Küçücük komiklikler [03 Aralık 2004 Cuma]
Hadi, “komiklikler” hayal edelim bugün: Bir kedi olacaksın… Bütün fareleri avlayacaksın, ama ağzını da o pis mahluklara dokundurmayacaksın. “Aksi halde seni sevmem”, denecek sana! {*} Bir köpek olacaksın… Bütün hırsızları, uğursuzları kovacaksın, ama boynundan zincirlenmiş olarak ve havlamadan. “Gürültü yaparsan cezanı çekersin”, denecek sana! {*} Bir tavuk olacaksın… Her gün tazecik, sıcacık yumurtlayacaksın, ama gıdaklamadan […]
Tarihe geçen gülüş [02 Aralık 2004 Perşembe]
Adamın biri, tarihe geçen salaklıkları toplamış, ilginç bir kitap olmuş. Geçenlerde okudum: Sene 1975, yer Gâvuristan imiş. Yapılan iş ise televizyon seyretmek… Bahsi geçen çift en sevdikleri programı izlerken gülmeye başlamışlar. Kendilerini tutamıyorlarmış. Yarım saat kadar süren bu gülme krizinin ardından kalp krizi geçiren adam ölmüş… Cenaze merasiminden sonra, program yapımcılarına bir mektup yazan kadın, […]
Seyir Defteri – 21 Kasım 2008 (Savaşçı)
. Türk dilinin büyük savaşçısı Bu yazıyı okuduktan sonra, (Türkiye Gazetesi’ndeki Stop isimli köşemizde birkaç gün sonra yayınlanacak ve sitemizin STOP bölümüne de koyacağımız; “Bir adam deli olmalı” isimli yazımızı da okumanızı tavsiye ederim. Çünkü o yazıyı; aşağıda anlatacağım geceyi izledikten hemen sonra yazmıştım… Malatya’da, Elazığ’da […]
O & Ben (Yorumlara yorumlar…)
——————– Ben: Doğru diyorsun… …Bak şimdi ne diyeceğim: Hani bir zamanlar O ve Ben diye bir iki yazı koymuştum, “Mektuplar” kısmına da bazıları kızmıştı bana… İşte bu tip konuşmaları oraya koymak için açmıştım orayı… Misal ki şu konuşma olsaydı orada çok kişi pek çok şey öğrenecekti… O: Evet hatırlıyorum o yazıyı. Ben: Tepkiler almıştı ama […]
Seyir Defteri – 20 Kasım 2008 ( ..eNgerekon davası!..)
..eNgerekon davası isimli yazımız, Seyir Defteri bölümümüzde (9 Ekim tarihli) ERGENEKON DAVASI yazımızın altındadır. Buradaki linkten de ulaşabilirsiniz. TIKLAYINIZ: http://www.muammererkul.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1647&Itemid=25 NOT: Yorumlarınızı ise lütfen buraya değil, iki yazının da birikte bulunduğu ..eNgerekon davası yazımızın altına yazınız ki, konu dağılmasın!..
Seyir Defteri – 19 Kasım 2008 (Onuncu aydönümü / Ya siz olmasaydınız!..)
