Empati [30 Ocak 2003 Perşembe]

Anlatacağım, amaa önce bi hazırlık yapalım değil mi yani; yüzyüze bakışacağız… Herkes bilir, uyku çapaklarıyla çipil çipil çıkılmayacağını insanların karşısına. O yüzden, uyanınca aynaya bakılır, "hımm, bu gözler şişmiş mi ne" denir, musluk açılır, ve akan suda önce eller, sonra surat yıkanır… Ne diyorduk?.. Empati… Diyorduk amaa; "empatiyi konuşmadan önce, kendimizi toparlayalım", diyorduk… İyi ki […]

3 mins read

Konuş’ma’k!.. [29 Ocak 2003 Çarşamba]

“Seviyesi belli!.. İşte, benden ne kadar aşağıda” dedi buhar, büyük bir bulutun içine girerken… Ve devam etti: “Bir de kokuyor ki sorma, yosun gibi,, iyot muymuş ne!.. Üstelik tuzlu, ıyyy!.. Rengi de var; derin kısımları lacivert kadar koyu, dibinde kum olan yerlerse uçuk mavi… Ayrıca kıpır kıpır, kıpır kıpır,, bi dur be!..”  {*} Yol arkadaşına […]

2 mins read

‘Müdür Muavini Muammer bey!’ [26 Ocak 2003 Pazar]

Onu zaman zaman, alâmet-i farikası olan bir fötr şapkayla dolaştığını görüyorum hâlâ; düz, dik ve sürati değişmeyen adımlarla… Sonradan pişman olacağımdan eminsem de; görüyor, ama yanına gidip konuşamıyorum. Çünkü o benim hayatımın seyrini değiştirdi. Ve ben uzuun yıllar boyunca ondan hep nefret ettim; Ta ki, uyanıncaya kadar!..  {*} O adam, bir ilkokulun müdürüydü; ilk okulumun… […]

4 mins read

Tuzluk formülü!.. [24 Ocak 2003 Cuma]

Panik atak’tan bahsediyoruz ya iki gündür. Sanki aynı kara buluttan yağmur boşanması, yahut dolu dökülmesi gibi; fobilerle de "ikiz kardeş" gibi panik ataklar, iç içe… Tipik örnekler istiyorsanız buyurun: Hastane yakınlarından uzaklaşmak korkusu… Asansör, tünel, vasıta korkusu… İnsan (aralarında kaybolma, saldırılma, aldatılma) korkusu (veya bunların güdümündeki ataklar)… Tanıdık-yakın kayıplarıyla nükseden; benzer ölüm korkusu… Depremlerin ardından […]

4 mins read

Panik atak [23 Ocak 2003 Perşembe]

Panik atak belirtilerinden söz edildiğinde, bir "sobelenme" duygusu oluşuyor çoğu kimsede, neden dersiniz?.. Ve inadına, sanki ilgilenmez gibi görünseler bile, aslında zaman içinde ansızın hortlayabilecek (kendileri için yeni) örneklere dikmiş oluyorlar kulaklarını!.. (Dünkü yazı da, şimdi okuduğunuzun başıydı, okumayanlara tavsiye ederim.)  {*} Bir küçük diken batar da, zamanla iltihap sarar ya çevresini, ve ateş yapar, […]

3 mins read

Duygular düşünceler [22 Ocak 2003 Çarşamba]

(Duygular Düşünceler isimli televizyon programını… Bu programı hazırlayıp sunan Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile bu programa bütün emeği geçenleri… Konuklar, uzman doktor Semra Kaya Baripoğlu, uzman doktor Oğuz Tan ve uzman klinik psikoloğu Yıldız Burkovik’i… Ve geç saatte de olsa böyle yararlı, eğitici ve çözüm sunan bir programa yer ayıran TGRT’yi samimi olarak ayakta alkışlıyorum… […]

4 mins read

Aç olan var mı? [19 Ocak 2003 Pazar]

