Seyir Defteri – 07 Ocak 2009 (Filistin’de bebek doğramak!..)

  Filistin'de bebek doğramak!   "Onlara dua edelim, dedi Ahmet abim… Çünkü dünyanın herhangi bir köşesinde, bir Müslüman zor durumdaysa, savaş halindeyse, onlara dua etmek farzdır." Bizim için bu nokta çok önemli, çünkü güç yetmeyen işler sarılıyor insanların (bu dönemde özellikle de Müslümanların) başına. Öyle kayalar, öyle kuyulara atılıyor ki, çıkarmanın mümkünü yok! Tuzaklar jyli […]

3 mins read

Seyir Defteri – 06 Ocak 2009 Salı (Tatlı güzeli aşure)

         Tatlı güzeli aşure         Aşure dendiği zaman tatlı tatlı bir şeyler hatırlarım. Aşure tatlısı her yemeğe benzeyen; meyvelere, çerezlere benzeyen bir tatlı… Aşure günlerinde bazen aşure pişirirdi annem, bazen de başka bir tatlı. Ve şöyle anlatırdı: “Kiminiz aşure pişirsin, kiminiz başka tatlılar yapsın” derdi deden. Ve şöyle devam […]

13 mins read

Seyir Defteri – Ocak 2009 (Haydi, bir kütüphane kuralım!)

    Haydi bir kütüphane kuralım… Ayın ilk günlerinde bahsetmiştim ilk defa…  Aşağıdaki satırları yazmıştım. Şimdi de daha da aşağıdaki satırları ekliyorum bu yazıya: ————————– KÖÖKütüphanesi Nedir bu KÖÖK diyeceksiniz… İlginç olsun, aklınızda kalsın diye böyle yazdım. Yani Kezban Öğretmenin Öğrencilerinin Kütüphanesi… Bir süre sonra yazının adını değiştiririm, şimdilik böyle kalsın… Ve, bir kaç gün buralarda olmazsam, sizler […]

5 mins read

Onun arabası vaar! :))

HAYIRLI OLSUN Onun arabası var, güzel mi güzel (Mitsubishi Colt)… Şoförü de kim? Sitemizin Bilal'i… {*}{*}{*} Hep birlikte HAYIRLI OLSUN diyelim; Bizler için çok emekler veren Bilal'imizin yeni aldığı arabası için. Allah kaza bela vermesin, dert keder göstermesin inşallah. (Amiiin)  

1 min read

Yeni yıl, bir tepsi börek :’) [04 Ocak 2009 Pazar]

Kocaman bir tepsi içinde börek yapardı bazen annem… Sonra bunu dilimlere böler, her birimize birer parça verirdi. “Dikkat ederseniz, yanmazsınız!” derdi… Fırından yeni çıkmış, içinden buharlar tüten dilimimize dilimizi değdirir; yanmamaya dikkat ederek ısırmaya, çiğnemeye, yutmaya çalışırdık. Yine büyük bir tasın içinde karıştırılmış köpük köpük ayran veya mis gibi hoşaf doldururdu annem bardaklarımıza. “Dikkat edin, […]

2 mins read

Seyir Defteri – 02 Ocak 2009 Cuma (Welcome to Hindi ülkesi (!)

    Welcome to Hindi ülkesi     Yani "Hindi ülkesine hoşgeldiniz!"  Çok iyi İngilizce bildiğimden değil, sırf ACAYİP olsun diyeydi bu başlık! Fakat bu başlığın acayipliğinden daha acayip olan ne?.. Bu başlığın altında göz önüne serilen konu! Buyurun bakalım… {*}{*}{*} Önce 2 Ocak 2009 Cuma günkü Türkiye Gazetesi'ndeki STOP  köşemizde yayınlanan yazıyı buraya ekliyorum… […]

19 mins read

Republic of hindi [02 Ocak 2009 Cuma]

