Öperken koklamayı “senden” öğrendim!.. [06 Şubat 2001 Salı]

Öperken koklamayı "senden" öğrendim!.. Ben, "koklanmayı" senden öğrendim; Ve de koklamayı!.. ….. Ben, koklamayı; senin koklamalarından öğrendim… {*} Ben, seni duymayı; beni dinleyişinden öğrendim… Ben, seni görmeyi; bana bakışından öğrendim… Ben, sana dokunmayı; bana dokunuşundan öğrendim… Ve ben… Ben, öperken koklamayı; Öperken beni koklayışından öğrendim… ….. Ben, öperken koklamayı, Senden öğrendim!.. {*} Sen, yüreği kıpır […]

4 mins read

Sevgi yetmez!.. [05 Şubat 2001 Pazartesi]

Hani, yeni açan çiçekler renkli yapraklarını büyük bir heyecan ve beğenilme duygusuyla serer ya gözler önüne… İşte öyleydiler!.. ….. Üç beş gün öncesine kadar "helal" bile değildiler biribirlerine… Ama şimdi… Hiç kimsenin farketmediğini sandıkları farklı bir "şey" vardı bakışlarında… Bir süre sonra kendilerinin de (diğerlerinde) görebilmeyi, koklayabilmeyi öğrenecekleri bir şey!.. {*} Bense; Belirmeye başlamış yıldızlara […]

4 mins read

Sen onlar’sın, onlar sen [02 Şubat 2001 Cuma]

Şimdi anlatacaklarım üzerinde tahmin edemeyeceğiniz kadar çok düşündüm… O yüzden, zannediyorum ki; sizin de dönüp dolaşıp, neticede varacağınız nokta bu olacaktır. Bundan (neredeyse) emin olduğum için, yazmakta bir mahzur görmüyor, bilakis, belki bazılarına zaman bile kazandıracağını düşünüyorum. Bunları neden bu kadar çok düşündüm?.. Anlatıyorum: Şu an yeryüzünde yaşayan herkes birer "evlat", değil mi?.. Eveet!.. Burdan […]

5 mins read

Hafızana güvenme(!) [01 Şubat 2001 Perşembe]

Esnaftan biri, dedemin küçük bir işini halleder; dedem de ona her ay bir miktar ödeme yapardı. Çarşıda yürürken o adamla karşılaştık. Selâmı her zamanki gibi önce verdi dedem. "Aleykümselam, dedi adam. Aleykümselam da… Bakın ayın sonu yaklaştı. O beklediğim şeyi de böyle acele verseniz, biz de sevinip selâmete ersek diyorum hani!.." "Hangi şeyi?.." diye sordu […]

6 mins read

Ne mümkün? [31 Ocak 2001 Çarşamba]

Ne mümkün? Veya; Zehirli Su… Yahut; Senli Ben… Ya da; Benli Sen… Her ne ise, ismi önemli değil zaten! (BİR KÂSE SUYA DÜŞEN BİR DAMLA ZEHİR GİBİ; GAYRI SENİ İÇİMDEN SÖKÜP ATMAK NE MÜMKÜN?..) {*} Nasıl damlarsa zehir bir kâse suya; İçime, öyle damladın… ….. Ve nasıl karışırsa soluğa, nasıl karışırsa kana; İşte öyle karıştın, […]

5 mins read

Elbette kıskanırım gözünde beni görsem [30 Ocak 2001 Salı]

Elbette kıskanırım gözünde beni görsem İsterim ki, bana semayı getirsin. Dursun önümde bulutsuz bir gökyüzü gibi… İsterim ki bir su damlası gibi değsin, gözlerin… İsterim… Ve bunları istemeyi isterim… İşte bunun için kıskanırım… Elbette kıskanırım gözünde beni görsem, kıskanırım; Sende kendimi görsem!.. {*} Bilirim; gökler verir, denizlere rengini… Bilirim; göklerin kamçısıyla delirir, taşar deniz… Bilirim; […]

5 mins read

Gözlerine düşmüşüm [29 Ocak 2001 Pazartesi]

