La Saleté dans le Depôt de Combustible

(L’article pour les jeunes, les parent ne devraient pas lire!) Lumiere brulait dans le tableau de bord de la voiture. Nous regardions au livre et il nous disait qu’il faut aller à la service la plus proche si c’est possible sans freiner! Nous avons fait ce qu’il disait et donc nous avons laisse la voiture […]

2 mins read

Eser [02 Mayıs 2010 Pazar]

Esere harcanan zamandan daha fazlası onun rötuşu için gidebilir. Yani duvara malayla harç atıp kaçmak yok! Bir binanın tuğlası örüldüğü zaman ile son boyası yapıldığı zamanki hâli arasında; göğü kapatan cüsse ve yere düşen gölge farkı, yok kadar azdır… Ama ilk anda görülemeyen o kadar çok fark vardır ki, anlatmakla bitmez: İşçilik, zaman, masraf, estetik, […]

2 mins read

Bu adam ters!.. mi? ;) [30 Nisan 2010 Cuma]

 40 gün 40 gece 40’ıncı yıl… Buluşmalarımız çok şeyler de öğretiyor birbirimiz hakkında. Ziya’nın seyyar harddiski Ömer’in bilgisayarında; geçenlerde çekilen damatları özendirecek fotoğraflarımızı seçiyoruz. Benim görüntülerimin bir kısmını ise; dağdaki eşkıya, çöldeki bedevi, ekvatordaki aç ve sefillerin takipçisi Osman Sağırlı’nın objektifinden… Elbette kasıt aramıyorum! Bu sırada Ahmet Demirbaş giriyor odaya. “Böyle bir 40’ıncı yıl hatırası […]

2 mins read

Ye ceketim ye!.. ;) [29 Nisan 2010 Perşembe]

40 gün 40 gece 40’ıncı yıl… Tefrika etsem yeridir: “Bizim aile” buluştuğunda, düğün-bayramdır hepimize. Zaten ya düğündür ya bayram ya da bir sene-i devriyedir; yoksa onca insanın aynı saatte bir araya gelmesi pek mümkün olmuyor. Allah nazardan saklasın şu son sene içindeki bir araya gelişlerimiz, uzak yakın bütün “akrabaları” birbirine ısındırdı. Ben bile Beykoz ormanlarından […]

2 mins read

Dünkü gazete, ve… [23 Nisan 2010 Cuma]

Hani; “içini görmek mümkün olsa” deriz bazen birileri için. Ne var, kim ve kimler var kalbinde; neyi sever, nelerle uğraşır ve neyle geçirir ömrünü… Al işte; hepimizin birden kalbi aralanmış, içi görülmüş, sevdikleri, arkadaşları, uğraşları meydana çıkmış oldu. Ölenlerimizle, kalanlarımızla dünkü (152 sayfalık rekor) gazetedeydik…   Bir anda insan nerelere gidip geliyor, neleri ve kimleri […]

2 mins read

Seyir Defteri – 22 Nisan 2010 (Türkiye Gazetesi’nin 40. doğumgünü…)

22 Nisan 2010 Türkiye Gazetesi’nin 40’ıncı doğum günü… Türk basınının ve hepimizin hayatında önemli yeri vardır Türkiye Gazetesi’nin. Gazetemiz, bugün 152 sayfalık bir rekor sayı ile çıktı.  Henüz sabahın köründe, gözyaşları içinde yazılmış mesajlar gelmeye başladı bana. Benim için de çok önemli bir gün elbette. (Ve ayrıca annemi de bu gün kaybetmiştim…) {*}{*}{*} Bugünkü gazetede çeşitli hatıralar var, herkesten… Sevgili […]

1 min read

Bu gazetede, ben bile!.. :) [22 Nisan 2010 Perşembe]

  Edirne’den Kars’a kadar her yöne gidecek otobüsler eskiden Topkapı’dan kalkardı. Surların dışında kalan geniş alan insan ve otobüs kaynardı. Bütün o hengâme şimdi eski Türk filmlerinde kaldı… Lise çağımın bir yaz günü. Çorlu’ya gidiyorum. Bilet alıp otobüsteki yerime oturdum. O zamanlar hemen her vapur, tren ve otobüse fukara “gasteciler” biner, koltukları altındaki gazeteleri satmaya […]

2 mins read

Seyir Defteri – 26 Ekim 2009 (Doğduğum gün…)

        Doğduğum gün…     Doğduğum gün; Yirmialtı Ekim’in sabahına doğruymuş… Gözlerimi açmışım, belki de sizleri görmek için!   {*}{*}{*}   Doğum günümü bildirmek için değildi bu satırlar; bilenlerin satırlarını bir arada toplamak içindi…   {*}{*}{*}   Gönüller bir 🙂   {*}{*}{*}   Teşekkürler yetmez her dilek ve duanıza. Saygı, sevgi, selam […]

1 min read

Seyir Defteri – 25 Ekim 2009 (Kanarya gribi!..)

