Seyir Defteri – 8 Kasım 2008 (cEMriye)
cEMriye (Peşin peşin söylemekte fayda var: Bu yazıda ufak ufak uydurabilirim, kimse kusura bakmasın… Hani "yalandan kim ölmüş" diye başlayan cümleler kurmak için zorlanmayasınız, diye söylüyorum bunu da!..) …………… Trafiğe takılınca "nikah kaçacak" diye düşünmeye başlamıştım, ama yanılmışım… Mahallemin son delikanlısı, diye anons ettiğim Cem'in resimlerini çekemeseydim hakikatten üzülecektim… Nikah salonunda fotoğraf […]
Seyir Defteri – 6 Kasım 2008 (Küçüksu buluşması)
Küçüksu'daki buluşma (Şamil'ler, Fahriye ablalar ve Eren'ler…) Hepsi aynı güne denk geldi… ….. 6 Kasım Perşembe, öğleden sonra arayan Fahriye ablaydı… "Paşabahçe'den geçince seni hatırladım. İstanbul'da mısın?" Dedi. "Evet, dedim. Geçenlerde Antalya'da evlenen Şamil ve Neslihan vardı ya, İstanbul'dalarmış… Ben karşıya geçmemiştim, onlar bu tarafa geliyorlar… Senin ne kadar vaktin var?" Dedim. "Seni görünceye kadar" dedi… "Öyleyse […]
Seyir Defteri – 7 Kasım 2008 (Yapışmak)
Yapışmak! Keneler bile insanı bırakıp domuza tırmanmaz ve ondan düşüp koyuna, onu terk edip köpeğe, deveye, beygire yapışmaz! Bit kadardın; cüssem cesametine varıncaya kadar sırtımda taşıdım seni! Sıksalar, içinden ben çıkarım sandım ve senin her dişinin, birer dişi sivrisinek gibi başkalarını emme hevesini görmek istemedim; vahhh bana!.. {*}{*}{*} Şimdi […]
Seyir Defteri – 4 Kasım 2008 (Mustafa)
Mustafa Tekrar izleyeceğim. Satışa çıktığında dvd’sini de alırım. Yorum yapmayacağım, ama “Mustafa” hakkında şunu söylemesem olmaz: Bu film bir dönüm noktasıdır! Hem de sinema değil, komple yakın tarihimize bakışımız açısından… Film, cumhuriyetimizin 85. yılında vizyona girdi. İlk gösterimden çıkanların suratlarına bakınca iyice merak ettim filmi. Kimdi […]
Eskişehir’li Ayşe hala :)))
{bebek} BEBEK GELDİ HOŞ GELDİ:) 3 Kasım 2008 Pazartesi günü, Eskişehir'den Ayşe Çelik "HALA" oldu… {*}{*}{*} Bebeğin ismi MUSTAFA SELİM Henüz bir günlük… Sevgi ile, şefkat ve dua ile büyüyecek inşallah… {*}{*}{*} Hazret-i Mevla kötülükle karşılaştırmasın inşallah. Anne babasına ve onu sevenlere güzellikler yağdırsın. 🙂
Halil Aga’mızın başı sağ olsun
{vefat} Halil Delice babasını kaybetti Gazetemizdeki güreş romanlarını yazan, TGRT FM'de yaptığı güzel programlarında "Halil Aga" olarak tanınan… Bizlerin sevdiği ve bizleri seven… BKY'de basılan "Koca Yusuf", "Kara Ahmet!", "Görmedin mi Aliş'imi Tuna boyunda" romanlarının yazarı… Bizlerin sevdiği ve bizleri seven gönül insanı, sevgili Halil Delice abimizin babası RACEP DELİCE 85 yaşında Edirne'de vefat etti… Cenazesi (3 […]
Mahallemin son delikanlısı…
{dugun} CEM DE GİTTİ KIZLAR, VAH VAAH ! Çocukluğumun geçtiği apartmanın bebeği… 5 veya 6. sınıfa gittiğim sene doğmuştu Cem. Sıska ve kıvırcık Elif'in aksine bembeyaz ve mavi gözlüydü… Dün akşam telefon etti ve tarihini söyledi nikahının… Mine ablamız kaynana oluyor ama (rahmetli) Hikmet abimiz göremedi gelinini… {*}{*}{*} Gelin hanımın ismi Emriye Düzgit… Canım kardeşim Cem Gür ile […]
