Bizler; Yankılı kayalar gibiyiz! Bak, nasıl ses verdik, sen ordan seslenince… {*} …..YÜZONSEKİZ Sen bana, ve ben de sana; Ya parlayan güneş, veya patlamış bir fırtınayız!.. Sen benden ve ben…
  %10 Müşteri Temsilcisi   Haziran 2010, İstanbul, Ev hanımı   Üst sırası: Kadir Çetin
{tv} İLYAS ÇAYLI EKRANDA Sitemiz müdavimlerinden İlyas Çaylı, 11 Kasım 2009 (bugün) ekranda olacak. Saat 20.00-20.45 arası Yeni Asır Tv’de yayınlanacak olan "Tarımın Sesi" proğramının canlı yayın konuğu olan İlyas Çaylı…
Ben… Bir zamanlar… Seni görürdüm gözlerimde… Ben… Bir zamanlar, severdim aynaları… Su içen bir ceylan gibi yüzüme sokulup, bakardım kendi gözlerime… Sen, benim gözlerimden; bana bakardın!..  {*} Ben, bir zamanlar…

Bir arpacık ve bir sivilce [06 Aralık 2007 Perşembe]

(Kendime anlattığım meseller…) Misal ki; gözümde bir arpacık çıktı… Sanki sürekli gözüme bir şeyler batıyor ve nereye baksam tad alamıyordum… Bir çare bulmak lazımdı, ama ne?.. Bu aralar hep ayna karşısında buluyordum kendimi; belerte belerte gözümün durumunu inceliyordum… Kiminle konuşsam; aklım, göz kapağımın kenarındaki arpacıkta oluyordu. Sürekli onun gözüme dokunduğunu hissediyor, büyümekte mi yoksa küçülmekte […]

4 mins read

Siyah hırkalı çocuk [02 Aralık 2007 Pazar]

Abdülbaki Yavuz ismini not edin… Henüz tanımadığınız bu isim, daha çook köşe yazılarına konu olacak zaman içinde… Zaman, yeni isimleri bekler hep ve yeni isimler zamanı şekillendirir! Doğru olan da, güzel olan da budur… {*} Taksim’de, The Marmara Oteli’nin çatı katı. Şehir aşağılarda ışıldıyor ve yarışmacıların yürekleri kokteyl sırasında heyecanla çarpıyor… Sahnenin kenarında ise, az […]

3 mins read

Peygamber aşkı [30 Kasım 2007 Cuma]

Bir kitabı okuduğun zaman dolu dolu oluyorsa için… Ve kitabın içinde yüreğin sızlıyorsa, gözlerin yaşarıyorsa bazen, söylemelisin!.. Geçen gün de bahsetmiştim “Osmanlı’nın Peygamber Aşkı” kitabından. Tahsin Yıldırım ve Mehmet Kuzu imzasıyla çıkmış, Nesil basmış… Osmanlı’nın, özellikle de Padişahların Peygamber sevgisinin açığa çıktığı örnekleri toplamış bu kitap… Ben de bir iki kısmını aktarıyorum… {*} Yavuz Sultan […]

3 mins read

“Zahmet buyurdunuz ya Resulallah!..” [29 Kasım 2007 Perşembe]

Gelibolu kara savaşlarının başladığı ilk günlerde yarımadanın güneyinde ileri hatlarda bulunan 26. Alayın taburları, kendilerinden dokuz misli kalabalık düşman askerine karşı kahramanca mücadele ediyorlardı. 27 Nisan’da Morto Koyu civarından Fransız birlikleri Kerevizdere’ye doğru taarruza geçmişlerdi. Buradaki birliklerimize acil takviye gerekiyordu. Takviye birliklerden 5. Tümene bağlı 17. Piyade Alayı, deniz yoluyla Kilya’ya gelmişti. Yarbay Hasan Bey […]

3 mins read

Ahmed Han’ın başının tacı [25 Kasım 2007 Pazar]

“Nola tâcım gibi başımda getürsem dâim Kadem-i resmini ol Hazret-i şâh-ı Resûlün Gülü gülzâr-ı muhabbet o kadem sahibidir Ahmedâ durma yüzün sür kademine o gülün.” ….. Osmanlı Padişahları, küçük yaşlarından itibaren Peygamber sevgisinin zirvesine ulaşabilecek şekilde eğitiliyordu… Şehzadelere; Peygamber Efendimizin mübarek ayaklarına giydiği Na’leyn-i Saadet’in, yani o mübarek ayakların giydiği nalınların sembolik şeklinin işlenmiş olduğu […]

3 mins read

Topuz’un babası [23 Kasım 2007 Cuma]

(İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü ve Kültür A.Ş. “Yaşayanlara Saygı” programı çerçevesinde, “Sevimli Çizgilerin Sevecen Babası: Vehip Sinan” konulu bir açık oturum düzenledi… Bütün kalbimizle tebrik ediyor, devamını diliyoruz…) Şu an Türkiye’mizin bütün yöneticileri ve vatandaşlarının neredeyse tamamı gördü onun çizgilerini; güldü veya düşündü… Fakat hiç utanmadı! Ben bunu nasıl eve götüreceğim, çocuklarımın önüne nasıl […]

4 mins read

Bu beden, bu sıkleti çekmez. Öyleyse safralardan kurtulacaksın! [22 Kasım 2007 Perşembe]

İnsanoğlu, sanki bir balonun içinde halk ediliyor; Fakat, ağzı kendi ağzında olan bir balonun… {*} Büyüyorsun; balonun da büyüyor! Ne kadar güçlüyse nefesin ve ne kadar inat doluysa için, o kadar hırsla üflüyorsun ki balona; Biraz daha irileşsin diye çevrendeki dünya! {*} Dünya ki bu açıdan baktığın zaman, ne kadar gülünç! Sen varsın, ve sen […]

2 mins read

Vehip Sinan [18 Kasım 2007 Pazar]

Zamanın birinde bir televizyon kanalında Hasan Kaçan program yapıyor… Programın konusu Vehip Sinan. “İyi de kim bilir, kim anlatır büyük ustayı”, diye kafa yoruyor. Hemi yazıp hemi de çizenlerden Demirhan Kadıoğlu’nu buluyor. Demirhan da düşünüp taşınıyor; “İyi de ben tek başıma ne anlatabilirim, Vehip Usta’yı anlatacak onunla birlikte çalışmış biri lazım, bari Muammer’i bulayım” diyor. […]

4 mins read

Pansuman! [07 Mart 2008 Cuma]

Kelimeler, göze değer. Ama içindeki manalar; en gizli, en ince, en ulaşılmaz yerine tesir eder insanın… En dokunulmazına ulaşmış biri, işte bu yüzden sanki en yakının olur, onu hiç görmesen bile… Onu, bunun için seversin… Yine bunun için, söyleyen de sever; sözünü verdiği, yani kendinden manalar akıttığı kişiyi… Sanki bir annenin, sütünü verdiği yavrusu gibi! […]

2 mins read

Gözlerimde yer yoktu! [09 Haziran 1999 Çarşamba]

Gözlerimde yer yoktu! Senden başka sen yok ki… {*} {*} {*} Biliyorum bunu Ve biliyorum, yıllardır beni gözlediğini; tuzlu suyun ardından bakan bir yosun gibi… Biliyorum; bildiklerimi “bilmediğimi” zannettiğini! {*} {*} {*} Senden başka da sen yok ki! Ama, yine de her zaman birşeyler var gülümsemeye değen… Değil mi? Sadece, “görmeyi seçmek” zor geliyor bize […]

4 mins read

Kayıp haklar [08 Haziran 1999 Salı]

  Kayıp haklar   Sızılarımız; bize bir zamanlar, “kendi hakkımızın, bir başkasının hakkının başladığı yerde bittiğini” öğretmiş olmalarından… Sızılarımız; bir zamanlar, “aynen bizim haklarımıza sahip başka insanların da var olduğunu” öğrenmiş olmamızdan. Ve sızılarımız; öğretilmiş olanları herkesin “öğrenememiş” olmasından!.. {*}{*}{*} Öğrettiler öğrendik, söylediler dinledik: İnsanların hakları vardı ve en mühim hakkı da insanların; “yaşama haklarıydı.” […]

6 mins read

Bendeki “şans” [07 Haziran 1999 Pazartesi]

Bendeki “şans” Bendeki şans kimsede olmaz… Ciddi söylüyorum. Birincisi; her gün yazarak, sesimi her gün sizlere (duyurulacak ne sesim var onu da anlamadım ya bugüne kadar) duyurma şansına sahibim… İkincisi; elinizde tuttuğunuz (ve gerçekten çok sevdiğim) Türkiye Gazetesi’nde yazma şansına sahibim… Üçüncüsü; belki de en mühimi, madalyonun arka yüzü! Çevirin, bakın… Hadi! Gördünüz mü?.. Paranın […]

5 mins read

Yemyeşil bir yazı [05 Haziran 1999 Cumartesi]

  Yemyeşil bir yazı   Bugün yemyeşil bir yazı yazacağım size… Ve kıpkırımızı! {*}{*}{*} Bugün yeşilden bahsedeceğim size… Bir de kırmızıdan. Bugün sadece yeşil olacak yazımda, bir de kırmızı… Bugün belki korkacak yeşil, belki utanacak kırmızı… Bugün, belki gözyaşı dökecek bütün renkler. Belki bütün renklerin rengi kaçacak! {*}{*}{*} Bugün… Bugün yemyeşil bir yazı yazacağım size… […]