    Geri çekilen Saatlerin Sırrını Konuşmak!       Sözü uzatırsam, çok sevgili bazı dostlarım alınır. Kimseyi gocundumak değil niyetim; çünkü ben onları sevmeye devam edeceğim, onlar da beni sevmeye devam edecek…   {*}{*}{*}   Bak şimdi nasıl da konu konuyu açıyor: Fenerbahçe de Galatasaray’ı sevmeye devam edecek, Galatasaray da Fenerbahçe tarafından sevilmeye devam […]

4 mins read

Domuzlar ve garipler [25 Ekim 2009 Pazar]

HIV virüsü vakalarına önce Maymun Gribi, sonra AIDS dediler. Hastalığın haber ve yankıları öyle bir tsunami dalgası halinde vurdu ki memleketimize; insanlar tir tir titremeye, rezil halde AIDS’ten ölürüm korkusuyla intihar etmeye başladı. Hatta bazı yayın organları özel dergiler basarak; kıyametin en büyük alametlerinden “dabbetül arz”ın işte bu olduğunu, ilan ettiler! Ünlü bir sapık, erkek, […]

2 mins read

Seyir Defteri – 23 Ekim 2009 Cuma (Domuzlar ve garipler)

      Domuzlar ve garipler     HIV virüsü vakalarına önce Maymun Gribi, sonra AIDS dediler. Hastalığın haber ve yankıları öyle bir tsunami dalgası halinde vurdu ki memleketimize; insanlar tir tir titremeye, rezil halde AIDS’ten ölürüm korkusuyla intihar etmeye başladı. Hatta bazı yayın organları özel dergiler basarak; kıyametin en büyük alametlerinden “dabbetül arz”ın işte […]

25 mins read

Pizza Roma açılışı

    PİZZA ROMA       Amcamın oğlu Mehmet, kafaya koymuş… Hanımı Nurdan‘ın pişirip taşırdıkları yetmemiş olacak ki, oturdukları Velimeşe’deki binanın altına bir de pizza dükkanı açıyor… O civarda benim de aç kalma ihtimalimi azaltacak olan bu durumu büyük bir memnuniyetle karşılıyor, hatta ayakta alkışlıyor ve (ne tür pizza sevdiğimi) cep telefonuna mesaj olarak […]

1 min read

İsimsiz (!) [23 Ekim 2009 Cuma]

Azerbaycan herkesle dost olsa bile Türkiye ile bozuşsa ne kazanabilir! Ermenilerin hali ortada: Herkes dostlarıydı ama makam arabalarındaki stepne öküz arabasından çıkma! Cam kıran çocuklar vardır, laf anlamaz! Azeriler can kırmaya başladı!.. Yeryüzünde Türkiye’ye çatık kaşla bakan iki ülke kaldı: İlki İsrail, diğeri Azerbaycan… Buraya bir koca “ünlem” koymalı! Kimden alırlar ki bu akılları? Oldu […]

2 mins read

Korku satmak [22 Ekim 2009 Perşembe]

Tarihin her diliminde en paralı/kârlı iş hep korku satmak oldu! Korkutabilmeyi becerenler istediklerini aldı, korkanlarsa birilerinin oyuncağı oldu… Çarpıcı örneklerden biri Moğol Cengiz’dir. Ticaret kervanlarındaki casuslarıyla sattığı korkunun ücreti; Çin Denizinden Akdeniz’e hudutsuz topraklardı. Bütün Harzem’deki gözelerden gözyaşı kaynar hâlâ ve Bağdat’tan geçen nehirler kan ve mürekkep rengine döner! {*}{*}{*} Soğuk savaş dönemi. Bu defa […]

2 mins read

Aköz’lerin MİNİK kızı gelin oluyor

{dugun} AYŞE RAYET AKÖZ EVLENİYOR 🙂 . Mehmet Naci Aköz Uçurtma Müzesi’nin müdürü… Esskiiiii arkadaşım Naci Aköz’ün kızı (ve bir anlamda "isim babası" olduğum) sevgili AYŞE RAYET bu hafta YUNUS ARACI ile evleniyor… (Ne zaman büyüdü bu çocuklar böyle!..)   {*}{*}{*}   23 Ekim Cuma 19-23 arası kınası… 25 Ekim 2009 Pazar günü saat 13.00’te, […]

1 min read

Çocuk Edebiyatı Paneli

  ESKADER’DEN ÇOCUK EDEBİYATI PANELİ   Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) "Çocuk Edebiyatımız" koonulu bir panel düzenliyor. Panelde çocuk edebiyatına katkıda bulunan yazar, yayıncı ve dergiciler katılıp konuşmalar yapacak. Sanatalemi.net sitesinin katkılarıyla gerçekleşecek olan panel; 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde başlayacak. Ve Türkiye Çocuk Dergisi yazı işleri müdürü Ahmet […]

1 min read

13 Thirteen (!)

Some people get goose bumps, become like a hedgehog when they see the number ’13’ or hear the word ‘thirteen’ and they say ‘Alas! What will happen to me now!’. ‘Friday’ is added to this number in non-muslim countries. Above all if the 13th of the month coincides with ‘Friday’; they even don’t go out, […]

1 min read