Yazmak ama neden? [17 Ocak 2008 Perşembe]
Tuhaf bir uğraştır; öteki beriki durmadan konuşur, düzeltir, kurtarırken, sen oturup yazarsın… Peteklerin dolduysa, sağılmak istersin… Balın acıdır ya da tatlı… Önemli olan hangi çiçekten polen topladığın değil, yazdığının zehir mi yoksa bal mı olduğudur… Çünkü ortaya koyduğun seni gösterir; zararlı mısın, yoksa faydalı mı? Zehrini akıtan bunca ziyankârın arasında bal mı sağılırsın, baldıran mı […]
Evinin sultanı ol! [13 Ocak 2008 Pazar]
Nazânıma mektuplar-4 Aptal sarışın, derler. Kime derler bunu?.. Güzel olan ama kafasızlığı yüzünden; kökünden, dalından koparılıp yemek masalarının ortasına konulmuş çiçeklere benzeyen zavallı kadınlara derler… Aptal da sıfattır, sarışınlık da; yani ikisi de bir insanı tanımlar. Bu tanım, bir süre sonra karakter haline gelebilir. O yüzden, kendini kurnaz sanarak “aptal sarışını oynamak” da çok tehlikelidir!.. […]
Nazânıma mektuplar -3- [11 Ocak 2008 Cuma]
Sen kendini; cephe gerisine kurulmuş olan sıhhiye çadırında, ranzasında, sargılar içinde yatarken kaçıp, yeniden vuruşmak için siperlere koşan bir asker mi sanıyorsun?.. Nazın bana, cefan bana olacak, biliyorum; da bu yüzden, üç adım önüne ışık tutmaya çalışacağım şimdi, aç kulağını!.. {*}{*}{*} Sen, geçerken çöplükte gördüğün ıvır zıvıra kıyamadığını, onları oradan kurtarmaya çalıştığını söylüyorsun… Peki ama […]
Nazânıma mektuplar -2- [10 Ocak 2008 Perşembe]
Gönlüne sağlık; yazdıklarını okudum… Beni düşünerek; çok hoşa gitmesi mümkün, övgü dolu satırlar yazmışsın ve hatta bunları yayınlamışsın… Neden bilmiyorum, içim hiç kıpırdamadı. Sadece, öylesine baktım; okudum, yazı bitti ve tuhafı; şimdi sana bunları yazarken bir tek satırını bile hatırlamıyorum… Bunun birkaç sebebi olabilir: Birincisi; yazdıklarında samimi değilsindir… İkincisi; övmelerinin benim için önemi yermelerinden farksızdır… […]
Nazânıma mektuplar [06 Ocak 2008 Pazar]
Tarihsiz… Bildiğim bu kadardı… Zaten bunları sana, günün birinde başkasından duyma, diye anlatmıştım. Sakın bu konuyu tekrar sorma… İlgilenmediğim şeyler anlatıp, onlar hakkında beni hesaba çekmeye çalışıp, sonra cevaplarımdan dolayı küsüp, kendinin de benim de günlerimi zehir etme. Çünkü bunlar kafamda kaldıkça diyorum ki kendime: Bütün nazı bana!.. Geçen gün “O insanların her hâli sana […]
Önce hayaller vardı [04 Ocak 2008 Cuma]
Kırmızı süveterli ve beyaz sakallı o adamın başlattığı TEMA hareketi hayal kurmayı öğretti pek çoğumuza. Erozyon başta olmak bütün çevre konularına dikkatimizi çekti. Büyük adımlar da atıldı. TEMA Vakfı şimdi de yeni bir hayal koydu milletimizin önüne: 2040 Yılında Şehirlerimiz… 2040 yılında şehirlerimiz nasıl olacak/olmalı? Bu hayaldeki insanlar çok ilgililer ve haftanın belli günlerinde gönüllü […]
Bahsedemediğim kitaplar [03 Ocak 2008 Perşembe]
Bu yılın ilk yazısında elimde birikmiş ve bu güne kadar bahsedemediğim kitaplardan söz edeyim istedim. Ulu Çınarın Kökleri, Orhan Gazi: Daha önce uzun bir yazı yazarak “Osmanlı Sultanlarının hayatlarının roman şeklinde, Kemal Arkun tarafından kaleme alındığından” bahsetmiştim. Ahmet Kılıçaslan’ın editörlüğünde başlayan bu seriyi, indirimli olarak nasıl temin edebileceğinizi ise (0212)4833864 öğrenebileceğinizi yazmıştım. Osman Gazi ile […]
Dağdan inen katırlı adamlar ve asmalı teras
Kavacık adını cümle âlem biliyor şimdi. Çünkü Asya ile Avrupa’nın kesişme noktalarından biri. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Anadolu yakasına bastığı tepe… Bütün yolların bağlandığı; bütün vasıtaların bir şekilde uğrayıp geçtiği; bütün işyerlerinin şube açmak için can attığı bir merkez halini aldı… Otoban haricinde ayrıca Şile, Riva, Beykoz ve Üsküdar’a bağlantıları olması; yüksekte olması, […]
AŞKSIZ GEÇEN ÖMRÜ ÖMÜR SAYMA
Dünyada bir başka örneği var mı bilmiyorum, ama sanırım yoktur. Muammer Erkul’un, okuduğum bütün yazılarının içinde her zaman küçük küçük kalplar vardı. Fakat bunlar, herhangi bir yazının içine rasgele konmuş kalpçikler değildi. Bunlar, bilerek ve isteyerek ve emek verilerek; “içine kalpler konulabilecek” konuları içeren, yani özellikle hazırlanmış olan bu yazıların simgesi haline gelmiş işaretlerdi… Okuduğum […]
Asude Lal Eldeniz (Çorlu)
Bugün benim doğum günüm… (Okula başladığım seneki fotoğrafım) Artık yalnız değilsin kızım! Bir kardeşin var; yani ‘Allah ikinizi de uzun ömür verirse’ birbirinize hayat yolunda sırtınızı dayayabileceksi niz. Yalnız değilsin kızım! Yaptığın herşeyde bir ortağın var. Paylaşmayı öğreneceksin. Yalnız değilsin kızım! Problemsiniz. Bu akşam defterine yazdığımız gibi; kardeşinle senin yaşlarını […]