Batımızdakilere benzemek için bu hafta HİNDİ yedi çoğu kimse. Kurban Bayramında yırtınanlarda ses yok! Sorsan, HİNDİLİ sofralardan, çakır kafa; “zaten bu HİNDİLERİ Hıristiyanların Noel bayramında yemek için yetiştirdiler” diyecekler! Peki o inek ve koyunları, sizler Müslümanların Kurban Bayramı’nda konuşasınız diye mi yetiştirmişlerdi? {*}{*}{*} Söz hindiden açıldı: Bizler maalesef “Hindi Cumhuriyeti” çocuklarıyız. Daha doğrusu bize böyle […]

2 mins read

07.12.2007 – Sana doğru – ugurcanbolat.com

www.ugurcanbolat.com/?bl=5&hn=2805&paged=68 UĞUR CANBOLAT Kültür San’at Bilim Edebiyat Psikoloji Kitap Hayat Dostluk Paylaşım   Sana doğru MUAMMER ERKUL Eğilip yüreğimin başına; “bir”lestirdim ellerimi. Ve bir avuç mavi savurdum sana doğru… *** Içindeki “ben”i kaçırmadan, üfle bütün nefesinle tependeki bulutları. Gördüğün bütün maviler senin; Sevgilim… *** Duygularım terliyor; bütün kâğıtlara. Ve anlıyorum neden sırılsıklam olduğunu bütün kâgıtların… […]

2 mins read

Yılaydın ;) [01 Ocak 2009 Perşembe]

Günaydın… Bugün yeni bir gün ve ben sana günaydın diyerek; aydınlık bir gün, huzurlu, sağlıklı, güzel bir gün dilerim… Bir günaydınla ve bir selamla ve iyi temennilerle gönlünü almak isterim ve bunu, günlerin başlangıcı olan bütün sabahlarda yapmaya çalışırım… Çünkü bu sabah yeni bir gün başlamıştır. Bu başlayan gün bizler için yeni bir başlangıçtır. Ve […]

2 mins read

Seyir Defteri – 31 Aralık 2008 Çarşamba (Yeni yıl bir tepsi börek)

    Yeni yıl, bir tepsi börek :')   Kocaman bir tepsi içinde börek yapardı bazen annem… Sonra bunu dilimlere böler, her birimize birer parça verirdi. "Dikkat ederseniz, yanmazsınız!" Derdi… {*}{*}{*} Fırından yeni çıkmış, içinden buharlar tüten dilimimize dilimizi değdirir; yanmamaya dikkat ederek ısırmaya, çiğnemeye, yutmaya çalışırdık. Yine büyük bir tasın içinde karıştırılmış köpük köpük ayran veya […]

2 mins read

Seyir Defteri – 28 Aralık 2008 Pazar (Yılbaşı ve Yılbaşı)

        Yılbaşı ve Yılbaşı İnsanlar; geçmişi hatırlamak, geleceği planlamak ve şimdiki zamanı planlamak için takvim kullanıyorlar… Zaman içinde çok takvimler kullanılmış. Oniki hayvanlı takvim, Jülyen takkvimi, Gregoryan takvimi ve diğerleri… Her biri için ayrı yazılar yazılabilir… {*}{*}{*} Bizim şimdi kullandığımız iki takvim var. Biri Miladi Takvim, diğeri Hicrî Takvim. Biri güneşin hareketlerine göre, biri […]

21 mins read

Kadınlar ve dernekleri [28 Aralık 2008 Pazar]

Hadi gelin bugün birilerini sinir edelim! Para kazanmanın ilk adımı olarak, isimlerinin başına “kadın” kelimesini ekleyenleri mesela… Ben bunu hiç anlamam işte; onca kadın derneği var ama acaba kaç tanesi yüzde yüz kadınların elinde?.. Merak ediyorum; “kadın” ismini kullanan bazı uyanık adamlar “cukka”yı mı götürüyorlar acaba?.. DDKTKÖD (yani Dereye Düşen Kadınlara Timsahlardan Kurtulmayı Öğretme Derneği). […]

2 mins read

Seyir Defteri – 26 Aralık 2008 (Simit :)

