Geçmiş olsun Fahriye abla

{hasta} Fahriye ablamız fazla tatlı(!) "Tatlı ablacığımız" dersiniz ya ona; işte ıspatı: Fahriye ablanın şekeri 340 çıkmış!.. {*}{*}{*} Ziyaretçi Defterimize; "bir müddet siteyle ilgilenemeyeceğini" yazan Fahriye abla, dün (yani pazar günü) İstanbul'a geldi. Gece'yi küçük oğlu Onur'un evinde geçirdikten sonra, sabah Cerrahpaşa Hastanesi'ne yattı. Şeker kontrolleri ve çeşitli tahliller yaptırmak için bu hafta hastanenin Dahiliye […]

1 min read

Seyir Defteri – 23 Mayıs 2008 (Personel resimleri)

  Çarşamba günü baktım ki, Ahmet abi yeni bir "BİLGİLENDİRME" notu yazmış. Her halde gene reklam var sayfalarda, yazı yedeğe kaldı, onu bildiriyor, dedim. Açtım, konu o değil. Bir de kibar ki, sormayın. Şöyle diyor: "Muammer abiciğim, 22 Mayıs Perşembe günü saat 11:00'de gazetede kurulacak bir stüdyoda bütün yazarlarımızın gazete için resimleri çekilecek. Mümkünse bekliyoruz […]

4 mins read

Asker Gökhan

{asker} Gökhan asker oluyor Gökhan Aygün, dayıma "dede" der! Bahçelerimiz arasında bir duvar var sadece. İnternet bağlantımız bile beraberdi bir zamanlar… {*}{*}{*} Kızların içini "cız" ettirecek delikanlılardandır bu çocuk ama, parmağına bir yüzük takmış çaktırmadan… Asker yolu gözletmek içinmiş, öyle diyor! 😉 Yani, sevgili kardeşim Gökhan Aygün asker oluyor… Cumartesi günü yola çıkıp Pazar akşama […]

1 min read

Ömer Faruk’un sünnet yemeği

{sunnet} Ömer Faruk'un sünnet yemeği Ömer Faruk, dünya tatlısı bir maviş… Krem rengi ve gayet şık kıyafetinin önündeki çapraz bantta "MAŞALLAH" yazıyor. Birkaç gün önce "delikanlı" olmuş, şimdi diğer çocuklarla birlikte koşuşuyorlar… Salonda balonlar, süsler, slayt ve hatta ışık şelalesi… Kavacık Talia'da; Ömer Faruk'un sünnet yemeği… {*}{*}{*} Kavacık'taki (Halil, Raif ve Saim Öztürk) teyzemoğullarından üç […]

1 min read

Seyir Defteri – 19 Mayıs 2008 (Dördüncü aydönümü)

Her zaman uzun uzun yazmak gerekmez. Öylesine söylenmiş gibi gelen bir "iyi ki" sözü durumu açıklar çoğu zaman. "İyi ki seni tanıdım!" "İyi ki bu yoldan geçtim!" "İyi ki şu işi yaptım!" "İyi ki…" {*}{*}{*} Dün, ayın 19'uydu… 19 Mayıs'ın Türk milletinin istikbalinde önemli bir yeri vardır. Mayıs ayının 19'u, Cumhuriyet Türkiyesinin temellerinden birinin toprağa […]

2 mins read

Bu ülkenin nehirleri [16 Mayıs 2008 Cuma]

Bütün imkânlar var elinde; alet edevat, cihaz makine, araç gereç, dilediğin kadar yardımcı, kılavuz ve bugüne kadar yazılmış, saklanmış bütün bilgi ve tecrübeler… Üstelik gözün açık ve aklın başında… Var mı daha başka da istediğin?.. {*}{*}{*} Şimdi, elinde bunca bilgi ve tecrübe ve donanım varken; istediğin vasıtalara binip seyahat etmen serbestken, üstelik en detaylı haritalar […]

2 mins read

Değersizlik hastalığı [15 Mayıs 2008 Perşembe]

(Bu yazı, pek çok olaya bakışınızı değiştirecek!) Yıllar önce bir öğrenci grubunun fotoğraflarını çekmiştim. Bunları tab ettirdikten sonra suratları saydım, bir kişi eksikti… Sonrakini saydım, yine eksik çıktı. Hepsini saydım hepsi eksikti, fakat dikkat edince fark ettiğim gerçek beni şaşkınlık içinde bıraktı. Arka sıradakilerden birinin yüzü her karede, hemen önündeki arkadaşının başı arkasına saklanmıştı! Hâlbuki […]