Gözlerine düşmüşüm İçime kor; Denize güneş düşmüş… {*} Göllere mehtap inmiş… Ve sinmiş; Tüm suların üzerine sevdalar… ….. Bütün ışıklar suya; Ben?.. Gözlerine düşmüşüm! {*} Canııımm terlemiş, canım; ten kokunun üstüne!.. Gün, terinde parlamış; Canım düşmüş gözüne! ….. Canım terlemiş canım!.. Ve sızmışım ben, bahar yağmuru gibi özüne… {*} Gök, kızarmış bir somun gibi bölüşmüş […]

3 mins read

Biraz denize ve biraz kitaba dair… [25 Ocak 2001 Perşembe]

Biraz denize ve biraz kitaba dair… Ağaçlar köksüz… İnsanlar kitapsız kalırsa, büyüyemiyor; Filiz çıkaramıyor, dal büyütemiyor, yaprak veremiyor, çiçek açamıyor, meyve sunamıyor… {*} İnsanlar köksüz… Ağaçlar bile kitapsız kaldığı zaman; Boşlukta bir yer işgal edemiyor!.. ….. Yani; boşluğa "dahil" oluyorlar!.. {*} Bu yazının konusu "boşluğa dair" değil… "Yokluğa ve hiçliğe" dair de değil… "Dahle dair" […]

5 mins read

Kitapsız bir dünyanın zavallılığı! [24 Ocak 2001 Çarşamba]

Kitapsız bir dünyanın zavallılığı! Şükürler olsun ki bizler, (ve hatta, artık ben bile); "Kitapsız bir dünyanın zavallılığını" kavrayabilecek idrak sahipleriyiz… Değil mi?.. {*} Kitapsız kaldığı için sefilleşen bir dünyaya düşenlerin fukaralığından daha derin fakirlik ne olabilir?.. ….. Bizim çocukluğumuza kadar belki kabul edilebilecek olan şeyler artık mazeret değil… (Konunun maddi yönüne yaklaşmıyorum bile bu satırlarda… […]

4 mins read

Ahşap evlerin özelliklerini biliyor musunuz? [23 Ocak 2001 Salı]

Ahşap evlerin özelliklerini biliyor musunuz? *Ahşap yapılarda yaşayanların fizyolojik ve psikolojik açıdan kendilerini çok daha sağlıklı hissettiklerini? *Ahşabın insanla birlikte soluk aldığını, romatizma, astım, böbrek hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde olumlu etkileri olduğunu? *Japon deprem uzmanlarının, tüm dünyada depreme karşı en dayanıklı yapının Osmanlı ahşap karkas sistemi olduğunu açıkladıklarını? *1894 İstanbul depreminde, kalitesiz ahşap yapıların […]

5 mins read

70’li yılların dizginleri! [17 Ocak 2001 Çarşamba]

70’li yılların dizginleri! Seksen öncesi yılların okul çocukları, diken dolu tarlalara salınıvermiştik, çıplak ayaklar ile… Yabancı ülkelerdeki işçi çocuklarına dönmüştük sanki; dil bilmez ve duyguları ezilmiş… Hem de kendi mahallemizde!.. Birkaç gün öncesine kadar parmakla gösterilen bizler, yeni sınıflarımızın yeni ders kitaplarını ellerimize aldığımızda; patlamış ve havası hızla kaçan lastikler gibi hissetmiştik kendimizi… Kenarlarında bir […]

6 mins read

Beni sil! [15 Ocak 2001 Pazartesi]

Beni sil! O zamanlar da arabamı şöyle pırıl pırıl parlatarak dolaşmaya pek zamanım olmuyormuş ki; bir yandan bunu başarabilenleri takdir ediyor, diğer taraftan da benim gibi bir sahibe düşmüş olan "zavallı" vasıtaları kolluyordum trafikte… Hani şöyle üzerine; "Beni yıka" falan yazılmış olan arabaları!.. Hiç de az değildiler… Hiç de az değildik yani; üzerine yazı yazılabilecek […]

5 mins read

Ya şimdi konuş… Veya sonsuza kadar çeneni kapa! [12 Ocak 2001 Cuma]

Ya şimdi konuş… Veya sonsuza kadar çeneni kapa! ‘Gazetenin başlığı bu senenin moda rengi MOR olsun!..’ Nasıl bir talep bu? Hoşlanan oldu mu aranızda? Bir de şunları dinleyin: "Abone olduğum gazetem haftanın bazı günleri çok geç geliyor, bazen de hiç gelmiyor… Gazetede ilave verildiğini yazdığı halde ben henüz o ilaveyi iki kere görebildim!.." Şimdii, yukardaki […]