“Aşkın Efendisine” imzası
{ımza} RAGIP ABİNİN İMZA GÜNÜ Kıymetli Ragıp Karadayı abimizin kaleminden çıkmış olan "AŞKIN EFENDİSİNE" kitabının imza günü… {*}{*}{*} Ragıp Karadayı "Aşkın Efendisine" isimli ve Mevld-i Şerîfi yazan Süleyman Çelebi'yi anlatan romanını, Beylikdüzü Tüyap Kitap Fuarı'ndaki BKY (Babıali Kültür Yayıncılık) standında imzalıyor. Tarih: 2 Kasım 2008 Saat:14.00'den itibaren… {*}{*}{*} Kitapseverler davetlidir…
Seyir Defteri – 31 Ekim 2008 (Bir saat)
Bir saat Birini düşün ki işi yok, mesleği yok; geliri, malı, evi ve eşyası yok. Sokakta kalsa gidecek yeri, sığınacak kapısı yok… Fakat biri var ki onu seviyor; koruyor, kolluyor. Onun için de çalışıyor; kendi kazancından ilk payı ona ayırıyor. Kendinden önce ona kıyafet alıyor, kendinden önce onun yemesini istiyor. […]
Seyir Defteri – 30 Ekim 2008 (Nasihat)
Nasihat! (Küçükdedemden…) Tam zamanı, bilmen şart olanı bildirmenin; doğum gününü kutluyorsun: İnsan için en ölümcül hastalığa yakalanmış olmak; doğmuş olmaktır! Ey benim ahmak oğlum! Şimdi sevinçle titriyor mu için? Diyor musun; beni ne kadar da çok seviyorlar?.. Kırk sayfa sevgi yerine kırk sayfa sövgü olsaydı şurada; kırk kişi seviyor […]
Antalya düğünü:)
{dugun} NESLİHAN ile ŞAMİL Şamil Okur (adı üstünde) yıllaaardır okur bizi… Ve yazdı da! Geçtiğimiz Şubat ayında gönderdiği mesajında samimi olarak dedi ki: "Muammer abi. Allah nasip ederse Ağustos ayında Antalya'da evlilik merasimim olacak. Mutluluğun paylaştıkça arttığından yola çıkarak sizi ağırlasak, bizi bu mutlu günümüzde onore eder misiniz acaba? Davet usulü böyle uygun mudur bilmiyorum ama, […]
Seyir Defteri – 26 Ekim 2008 (26 Ekim veya Zamanın Kırılma Noktası)
26 Ekim veya Zamanın Kırılma Noktası İnsan, doğduğu günde ne kadar sevinir? Bilmiyorum… Artık unuttum! Fakat, doğduğum gün, "ben doğdum diye" sevinenler olduğu için seviniyorum. Bu, harika bir duygu; yani sen doğdun diye birilerinin seviniyor olması… Elbette yaşadınız sizler de, ama hepinize daha da çoklarını yaşamanızı diliyorum. İnsanın kendi elinde olmayan […]
Seyir Defteri – 26 Ekim 2008 (Sen İstanbul olsaydın)
Sen İstanbul olsaydın (Not: Bu yazı 2000 senesinde yazılıp, akabinde 29 Mayıs Pazartesi günü bu köşede yayınlanmıştı. İki sene sonra basılan kitabımızın ismi de yine bu yazıdan alınmıştı… Şimdi internette “Sen İstanbul olsaydın” yazdığınızda yüzden fazla site çıkıyor karşınıza, içinde bu yazımız bulunan…26 Ekim benim için, hayatımın en özel […]
Seyir Defteri – 23 Ekim 2008 (İçindeki hekim)