7 mins read

Bozkırın taşları ve Üstün hoca [16 Kasım 2007 Cuma]

(Dün çıkan ilk kısımda, Bilge Kağan’ı ve Göktürk kitabelerini anlatmıştık.) Devletin tv kanalında bir program var: Küçük Şeyler. Yapımcı ve sunucusu; psikolojik danışma ve rehberlik uzmanı Üstün Dökmen. Kendisinin ve çalıştığı yayınevlerinin kitaplarını satın almak ve okumak bir yana, pek çoğunu da tavsiye ettim hatta sattım… Prof. Dökmen 1954 İstanbul doğumludur ama garip bir aksanla […]

4 mins read

Bilge Kağan ve kitabesi [15 Kasım 2007 Perşembe]

Bilge Kağan… 683 veya 684 yılında doğmuş ve 25 Kasım 734’te ölmüş Türk kağanı. Babası Göktürk Devleti’ni yeniden kuran İlteriş Kutlug Kağan, annesi İlbilge Hatun. 8 yaşında babasını yitiren Bilge Kağan, 24 yıl boyunca Göktürk Devleti kağanlığı yapan amcası Kapağan Kağan’ın elinde büyüdü. Amcası öldüğünde yerine geçen oğlu İnal’ı devirerek 32 yaşında 716 yılında Göktürk […]

4 mins read

“Seyyah-ı fakir Muammer Çelebi” Terk edilmiş şehir: Eski Gördes [11 Kasım 2007 Pazar]

Balıkesir-Manisa arasındaki Akhisar’ın kuzeyinden, doğuya bir yol sapar. Bunu takip ederek dağa çıkar, çam ormanları arasından döne kıvrıla geçer, 50 km sonra Gördes’e varırsınız… Fakat bu gördüğünüz, sizin aradığınız yer değildir… Çünkü tarihlere geçmiş olan Gördes; üzerinde bu kasabanın kurulu bulunduğu Kepez (Tekke) Dağı’nın doğu yamaçlarında kalıntıları bulunan (Eskişeer) yani Eski Gördes’tir… {*} Gördes adının; […]

3 mins read

Tribünlerde âyin! [09 Kasım 2007 Cuma]

Bir iş ne kadar kötü ise insanların arasında yayılması da o kadar hızlı oluyor! (İşte bu lafın ardından size bir futbol hikâyesi anlatacağım ki, hem yazıda ve hem de zihinlerde kalsın diye…) ….. Milli maçları izlemekten hoşlanıyorum. Hele ki rakip bir İngiliz takımıysa, bu iş hoşlanmanın ötesine geçiyor ve kızıyor, seviniyorum! Tarih; 24 Ekim 2007 […]

4 mins read

Tembihler [08 Kasım 2007 Perşembe]

BİR Misal ki; mahallenizin insanları bir araya toplanmışlar. Ya senin bulunduğun yere gelmişler veya sen onların yanına gitmişsin… Sende ise, zaten eskiden beri senin olan hazineler var; sana has ve şu sesin kadar sana özel… Tamamen iyi niyetle ve kendi saflığınla; o hazineni getirsen ve insanların ortasına koyup açsan, yani herkese göstersen… Bunun nasıl bir […]

2 mins read

Kitaplar [04 Kasım 2007 Pazar]

Uzun zamandır bahsedemediğim için masamdaki kitaplar yükseldi… Sözü uzatmadan ve araya kendi yorumlarımı katmadan, bana ulaşan son kitaplar hakkında birkaç satır söz edeyim… KAYIP VATAN GİRİT: Toprak kaybetmeye başlayan Osmanlı’nın şefkatli ve merhametli ellerinde 250 yıl adaletle yönetilmiş olan bu vatan parçasının, Girit adasının elden çıkması… 144 sayfalık bu tarihi romanın yazarı Hüseyin Ünal… Nesil […]

3 mins read

Lütfen farkedin insanları [04 Haziran 1999 Cuma]

  Bir, birbuçuk ay kadar önce telefonla tanıştık onunla… Yüreği sevgi doluydu, yüreği öğrencileri için çarpıyordu. Bana okulunu ve öğrencilerini anlattı ve sevdirdi Ayşe Yüksel öğretmen… Hep tavsiye ederim ya; “İlgilenin insanlarla… Dinleyin onları, yüreğinizi açın, gözlerinin içine bakın, tebessüm edin… Bir telefon edin, faks çekin, mektup yazın bir tane… Biribirinize gökkuşağı fırlatın!.. Görün o […]

8 mins read