Yazamayabilememek!.. [18 Haziran 2003 Çarşamba]

Doksandört yazında (birkaç gün evvel getirdiği karneyle yüreğinizi hoplatmış) şimdiki ilköğretim çocuklarının büyük kısmı Dünya’da bile yoktu. Doksandört yazında, en azından “fareleri ürkütecek” heybetimiz, ve (bıyığı çıkacak kadar) büyümüş olduğumuz da ispat olsun diye, bıyıklarımız bile vardı!.. Doksandört yazında kim neredeydi ve kim neye benziyordu, bilmiyorum. Ama, biz buradaydık; ben, ve sizler. En azından bir […]

2 mins read

Bursa’da imza günü ve dinleti

{imza} İki gün Bursa'ya misafiriz… 29 ve 30 Mart 2008, Cumartesi ve Pazar günleri Bursa’dayız… Osmangazi Belediyesine ait bir kültür merkezi olan Karabaş-i Veli Kültür Merkezi'nde, kitap imzalayacağız ve yazılarımızdan örnekler okunacak. Afişler şehre asılmış bile… Her iki akşam da 18.00-20.30 saatleri arasına yerleştirilen programın yapılacağı kültür merkezinin adresi: İbrahim Paşa Mah. Çardak Sok. No:2 Osmangazi […]

1 min read

Varsın ya…

Varsın ya… Yoksun sanmak ne kötü! Hanife Çınar Darak'ın, Eskişehir Mavi Radyo'daki "Maviye Yolculuk" programında; Muammer Erkul'un "VARSIN YA" isimli  yazısını okuduğu ses kaydı… {mp3}radyo_hanife_cinar_2{/mp3}  

1 min read

Köprü

 Köprü kurmak zaman kazanmaktır, hayat kazanmaktır, insan kazanmaktır; yani kazanmaktır… Yazan kimseler, üzerinden insanlar geçen köprülerdir; gelecek zamanlara doğru… Hanife Çınar Darak'ın, Eskişehir Mavi Radyo'daki "Maviye Yolculuk" programında; Muammer Erkul'un "KÖPRÜ" isimli yazısını okuduğu ve "Aşk-ı Mevlana" kitabından bahsettiği ses kaydı… {mp3}radyo_hanife_cinar{/mp3}

1 min read

Seyir Defteri – 12 Şubat 2008 (Bilgisayara hasret ve gülümsemek)

Aslında durum şudur ki; Çalıştığım laptop (veya dizüstü, yahut seyyar bilgisayar) ile aramda yüz küsur kilometre mesafe var…  {*} {*} {*} Bir gün sonra buluşuruz diye ayrılmıştık onunla, cumartesinden beri buluşamadık… Biliyorum özlemiştir beni, çünkü ben de onu özledim. Fakat sizin özlediğinizi de düşünüyorum, yeni konacak yazıları; Yeditepe Yazıları kısmına, Mektuplar kısmına, Röportajlar kısmına filan… […]

1 min read

Seyir Defteri – 10 Şubat 2008 (Siteye Şiir)

Nazilli'den Kadir Çetin (ki sizler onu "MERHABA" şiirini başlatmasıyla tanırsınız) diyor ki; -Artık yazmadan duramıyorum… Aşağıdaki satırlarımı bu defa Yorumlara veya Ziyaretçi Defteri'ne de yazmadım. Mail olarak gönderiyorum. Siz ne yaparsanız yapın…      {*} {*} {*}     Siz ne yaparsanız yapın, deyip topu bana atmak kolay… Peki siz olsaydınız ne yapardınız?.. Ben de sizin […]

2 mins read

Altın ocağı [01 Nisan 2007 Pazar]

Her zaman edebiyattan, yazarlardan, yayıncılardan, kitaplardan, okumaktan filan bahsediyoruz, ama işin bir diğer boyutu eksik kalıyor… Az sonra siz de bana hak vereceksiniz… Halbuki asıl okuma mücadelesini onlar veriyorlar: Azerbaycan’dan, Türkmenistan’dan, Özbekistan’dan, Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan, Çeçenistan’dan, Doğu Türkistan’dan, Afganistan’dan ve adı hatırıma gelmeyen pek çok ülkeden… Ayrıca yurdumuzun her il veya ilçesinden, okumak için yollara düşen […]

3 mins read

Biz, okuyan milletiz [30 Mart 2007 Cuma]

Başımıza sarılan en büyük oyunlardan biri de “OKUMUYORUZ” yalanıdır, demiştik ya dün… Bütün istatistikler gösteriyor ki; insan kendisine ısrarla söyleneni öğreniyor. Acizlik öğreniliyor, hiçlik, cahillik ve bütün ikinci sınıf duygular öğreniliyor, öğretiliyor… Okumadığımız da, bize ÖĞRETİLDİ!.. Ve maalesef düştük bu tuzağa! {*} Anlaşılmaz, uydurma dillerle yazılmış, bize aykırı gelen, bizi aşağılayan kitapların sahiplerine büyük ödüller […]

2 mins read

Biz, okuyan milletiz [29 Mart 2007 Perşembe]

Tuzakların, bini bir para… Hepsi de sinsi, hepsi de gizli… Ve uzak noktalara güdümlü füzeler gibi! Her kesişte üç beş filiz veren ormanların köküne zehir dökmek; tamamen bir batı taktiğidir! Bekleyin; “okuyan bir millet” olduğumuzu anlatacağım… {*} Kıtalar fatihi pehlivanlarımız vardı… Cankurtaran sandalını tutan parmakları kesilince, Koca Yusuf okyanusa gömüldü… Ama, ardından gelenlerin inancı-güveni zehirlendi… […]

3 mins read

Bir bilene soralım [25 Mart 2007 Pazar]

(Çocukların neden, büyüklerinden daha akıllı olduklarını biliyorsunuz, değil mi?) Aklın işi; kendi için iyi ve güzel olanı bulmaktır… Peki nedir bunun en kolay yolu?.. Bilen birine sormaktır. Ama “bilen” birine! {*} Çocuklar çoğu büyükten akıllıdır, dedik ya. Ben gerçekten inanıyorum buna; çünkü akıllı kimselerin yaptığını “çocuklar” yapıyor. Bilmiyorsa bir şeyi, bulup adamını, soruyor: -Amca, tuvalet […]

3 mins read