5 mins read

Fırın hangi tarafta? [11 Ocak 2001 Perşembe]

Fırın hangi tarafta? Adamın biri, ilk defa gittiği küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezindikten sonra, yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa: "Buraların yabancısıyım, demiş. Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler…" {*} Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra: "Ben de buraya ilk defa geliyorum, […]

4 mins read

Bahçıvanın yüreği [10 Ocak 2001 Çarşamba]

Bahçıvanın yüreği (Veya buraya şöyle de yakışır bu başlık: Bahçıvanın gül yüreği, bahçıvanın kor yüreği…) Bu sabah bir çiçek gönderecektim sana… Vazgeçtim; Bahçıvanın yüreğini gönderdim!.. {*} {*} {*} Bir çiçek gönderecekti bahçıvan. O; "Bir çiçek yetmez!" dedi. "Peki, bir çiçek daha?.." dedi bahçıvan. "Olmaz!" dedi "Bir kucak çiçek daha!" Dedi. O yine; "Olmaz!.." Dedi. "Bir […]

5 mins read

Tebük Seferi [09 Ocak 2001 Salı]

Bir söz vardır ya, hani; “Kısrak iki iniler, bir küheylan doğurur… Tavuk ise bir küçücük yumurta yapar, mahalleyi ayağa kaldırır!..” derler. Hah, işte bizimki de aynen o hesap!.. ….. Bir kitap aldık, her biriniz duydunuz… Okumaya başladık, hepiniz biliyorsunuz… Artık hangi gün kaçıncı sayfalarda olduğumu falan da tahmin edebiliyor pek çoğunuz!.. Bir de zaten dünden […]

7 mins read

“Arşın”ları getirin(!) [08 Ocak 2001 Pazartesi]

……….. MÜJDEE!.. Bugün, beni zaman zaman anlaşılmaz bulanlar için çok özel bir yazı yazdım… Bugün, şöyle ortalama bir zekâya sahip olan herkes anlayabilecektir beni ve anlamalı da zaten… Ayrıca; eğer bu yazımı okur da, düşüncelerime katılırsanız, (hemen şu an) yanınızdaki kişiyle de bunu paylaşabilirsiniz, değil mi?. ………. Kahvehane köşelerinde atıp tutmak iş değil ki!.. Fedakâr […]

5 mins read

Bir güzel şehir [05 Ocak 2001 Cuma]

Şehirler, içlerinde bulunan insanlarla güzeldir… Değil mi?.. ….. O zaman hangi şehrin güzel olmasını istiyorsak, oraya önce kendimizi sokmalı ve ardından bütün gücümüzle kendimizi güzelleştirmeye çabalamalıyız. Çünkü her zaman bize bakıp kendilerini güzelleştirmeye çalışanlar olacak!.. {*} Sakın ha!.. Bunları, öyle söylenmesi zor laflar falan sanmayın. Hissedin sadece… Üfleyin ki kendi içinize; çıksın meydana sevgileriniz ve […]

5 mins read

Altın sene!.. [04 Ocak 2001 Perşembe]

Eğer emsalinden gelse, belki cinayete bile sebep sayılabilecek ağır hakaretleri (daha doğrusu hareketleri) babalar sakin tebessümlerle nasıl da sineye çekiyor çoğu zaman, değil mi?.. Biliyorlar çünkü, kendileri için de aynı sabır gösterilmiştir bir zamanlar… ….. Ve bir gün geliyor ki; bizler de, aldığımıza benzeyen bir sabrı veriyoruz kendi evlatlarımıza… Yani… Yani; büyüklerin sabır ve himmetine […]

5 mins read

İmparatorluk Coğrafyasında Diplomasi Koşturmak [02 Ocak 2001 Salı]

Rahîm Er Ağustos 2000 / 13.5 x 21cm / 344 sayfa / bky (babıali kültür yayıncılığı) / (0212) 511 9522 ….. Neredeyse (en azından fikrî) çocukluğumdan beri tanıyor olduğum için söyleyebilirim ki; Rahim Er ciddî, yeniliklere çok açık ve büyük düşünebilen bir büyüğümdür. O, önce “insana” yatırım yapmanın değerini gerçekten bilen… Göğüs cebindeki (pek de […]

5 mins read