Onuncu aydönümü veya; Ya siz olmasaydınız! Bugün Kasım ayının 19'u… Ocak ayının 19'undan bu yana taam 10 ay geçti. Bugün; sitemizin yayına başlamasının ONUNCU aydönümü… {*}{*}{*} Ne denir!.. Veya ne denebilir ki? Çoğu zaman düşünüp, sonunda şu sonuca çıkmıştı yolum: Ya sizler olmasaydınız! {*}{*}{*} Yani… Buluta bakar çiçekler… Yüzlerini ona dönerler… Fakat, o değildir "rahmeti" […]
Doğru insanlara acımak [28 Kasım 2004 Pazar]
(Hazmının tamamlandığını sandığım bir iftarın ardından.) Yanlış insanlara acıyorsunuz!.. Acıkmış kimse, yemek verildiğinde doyar. Susamış kişinin içecek koyduğunda önüne, kanar. Yahut günü gelir çözülür problemleri birilerinin, rahatlar insanlar. Fakat bazıları, rahatlayamaz. Çünkü bunların kendileri rahatsızlıktır!.. {*} Kimilerine göre çok uzak, ama bana göre gayet yakın ve şu an burada bulunan herkesin görebileceği bir zamanda… Suçlanan,,, […]
Zulüm üstüne [26 Kasım 2004 Cuma]
Hun imparatoru Attila’nın, Galya yani Fransa’ya kadar sürdüğü atının ardında kalan geniş toprakları kendi torunlarının görememesinin asıl sebebi; onun Avrupa içine girmiş bir Türk olması, dinli ya da dinsiz olması filan değil; yaratılmış olana acımayıp, önüne çıkan her canlıyı öldüren kan dökücü bir zalim olmasıydı… {*} Etrafına ordu diye topladığı ama sürü mantığındaki vahşilere Çin’in […]
Köklerim vardı [25 Kasım 2004 Perşembe]
Köklerim vardı; Yapraklarım birer karış üzerindeyken başımın!.. {*} Fakat, meyvelerim de vardı o zaman. Belki de, meyvelerim asıl o zaman vardı!.. {*} Köklerim vardı; Koptu bazısı, kimi çürüdü… Kesti pek çoğunu da insanlar… Halbuki bir yavru gibi; emdikçe besleniyordum her kökümden, ve beslendikçe büyüyordum… {*} Şimdi, öyle bir yavruyum san ki; anasız, ninesiz, ebesiz, bibisiz… […]
Elma ve kırmızı [21 Kasım 2004 Pazar]
Her gün taze bir kırmızı elmayı kabuğuyla yemenin, diğer faydaları yanında; beyin hücreleri de dahil olmak üzere vücuttaki bütün hücrelerin direncini artırdığı.. Ve ayrıca strese karşı da güçlü bir koruma sağladığı tespit edilmiş… Sorusu olan var mı?.. -Var… -Buyurun, sorun… -Bu faydanın sağlanması için, sözü geçen elma ne kadar kırmızı olmalı? Bir kenarı kırmızı veya […]
Serçeler keman çalamaz [19 Kasım 2004 Cuma]
Tanıdığım bunca insan arasındaki erkeklerin çoğu ne kadar cahildi!.. Cehalet; bilmezlik, bilgisizlik… Cahilse; okumamış, öğrenmemiş, toy adam, demek… {*} Bilgeliklerden nasiplenmemiş olana değil de, kime acıyacaksın?.. ….. Ey adam; Tavuklar yumurta pişiremez! Omletle krep arasındaki farkı boşuna anlatıyorsun… Ey adam; Serçeler keman çalamaz! Hüzzamla nihavent arasındaki farkı boşuna anlatıyorsun… {*} Tavuklar bilgisiz olur mu hiç?.. […]
Sarı güvercin [18 Kasım 2004 Perşembe]
O gün… Seni göremediğim o gün önüne koyamadığım, ellerine veremediğim gülleri gönderdim sana; Canına diken batmış sarı bir güvercinle!.. {*} Dün… Günbatımına gül götüren sarı güvercin, güneşin mangalına düştü; karardı ortalık… İçim karardı! {*} Bugün… Sadece özlüyorum. Tütüyor içimde sanki bi’şeyler… Ve, bir şeyler başka bi’şeylere dokunup canımı örseliyor!.. {*} Yine sonbahardayız.. Sonbahar, geldiğin mevsim. […]
Mecnun [14 Kasım 2004 Pazar]
Leyla ile Mecnun’un yaşadığı devirde bir kıtlık olur. Anlatılan hikayeye göre; Leyla, aç insanlara sıcak yemek dağıtmakta… Uzun yemek kuyruğunda bekleşenler arasında Mecnun da bulunmaktadır. Fakat sıra Mecnun’a geldiğinde, yemek vermek yerine Leyla elindeki kepçeyi Mecnun’a vurur. Mecnun ise büyük bir ödül almış gibi sevinçle gider ve tekrar sıraya geçer… {*} Olanlara anlam veremeyen halk […]