Hani; "bacak kadar" tabiri vardır ya… İşte benim, bacağım kadar kızım; "ben bilirim" diyor. Sonra düşünüp düşünüp devam ediyor: "Bilmediğim bir bilgi bilmiyorum!.." Söylediği doğru mu? Doğru… İnsan bilmediği hiçbir şeyi bilmiyor! Ancak, öğrendikten sonra farkına varıyor bilmediklerinin, ve o zamana kadar nelerden habersiz yaşadığını anlıyor… Bu; idraktir…  {*} Bazen bir şarkı duyarım; sahnelere sevdalandığım […]

3 mins read

Aptala bak!.. [17 Ocak 2003 Cuma]

(Biliyorum, önce şaşırsanız da sonra çok sevineceksiniz. Çünkü "dersimiz" gene psikoloji!.. Hadi, önce gülümseyip sonra başlayın okumaya.) ….. ‘Sen, aptal mısın’ lafını az evvel biri üflemiş olsaydı suratınıza, şu an ne yapıyor olurdunuz? Benim, hafızamı her yoklayışta rastlaştığım örnekler, ikiz gibi benzeşiyor…  {*} Patron, aksiliklerin hırsını müdüründen çıkarmak için "aptallıktan" bahsediyor. Hem de gözüne baka […]

3 mins read

Dün “vergi barışı” diyenler, bugün neden karşı çıkıyorlar? [17 Ocak 2003 Cuma]

Daha düne kadar, “Türkiye’de ekonomik kriz henüz bitmedi; devam ediyor. Bu yüzden kimse vergisini beyan edemiyor; beyan edenler de ödeyemiyor. Devlet mutlaka esnafına-tüccarına-sanayicisine barış elini uzatmalı” diyenler, bugünlerde her nedense bu feryada tepki veren hükümeti -adeta arkadan dolaşıp sayı almak istercesine- eleştiri bombardımanına tabi tutuyor. Siz değil miydiniz ki, “mali milat kalksın, nereden buldun sorgulaması […]

4 mins read

Beni, uyarır mısın?.. [16 Ocak 2003 Perşembe]

Sen beni, ben de seni… Biz, birbirimizi uyarmazsak; kim uyarır ki bizi? Öyle değil mi?  {*} Ben, hep seviniyorum; hataları "sevdiklerimin yanında" yaptığımda, biliyor musun?.. Çünkü sevdiklerim, beni uyarıyorlar… Çünkü sevdiklerim, beni uyaranlardır… Sevdiklerin de; seni uyaranlardır!  {*} Beni sevenler; beni uyaranlardır… Seni sevenler de, seni uyaranlardır!.. Hadi gel, biz de her uyarıdan; bir sonuç […]

1 min read

Neymiş, sevmek?.. [15 Ocak 2003 Çarşamba]

Az önce bir yazı yazıyordum, baktım ki; yer bitti ama daha anlatacaklarımın yarısına gelmemişim, dedim ki çark et ve başka bir şey yaz, kısa keserekten!.. Peki efendim!..) Sen İstanbul Olsaydın isimli kitabının “önsöz”ünü okumanızı tavsiye ederim… “Öğrendim: Sevmek; itaattir, efendim!..” Diyor… Sadece bu kadar mı? Evet, sadece ve yalnızca bu kadar. Kitabın yazarı, keçiboynuzu misali […]

3 mins read

Gönül gözü neylesin… [12 Ocak 2003 Pazar]

Yoktun ki baktığım hiç bir yönde… Hiç dolanmadı bir kuşak gibi aynı anda aynı rüzgar; ikimizin beline…  {*} Hiç… Ama hiç tuzu karışmadı; Gözyaşlarımızın!.. Hiç okşamadım kaşının kuyruğunu… Zülfünü yatırmadım hiç; yalanmış parmağımla… Ve hiiç, hiç silmedin terimi!..  {*} Olmadık hiç aynı anda, aynı göğün altında… Aynı ufku bile aynı yerden görmedik… ….. Bir yıldızımız […]

1 min read

Bayramdan kalan… [10 Ocak 2003 Cuma]

Hani, titrer içi bir çocuğun… Hani, bir kedinin kaptığını görür ya,, yerdeki ekmek kırıntısının peşindeki sevdiceğini; daldaki kumru!.. Göğsünün ak tüyleri savrulan yârine son bakışı titrer o kuşun senin de gözlerinde… Ve hani… Ve hani; bitmiş bir yıldız, parlasa da bilirsin ya; sönmüştür artık feri, ışıktan gözlerinin!.. Bilirsin, uyusan; yorgun ışık dışarda kalacak!..  {*} Hani, […]

