Söz okları [14 Aralık 2008 Pazar]
Bazı sözler, ok gibidir; saplanır, içinde kalır! Koşarsın acısıyla. Fakat asıl, oku yedikten sonra yol alırsın! Okun temreni tenindedir. Her adımda acı verir ve senden kopmaz. Çeksen, canın çekilir! Artık senin parçan olan, yani bir nevi “sen” olan ok’tur sürücün, farkında bile olmazsın! {*}{*}{*} Bazı sözler, ok gibidir; saplanır, içinde kalır! Nerdesindir o an; belki […]
Ahh, nerede o eski bayramlar? [12 Aralık 2008 Cuma]
Bayramlar burada mîrim, bayram çocukları nerede! (-Bayramlar daha sık mı geliyor ne? Gezinmekten dizlerim ağrıdı. İki bayram arası bacağımı uzatacak vakit bile olmuyor! -Ya, haklısın. Bayramlaşmak için ayağa kalkmaktan benim de belim tutmuyor!..) Eski bayramları mı, yoksa eski bayramlardaki “biz”i mi arıyoruz bu sözle? {*}{*}{*} Herkes aldığını hatırlar, onun sevincini. Bir pantolonu nasıl kirlettiğini, eskittiğini […]
Seyir Defteri – 13 Aralık Cumartesi, Öztürkmen’e saygı günü
Ömer Öztürkmen’e Saygı Günü Türk düşünce, basın, sanat ve siyaset hayatının değerli isimlerinden gazeteci, yazar ve şair Ömer Öztürkmen adına bir saygı günü düzenleniyor. Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) tarafından tertip edilen program 13 Aralık Cumartesi günü saat 13.00’te Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin konferans salonunda başlayacak. Yakın dostlarının katılıp konuşmalar yapacağı […]
Sen o bakışları dinle [11 Aralık 2008 Perşembe ]
Kurban’da bir şeyler duyacaksan; ..kurbanlıkların bakışlarını dinle! ….. “Kurban nedir” sorusunun cevabı; “teslimiyet”tir! Kurban demek; kesilecek hayvan değildir, et değil, bıçak değildir… Doymak, doyurmak, fakirlere et göstermek değildir… Kesemeyenlerden farklı olduğunu hissetmek, kibir, tatmin değildir… Kurban, demek; başka bir şeyler demek değildir nihayetinde… Kurban; teslimiyettir! {*}{*}{*}{*} İbrahim aleyhisselam, oğlu Hazret-i İsmail’i adadığı için değil kestiğimiz […]
Seyir Defteri – 09 Aralık 2008 (Hazret-i İbrahim ve kurban)
Hazret-i İbrahim ve kurban Bir kaç gündür burası (Seyir Defteri) için bir yazı yazmak istiyor; ama yazamıyor, daha doğrusu ne yazacağımı bilemiyordum. İkinci günü oldu Kurban Bayramı'nın, kurbanlıkların pek çoğu kesildi. Ben yine "ne yazayım" derken imdadıma "huzurpınarı" sitesinden gelen sayfa yatişti… Artık benim düşünmeme lüzum kalmadı, dedim. İşte; bilenden bulan bana göndermiş, benim işim aktarmak! […]
İşaret kınaları [07 Aralık 2008 Pazar]
Bayram yaklaşınca sürüler görülür olmuştu. Kurbanlık seçmek isteyenlerse mezarlık yanındaki düzlükte çobanlarla konuşup mal sahipleriyle el sıkışıyordu. Koyunlar ürkmesin diye arabasından uzakta indi adam. Üç beş müşteriyle birkaç çocuk vardı sürünün başında. Boynuzlarından tutulmuş koçlar hakkında konuşuyorlardı. Başka bir koçu çeken çobana selam verdi adam: -Hangileri kurbanlık? Biraz dolaşacağım aralarında… -Dolaş ağabey. Kurbanlıklar işaretlidir; bak, […]
Seyir Defteri – 06 Aralık 2008 (Kurban eti diğerlerine benzemez!.)