Hacı Şeremet -2 [12 Kasım 2004 Cuma]
Çiftliğin çobanı Şeremet’in, hanımının kavurduğu helvayı, tenceresinden dumanlar tüterken getirip, Kâbe’deki beyinin önüne koymasının üzerinden çok zaman geçmiş. Hac kafilesi aylar sürecek dönüş yoluna çıkmış, hanım da kayıp tencereyi/bezi unutmuş… Sonunda dönmüş hacılar… Bey de dönmüş. Yollarda karşılamışlar, elleri öpülmüş, yükleri indirilmiş… ..ve, bir de tencere çıkmış eşyalarının arasından, hem de içinde tahta kaşıkla, yine […]
Hacı Şeremet [11 Kasım 2004 Perşembe]
Çocukluğumdan beri duyuyor… Bu köşede yazmaya başladığımdan beri de sizlere duyurmaya çalışıyordum Şeremet’i… Onu anlatmak bugüne nasipmiş; biraz buruk olsam da… ….. Yaşı yetmişin üzerindekiler; “Anne babalarımız zamanında hâlâ o taallukattan (akrabalar, hısımlar, bağlantısı olanlar) yaşayanlar varmış. Bazen köye yolları düşer, bazen de onlara yakın tarlalara giden köylüler selam vermek için uğrar, konuşurlarmış. Ama biz […]
Yarçekimi [07 Kasım 2004 Pazar]
Bir gün, zıplamaya başladı bazıları… Sonra bunlar daha yukarı sıçradılar, daha da yukarı… Fakat olmuyordu istedikleri. Çünkü, altlarındaki zemini döndürmekteydi zaman!.. {*} Cazibe merkezi en ortadaydı. Zaman, döndürdükçe zemini; cana kaynaşıyordu canlar… {*} Sıçrayanlar, henüz herkesle aynı hızda olduğundan; her havalandıklarında yine son bastıkları yere düşüyorlardı… Kim bilir, belki de kendi kendilerine ne kadar deneseler, […]
..bu biir :) [05 Kasım 2004 Cuma]
Her zaman benim dedemden anlattıklarımı okuyacak değilsiniz ya. Alın işte size bir başkasına ait dede hikayesi… ….. Torunu; “-Kaç yıldır evlisiniz ninemle” diye sorunca günün birinde… “-Kırk yılı geçti” demiş dedesi. “-İyi ama dede, demiş çocuk… Ben sizi hiç kavga ederken görmedim…” “-Çünkü biz bu güne kadar hiç kavga etmedik!” “-Allah Allaah! Bu kadar zaman […]
Öğrenmeler üstüne [04 Kasım 2004 Perşembe]
İnsan, yaşı kaç olursa olsun hep öğreniyor; veya öğrendikçe büyüyor insan. Belki de işte bu yüzden, kendini öğrenmeye kapatanlar; büyüyemeden, minicik, ufacık göçüp gidiyorlar dünyadan!.. Konu hakkında çok şeyler söylenir. Okuruz biz de bunları, öğrenmeye çalışırız. Aşağıda işte bunlardan biri var, yani bir insanın hangi yaşta neleri öğrendiği… Bir de tavsiye isterseniz; benim gibi yapın. […]
Babaanne’nin torunu :)
{bebek} AHMET EFE HOŞGELDİ 🙂 Sitemizde "Babaanne" diye hatırladığınız Fahriye Erdoğan hanımın beklenen torunu dünyaya geldi… AHMET EFE Aramıza hoşgeldin! {*}{*}{*} Hanımlar için önemli bilgiler: 13 Kasım 2008 günü saat 10.07'de dünyaya gelen bebek, 3 kilo 850 gr ve 53 cm imiş… 3 buçuk yaşındaki abla Serra Nil kıskançlığa başlamış… Benim için önemli olan; İhsan […]
Türk Dilinin Büyük Savaşçısı
{anma} YAVUZ BÜLENT BAKİLER GECESİ ESKADER ile Üsküdar Belediyesi’nin birlikte düzenlediği “Yaşayan Usta Şairlere Saygı” programının ikincisi 20 Kasım Perşembe akşamı Yavuz Bülent Bakiler ile gerçekleşecek. {*}{*}{*} Bestami Yazgan ve Yusuf Dursun’un sunuculuğunu yapacağı programa Yavuz Bülent Bâkiler de katılacak. Bâkiler sevilen şiirlerini okuyacak, hâtıralarını anlatacak ve sorulan sorulara cevap verecek. Şairin şiir kitaplarının dinleyicilere armağan […]
