Seyir Defteri – Darende, Bülent Arınç, Hırvat maçı
(Bu yazı, gazetede yayınlanmıştı ve sitemizdeki Stop Köşesi 2008 yazıları arasına da konmuştu… Ama, resimleri de olduğıu için buraya tekrar koyduk…) Bülent Arınç, Hırvat maçı, Darende… [26 Haziran 2008 Perşembe] Ben de herkes gibi, bu yazıyı yazdığım güne (düne) kadar daha enteresan bir maç izlememiştim. Gruplar ikinci maçlarını yaparken söylediğim iki söz vardı: “Hırvatlardan […]
Seyir Defteri – 30 Haziran 2008 (Somuncu Baba)
29 Haziran 2008 günü Türkiye Gazetesi'nin Kültür Sanat sayfasında, sonra www.sanatalemi.net isimli sanat edebiyat sitesindeki köşemizde ve sonra da sitemizin "Stop Köşesi – 2008" bölümünde yayınlanan "DARENDE" isimli yazımızı, altına epey yorum geldiği için ve o yorumların yazının altında görülebilmesi için, SEYİR DEFTERİ'mizde de yayınlıyoruz… ————— Darende [29 Haziran 2008 Pazar] Masallar hep uzaklarda geçer; develerin tellal, pirelerin berber […]
Bahar, annesini kaybetti
{vefat} 27 Haziran Cuma günü annemi kaybettim… Annem için dua eder misiniz?
Sevim’li Atilla :)
{dugun} SORU: Sevim Atilla ile evlenirse ne olur? CEVAP: Atilla SEVİMLİ olur! :))) Çocuk zaten yakışıklıydı, şimdi daha SEVİMLİ oluyor… {*}{*}{*} Bizim Sevim Yılmaz, nihayet evleniyor Atilla Güngör ile… MUTLULUKLAR DİLERİİİİZ… Bu kalpler sizler için: {*} {*} {*} {*} {*} 6 Temmuz 2008 Pazar günü Bakırköy, Yunus Emre Kültür Merkezi'nde Saat: 17.30'da…
Seyir Defteri – 30 Haziran 2008 (Oyy’lama :)
Hadi oylama yapalım, veya OYYY'lama: "Beğendiiim, beğenmedim, iyi olmuuuş, olmamış…" ….. Kendi kendinizi makaraya sarabilir misiniz? Bazen iyi oluyor, tavsiye ederim… 🙂 {*}{*}{*} İşte karşınızdaaa, yeni beeen!.. ….. İnanın benim de haberim yoktu, sabahın köründe ve bir dağ başında uyanmıştım. Köknarlara, istiriçlere, hatta karalahanalara bakıyordum ki telefonum çaldı. "Kiiim ooo", dedim kim olduğunu bile […]
18 Haziran 2008 (Kaktüs sever misiniz?) Haber7
YAŞAM Kaktüs sever misiniz? 18 Haziran 2008 11:30 İşe yeni alınan bir ofisboy´un yaptığı inanılmaz hata! Saflığından mıdır, söylenilenleri dikkatli dinlemediğinden midir? Bilinmez… Okurken kahkahalara boğulacağınız, patronunu zor durumda bırakan bir ofisboy´un hikayesi… …….. Zavallı adam, gün boyunca koyu koyu çaylar içmişti. Fakat ne çare barsaklarındaki atların dört nala koşmasına mani olamamıştı… Ne yapabilirdi ki […]
Seyir Defteri – 20, 21 Haziran 2008 (Darende’deki Mübarek emanetler)
Malatya'nın Darende ilçesinde hiç ummadığım bir sürprizle karşılaştım. {*}{*}{*} Bu sene yedincisi yapılan "Somuncu Baba ve Hulusi Efendi Kültür Etkinlikleri" için Darende'ye davet edilmiştim. Oraları görmem için beni davet eden Somuncu Baba Camiinde görevli Musa Tektaş'tı. Darende'nin ve bu gezinin değişik bölümlerini değişik şekillerde anlattım ve anlatıyorum. Şimdi burada farklı bir kısmını tanıtacağım: Caminin hemen altında bir […]
Seyir Defteri – Darende, Senai Demirci’yle
