün sonuçlar “ayrı bir yoldan” çağırır seni…
Vardığın her noktaya; oraya varman için geçmen gereken yoldan geçtiğin için varırsın..
Tembeller “yolu” seçer,
Diğerleri menzili!..

“Oraya gitmek istiyorum, ama buranın yolu daha kolay!..”
Sürpriz mi şimdi “oraya” varamayacağını bilmek?
Bütün başarılar senin olabilir…
Ama bütün başarılar sınar seni, senin olmadan önce…
Ödüller bedel ister.

Bedeller ağır;
Bedele baktığın sürece!..

Karnın aç kalır, biliyor musun sonucu görmezsen!..
Düşünebiliyor musun bir yumurta pişirmenin, bir melemen yapmanın zorluğunu?..
Domatesi, biberi yıkayacaksın… Ya sular kesikse, musluk bozuksa!..
Onları doğraman gerekiyor… Ya bıçak parmağını keserse, yaran için bant bulamazsan, kanı durduramazsan, hastaneye gitmen ve dikiş attırman gerekirse!..
Ateş yakman gerekiyor… Ya tüp patlarsa, perde tutuşursa, evin yanarsa, itfaiyeciler de başka bir yangınla meşgulse!..
Kızgın yağ eline veya gözüne sıçrarsa…
Üff, üstüne üstlük ekmeği keserken kırıntılar saçılacak her yana ve karıncalar üşüşecek başlarına… Mutfak kokacak, pencereyi açacaksın ve içeriye soğuk hava dolacak…
Hele bu yağlı tavanın yıkanması…

Karnın aç mı?..
Yumurta istiyor musun?..
Pişir ve ye!..

Tembeller “yol”u seçer,
Diğerleri “menzil"?!..

—————————————————–

Güzel Sözler
* Bir insan parasını kaybetmişse hiçbir şeyini kaybetmemiş demektir… Bir insan sağlığını kaybetmişse hayatının yarısını kaybetmiş demektir… Bir insan ümidini kaybetmişse, her şeyini kaybetmiş demektir! Para her şeyi yapar diyen adam, para için her şeyi göze alan adamdır.
Benjamin Franklin

* Büyük devletlerin hükümetleri, insanları kendine bağlamak, onları korkutmak ve diledikleri işe sürmek için iki yola başvururlar. Biri kaba yol, ordu… Öteki daha zekice bir yol, okul!..
Nietzsche

* Servetin batırdığı insan sayısı, kurtardığından çok fazladır.
Bacon

* Para iyi bir hizmetkardır, kötü bir efendidir.
Demokrit

* Bir insanı doyurmak istiyorsanız, ona her gün balık vermeyin!.. Ona balık tutmasını öğretin!..
Konfüçyüs

* Uzman, size basit bir şeyi karmaşık şekilde anlatan ve bunu yaparken, bu karmaşaya sizin neden olduğunuz hissini veren kişidir.
Villiam B. Castle

* Karşılaştığımız önemli problemler, onları oluşturan düşünce tarzlarımızla çözülemez.
Albert Einstein

* İnsanın bir kapının kapandığını anlaması için o kapının çarptığını duymasına ihtiyacı yoktur.
Anonim

* Bütün mesele iyi ve büyük gözükmek değil, gerçekten iyi ve büyük olmaktır…
Ludrwig Von Beethoven

* Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyandırınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız.
Konfüçyüs

Stop
Muammer Erkul
23 Eylül 1999 Perşembe

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir