2009
Terlemeden tur atmak! [27 Mart 2009 Cuma]
Seçim meçim lakırdıları 😉 -2- Mecburi “muhalefet plakası”yla gezenler, seçimlerden sonra yine oturup beklemeye başlayacaklar. Peki neyi? Bu ülkenin, bu güne kadar varlığından bile haberdar olmadıkları bütün hayallerinin gerçekleşmesini! Aslında iktidar koltuğuna oturmak hepsinin rüyası; ancaaak, her iş bittikten sonra!.. Dakika 90, durum 5-0 iken maça girip şampiyonluk turu atmak hevesi yani! Yahu birader, daha […]
Tıraş kaç para [26 Mart 2009 Perşembe]
Seçim meçim lakırdıları 😉 -1- Sık sık Çamlıca’ya, İsmail abiye giderim… İsmail Maraş ve akupunktur ekibinin bu yazının konusuyla ilgisi yok. Konu onların karşısında: Şu seçim meçim muhabbeti başladığından beri, pencere önüne oturup oturup gülüyorum. Bakın ki neden: Tam karşıdaki apartmanın alt katı komple berber dükkânı… Berberin camında ise koskocaman bir yazı duruyor: Tıraş 5 […]
Bulutla toprak arası [22 Mart 2009 Pazar]
Zeminin yüksekliği veya havanın basıncı; bulut ile toprak arasındaki mesafeyi belirliyor… Bazen bulutlar uzak, bazen tepeler bulutların içinde, bazen de bulutlar çimenlerin üstünde… Bu ikisi çoğu zaman sarmaş dolaş, iç içe; yer ve gök, toprak ve bulut, alçaklık ve yükseklik her zaman birbiriyle ilgili… {*}{*}{*} Özeti şu: Bir damla su; bulutun içinde husule geliyor… ..ve […]
Yeşilay; felaketten önce, Kızılay; felaketten sonra… [20 Mart 2009 Cuma ]
Yeşilay ile Kızılay; ikisi de asırlık iki kardeş kurum ve ikisi de çok önemlidir. Böyle olduğu halde, Yeşilay’ı yeni fark etmeye başladı çoğumuz. Kızılay’ı seviyoruz; nerede kan, acı varsa Kızılay orada. Fakat Yeşilay da ondan daha az önemli bir kurum değildir. Misal ki; biri motosiklete binip hız yapmış, kafasını patlatmış. Kızılay yardıma koşar. Ne güzel… […]
Kavuşturan inlemeler [19 Mart 2009 Perşembe ]
Ey efendim, Herkes sesimi işitiyor, beni seviyor; hâlbuki ben, içi yana yana annesini arayan bir kuzunun meleyişlerini haykırıyorum! Ay efendim, Tutunduğu eteği, yakaladığı parmağı kaybetmiş bir çocuğunkiler gibi bakıyor gözlerim: Pazarın ortasındayım. Ya herkes bana bir şeyler satmak isteyip bağırıyor veya beni satın almak için dokunuyor; salyalar, sırıtışlar görüp korkuyorum!.. {*}{*}{*} İpte unutulmuş bir çamaşır […]
En … kim? [15 Mart 2009 Pazar]
Son cümlesi şudur, bu okuyacağınız yazının: Canlılar hareket ederler. İsteyerek ve iradeleri dışında gelişirler, değişirler… Her insan ve her özellik hem değişiktir ve hem de değişkenlik gösterir; diğerlerinde ve sende… Bu farklılıklar ise insanları, canlıları biri birlerine bağlı, ilgili, sorumlu kılar! {*}{*}{*} -Senden yavaş koşanlar var mıdır? -Elbette var! -Senden daha yavaş koşanlar varsa; senden […]
Bir olduk 1 olduk! [13 Mart 2009 Cuma]
Bir gün, bir hayal kurduk… Bir gece bir rüya gördük… Dedik ki; Bir yıllık yolun sonunda, ardımıza bakabilmek için; yola tam da bugün çıkmak lazımdır! {*}{*}{*} Geçen sene, bu geceye benzeyen bir geceydi işte; “bir” diye saymaya başladı sitenin sayacı, kendisine bakanları… Sonra iki ve üç ve elli ve yüz… Sonra birinci gün kapımızı çalanların […]
