kişisel gelişim
Sahibini arayan köle (!) [28 Mart 2001 Çarşamba]
Sahibini arayan köle (!) Ahhh; Genzimde yangınlaar!.. ….. Gözpınarlarımdan başka, bütüüün pınarlar kurumuş!.. ….. İçimde, yıldırımlar! {*} Ahhh Adını sayıkladığım şehir!.. {*} Ben uzaklarda, ben sıcaklarda, ben henüz çiğnenmemiş sokaklarda iz sürüp; Sahibini arayan köleyim… {*} Ahhh; Edilmemiş “ah”larım!.. Ateşten kurşunlar gibisiniz, içime girip çıkan; Petek ve arılar gibi! Ben mi?.. Ben en koca kafalı […]
Üç güzel pencere! [22 Mart 2001 Perşembe]
İnsanların en fazla nefret ettiği şeylerden birinin; kendilerine verilen “ödevi” yapmak olduğunu biliyorsunuzdur elbette… Umarım böyle algılamamışsınızdır, dün size “düşünmeniz için” söylediğim üç konuyu… Onlar, şunlardı, değil mi? “Bu günden önce sizi mutlu etmiş olan şeyleri… Bu gün sizin kendinizi mutlu hissetmenize sebep olan şeyleri… Bu günden sonra, gerçekleştiğinde mutlu olacağınız şeyleri düşünün.” Düşünmüşsünüzdür elbette. […]
Kayseri nerede? [21 Mart 2001 Çarşamba]
(Birbiriyle bağlantılı üç konudan birincisi) Ben yeni farkettim Kayseri’nin nerede olduğunu, biliyor musunuz?.. Ve Kayserili “uyanıklığının” ise, taa Kayseri’yi ilk kuranlardan geldiğini anladım… Kayseri nerde, siz de öğrenmek istiyor musunuz?.. {*} Türkiye’yi tutun iki ucundan ve bir mendil gibi ikiye katlayın. Şöyle yukarıdan aşağı bir çizgi belirdi mi? Güzel!.. Şimdiyse demin tutmadığınız iki kenarından tutarak […]
Güç; güçtür! [20 Mart 2001 Salı]
Güç; güçtür! Güç; güçtür!.. İlginç olanı, hem kudreti hem de acziyeti anlatıyorki bu ifade; “güç” kelimesine bu orijinalliği ve ibretli güzelliği de işte bu zıtlık veriyor… {*} Güç; güçtür!.. Çünkü kuvveti, iradeyi ve idareyi elinde tutmak zordur, büyük bir güçlüktür… ….. Güç; güçtür… Çünkü hayatı bir güçlük yeri ve sıkıntılar arenası olarak kabul eder bazıları. […]
Bir oğlak, bir çocuk, bir adam ve madalya… [15 Mart 2001 Perşembe]
O kapkara ve şıkır şıkır oğlak, dayımın gözüne bakar, sözünü dinlerdi. “Öl Mıkı!” derdi dayım; Mıkı, atardı kendini yere… {*} Dayımın yüzünü bile hatırlamıyorum… Ama Mıkı’nın hiç düşünmeden, tereddüt etmeden “küt” diye yan üstü kendini yere vuruşu… Parlak ve simsiyah tüylerinin kıpır kıpır oluşu gözümün önünde beliriyor… “Kalk Mıkı” derdi ardından dayım… Mıkı kalkardı… Elden […]
Akıl, boza ve saire… [22 Şubat 2001 Perşembe]
Akıl, boza ve saire… Biliyor musunuz, ben eskiden de akıllıydım. {*} Eski deyince “şimdi”den söz açmak gerekti değil mi?.. Şimdi, evet şimdi bu yaşıma rağmen yüzde yüz orijinalim!.. İnanın dişlerim bile porselen değil. Hatta sona kalan şu 4 tane dişim de çıkabilse (birkaç dolguyu saymazsanız) 32’si birden “tamam” olacak… {*} (Yedi yıla yaklaştı bu köşe […]
Büyüyorsun, büyüyorum; büyüyoruz! [21 Şubat 2001 Çarşamba]