Neye niyeeet, neye kısmet… Protokole cami gezdirildiği sırada; dışarıda, Darende Hamid-i Veli camii önündeki havuzun kenarında karşılaştık Senai Demirci ile… "Gel seni bir kucaklayayım" dedikten sonraki ilk lafı; -Senin bir yazını aldım, dedi… İsmi "İp" olan yazını, siteme de koydum… -Olsun, herkes alıyor zaten. İstediğini yapabilirsin, ama onlar seri yazılardı, benzerleri de vardı, dedim… {*}{*}{*} Sonra da […]
Seyir Defteri – Erciyes ve yol arkadaşlarım
Ankara'dan bindim Malatya otobüsüne. Cam kenarında oturuyordum. Yanıma kısa saçlı bir genç adam binmiş, yorgun gözlerini kapatır kapatmaz uyumuştu. Bir kaç defa omzuma düştü başı. Küçük yastıklardan birini iki koltuk arasına sıkıştırdım ve "hadi uyu bakalım", dedim… {*}{*}{*} Yolun yarısından sonra ahbap olduk Abdurrahman ile… Ben önce Kuzuluk'tan İstanbul'a, sonra da Malatya'dan Darende'ye ters istikametlere gitmemek için […]
18 Haziran 2008 (Okuyucu-yazar kucaklaşması) Türkiye Gazetesi
http://www.turkiyegazetesi.com/haberdetay.aspx?haberid=379309 Okuyucu-yazar KUCAKLAŞMASI 18 Haziran 2008 Çarşamba > Harun Yerebakan İSTANBUL Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından Eminönü Belediyesi’nin ev sahipliğinde 16-22 Haziran tarihleri arasında Sultanahmet Parkı’nda gerçekleştirilen “Babıali Şenlikleri” tüm hızıyla devam ediyor. Şenlik kapsamında yazarlar ve programcılar, okurlarıyla, izleyici ve dinleyicileriyle buluşarak sohbet etme imkanı buluyor. Bu çerçevede dün Türkiye Gazetesi Standı’ndaki okuyucu-yazar buluşmasında […]
Darende [29 Haziran 2008 Pazar]
Masallar hep uzaklarda geçer; develerin tellal, pirelerin berber olduğu diyarlarda, olmazların olduğu zamanlarda… Bazı bölgeler de vardır ki, bizlere masallardan bile uzak gelir. Fakat masallara “kahramanlar” lazımdır! Senden midir, değil midir o ayrı konu, ama bunlar gönüllü, çalışkan, sebatkâr, fedakâr insanlardır… Bu açıdan baktığınızda, işte size bir masal; Darende… {*}{*}{*} Boş bir çorba tası içindeki […]
Bu şiirler kimindir? [27 Haziran 2008 Cuma]
Bir avuçsun, ve kıpır kıpır minicik yaprakların… Bir avuçsun… Hani okşadığımda seni, bir avuç koku bırakan, iki elimde… Hani sonra, onunla yüzümü yıkadığım!.. {*}{*}{*} Bir avuçsun, ve kıpır kıpır minicik yaprakların… Gıdıklıyor gibisin dağ çileğinden kızarmış dudaklarımı; serinliğini emerken içinden!.. Ve esintide savrulan; açık yeşil, ipek bir şal gibisin içimde… Özleyensin belki, ama; sen özlenen […]
Bülent Arınç, Hırvat maçı, Darende… [26 Haziran 2008 Perşembe]
Ben de herkes gibi, bu yazıyı yazdığım güne (düne) kadar daha enteresan bir maç izlememiştim. Gruplar ikinci maçlarını yaparken söylediğim iki söz vardı: “Hırvatlardan çekiniyorum” ve “finale kalırsak İspanyolları yeneriz!” Hangi takımların finale kalacağını bilemiyorum elbette, ama yarı finalistlerden birini belirlemiş olan Hırvatistan maçımız başlarken yemekten kaçmamızın sebebi buydu. {*}{*}{*} Yedincisi düzenlenen “Somuncu Baba ve […]
Boncuk [20 Haziran 2008 Cuma]