Sigaranın hangisi yasakmış? [12 Mart 2009 Perşembe]
Yeşilay Haftası 1/7 Mart arasıdır. Özellikle bugünlerde Yeşilay’ı ilgilendiren konuların üzerine büyüteç konur. Peki nedir Yeşilay’ın ilgilenmesi istenen alanlar? En başta sigara… Başka? Filtreli sigara! Sonra? Uzun sigara! E daha başka? Mentollü sigara! Ondan başka? Kutu sigara! Daha sonra? Light sigara, aromalı sigara, sarma sigara, puro, pipo, nargile ve tütün namına daha ne varsa… Bu […]
On üç(!) [08 Mart 2009 Pazar]
Bazıları 13 rakamını görünce veya “on üç” lafını işitince tüyleri dikeliyor, kirpi gibi oluyor: “Eyvah, diyor. Kim bilir şimdi başıma neler gelecek!” Gâvuristan’da bir de buna Cuma gününü ekliyorlar. Hele ki ayın 13’üncü günü Cuma’ya denk gelirse; evlerinden dışarı bile çıkmıyor, korkudan mumlar yakıyorlar… Sokaklarının pek çoğunda 13 numaralı kapı bulunmuyor; gökdelenlerinde 13. kat olmadığı […]
18’de olmak… [06 Mart 2009 Cuma]
18’inci yaşın üzerine bir 18 yıl daha yaşamış olanların bildiği; ama ilk 18’indekilere anlatamadığı; “ilk 18’in kıymeti”dir!.. İnsanlar, ancak üçüncü 18’e başladığında; birinci 18’e bakmaya başlıyor. Çünkü bazen üçüncü 18’in bir ayı, (kavramanın zirvesindeki) birinci 18’in bir günü! Bunu bilmeyen anlamıyor, bilense söylemiyor! Sonra gelenler; önce gelenlerin, problemlere çare buluşlarına şaşırıyor… Sonra gelenlerse bunun, yaşanmışlık […]
Çetin’in de Hanımannesi… [05 Mart 2009 Perşembe]
Çekirge Çetin, gerçek bir evlat gibi hayatımdaydı her zaman… Önce Türkiye Çocuk Dergisi’nde başlamıştık görünmeye, sonra gazetemizde çıkmaya başladı. Bizim Sayfa ismindeki orta sayfalarda 90 öncesi toplam 3 yıl yayınlandı. (Stop köşemizdekiler 94’ten sonradır.) Bu ilk dönem, birçok karikatür ve çizgi romanlarla birlikte çıkıyorduk gazetede. Bir gün aniden (belki çizerlerin can sıkması veya bir başka […]
Seni beklerken [01 Mart 2009 Pazar]
Dönen kuşlar indi çoktan göçtükleri yuvalarına… Karıncalar deliklerini ve arılar peteklerini başladı doldurmaya. Mevsim, yaslandı yani bana doğru, hissediyorum. Anladım ki; artık, geliyorsun… {*}{*}{*} Seni beklerken; portakal çiçeklerini ipe dizip bir taç daha yaptım… İlk eriğin tadına baktım; ekşi olsa da, yüzüm hep tatlıydı… Seni özlemenin bile beni üzmesine izin vermedim, seni beklerken… {*}{*}{*} Geliyorsun… […]
Dağdan geçen gemiler [27 Şubat 2009 Cuma]
22 Nisan “Tuğra Günü”dür! -2- Yaklaşık on beş sene önce henüz bir çocukken, kırmızı kaplı defterine çizdiği hayali gerçekleştirmenin zamanıydı şimdi. Küffar denize zincir çekmişse Mehmed Hân da gemilerine dağı aşırtırdı!.. Annesi “İmzaların neden çektiriye benziyor?” diye sorunca cevap vermemişti genç şehzade. Fakat önce imzasını gemilere, sonra da gemilerini; “Mehmed bin Murad han muzaffer daima” […]
Şehzadenin tuğraları [26 Şubat 2009 Perşembe]