….. Ya büyümeye uğraşmasaydık böyle kan-ter içinde… Ya konuşmaya uğraşmasaydım seninle, ya mektuplar yazmaya çalışmasaydım sana… Ve sen; ya okumaya, dinlemeye ve anlamaya savaşmasaydın!.. Yani, ya olmasaydın… Ya olmasaydın! ….. Farkında mısın, bilmiyorum… Peki, ben farkında mıyım? Onu da bilmiyorum! ….. Ama bilmemiz gereken bir şey var ki, o da şu; Büyüyorsun!.. {*} Büyümen demek, […]
Orijinalimizi düzeltmek!.. [16 Şubat 2001 Cuma]
Benden daha aptal biri olabilir mi ki; daha düne kadar, beni kopyalayanlarda “bendeki kusurların bile” olmamasını istiyordum… ….. Fotokopi makinesine girecektim… Benden kopyalar alınacaktı… Nasıl olacaktı bilmiyorum ama; bir şekilde, bütün hatalarım örtülecek, kusurlarım kapanacak ve benden çekilmiş olan kopyalar “mükemmel” olacaktı!.. Ah, böyle olsaydı hiçbir sıkıntım kalmayacaktı ve benim “temizlenmeye, düzeltilmeye” ihtiyacım olmayacaktı!.. İyi […]
Sınıf!.. [07 Şubat 2001 Çarşamba]
Sınıf!.. Hangi dersin öğretmeniydi, sormayın. Adını da söylemeyeyim… O sene girdiği derslerde diğer anlattıklarının hiç ama hiçbirini hatırlamıyorum. Ama o çok mühim bir öğretmen hâlâ benim için.. İsmini söylemeyeyim. Hatta girdiği dersi de söylemeyeyim ki düşünceniz sıkışmasın bir ders ismine… Fizik, kimya, matematik gibi herhangi bir kelimeye takılıp kalmayın; geniş düşünün, geniş… O zaman daha […]
Biraz denize ve biraz kitaba dair… [25 Ocak 2001 Perşembe]
Biraz denize ve biraz kitaba dair… Ağaçlar köksüz… İnsanlar kitapsız kalırsa, büyüyemiyor; Filiz çıkaramıyor, dal büyütemiyor, yaprak veremiyor, çiçek açamıyor, meyve sunamıyor… {*} İnsanlar köksüz… Ağaçlar bile kitapsız kaldığı zaman; Boşlukta bir yer işgal edemiyor!.. ….. Yani; boşluğa "dahil" oluyorlar!.. {*} Bu yazının konusu "boşluğa dair" değil… "Yokluğa ve hiçliğe" dair de değil… "Dahle dair" […]
Tebük Seferi [09 Ocak 2001 Salı]
Bir söz vardır ya, hani; “Kısrak iki iniler, bir küheylan doğurur… Tavuk ise bir küçücük yumurta yapar, mahalleyi ayağa kaldırır!..” derler. Hah, işte bizimki de aynen o hesap!.. ….. Bir kitap aldık, her biriniz duydunuz… Okumaya başladık, hepiniz biliyorsunuz… Artık hangi gün kaçıncı sayfalarda olduğumu falan da tahmin edebiliyor pek çoğunuz!.. Bir de zaten dünden […]
“Arşın”ları getirin(!) [08 Ocak 2001 Pazartesi]
……….. MÜJDEE!.. Bugün, beni zaman zaman anlaşılmaz bulanlar için çok özel bir yazı yazdım… Bugün, şöyle ortalama bir zekâya sahip olan herkes anlayabilecektir beni ve anlamalı da zaten… Ayrıca; eğer bu yazımı okur da, düşüncelerime katılırsanız, (hemen şu an) yanınızdaki kişiyle de bunu paylaşabilirsiniz, değil mi?. ………. Kahvehane köşelerinde atıp tutmak iş değil ki!.. Fedakâr […]
Şu anda biri BENİMLE gurur duyuyor [23 Ekim 2000 Pazartesi]
Yukardaki, yani başlıktaki cümlenin “SENİN AĞZINDAN” yazıldığını farkedebiliyor musun?.. ….. “Şu an biri benimle gurur duyuyor” cümlesini KENDİ DÜŞÜNCE SESİN varsay… “Şu anda birisi seninle gurur duyuyor” dediğimde, sen de; “Şu an birisi BENİMLE gurur duyuyor” diyebil… ….. Hadi; De artık!.. Diyelim, DİYEBİLELİM bunları. ….. Güzel cümleleri sahiplenmek bizim de hakkımız değil mi?.. Ve bu […]
