Av [25 Ocak 2008 Cuma]

         Canânıma mektuplar… ‘Sen sıradan birisi olabilir misin hiç; böyle düşünme ihtimalin bile içimi acıtır… Yazdıklarının bile altına söz yazmak isteyince şaşırıyorum, cümle kuramıyorum, yutkunuyorum, karar veremiyorum; sana nasıl hitap edeyim, diye… Yıllarca hep “sevgiler kere sevgiler” dedik, hem de hepimiz, ama ben çok kıskandım, şimdi kıskandım işte… Ayrıca bugün okurken ağladım yazdıklarını […]

3 mins read

Sitem [24 Ocak 2008 Perşembe]

Sitemleri oluyordu dostların; “nerde senin siten” diyorlardı. Gerçekten de çoğu şirket ve şahıs web sitelerini yıllar önce kurmuştu. “Herkesin bir sitesi var da nerde senin siten” diye soran dostlar haklıydı… Bu konuda benim için en samimi çabayı gösteren Bilal’dir. Bilal Akçay kaç sene önce; “sadece Çekirge Çetin’ler bile yeter, gazetedeki yazıları da koyarız” filan diyerek […]

3 mins read

Beni beğenmiyor musun? [22 Şubat 2007 Perşembe]

Misal veriyorum: Birine “göz önünde burnunu karıştırma” desen, der ki; “Yoksa beni beğenmiyor musun?..” Ardından da kendisinin ne kadar iyi biri olduğunu, ne güzel işler yaptığını, ne soylu bir aileden geldiğini saymaya başlar diliyle veya zihniyle!.. Sen olsan ne cevap verirsin şimdi buna? Veya “oldun” işte, haydi cevap ver!.. {*} Şu an sırası mı yaptığın […]

4 mins read

Üçüncü Yeni [18 Şubat 2007 Pazar]

Tarihî bir yazı yazacağım, iyi dinleyin! Hatice, benim “adamım”dır, gece aradı. “Biliyorsun, Sefa Beyle kafalarımız uydu, sitede yazıp duruyoruz” dedi. Biliyordum haliyle. “Yeni bir fikrimiz var, dedi. Üçüncü Yeni şiir akımı…” {*} Şiir’in “şiyir” olmadığını dahi bilmeyen bazı mahlûkatın, şiir konusunda “özellikle” söz sahibi sayılmaları, sanatın bileğine atılmış jiletlerden biri! Hiçbir iş yapamayan adamların, kendilerini […]

3 mins read

Sabır [16 Şubat 2007 Cuma]

Dedem anlattıklarını hikâyeler şeklinde anlatırdı hep… Bazen geç saatlere kadar sürerdi bu fasıl. Ama ben de sonuna kadar hatırlardım anlattıklarını; bunun için şaşardım kendime… Öyle ki; herkesin uykusunun geldiğini görür, yine dinlerdim… Bir gün bunu konuşmuştuk annemle. -Aslında sen öyle zannediyorsun, demişti. Bunu yapan dedendi!.. Şaşırmıştım. Anlamaz gözlerle baktım yüzüne. O devam etti: -Senin saçlarını […]

3 mins read

Dünyanın yedi harikası!.. [15 Şubat 2007 Perşembe]

Dünyanın yedi harikasını herkes sayar… Siz de sayarsınız… Na’şukadar çocukken, okula giden abla ve abilerden öğrenip bilmiş bilmiş sayardım ben de: -Çinlilerin Türk akınlarını durdurmak için yaptığı, Ay’dan bile görünecek büyüklükteki duvar, Çin Seddi… Mısır’daki piramitler… Babil’in asma bahçeleri… Asılmış bahçeler hayal ederdim önceleri. Sonra boşluğa asılı değil de üzüm asmasıdır, diye düşünmeye başladım. Daha […]

3 mins read

Karşı saha [11 Şubat 2007 Pazar]

Surlar, şarap fıçısının tahtaları gibi çevrelemişti Bizans’ı… Osmanlı, bir kıvılcım gibi gelip dokununca dinamit sandığına; sanılanın aksine, infilakıyla sarsıldı dünya Bizans’ın… Sene 1453’tü… Çanakkale; “Her birimizin göğsünde bir gülle sönse bile İstanbul’a tek kıvılcım düşmesin” duasının savaşıydı… Yahut “İstanbul’u savunacak âdemoğlu kalmasın” taktiği! Sene 1917… İstanbul sokaklarında İngiliz askerleri geziyordu. Bazı evlerde büyük sömürgecinin, bazı […]

2 mins read

İnsanın yazısı [09 Şubat 2007 Cuma]

Gel bakalım şu mindere! Gidip dedemin yanına oturdum. Çünkü bir şeyler anlatacağını anlamıştım… Az evvel önüne konan kahveden bir yudum aldıktan sonra dedi ki: – Şimdi sana bir masal anlatacağım, fakat senden önce başkaları anlayacak! Bu söz benim için önemli değildi. Dedem masal anlatsın da, kim ne anlarsa anlasın!.. Ben onun anlattıklarını severdim tabii ki, […]

4 mins read

Kimsesizliğime düştün [8 Şubat 2007 Perşembe]

Yeşildi dünyam, maviydi… Bir de kahverengiydi. ….. Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı, bir de çingene serçeler… Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma bir de kavak yapraklarının… Sen; {*} Durgunluğuma düştün… Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün; Sudaki halkalar gibi. {*} Yeşildi dünyam, maviydi… Bir de kahverengiydi; sen, bana düştüğünde!.. Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç […]

1 min read

Hak edilmemiş yalnızlıklar [04 Şubat 2007 Pazar]

Ne farkı var?.. Ha Pamuk Prenses’in dudağına kondurulan öpücük; ha Frankeştayn’ın tepesine isabet ettirilen yıldırım!.. İki beden vardı yerde… İki de enerji; onları ayağa kaldıran! Soru şu: Sen, hangisisin?.. {*} Seninleyken geldi, biliyorsun bu yazı; bir şimşek çakar gibi, başımda!.. Veya seninleyken kondu, dudağımın üstüne; bir kiraz suyu gibi bulaştı!.. Ama yine de, bu yazı; […]

2 mins read

Aydede, yıldızlar ve gülümsemek [02 Şubat 2007 Cuma]

Olsun… Sevinirim! Pijamalarımı giydiğim zaman, aydedeyi görmeye çalışmam… Ve eğer görebilirsem; “onu bir kere daha görebildiğim için” sevinmem ile, kaç yaşımda olmamın ne alakası var?.. {*} Olsun… Üzülürüm!.. Artık “kayan yıldızların gerçekten birer yıldız olmadığını” öğrensem bile… {*} Üzülürüm; çünkü gökyüzünde gördüğüm herbir yıldız “BİRİ”dir benim için. Herbiri bir dostumdur, arkadaşımdır… Ailemdekilerden biridir, akrabalarımdır, komşularımdır… […]

3 mins read

Hep bi’şeyler eksik [01 Şubat 2007 Perşembe]

Bu çay demsiz mi ne!.. Yoksa, şekeri mi az gelmiş? Alıştığım bardağın içinde değil belki de yudumlamaya çalıştığım çay… Bu ne hâl ki sanki hep bir şeyler eksik; ..çayımın demi, pastamın kreması, simidimin susamı! {*} Bir şeyler eksik başlayınca, bir şeyler eksik gidiyor hep… İyi de, eksik işte bir şeyler; hani fıstığı çikolatamın, hani bütün […]

3 mins read

Ağzı açık koca balıklar [28 Ocak 2007 Pazar]

Uzun süre düşünmüştüm; komik miydi, korkunç mu? İşte, upuzun yatıyordu yerde… Herkes başına toplanmıştı… Kocaman bir odunu diklemesine koymuşlardı iki çenesi arasına… Ağzıysa nah şu kadar açık, öylesine bakıyordu… Sadece bakıyordu, cansız gözlerle! -Yer mi beni bu? Demiştim… -Korkma yiyemez, demişlerdi… Baksana, hiç hayat belirtisi yok… {*} Sonraki gece. Yazlık sinemadan çıkmıştık. Elimden tutuyorlardı ama […]

4 mins read

Bebekler neden güzeldir? [26 Ocak 2007 Cuma]