Bugün Cumartesi, yarın Arefe ve Pazartesi günü ise Kurban Bayramı'nın birinci günü… Özellikle Kurban Bayramı ile ilgili pek çok hatıranız vardır, tahmin ediyorum… Ben de bir hatıramı yazmıştım, yayınlanmıştı köşemizde; bazı radyolarda da okunmuştu hatta ama kaydı elime geçmedi… "Kurban eti diğerlerine benzemez" yazımızı tekrar okumak… Ve bağlantılı olarak kendi hatıralarınızı hatırlamak… Ve belki bunları bize […]
Kurban, onlara… (Peki onlar kim?..) [05 Aralık 2008 Cuma]
Eviminkini hatırlayamam fakat İhlâs Vakfı’nın numarasını (0212 513 99 00) bilirim; gazete eskiden bunu kullanıyordu. Cep telefonları hafızalarımızı esir etti, defterciklerimizi çöpe attık, bildiğimiz bütün telefonları unuttuk. Ama ben bu numarayı unutamadım: 513 99 00… Demek ki bugün yazmam içinmiş! Peki numarasını unutmadığım bu İhlas Vakfı ve öğrenci yurtları önemli midir?.. Hem de tahmin edemeyeceğiniz […]
Saksıda kurban kesilir mi? [04 Aralık 2008 Perşembe]
Kesilir, fakat o kadar büyük saksı, ya da şu kadar küçük bir kurbanlık bulabilirsen! Saksıda kurban kesmek caizdir ama yine de saksıda kurban ke-sil-mez… Saksıda kesemezsen banyoda kesebilirsin aslında; ama ayakları kayarsa, boynuzları batarsa bana surat asmak yok! Hele ki elinden kurtulup salona kaçarsa, ve hele ki “aynadaki koç” ile toslaşmaya kalkarsa, ve ah hele […]
Polis Radyosu’na misafiriz
{radyo} POLİS RADYOSU’NDAYIZ 2 Aralık 2008 Salı günü, Türkiye Polis Radyosu’nda, Mehmet Nuri Parmaksız’ın misafiriyiz… “İmbikten Damlalar” programı 21.00 haberlerinin ardından başlıyor, bizim telefonla alınma saatimiz ise 21.30 civarında olacak… www.polisradyosu.net sitesinden hangi ilin hangi frekanstan yayın yaptığı bulunabilir. İstanbul frekansı 94.1… Ayrıca her isteyen her istediği yerden; http://www.polisradyosu.net/Webcanli.htm adresinden, internet üzerinden de radyo […]
Seyir Defteri – 01 Aralık 2008 (Bir Aralık akşamı)
Bir Aralık akşamı Bir Aralık akşamı… Veya 2008 senesi, 1 Aralık gününün gecesi. Geçtiğimiz, sanki yazdan kalma, şahane bir gündü. Ve güneş battıktan üç saat sonra, saat 19.50'de, pencereden işte bu fotoğrafları çektim… {*}{*}{*} Biliyordum ki, benimle aynı dakikalarda sizlerden de bakan vardı aynı manzaraya… Güzelliğin bir adı da bu olsa gerek; ..aynı […]
Seyir Defteri – 29 Kasım 2008 (K.Ö.Ö.Günü)
K.Ö.Ö.G. (yani) Kezban Öğretmenin Öğrencilerinin Günü 🙂 24 Kasım Öğretmenler Günü için yazdığımız "Öğretenlerin günü" isimli yazımızın altına gelen yorumlardan biri de Kezban'ımızdandı… İLK ÖĞRETMENLER GÜNÜM:) demişti Kezban Bağrıaçık ve şöyle devam etmişti: ….. Merhaba Muammer abi ve Sevgi ailesi. Dün ilk öğretmenler günümü kutladım ben de; 2 ve 3. sınıfların […]
Küs müsün? [30 Kasım 2008 Pazar ]
Hadi bana cevap ver: Ölerek seni terk etmem ile; Küserek beni terk etmen arasında ne fark var?.. {*}{*}{*} Şu fark var, bu iki terk olunuş arasında: Biri, her ikimizin de irademiz dışında… Yani elinde olmadan ve yani elimde olmadan; deriin ve gittikçe derinleşecek bir acı söküp alıyor beni senden… Diğerinde ise; Bilerek… İsteyerek… İraden dâhilinde […]
Seyir Defteri – 29 Kasım 2008 (K.Ö.Ö.G.)
