“Çağlar Network 1 yaşında” pastası

Düşmanımız yok, şükürler olsun, fakat rakibimiz çok… Dünümüz bile yarınımıza rakip ki; zaten kendimizi geçmeyeceksek kimi geçebiliriz, öyle değil mi? Rekabet ise makul ölçülerde kaliteyi arttırır. Yunus Çağlar beyin bayıldığım sözlerinden biridir: "Ya rakiplerimiz kendilerine çeki düzen verecekler veya bu diyarı terkedecekler!.." {*}{*}{*} Çağlar Network, henüz bir yaşına bastı. Fakat bu bir yılda ülkemizin en […]

1 min read

Seyir Defteri 11 Şubat 2011 (Kitaplarımız Çağlar Network kataloğunda)

Çağlar Network’ün Yenibosna’daki merkezindeyiz… Bu büyük network marketing işini başlatan… İnternet üzerinden (%25’e kadar indirimli ve %46’ya kadar geri dönüşümlü) alışveriş sistemini başlatan Yunus Çağlar beyin odasındayız. Onda da, bizde de sevinç var. Çünkü kitaplarımız (mevcut olanlar) kataloğa girmiş. Çağlar Network sitesinin Kültür Yayınları reyonuna konmuş… Devamını ise zaten fotoğraflar anlatıyor:   . Ve mini […]

1 min read

Seyir Defteri – 20 Ocak 2011 (İhlas Kolej’de sanat buluşması)

İhlas Kolej o kadar büyük ve özel ki… Kültür, sanat, spor, bilim, araştırma ve hemen her konudaki başarıları parmakla gösterilen eğitim kurumlarından biri. 500 kişilik konferans salonu bile şu koca ülkemizin şehirlerinin yarısında, ancak hayaldir… Çünkü, paran olsa bile her şey yapılamıyor. Önce düşünce olacak, sonra yatırım yapılacak, sonra da o eser onu hakkıyla işletebilecek […]

2 mins read

Seyir Defteri – 03 Aralık 2010 (Gürbüz Azak gecesi)

Gürbüz Azak gecesi Gürbüz Azak; çoğumuza tarihi sevdiren, resmi sevdiren, yazıyı, şiiri ve beyefendiliği sevdiren insanlardan biridir. Onun çoktan hakettiği bir gece idi hep birlikte yaşadığımız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür  A.Ş. hakikatten saygı duyulması ve teşekkür edilmesi gereken hizmetlerin içindedir. "Bu milletin sanatına, edebiyatına, kültürüne katkı sağlamış insanları hayatlarında iken de hatırlayalım, onlara teşekkür edelim, […]

1 min read

Seyir Defteri – Aralık 2010 (NewYork’ta kaç minare!..)

Filmden çıktım, "nasıldı" diye soruyorlar… Hangi açıdan nasıldı?.. Şimdi misal lokantadan çıkmışsın; "yemek nasıldı" diyorlar… Evet lezzetli olabilir yemek, rengi iyi olabilir, sıcak veya soğuk olabilir, sunumu düzgün, tabağı, kaşığı kaliteli olabilir ama bir önemli nokta daha var ki; bunu sormak kimsenin aklına gelmiyor mu acaba: "Yutabildin mi?.. Boğazından geçti mi?.. Canına can, kanına kan kattı […]

5 mins read

Seyir Defteri – 11 Kasım 2010 (Bağcılar’daki Organ Nakli Karikatür Sergisi)

Organ nakli gibi böylesine ciddi ve hayati bir konu ile karikatürün bağlantısını ben de çok merak ediyorum, biraz sonra sergiyi gezeceğim, demişti kürsüde konuşan hekimlerden bir tanesi… Sen karikatüristlerin eline kalemi kağıdı ver, önlerini de aç ve gerisine karışma. Gülerler güldürürler ama bu sırada da dikkatleri "konunun" üzerine çekerler!.. İşte, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde […]

3 mins read

Seyir Defteri – Kasım 2010 (Geleceğe köprü kurmak!..)

  Kurban Bayramı yaklaştıkça herkesi bir tatlı telaş sarıyor… Birincisi "kurban ibadetini yapma" heyecanı… İkincisi de "ibadeti doğru yani usulüne uygun yapmak" tedirginliği. Herkes bilir ki, ibadet sadece para vermek veya her hangi bir şeyi yaptırmak, ya da ben böyle yaptım kabul olsun işte, demek değil… İbadet; emredileni, emredildiği gibi yapmak, demek! ….. Herkes kurbanlığını […]

5 mins read

Seyir Defteri – (Şah & Sultan Romanı üzerine)

Şah&Sultan Romanı üzerine Ger derse Fuzuli ki güzellerde vefa var Aldanma ki şair sözü elbette yalandır Son yılların popüler edebiyat ve romancısı Prof. Dr. İskender Pala Bey’in tarihi bir romanı daha okurları ile buluştu. Romanın ana kahramanlarının Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail ve Taçlı Hatun oluşu ise muhakkak ki esere olan ilgi ve alakayı kat […]

22 mins read

Seyir Defteri – 26 Ekim 2010 (muAmmEr)

Yirmialtı Ekim’den 8-10 ay sonra… Paşabahçe’de, pazar sokağının sonundan yukarı sapınca, galiba "Foto Işık" stüdyosunda… Tahta bir sandalye üstünde ve muhtemelen "Muammeeer" sesleri çıkaranlara bakarken! {*}{*}{*} 1997’de basılmış olan "Bul Beni" isimli ilk kitabımızın arka kapağı… Ve teşekkürler herkese, hepinize… Bir yirmialtı Ekim günü daha birlikte olduğumuz için, beni yalnız bırakmadığınız için 🙂 .  

1 min read

Seyir Defteri – 15 Ekim 2010 (Metin Aydınoğlu’ndan futbolumuz üstüne)

İzmir bölgesi eski millî hakemlerimizden Metin Aydınoğlu arkadaşımdır. Yazılarımızı göndeririz birbirimize, gerektiği zaman bunların üzerinde konuşuruz. Bugün, onun son gönderdiği yazısını hem sitemize ekliyorum ve hem de mail grubumuza gönderiyorum. Futbolumuzun içinde bulunduğu durumu ne kadar açık ve net olarak anlatmış. ….. Tebrik ediyorum dostum, yüreğin dert görmesin… Ve aynen yayınlıyorum satırlarını: {*}{*}{*} Kapansın el […]

3 mins read

Seyir Defteri – 5 Ekim 2010 (Sempozyumdan “ekstra” kareler)

Yakama bakarak; "Türk müsün" diye sordu. Başımı salladım. O zaman: "Benim çektiğim fotoğrafların rengi istediğim gibi olmuyor, şu makineye bakar mısın?" Dedi. Baktım ama pek anlamadım. Üç tane zenci ile birlikte oturuyorlardı, ahbap olmuşlardı belli. Birlikte görüntü almak istiyorlardı ama istedikleri olmuyordu. Ben çekerim, sizlere gönderirim, dedim. Zaten web sitemde yayınlayacağım bir kısmını… Adresimi yazmak üzere kağıdı ve […]

4 mins read

Seyir Defteri – 5 Ekim 2010 (Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu)

5 Ekim 2010 Salı günü, bir zamanlar Zafer Dergisi ve ajansında birlikte çalıştığımız Enver Yorulmaz ağabeyimle Yeşilköy’e doğru yola çıktık. Önce Yenibosna’daki Çağlarnetwork merkezine uğrayıp bir kaç alışveriş yaptık, sonra  da Yeşilköy’e geldik… Günlerdir gitmek için fırsat kolladığımız sepozyum WOW Otel’de yapılmaktaydı. Peşinen, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nı tebrik etmek lazım, çünkü başarılan gerçekten büyük bir […]

1 min read

Seyir Defteri – (Beykoz’u yudumlamak…)

Yenibosna’daki "Sinerjik Liderler Toplantısı"ndan (bilgi ve fotoğrafları network/kareler bölümünde) çıktık. Kurt gibi acıkmıştık, karnımızı doyuracak bir yer bulmalıydık. Yemek için en güzel yerlerden birisi, elbette Beykoz sahillerinde olabilirdi ancak 🙂 Paşabahçe’ye varmadan, Burunbahçe’de sahile indik. Çünkü "Beylok" işte orada… Muhteşem bir yer… Eski Burunbahçe plajının hemen ilerisi… Deniz balık kaynıyor… Kefaller çocukların attığı ekmek parçalarını kapışırken, karabataklar da balıkları yutmak […]

1 min read

Seyir Defteri – 03 Ekim 2010 (Babıali bugün Şen idi…)

Babıali Şenlikleri’nin üçüncüsü gerçekleştirildi ya bu sene. Bizim günümüz de bu gün, son gün, yani 3 Ekim Pazar idi… Üçüncü sene de aynı yerde idi gazetemizin standı, hemen tramvay durağının yanında, Babıali Şenlikleri için ayrılan alanın en güzel yerinde. Başka bir yer vermeye çalışmışlar önce, ama genel yayın müdürümüz Nuh Albayrak; "Orayı vermezseniz katılmıyoruz" diye […]

4 mins read

Seyir Defteri – Eylül 2010 (İmam televizyon efendi!..)

Böyle bir başlık atmak ne kadar doğru olur… Bu mecazi cümleyi kurmak uygun mudur… "İmam televizyon efendi(!)" demek caiz midir… Zülf-ü yâre dokunur mu… Şahsına hakaret sanan olur mu, bilemiyorum… Bunları bilemiyorum ama bildiğim ise şudur: Bu iki fotoğrafı çekeli bir hafta olmadı… Kendi cep telefonumla çektim… Görünen insanlardan hiç birini tanımıyorum ve yüzlerini göstermemeye […]

1 min read

Seyir Defteri – 17 Eylül 2010 (Menderes’i bugün asmışlar…)

Bugün 17 Eylül… Kim bilir kaçıncı 17 Eylül ama bu günkü, sadece; 17 Eylül’lerin 2010 yılında geleni… Bugün 17 Eylül… Ben dünyada değildim o tarihte, bilmiyorum ama öğrendim; Menderes’i bugün asmışlar! Neden asılmış?  Bilmiyorum! Bu ülkenin başbakanı ve çalışma arkadaşları neden asılmış, ben bugün hala bilmiyorum!.. ….. Bilen var mı gerçekten?

1 min read

Seyir Defteri – 17 Ağustos 2010 (Marmara üzerinde yüzen hatıralar…)

  Marmara Denizi’ne bakıyorum. Hava sıcak. Hava nemli. Havada garip bir hüzün kokusu… Dalgalar yavru kedilerin dilleri gibi, minik uzanışlarla sahili yalıyor. Martılar süzüm süzüm havada, sanki her biri bir başka hayal aleminde kayıyor. Gölgede oturmuşum ve Marmara’ya bakıyorum; uzaklar sisliii ve sisler tuzaklı!.. {*}{*}{*} Onbir yıl sonraki zamanları göreceğime, onbir yıl sonra da hala […]

2 mins read

Seyir Defteri – 17 Temmuz 2010 (Güzelce’de güzeelce…)

Güzelce’de güzelce takdir edilmek idi sanırım bunun ismi… Mutlu insanlar; başarmış olmanın mutluluğunun üstüne bir de takdir edilmenin mutluluğunu eklediler. Hem de Güzelşehir’de… {*}{*}{*} Yazı ve fotoğraflar var, ama burada sadece bu kadar. Devamını ise sitemizin "NETWORK" kısmındaki "KARELER" bölümünde bulacaksınız. Çünkü konu Çağlar Network ile ilgili… . Çağlar Network kurucusu ve genel müdürü Yunus Çağlar bey […]

1 min read