2003
Ben, senin, neyindim?… [16 Nisan 2003 Çarşamba]
Ben… Senin… Neyindim?.. Ben, neyindim senin; Unuttum!.. {*} Ilıcacık bir gündü,, ve terliyor gibi ıslanıyorduk, görünmeyen yağmurda… Soluk gibi sokuluyordu içimize, havayla karışmış su… Kaşlarında birikiyordu “yağmayan” yağmur… En güzeli; kirpik uçlarında parıltılar “top”lanıp, büyüyordu… Ve kırptıkça gözlerini birbirine karışıyor, ağırlaşıyor, asıldıkları tellerden kopup, kayıyorlardı ıslak teninde, yüzünün… {*} Eğilmiştin… Burnunun üzerinden bir damla atlamıştı […]
Ilıkpembe… [13 Nisan 2003 Pazar]
Annelerinden, kızlarına doğru… Kızlarından, babalarına doğru… Babalarından, oğullarına doğru… Oğullarından, annelerine doğru… Hatta, bu mıknatısı dışından sarmalayan; torunlar ile büyükanne ve büyükbabalara “ılıkpembe” bir bakış açısı… (4) … … … İstikametleri bir olan insanların… Emecekleri mutluluklar, ve kendilerini emecek acılar aynı olan her insanın, biri birinin yüzüne dikkatle bakması lazım; aynaya bakar gibi. Çünkü karşısındaki […]
Ilıkpembe… [09 Nisan 2003 Çarşamba]
Annelerinden, kızlarına doğru… Kızlarından, babalarına doğru… Babalarından, oğullarına doğru… Oğullarından, annelerine doğru… Hatta, bu mıknatısı dışından sarmalayan; torunlar ile büyükanne ve büyükbabalara "ılıkpembe" bir bakış açısı. (1) … … … İnsan olmak, diğer mahluklardan farklı olmaktır… Bu fark ise; düşülen mutsuzlukları ve umutsuzlukları aşabilmek için, araştırma ve fikir üretme özelliğine sahip olmak, değil mi?.. {*} […]
Umarım bugünlerde yağmura yakalanırsınız… [06 Nisan 2003 Pazar]
Bahar yağmurları vücuda zindelik ve enerji kazandırıyor. Çünkü içinde kullanılabilir demir var. Kış boyunca en alt seviyeye indirdiği demir miktarını, vücudunuzun en doğal yoldan geri kazanabilmesi için ona yardımcı olun, ve yağmuru gördüğünüz an kendinizi hemen dışarı atıp, boool bol ıslanın!.. İçinde kullanılabilir demir bulunan yağmurlar başlarken, (yani bu hafta) etrafınıza biraz daha dikkatli, fark […]
Kitap öldürülemez [04 Nisan 2003 Cuma]
Avlanan her can, ve umutları düşürülen her çocuğun; saçının her kılı için bin nefreti hak edenler varmış meğer ayak bastığımız dünyada… Bebek katillerinin ve kitap katillerinin, meğer sadece, tarihin karanlık ve küflü sayfalarından; "korkmamız için bize gösterilen öcüler" olmadığını hayretle fark ettiğimiz günler yaşıyoruz!.. Tek tesellimiz; zulmün kalıcı olamayacağı!.. ….. Zamanlar kesilmiş orta yerinden… Kitaplar […]
Bir ceylân vurulur [03 Nisan 2003 Perşembe]
Bir ceylân vurulur otlarken, bir başına… Bir ceylân vurulur; Acır içi!.. {*} Acı, içinde büyürken kendinden fazla, bilemez yapacağını!.. Bir ceylân, vurulur; gözünden!.. Kurşun, gönlüne girer!.. {*} Haykırır,,, ve dizler,,, ve bir “yüreğe” dönüşüp çökerken, koyar başını bir çiçeğin dizine!.. {*} Bir ceylân vurulur; otlarken, bir başına. Acır içi… Acııır, içim! {*} Ardından; Bir kum […]
Geleceğe taşınmak! [30 Mart 2003 Pazar]