Bebekler neden güzeldir, biliyor musun” diye sormuştu bir zamanlar Hazret-i Yunus… Ve sonra şöyle devam etmişti: “Çünkü bebekler günahsızdır. Günahsız olan güzel olur!..” ….. Bu güzel kitaplar hakkında merak edenler sormuştu da, konuşmuştuk: ŞEHRİYÂRÂN demek; “sevgililer şehri” demektir. Şehriyârân isimli kitapların içinde evliya menkıbeleri vardır… Evliya demek; Allahü teala’nın sevdiği kullar, demektir. Bir kulu, Allah […]

3 mins read

Yağış mı, işte var… [25 Ocak 2007 Perşembe]

Yazdan sonra koca bir sonbahar geçti, kış da geçmek üzere; yağış yok… Gerçekten, bu kimin umurunda? Rahmet incecik dökülürken; yağmur lüzum ettiği yere lazım olduğu kadar yağarken… Berrak göller gülümser, temiz dereler şırıldarken kimse farkında değildi. Zaman geçti ve pişmanlıklar duymaya başladık… Dileyelim de bu kadarla kalsın! {*} Yağış olunca hava temizlenir… Yağış olunca mikroplar […]

3 mins read

Gönül gözü neylesin… [21 Ocak 2007 Pazar]

Yoktun ki baktığım hiçbir yönde… Hiç dolanmadı bir kuşak gibi, aynı anda aynı rüzgâr; ikimizin beline… {*} Hiç… Ama hiç tuzu karışmadı; Gözyaşlarımızın!.. Hiç sıvazlamadım kaşının kuyruğunu… Zülfünü yatırmadım hiç; ıslatılmış parmağımla… Ve hiiç, hiç silmedin terimi! .. {*} Olmadık hiç aynı anda, aynı göğün altında… Aynı ufku bile aynı yerden görmedik… ….. Bir yıldızımız […]

1 min read

Bir gün gelir… [19 Ocak 2007 Cuma]

Ve bir gün fark edersin ki; Toprağın ölü karanlığı içine atılmış filizlerden bazısı kaldırmış başını… Güneşi görmüş… Ve görülmeyi istemiş… {*} Kör tohum, kara toprağın içinde, bilir bir şeylere ihtiyacı olduğunu… Duyar senin ayak sesini… Bu ses bir ninni gibi gelir ona; sanır ki hava sensin, su sensin ve güneş sen… Seni dinler; ayak sesini […]

2 mins read

Yeni bir hayal [18 Ocak 2007 Perşembe]

Her gün… Her gün yeni bir hayaldir peşinden koştuğum. Yeni bir hayal. {*} Peki ne? Veya kim?.. Hangi uzaklıkta yahut bana ne kadar “yakın” olduğunu bilmesem de; şu an yazdıklarımı yepyeni bir insan okuyacak. Onun bir insan oluşu bile heyecanıma tercümedir… {*} Son hayalim konmak için yeni bir dal bulacak. O insan; yorgun bir kuş […]

1 min read

Avrasya maratonu [14 Ocak 2007 Pazar]

Avrasya Maratonunun her sene bir birincisi oluyor… Bir ikincisi, bir de üçüncüsü… Sen kaçıncısın? {*} Avrasya Maratonu için; “ben de, ben de katılmak istiyorum, ben de” diyerek binlerce insan toplanıyor her yıl… Her birine birer numara veriyorlar bu insanların… Hepsi yakından ve uzaktan takip ediliyor kameralarla ve üstelik kayda alınıyor herkesin her adımı… {*} Yarış […]

3 mins read

Yazmak demir almaktır [12 Ocak 2007 Cuma]

(Biri bir yazı okur… Tekrar okur, sonra tekrar ve tekrar okur; her seferinde ayrı şeyler anlar… Biri bir yazı okur… Sonra bir başka ve bir başka yazı okur; her yazıda hep aynı şeyi anlar… Hangisi sana daha yakındır? Veya ikinci okuduğunda acaba ne anlayacaksın aşağıdaki yazıdan?) ……. Uzaklar, vardır… Ama, görünmez; yolcular tarafından!.. {*} Kaptan, […]

2 mins read