2 mins read

Damla,,lar… [09 Ocak 2003 Perşembe]

Düşünüyorum da; doğduğu zaman, bir bardak temiz su gibi insan… Ve insanın, böyle "su gibi" olduğu zamana konan isimdir; günahsız!.. Masumiyet de buna deniliyordu, değil mi? Suçsuzluğa, günahsızlığa deniliyordu…  {*} Düşünüyorum; Doğduğu zaman, bir bardak temiz su gibi insan… Ama, günün birinde; "Bu, soğuk… İçine biraz sıcak su ilave edelim" diyor biri!.. Hemen ardından öbürü […]

2 mins read

İtiraf!.. [08 Ocak 2003 Çarşamba]

Yapmak zorunda olduğum işler kenarda yığılırken, üzerime vazife bile olmayan şeyler için maalesef hayatımın yıllarını harcarım… Hani, ev ödevi dururken ve üç beş gün sonra da sınava girecek olan bir öğrencinin; iki mahalle ötede kömür taşıyan hiç tanımadığı birine çağırılmadan yardıma koşması, ve bununla övünmesi gibi!.. Halbuki bilirim, bir öğrencinin ilk işi, öğrenici kalmaktır; çünkü […]

3 mins read

Naa çıl çakşı polzun!.. [05 Ocak 2003 Pazar]

Sene sul yaçepe salamlatap! (Çuvaşça) Ehigini şanga cılınan eğerdeliibin! (Sahaca/Yakutça) Naa çıl çakşı polzun! (Şor)  {*} Slerdi cangı cılla utkup turum! (Altay) Caa çıl-bile bayır çedirip or men! (Tuva) Naa çılnang alğıstapçam şirerni! (Hakas) Sizni yanhı yıl bıla kutleymın! (Karay/Karaim) Yangı yılıgız kutlu bolsun! (Kumuk) Yana yılınız men! (Nogay) Cangngı cılığıznı alğışlayma! (Karaçay-Malkar) Hezze yangı […]

2 mins read

Söylemediklerini anlamayabilir insanlar… [03 Ocak 2003 Cuma]

Komik değil elbette; hayatımızın bir gerçeği. Komik değil ve hayatımızın bir gerçeği, ama çoğu zaman yadırganabilir, hafife alınabilir gerçeklerimiz… Böyle olunca da daha bir karanlık çöker; her geçen gün derinleşen, yüreklerimizdeki kuyulara… Kuyular, kuytularımızdadır; aranmaaz, bulunmaz… Bulunsa da sorulmaz; hali nediir, nicedir!..  {*} Bilmen gereken nedir, biliyor musun?.. Söylemediklerini anlamayabilir insanlar!.. Bunu öğrendiğinde, koca bir […]

2 mins read

Dünyanın 7’inci harikası [02 Ocak 2003 Perşembe]

Bir öğrenci grubuna; dünyanın 7 harikasının ne olduğu soruluyor. En çok oyu alanlar: 1) Mısır’ın Büyük Piramitleri, 2) Tac Mahal, 3) Büyük Kanyon, 4) Panama Kanalı, 5) Empire State Binası, 6) St. Peter Bazilikası, 7) Çin Seddi (China’s Great Wall) Öğretmen oyları toplarken, kağıdını vermemiş birini görüp soruyor: “Kararsız mı kaldın?..” “Evet, diyor kızcağız. Çünkü […]

3 mins read

Güne özel… [01 Ocak 2003 Çarşamba]

Buna benzer özel günlerde biraz daha özel yazılar yazmaya çalışıyorum… Ama; “ne”, diye soruyorum kendime… Özel günlerin özel yazısı ne olmalı?.. Hakikaten, özel günlerde ne okumak isterdiniz, veya ben özel bir günümde bana ne yazılmış olmasını isterdim?.. Bilemediğimi çok kolay sorabilirim ben, yakınımda olsaydınız size de sorardım; Özel bir günde ne okumak isterdiniz?..  {*} Diğerlerinden […]

2 mins read