    Simit 26 Aralık 2008 Cuma günü, saat 23 20 itibariyle, yastığımın üzerinde bir "Simit" yatıyor! Maşallah deyin, nazar değmesin! Az sonra resmini de eklerim buraya… Ve bu yazı da bu kadarla kalmaz, devamını yazarım ara sıra… :))) {*}{*}{*} Ve işte resmi, yakışıklı oğlumun… Böyle de uyunur mu be birader! :))) {*}{*}{*} Taze bilgi, […]

2 mins read

Yassah hangisi? [26 Aralık 2008 Cuma]

Anlamakta zorlandığımız çok kanunlarımız olmuş… Mintan yelek, potur çarık biri daha koşarak, ilçe sınırında bekleşen köylülerinin yanına varıyor. Başındaki kasketi çıkarıp bir diğerine veriyor. Kasketi giyen zavallı da aceleyle çarşıya koşarken, arkadakiler “oyalanmamasını” tembih ediyorlar! Biri ocaktan ucu korlu çırpıyı alıyor, diğeri lambanın şişesine eğiliyor. Biri ise cuvara’sını yakmak için cebinden çakmak çıkarınca “cenderme” dikiliyor […]

2 mins read

Sadaka taşları [25 Aralık 2008 Perşembe ]

Torunları olmakla şereflendiğimiz dedelerimiz, insanlar tarafından bilinip övülmeyi umursamadıklarından; bazı güzel işlerinin kaydını bile tutmamışlar… Hatta öyle işler ki bunlar (böyle bir şeyin mümkün olabileceğini bile) şimdilerde pek çoğumuzun kafası almıyor! {*}{*}{*} Sadaka taşı, malum; içi görünmeyecek kadar yüksek, tenha bir yerde dikili duran, tepesi çukur, genellikle yuvarlak sütunların ismidir. Ve cemiyet içindeki yardımlaşmanın göstergesidir. […]

2 mins read

Seyir Defteri – 21 Aralık 2008 (Pabuç pahalı!..)

            Pabuç pahalı!..     Amerika Başkanı'nın kafasına doğru, sanki bir mermi gibi uçan ayakkabı "donduruldu" ve incelenmeye başlandı: Bu ayakkabı nerede yapılmış… Yani hangi ülkede yapılmış? O ülkenin hangi şehrinde yapılmış?.. Bu şehirdeki hangi ustanın ve çırağın eli değmiş?.. Kim der ki; ben yapmadım!.. Ayakkabıyı atmak suç ama, yapmak suç […]

5 mins read

Miyav -2- [21 Aralık 2008 Pazar]

Cam Fabrikası grevdeyken 2, 3 aylıktı ve onu lojmanların kapısındaki gözcüler besliyordu. Grevciler gidince kedi kaldı. Çünkü bizim apartman, nöbet beklenen kapının hemen karşısındaydı… Böylece Minnoş büyüdü, önce anne sonra anneanne ve sonra mahallenin büyük büyük büyük ninesi oldu! Kendi adıyla anılan ve kendi gibi uzun yaşan ilk kızlarından biri, 12 yıl sonra aynı evde […]

2 mins read

Miyaav! [19 Aralık 2008 Cuma]

Kedi sevgisi doğuştan gelir… Harmantepe’deki kedilerin bile isimlerini hatırlarım: İsmiyle müsemma Duman; tevellüdü kesin benden daha eski Dede ve o sıralar benim gibi bir yavru olan, siyah beyaz yamalı Boncuk. Ki eliyle kapıyı bastırarak Dede’yi içeri sokmazdı; bir yaşlı erkek için ne acı durum!.. Aynı bahçedeki ilk görevim: “Sakın civcivleri kaptırma!” tembihi üstüne bir asker […]

2 mins read

Yeniköy vapuru [18 Aralık 2008 Perşembe]

İnsan uçar mı? Uçar! Sonra konar. Ve tekrar uçup başka yerlere konar… Sen benim ilhamım gibi; omzumdaki beyaz güvercinim… Yahut kara korsanın macera arkadaşı, papağanım… Veya martı’m; gidip gelen, hayallerimin karşı sahillerine… Hayal de görsem, uydurduğumu da söylesen; iyi geliyor seni böyle düşünmek! Tatlısın, bunları duymak sana da iyi gelir bilirim; revani üstüne kaymak gibi! […]

2 mins read