Elimizde karneler… [20 Haziran 2010 Pazar]

  (Bizim siteyi takip edenler tahmin edebilirdi aslında, bu sene karne gününde nerede olacağımı…) ….. Hadi, gözlerinizi kapatın, arkanıza yaslanın da size bir masal anlatayım: Bir varmııış, bir yokmuş… Orda, bir köy varmış uzakta, taa dağların ardında… Gitmesek de, görmesek de, o köy bizim köyümüzmüş!.. Ama gördük bir kere! Çünkü, Osmaniyeli Kezban’ımız öğretmen olmuştu ve […]

2 mins read

Ah bir değişse şu… [18 Haziran 2010 Cuma]

1 Herkes 67 yaşındaki annesini, 77 yaşındaki babasını değiştirmeye çalışıyor da; 27 yaşındaki karısına, hele hele 37 yaşındaki KENDİSİNE BAKMAYI akıl bile edemiyor… Bu sırada 17 yaşındakiler, beğenmeyenleri beğenmeme aşamasına zaten gelmişler de, belli etmemeye çalışıyorlar… 7 yaşındakiler ise, bu geniş sınıfta “ders” öğreniyorlar; yarınlarda uygulamaya geçirmek için!.. … Adım Muammer… Sizin adınız ne?.. Ben, […]

1 min read

Bizimle gelin… [17 Haziran 2010 Perşembe]

    (Gözlerinizi kapatın ve bugün sizler de bizimle birlikte Boğaz turunda olun… İnsan, Kuzuluk gibi bir yeşiller diyarındaki tatilini bölüp; kendi şehrini, kendi ilçesini, kendi semtini ve nihayetinde kendi mahallesini şöyle uzaktan göreceği bir tura katılır mı? Evet, adı Muammer’se katılır!..) ….. Paşabahçe’nin Beykoz’a doğru uzanan İncirköy sahilinde bu hayali kurarken ortaokul çocuğuydum. Babamın […]

2 mins read

Adımı, atmak… [13 Haziran 2010 Pazar]

Yürümek, ilerlemek, başarmak, kazanmak, kavuşmak isteyen hemen hemen hepimizin beklediği cevap; dün gece yarısından epey sonra geldi. Bizlerin, aşmakta zorlandığımız sıkıntılarımız bugünlerde başımızdaydı, ama bu mektup bana ve sana ve hepimize tam 4 asır önce Serhend’den yazılmıştı… Hayret ettim; bu kadar sade ve berrak ve kolayca anlaşılır… Öyle bir şablon ki; hangi konunun üstüne koyarsan […]

2 mins read

Duygu Bahçemiz (AKİLVAN’IN SOLAN GÜLÜ – Ahmet Sırrı Arvas)

“Bağlum dediğin yer gül diyarıdır… Ki oraya yalnız çağrılan gider”   Bir eski zamandır… Pek deli akar zap suyu Zikir böler, teheccüd böler, aşk böler Lacivert gecelerde uykuyu. Çağıltılara ritim tutar Rahvan at yürümesi Keklik sesi, kuş sesi… Ah bu deli ırmağın Hiç bitmez inlemesi… Kırmızı köprüden geçer gider Yeşil gözlü uzun boylu bir yiğit […]

3 mins read

Kırmızı [11 Haziran 2010 Cuma]

“Kırmızı” başlıklı yazımız için; Muammer Erkul klasiklerindendir, diyenlere katılıyorum. Fakat şuna daha çok katılıyorum ki; (âmâ’lara değil) körlere kırmızıyı anlatma çabaları, insanlığın klasiklerindendir! Kafasına göre dolaşan bir delikanlıydım, bu satırları ilk yazdığım zaman not defterime. Zaman geçti ve çoook insanlar geçti her birimizin her yanından… Bir gün bu gazetedeki bu köşeyi verdiler bana: Bu yaz, […]

2 mins read

Güven [10 Haziran 2010 Perşembe]

Bunları yazmazsak, içinde soluk aldığımız zamanın vebalı kalır üstümüzde… Konuşan, inleyen ama sonradan iyileştiğini söylemeyen şükürsüz hastalara benzer halimiz. İki “güven penceresi”nden bakmanızı isteyeceğim sizden; ikisi de Türkiye’miz hakkında. Birincisi, gazetemiz Türkiye’ye ve ikincisi ülkemiz Türkiye’ye duyulan güvendir… Yıllardır bazı sözler ve olaylar çarpıtılmış ve bunlara kananlar derin kasıtlar vehmettikleri için Türkiye’mizle kendi aralarına kalın […]

2 mins read