Tuğra Günü; 22 Nisandır! Resimler çizilmiş, notlar yazılmış deftere bakıyordu Hüma Hatun. Sanki oğulcuğunun gizli hayalleri vardı kırmızı ciltli bu defterin sayfalarında. Bir yere gelince durdu. Burası defalarca çekilmiş imza[tuğra]larla doluydu. Onun, acemi imzalarıyla yeri göğü kaplamaya çalıştığını düşünüp gülümsedi. -Bunlar nasıl tuğralar [padişah imzaları] böyle yavrum, dedi annesi… Sanki direkleri olmayan çektirilere [kadırga] benziyorlar!.. […]
Kötü söz söylememe günü [22 Şubat 2009 Pazar]
Biliyorsunuz belki, ama ben yine de hatırlatayım. Bugün; "Kötü Söz Söylememe Günü" {*}{*}{*} Bugüne özel, bütün yapmamız gereken ise şu: Bugün, ağzımızdan çıkacak olan sözlere dikkat etmek… Dilimizi tutarak onun kötü laflar etmesine mani olmak… Eğer bunu başaramamışsak… Yani, ağzımızdan kötü söz çıkmamış olmasını sağlayamamış bile olsak, gün içinde ağzımızdan tam çıkmak üzere olan en […]
Kuşa tuzak! [20 Şubat 2009 Cuma]
Evlerinde tavuğu kazı olan adamlar gökte şakıyan kuşların bir lokma etlerine dikip aç gözlerini; buğday tanelerinin üstüne tuzaklar kurdular. Yüreği güüüp güp atan bir minik kuş, korkuyla çevreye bakındı. Yakınlarda bir insan veya sinmiş bir kedi görmedi. Güvenli sandığı taneciklere doğru sekti. Hem zaten kanatları vardı; yaklaşan olursa kaçar, kedi görse uçardı… Bir tek tane […]
Sayıklamalar [19 Şubat 2009 Perşembe]
Hastayım… Öyle sanıyorum ki; dünyadaki tek hasta benim ve bendeki hastalık başka hiç kimseyse uğramadı ve böyle bir hastalığı hiçbir hekim işitmedi ve dünyadaki bütün acıları ben çekmekteyim! Bu nasıl yanılgı? {*}{*}{*} Sağlıklıyım… Öyle sanıyorum ki; dünyada hiç kimse hasta değil ve benim gibi davranan hiç kimse hasta olmaz ve tıp âlemi sıhhat numunesi olarak […]
İki köpek [15 Şubat 2009 Pazar]
Şu tatil günü, huzur içinde okuyabileceğiniz birkaç satır yazayım derken, aşağıdaki Kızılderili hikâyesine rastladım. Ben yazmadım hikâyeyi, evet. Fakat hem Orta Asya’dan akrabalığımız olan ve hem de yaşadığımız şu dünyadan silinip giderlerken, kendilerine mahsus bilgeliklerini de heybelerinde götüren Kızılderililerden kalan şu ibretlik satırları görmenizi istedim. {*}{*}{*} Yaşlı Kızılderili reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede […]
Onu mutlu etmenin püf noktaları :) [13 Şubat 2009 Cuma]
(Bugünden söyleyeyim de, yarına kadar denersen faydasını görürsün;) KADINLARI MUTLU ETMENİN PÜF NOKTALARI: 1. Etkilen, 2. Gülümse, 3. Karşısında kekele, 4. Terle, 5. Gözlerinin içine bak, 6. Elini tut… 8. Saç rengini beğen, 9. Saç boyunu onayla… 128. Ona şiir oku, 129. Şiir dinleyişini öv, 130. Onun şarkısını mırıldan, 131. Onu yücelt, 132. Ona dil […]
Kaplan uykusu [12 Şubat 2009 Perşembe]
Geçenlerde araştırmıştım; etrafımızdaki bütün ülkelerde, çoğumuzun hatırladığı zamanlarda bile hep bir şeyler olmuş. Ya sınırları değişmiş veya rejimleri devrilmiş. Büyük acılar çekilmiş, şehirler yangın yerine dönmüş, sayısız insan kaybedilmiş… Yani ülkemiz her zaman bir ateş çemberi içinde imiş ve bu coğrafya demek ki yine çoğu zaman ateşler içinde kalacak! Bu bir temenni değil, realitedir. Fakat […]