3 mins read

Yazmak, iz bırakmaktır! [09 Mayıs 2008 Cuma]

Yazı yazmak; kendi ardında, geçtiğin yerde iz bırakmaktır! Bu, senin izindir; bu “senin” izindir… Peki hiç dönüp bakmayacak mısın; ardında ne kaldığına?.. İnsanlar geceledikleri otel odalarından, hatta umumî helâlardan bile çıkarken ardına dönüp bakar ya; acaba bir şey düşürdüm mü, bir şey kaybettim mi, arkamda istenmeyen bir görüntü bıraktım mı, diye… Her şey tamam ise […]

2 mins read

Bulut!.. [08 Mayıs 2008 Perşembe]

Ha, başımda dolaşan bir bulut… Ha sen!.. Sen, beyaz bulut; Gözyaşından başka, nesin ki?.. {*}{*}{*} Güneş, nerene vurursa vursun, güzel; gözüm nereni görürse görsün, yumuşaksın… İnip sarılsan bana; sırılsıklam olurum inceden inceye, gizliden gizliye… Gözüm önümü görmez; bir beyaz buluta keser âlem!.. Bir sen olursun sanki cihanda, bir de kalbimin sesi!.. {*}{*}{*} Ha başımda dolaşan […]

1 min read

Kadir Efe bebek

{bebek} Kadir Efe doğdu Hani göz önünde olanlar görülmezmiş ya… İnanılır gibi değil; biz de, yok uçurtma programları, yok uçurtma hastanesi filan derken… Kadir Efe'nin doğumunu yazmayı unuttuk! {*}{*}{*} Yani, Üsküdar'ın eski esnaflarından Pantaloncu Necdet amcanın torununun oğlu… Yani, İstanbul Uçurtmacılar Derneği başkanı Mehmet Naci Beyin torunu… Yani (yeni nişanlanan) Burak'ın… Ve Ayşe Rayet'in yeğenleri… […]

1 min read

Seyir Defteri – 12 Mayıs 2008 (Çengelköy’deydik)

12 Mayıs pazartesi günü farklı bir gün yaşadık. Kültür Dersanesi, Ümraniye Santral şubesi E-3 sınıfının öğrencilerinden; Caner, burak, Aykut, Gökçe, Betül, Osman, Erhan, Okan, Enes, Gökhan, Belgin, Şenay, Rabia, Hüseyin, Olcay, Selin ve Büşra ile buluştuk… Peki, nerede? İstanbul Boğazı'nın hakikatten çok güzel semtlerinden biri olan Çengelköy'de. {*}{*}{*} Bir yemek,bir kaç bardak çay ve biraz […]

1 min read

Seyir Defteri – 10 Mayıs 2008 (Uçurtma hastanesi)

Bahar gelir… İçinde uçurtma kuyrukları savrulmaya başlar… Üstelik, İstanbul Uçurtmacılar Derneği’nin başkanı da dostu, ahpabı olursa bir insanın, ne yapar? Sanırım bizim yaptığımızı yapıp; uçurtma şenliklerine koşar… {*}{*}{*} Aslında biz önceki pazar günü de gitmiştik Çekmeköy’e. Bulduk meydanı ama, kimse yok! Peki, nerde herkes? Uçurtma şenliği önümüzdeki cumartesi gününe ertelendi!.. Meydanda olanlar Mehmet Naci Aköz […]

2 mins read

Seyir Defteri – 11 Mayıs 2008 (Anneler Günü Mesajlarınız)

Doğmasaydık burada olmayacaktık! Doğduk; yani doğurulduk, emdik; yani emzirildik… Yıkanıp paklandık, korunup kollandık… Dünyaya geldiğimiz için buradayız; doğduk, büyüdük, okuduk, yazdık… {*}{*}{*} Azıcık farklı bir açıdan bakalım bugün çevremize, hadi… Bir zamanlar "çevremiz" sadece annemizdi! Dünyamızda, sadece başparmağımız vardı ara sıra emdiğimiz ve annemizin yürek sesi; gümmp, gümmp, gümmp, gümmp!.. Bugün; eğer bu güne kadar […]

3 mins read

Tezkere sevinci :)

{asker} Uğur'lu Tezkere Balıkesir, Kızpınarı Kışlası (eski) 4'üncü İkmal Bölüğü eğitim çavuşlarından, arkadaşım Antakya'lı Talip Bilgin'in oğlu Uğur tezkere alıp evine döndü… Uğurlu olsun, hayırlı olsun, mübarek olsun. Babasının, annesinin, kardeşinin ve bütün sevenlerinin gözleri aydın olsun… Darısı bütün askerlerimizin başına olsun.