Hayal kurmaya varsanız benimle, insanlar düşünün. Çok insanlar,, daha çok,,, daha, daha, daha da çok insanlar… Kendiniz, şöyle biraz yukarıdan seyrederek, o kadar çok insanlar düşünün ki; sanki bir kumsalı seyreder gibi olun! {*} Yerden kum gibi çıkıyor, hızla büyüyor, gelişiyor insanlar; yan yana, omuz omuza, karman çorman, itiş kakış… Büyüyebilenler, bir süre sonra; üçünü […]
1 sebep bul [28 Mart 2003 Cuma]
Biliyorum ki… Şu anda… Pür dikkat dinliyorsun; birinin sana okuduğu bu yazıyı… Biliyorum ki; "Ahh keşke, diyorsun… Ben, kendim okuyabilseydim!.." {*} Senden bir ricam olabilir mi?.. Şimdi, lütfen uzat elini… Ve parmaklarınla dokun; bu gazete kâğıdının, yazımız basılan köşesine… Tut… Ve buruştur,,, ve hisset!.. Senden ricamsa şu olsun: Bugün… Hadi bugün, mutlu olmak için, bir […]
Bir mektup, bir baston ve senle ben [27 Mart 2003 Perşembe]
Hepimiz, birer mektubuz, bir diğerine…Yahut, her bir mektup; birer biz!.. {*} Yani şimdi, avucumdasın… Ha birkaç sayfa kâğıt, ha bir muhabbet kuşu!.. ..değilsiiin. Bu, sensin!.. {*} Diyorsun ki: “Benden kilometrelerce uzaktaki arkadaşlarıma bile anlatmaya başladım. Benden şikayet dinlemeye alışkın arkadaşlarım, şaşkındı. Çünkü onlara, mutluluğumun sebeplerini anlatıyordum… Dayanamıyorum. Onların da, ve hiçbir arkadaşımın; elimin yetiştiği, sesimin […]
Türbeyi vuran bomba(!) [26 Mart 2003 Çarşamba]
Cumartesi sabahı bir mesaj aldım. Diyordu ki: "Bağdat’ta Abdülkadir Geylani hazretlerinin türbesi vuruldu. Saat 4’te toplu dua edilecek, bu mesajı on kişiye gönder." Sarsıldım, ve "olamaz" dedim… Desteği zaten bu kadar az olan ordu, bir de bunu yapamaz! {*} Yarım saat kadar sonra bir mesaj daha geldi: "Şeyh Abdülkadir Geylani’nin Bağdat’taki kabri bombalandı. Bu mesajı […]
‘Çözüm’ kim?.. [23 Mart 2003 Pazar]
İnsan, "problem" demek! Problemin en büyüğü ise; diğer insanlar… Aynen böyle denir çoğu zaman. Peki ya sizce? İnsan, problemleri çözebilme kabiliyetinde yaratılmış. Yani problem ister karşındakinde olsun ister sende, pek fark etmez.. (Tekrarlayalım hadi) Problemin karşındaki kişide veya sende olduğu çok önemli değil. Mühim olan; "çözümün" sende olması!.. Evet, problem herkeste olabilir; ama, çözümü sende […]
Dicle’den günah akıyor [21 Mart 2003 Cuma]
Sözün bittiği gün ne yazılabilir?.. 2003 2003 2003 idi şifre ve biz birkaç saat erken tahminde bulunmuşuz. Daha doğrusu ani bir istihbarat ile öne çekildi ilk bombalar… ….. Edebiyat sayfasında bunlardan bahsedilir mi?.. 1258’den bahsediliyor ya, Cengiz’in kitap tanımaz torunu Hülagu’dan hani… Hani Bağdat’ı yakıp yıktığından, sekizyüzbin Müslüman kanı ile bilinmez sayıdaki değerli kitabın mürekkebini […]
20.03 [20 Mart 2003 Perşembe]
(…sevgiye) Yanına şeker konmamış demli bir çay gibi; içim acıyor… İçiiim acıyor; yanımda yoksun!.. ….. Sen yoksun dövüş var… Sen yoksun savaş var ve sen yoksun kış var!.. Üşüyorum ve üşüyor insanlar. Üşüyor; gözbebeklerinde, savaş uçakları büyüyen çocuklar… {*} Ne söylesem yakışmayacak günlerdeyiz… Her insan kendi darağacının yolunu adımlıyor!.. Elbette zulüm zalime kalmaz ve kalmadı […]
Kuyuya düşmüş anahtar!.. [19 Mart 2003 Çarşamba]