. İçindeki hekim Hangi hastaneye gitsen de bilirsin ki; hastasın! Kendine yapıştırdığın “hasta” etiketi ile görüp, gösterirsin bunu. Ait olduğun şehrin simgesini taşıyan bir plaka gibidir ki bu “hasta”lık; çuvala sığmayan mızrak gibi sana da, etrafına da batar! Bugün, akupunkturdan bahsedeceğim. Çünkü akupunktur; bir ağacın sadece hasta dalına ilaç […]
Seyir Defteri – 19 Ekim 2008 (Yem ve dua)
Yem ve dua Balık yakalamaktan hoşlanan adam ile, yanına aldığı küçük oğlunun; çıktıkları kısa tatilin hikayesini anlatmamı ister misiniz?.. Dinleyin bakalım: {*}{*}{*} Baba ve oğlu oltalarını göle atıp bırakmışlar. Bir iki saat sonra, kaldıkları otelden tekrar kıyıya yürüdüklerinde; dört beş tane balığın yakalanmış olduğunu görmüşler… "Baba, demiş çocuk heyecan içinde. Ben, bu balıkların […]
Yeni torun geliyor
{bebek} Babaanneye yeni torun Fahriye abla bugünlerde internetten desenler motifler araştırıyormuş, dikişler nakışlar bakıyormuş… Neden? Çünkü yeni bir torun geliyormuş da ondan! :))) {*}{*}{*} Nihal hanım Kasım içinde doğum yapacak ve sevgili Ali Erdoğan ikinci defa baba olacak inşallah… Yoksa Serra Nil'in pabucu dama… ..yok yok, atılmayacak, çünkü babaannesinin "prenses"i o… {*}{*}{*} Hadi bakalım; hayırla […]
Seyir Defteri – 17 Ekim 2008 (Ağustos böceğinin sarı dişleri)
Ağustos böceğinin sarı dişleri Onun hikâyesi; “Ağustos böceği çaldı saz, bütün yaz. Derken kış da geldi çattı, bizimkinde şafak attı!..” diye uzar gider ya… Peki özeti nedir bu şiirin? Bir sonuç elde etmek istiyorsan, onun için çalışman gerekir. Hiçbir şey yapmadığın konudan hangi gelişmeyi bekleyebilirsin ki?.. “-Karınca kardeeeş, üşüyorum ve karnım aaaç!..” Buraya kadarı […]
Herkese teşekkür eden ve hep gülümseyen…
Herkese teşekkür eden ve hep gülümseyen postane memuru Yıllar önceydi. Sanırım 1995. Uludağ Üniversitesi’nde öğrenciydim. Arkadaşım Zehra ile birlikte sürekli okuduğumuz köşenize mektup yazarak; “Bursa Merkez Postanesi’ndeki, herkese teşekkür eden kibar memur amca”dan söz etmiştik… Ve siz öyle güzel bir jest yaparak o amcaya mektup yazmış ve tüm okuyucularınızı da buna […]
Başlarken veya Sevgi Sokağımızın tarifi…
Hayat bir yolculuktur, malum… İşte bu yolculuğun uzun bir bölümünü yan yana yürüdük çoğu arkadaşımızla, can cana yürüdük. Bu el ele tutuşmalarımız ve göz göze bakışmalarımızın bize ilk kazandırdığı avantaj şuydu ki; biz, biri birimize bakarken, başkalarını görmüyorduk!.. Bunun için de bilmiyorduk; kimler ne gibi kötülüklerle uğraşıyorlar, ne gibi fenalıkların içinde yuvarlanıyorlar… Gülsuyu işinde […]
Seyir Defteri – 16 Ekim 2008 (Hüdayi yolu)
Hüdâyî yolu “1860’dan beri hayal edilen tünelin son tüpleri de birleşti. Başbakan 60 metre derinde Boğaz altından yürüdü.” Bunları okurken gazetelerde, dedik ki; “Hüdâyî yolu’ndan tekrar bahsetmenin zamanıdır!..” “Okuyacağınız yazıdaki konu, acaba Hüdâyî hazretlerinin bir kerametinin günümüzde ortaya çıkması mı?” Sorusuyla başlayan ilk yazımızı 27.07.2006 günü yayınlamıştık. [“Hüdayi yolu” ve ismimizi] […]