(Kuzuluk) Adını sordum garsona “Boncuk”muş… Bembeyaz. Normal boyda ama bacakları kısa, dolu bir TIR’ı getiriyor insanın hatırına! Kuyruğu kesik, yarım karışlık bir sap gibi! Sanırım ikisini bitirmiş ama üçüncü yaşına girmemiş. Öyle bir “beyefendi” duruşu var, sormayın… Yüksek çınarların altındaki çimenler tertemiz. Su inanılmaz güzel, yiyecekler lezzetli. Derenin karşısına, köprülerin üstüne, ve geniş alanın her […]
Havadaki oksijen [19 Haziran 2008 Perşembe]
En son ne zaman düşündünüz havada oksijen olup olmadığını?.. ….. Kim düşünür, kim zamanını harcar, kim iddia eder havada oksijen olduğunun; hem de tekrar ve tekrar ve tekrar, tekrar… “Havada oksijen var ki şöyle yapınca böyle oluyor! Beni iyi dinleyin; havada oksijen olmasaydı şöyle olunca böyle olmazdı! Akıllı insan şöyle düşününce ve buradan bakınca anlar […]
Meşgul [15 Haziran 2008 Pazar]
(Uyumak da güzel uyanmak da; Yazmak da güzel, yazılmak da!) ………. Uyuyorsundur diye usulca yazıyorum… Ağustosun dördü bugün, ikibinaltı. Ben seni, bugün de yine çok seviyorum… {*}{*}{*} İçime kelebekler atardın eskiden; gıdıklanır gülerdim. Sabah göreceğim her köşeyi pembeye boyardın; sevinir gülerdim. Şeker kavanozum, derdin bana; şımarıp gülerdim… Gülerdim ben; ..hep gülerdim eskiden! {*}{*}{*} Bi’tane uçan […]
Ağaç dalları, dede kolları [12 Haziran 2008 Perşembe]
Çocuklara sorsanız; büyüyünce ne olacaklarını… Bir kısmı, biraz düşünür ve şunu der: Dede olacağım… {*}{*}{*} Çünkü, diye izah ederler sonra… Çünkü dedelerin ceplerinde o kadar çok şeker vardır ki; kendilerinden artanlar çocuklara bile yeter! ….. Siz, çocukken ne olmak isterdiniz? {*}{*}{*} Fakat çocuklar iki şeyi bilmez… Birincisi şudur: Her dede şeker yiyemez… İkincisi ve en […]
Damla ve ışık [08 Haziran 2008 Pazar]
Kırmızı bir mum düşünüyorum, senin gibi… Senin gibi kırmızı bir mumu, senin gibi düşünüyorum yani… Yani, düşünmemi istediğin gibi. {*}{*}{*} Kırmızı bir mum düşün, diyorsun ya ışıl ışıl yanan… Kırmızı bir mum düşün; pembe damlalar halinde eriyip yok olurken, yerine aydınlığı bırakan… Düşünüyorum; Sen gibi! {*}{*}{*} Şimdi sen de düşün kırmızı bir mumun ılıkpembe damlalar […]
Benim okuyucum kimdir? [06 Haziran 2008 Cuma]
(Sekiz sene önce şöyle demişiz. Acaba bugün değişen bir şeyler olmuş mu?..) Benim okuyucum; görünen organlarının haricinde, kendi mevcudiyetini bir kalp ve bir yürekle süslemiş kişidir en başta… Benim okuyucum “dünleri sadece bir tecrübe” bilip, bugün “yarınlarımız için” yürüyen kişidir. {*}{*}{*} Benim okuyucum kendisini de beni de “ben” bilmeyip, hepimizi birden “BİZ” bilen kişidir… Ama […]
İnanç ısıya benziyor [05 Haziran 2008 Perşembe]
İnanmak da inanmamak da çok büyük birer güçtür… İki üç örnek vereyim; Dağların tepesinde kaskatı kesilmiş buz kütlelerini kim indirebilir ki ovaya?.. Ya da, çığı kim durdurabilir?.. {*}{*}{*} İnanmamak; olumsuz kalmak, şüphe etmek, teklifi reddetmek, olmayacağını düşünmek, mümkün görmemek, harekete yeltenmemek, kıpırdamayı istememek, uyumsuzluk, tembellik, katılık, sertlik, soğukluk… İnanmak; başarmak demek. {*}{*}{*} Başarmış, ama inanmamış […]