Sen, konuşuyorken,,, ben, düşünüyordum; Seni "niye" sevdiğimi… Bu soru zordu, ve ben zoru bulmuştum; bulanık suya düşmüş anahtar gibi!.. Seni "sevmemdi" zor olan, ve daha da zoru; "nedenini" bulmamdı. Anlıyorsun değil mi, anlatamasam da?.. {*} Sen, içimdekileri çıkardın… {*} Bir mıknatısı kumların üstünde dolaştırdığını düşün… Ve gör; cazibesine kapılan maddeleri nasıl çekiyor kendine doğru?.. {*} […]
Öpücük!.. [16 Mart 2003 Pazar]
Sabahın erken bir saatinde kitap okuyordum. Öyle bir yere geldim ki; sarsıldım, anladım ve o sayfayı öpüp, kitabı sımmsıkı göğsüme bastırdım!.. Bu, ne güzel bir duygu… {*} Farklı bir şey yaşadıkça hatırladıklarımı, yani dedemle ilgili zihnimde belirenleri yazıyorum, veya onun hakkında duyduklarımı… İşte sabahki hadise (yani benzeşme) gene bir resim çizdi, koydu önüme… Eski resimlere […]
Leylekler havada kalmasın! [14 Mart 2003 Cuma]
Yolun nerede başladığı, ve nerde bittiği önemli değildi… Yolun uzunluğu da önemli değildi… Yolun soğuğu, sıcağı ve yoldaki engeller de önemli değildi… Mühim olan; varılacak ülkeydi, bulunacak bölgeydi, girilecek şehirdi, durulacak ilçeydi, ve konulacak; köydeki, bir evin, bacasıydı!.. Mühim olan; o, bir tek, özel noktaydı… {*} Kim anlamış, ve kim anlar; Ekvatorun ötesinden uçup gelen […]
…ardından [13 Mart 2003 Perşembe]
(1) Tren kalktı!.. İstasyon booş, vakit; gece yarısı… Ben, “seni” kaçırmışım!.. ….. İçi bensiz trenlerin yolunda mı gözlerin?.. {*} (2) Bir siyah karpuz gibi kırıldı gece… Yarıldı içim; …sen sızdın!.. {*} (3) İhtiyar bir konağın, iki karanlık duvarı arasında sallanıp duran bir sarkaç gibi bıraktın beni; Boynumdan, zamana asıp!.. ….. Sallanıyorum… Saat dolabının camları içinde,,, […]
Kokun, avuçlarımda [12 Mart 2003 Çarşamba]
Avuçlarım,, yine, "sen" kokuyor!.. Sen varsın ya içimde!.. Taşıyorsun gözlerimden ve sen dökülüyorsun avuçlarıma; Sensizliğimde!.. {*} Avuçlarım, parlıyor ıslandıkça… Ve ıslanan avuçlarımda bakışların, ışıldıyor sanki… Sanki, hani uzaakta kalan aydınlıkları çalmış olan o bakışların… Ben, seviniyorum; ateşler içindeki şu halsiz çocuk gibi… Hani, arka sokaktaki sahipsiz köşkün, kırmızı tuğlalı duvarı ardında gülümseyen ağaçtan, kendisi için […]
Ne aşk biteer, ne de ah!.. [09 Mart 2003 Pazar]
Ahhh!.. Keşke, "içimize" yazılsa her satır. İçimize söylense her sözzz,,, ve içimiz; "duymayı" öğrense!.. ….. Sonra, dinlemeyi öğrense… Ve sonra; İşittiklerini anlamayı öğrense!.. {*} Sen, benim gülümsün; anlarsan… Dinle şimdi; anlayacaksın!.. Uzadığında biraz daha boyun; daha az kokacak üstün başın, ve yükseldikçe hep; uzaklaşıyor olacaksın "bittiğin" gübrelikten!.. ….. Fakat, çile bitmeez, aşk bitmez!.. {*} Sen […]
Bırakmak kendimi yanına [07 Mart 2003 Cuma]
Gökyüzünden geçen kuş tayyare kadar bile olsa, ne fark eder?.. Çöplüğünde eşelenen topal tavuk, elbet ondan evlâdır!.. {*} Gider birileri… Çünkü, gitmesidir gereken! Kalmak; kalabileceğine inanmakla başlar… Kalmak ise savaştır. Savaşçıya örnek; Osman’dır. Hani geri dönen ve düşmüş başını alıp, koltuğunun altına sıkıştıran Genç adam!.. {*} Sor şimdi kendine; sen, onun için nimet misin, külfet […]