1 min read

Turnalar uçun [02 Mayıs 2008 Cuma]

“Turnalar uçun… Yayladan geçin…” Namlunun gözü gibi baktı bana!.. ….. Biliyordum… Şimdi ben, vurulacaktım,, hem de bir turna gibi; Ve düşecektim, ayaklarına!.. {*}{*}{*} Halbuki, uzuuundu yolum. Uzundu ama, canıma doğrulmuş kara bir namlu deliği gibiydi bakışları… {*}{*}{*} Yolu uzundu her turnanın,, ama ben “sanacaktım” artık sadece, bu yolun uzunluğunu… Uzundu yolum; döndüğünde bana, ve dosdoğru […]

1 min read

Ebru güzeli [01 Mayıs 2008 Perşembe]

  Merhaba, ebru güzeli!.. ….. Ödüm koptu; göreceksin sandığımdan içimi… Duruyordun ya karşımda; öd karışmış suda yüzen gül gibi!.. {*}{*}{*} Bir teknede kardılar; zamk, ve kola, ve “kopartılmış” ödleri kıvâmı-ı kesîf mayi ile. İşte bu suya çizildi resmin… Neft yağıyla incelmişti boyalar ve damla damla aktı, çizgi çizgi uzadı su üstünde duygular… Renkler, renklere karıştı; […]

2 mins read

Seyir Defteri – 30 Nisan 2008 (Rayetsu’dan kalan mektup…)

                                          (Nisan 2008, unutulmaz bir ay oldu çoğumuz için…) Uzun zamandır ilgilenemediğimizden, sitemizin adres listesini çalıştıramamıştık… Halbuki pek çok dostumuz isimlerini eklemişlerdi listeye ve adreslerine gelmesini bekliyorlardı sitemizle ilgili bazı notların, yazıların, haberlerin… Nihayet, dün, bir kaç satır dağıldı adreslere, çok şükür! {*}{*}{*} Geç saatte tekrar baktım, ki Kadir Çetin'den bir mektup gelmiş… Bu ay […]

3 mins read

Maganda pitbulu!.. [25 Nisan 2008 Cuma]

Bir silah düşünün; çirkin, soğuk, itici ve hiçbir yararı olmayan. En önemli özelliği ise kendi kendine ateş alıyor olması! Bazen kaldırımda yürürken, bazen uyuyan bir bebeğin yanında, bazen oynayan çocuklar arasında… Pitbul gezdirmekle ruhsatsız silah taşımak arasında ne fark var?.. Maganda dediğimiz kimseleri yargılayıp dururuz; peki nedir magandalık? Magandalık; yoldaki insanı, balkondaki kadını, okul yolundaki […]

2 mins read

Peygamber mescidinde “çiftetelli” oynamak! [24 Nisan 2008 Perşembe]

Menkıbeler, hayat öpücükleri gibidir; nefesim kesildiği zamanlarda beni ayağa kaldırırlar! Sevgili Peygamberimizin mübarek mescidinde, hazret-i Bilal’in kollarını açıp döne döne, şakır şukur oynaması ise en sevdiğim “hayat öpücüklerimden” biridir… {*}{*}{*} Olur iş değil! Bakarlar ki bir gün; Bilâl mescitte oynuyor! Hazret-i Ömer yaklaşarak yanına; -Yâ Bilâl! Ne yapıyorsun böyle? Hiç mescitte oynanır mı? Fakat Bilal-i […]

2 mins read

İkinci Lâle Devri [20 Nisan 2008 Pazar]

İki sene önce yine nisan ayında şunları yazmıştım: Bizler, eskiden azıcık bakımlı bir çevre ve açmış lâleler görebilmek için nisanla birlikte Lâle Bahçesi’ne giderdik. Emirgân, Boğaz’ın karşı yakasında, tam bizim hizamızdaydı. Lâle Bahçesi de o semtteydi. Birbirini sevenler günler öncesinden sözleşir, orada buluşur, lâle karıklarının arasındaki patikalarda yan yana yürürlerdi… Veya bunlar sadece titrek sesli […]

2 mins read