K.Ö.Ö.G. (yani) Kezban Öğretmenin Öğrencilerinin Günü 🙂 24 Kasım Öğretmenler Günü için yazdığımız "Öğretenlerin günü" isimli yazımızın altına gelen yorumlardan biri de Kezban'ımızdandı… İLK ÖĞRETMENLER GÜNÜM:) demişti Kezban Bağrıaçık ve şöyle devam etmişti: ….. Merhaba Muammer abi ve Sevgi ailesi. Dün ilk öğretmenler günümü kutladım ben de; 2 ve 3. sınıfların toplam […]
Seyir Defteri – 28 Kasım 2008 (Gönlümün Sultanları)
Gönlümün Sultanları Evliya menkıbelerini; ..dolayısıyla Allah'ın evliya kullarının ne kadar çok, ne kadar lazım ve onlara ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu; çok kimse gibi ben de Abdüllatif Uyan ağabeyimin kaleminden öğrendim… Belki de "sadece benim okumam için" yazdığını düşündüğüm çok olmuştur bu menkıbeleri. Halbuki kim bilir ben gibi daha niceleri vardır… {*}{*}{*} Onu tanıdığım […]
Seyir Defteri – 27 Kasım 2008 (Osmanlı Cumhuriyeti)
Osmanlı Cumhuriyeti Film başlıyor. Sarı bir ekin tarlasının önünde “Selanik 1888” yazısı okuyoruz. Sarışın bir çocuk koşuşturarak karga kovalıyor. Başını kaldırıyor; ağaçta bir kafes asılı. Uğraşarak tırmanıyor, tam uzanıp kafesi alacakken tutunduğu dal kırılıyor. Ağaçtan yere çakılan çocuk, hareketsiz kalıyor!.. {*}{*}{*} Sahne değişiyor. “İstanbul 2008” yazısının ardında; şu anki İstanbul’u görüyoruz. Yalnız şu farkla […]
Yağmur mevsimi! [28 Kasım 2008 Cuma]
İlaç şekerle kaplı olmasa; ..onu kaç kişi yutar! ….. Şükürler olsun; yağmur mevsimi çocuklarıyız… Kavuran ateş ve kurutan kuraklık bizden öncede kalmış! Öyleyse zaman filiz görmek istiyor artık zeminin üzerinde, filizler görmek istiyor… Hangi filizler?.. Yonca ile çınar birlikte burnunu çıkarıyor topraktan; ama birinin ömrü altı ay, diğerininki altı yüz yıl!.. {*}{*}{*} İmkânlar ve ihsanlar […]
Bir adam deli olacak! [27 Kasım 2008 Perşembe]
Bir adam, bir şeylerin delisi olacak! Kalbindeki davasını; sanki ciğerine saplanmış oku kanırtıp kırar ve temrenini teninde bırakır gibi içinde saklayacak… Her adımda ve her nefeste duyacağı işte bu sızının inlemeleri; ..onun destanı olacak! {*}{*}{*} Bir adam, bir şeylerin delisi olacak! Her deli velî olmuyor ama, velîliğin yolu delilikten geçiyor; kendini fedadan, ardına bakmayıp istikamete […]
Seyir Defteri – 25 Kasım 2008 (Ona söyleyin sakın bu sayfayı açmasın!..)
Ona söyleyin, sakın bu sayfayı açmasın!.. Aslında bu satırları "Sevgi Ailemizden Haberler" bölümünde yayınlayabilirdim, ama böyle bir vakıa'nın "haber" olabilmesi için yer ve zaman ve isim ve diğer isimlerin elde olması lazım… E bende bir tanesi var, ama diğer üç tanesi yok; eldeki o tek bacaktan da bahsetmem yassahhh! Üç bacağı olmayan (yani […]
Seyir Defteri – 24 Kasım 2008 (Öğretenlerin günü)
Öğretenlerin günü 24 Kasım, öğretmenlerin günü. Bütün öğretmenlerimizin bu özel gününü tebrik ediyoruz ve de tebrik etmeliyiz. Çünkü öğretebilmek büyük meziyet ve çünkü öğrenmek çok kıymetli… {*}{*}{*} Öğretmenlerin günü, 24 Kasım… Öğretenlerin günü ise ömür boyu, ta ki hesap gününe kadar! Peki ya karşılıksız, çıkarsız, hiç bir menfaati olmadan doğru olanı öğretenlerin günü ne […]
