Stop Köşesi
Zarurî dedemiz(!) [17 Kasım 2000 Cuma]
Zarurî dedemiz(!) Zarurî’yi bize, (dolayısıyla sizlere) Şanlıurfalı okuyucumuz Aynur Alptekin tanıtmıştı. Aynur hanım zaten, pek çok şiirini bu köşede okuduğunuz bir kalem ehli olduğundan, Mehmed Emin Eğilmez gibi gizli kalmış bir cevheri bulduğu an üzerindeki tozu alelacele silmeye ve onu gün ışığına çıkarmaya gayret etmesi kendisinden beklenmeyecek bir davranış olmazdı… Öyle değil mi?.. ….. […]
Nostalji… [16 Kasım 2000 Perşembe]
Nostalji… Herkesin, en az benim kadar hoşlandığından eminim… Ama “benim” ne anladığımı sorarsanız nostaljiden; ….. Henüz birkaç bardak daha içesim var iken, çayın aniden bitivermesi… Ve ardından, içime heyecan üfleyen o muhteşem kokusunu… Parmaklarımın arasında sıcacık kıpırdamasını… Dumanının, bir sarmaşık gibi büküle dolana nefes alacağım havaya dahil olmasını… Sonra, mahcup bir susuş ve susayışla sanki […]
Kasım kasım kasılmalar [15 Kasım 2000 Çarşamba]
Kasım kasım kasılmalar Son günlerde nasıl da kasım kasım kasılmadaydım, kendi içimdeki er meydanlarında… Hiç de aklıma gelmiyordu, kasım kasım kasılanların hâli… …… Halbuki, nerede olursan ol, kim olursan ol; bir hata, bir inat, bir yanlış karar, sahibini düşürüveriyordu boyluboyunca toprağa!.. {*} {*} {*} Son günlerde nasıl da kasım kasım kasılmadaydım kendi içimdeki er meydanlarında; […]
Örnek hangisi olsun?.. [14 Kasım 2000 Salı]
Örnek hangisi olsun?.. Niye (sadece-daha ziyade) başarı hikâyeleri anlatmaya, pozitif örnekler vermeye çalışıyoruz ki burda; bu hayatın içinde acı çekmişlerin, ezilmişlerin, sayısız olumsuzlukla karşılaşıp bir türlü başarıyı yakalayamamış olanların sayısı çook daha fazla olduğu halde… Ne dersiniz?.. {*} {*} {*} On kişinin dokuzu henüz çabalıyor; Kendilerini doğru sonuca ulaştırma yolundaki “doğru olmayan denemelerini” henüz tüketememişler… […]
Bebiş molası!.. [13 Kasım 2000 Pazartesi]
(Enteresan bir yazışma…) M.den F.ye: Annenin nesi var ki?.. Geçmiş olsun, kendini korusun… Ve bize dua etsin; hem “anne”mizken, hem de hastayken… Malum ki her iki türlü de DUASI KABUL OLANLAR SINIFINDA bulunuyor, inşaallah… ………. Bundan sonraki kısım SANA: Bak, bu sabah 09.00 yeni bir program daha izledim. Prof. Dr. C. Babuna diyor ki; “Eğer […]
İki parça yazı [10 Kasım 2000 Cuma]
İki parça yazı Sen, bir yandasındır da; Diğer yanda hep diğer insanlar vardır… ….. Sen, kim olduğunu… Nerede olduğunu düşünürsün elbette, ama ilginç olan şudur ki; diğer insanlar da “senin” kim olduğunu ve nerede olduğunu düşünür… Hah işte!.. Sen, işte aslında “bu”sundur!.. ….. Busundur; çünkü birileri hiçbir zaman seni sana sormazlar. Sen, her zaman seni […]
Yüzyılın adamı… Veya, beynimize cerrah mı gerek? [09 Kasım 2000 Perşembe]
Her işi “beceririm” bilirsiniz ya; şimdi de mutfağı becermekle yani karıştırmakla meşgulüm… Yemek yapıyorum da, ne yemeği ve nasıl yaptığımı söylemeyeyim; niyetli miyetli olan… Ya da “o yemeği bir daha HİÇ YEMEMEK İÇİN adını benden duymayı bekleyen” falan vardır aranızda!.. ….. Kaloriferler yandığı, ben de üç ocağı birden yakmış olduğum için mutfak biraz sıcak… Dolayısıyla […]
Çocuklaar! Misket oynayın… [08 Kasım 2000 Çarşamba]
Çocuklaar! Misket oynayın… Yeşil alandaki yol lambalarından birinin altında toplanmış hepsi… Üçü kız, altısı oğlan çocuğu. Zaten seslerini duyup çıkıyorum cama ve dirseklerimi koyup pencereye, tepelerinden onları seyretmeye başlıyorum… Kızlardan biri arkasındaki diğer gruba doğru dönüp; “Saatiniz var mıı?..” Diye soruyor, henüz vaktin erken olduğunun söylendiğini duymak isteyen “acıklı” bir sesle… {*} {*} {*} Erkekler, […]
Boş olmayan kutu [07 Kasım 2000 Salı]
Boş olmayan kutu (Bu hikâyeciği daha önce de yayınlamış olabilirim… Ama hem aradan uzun zaman geçtiği, hem de sabah sabah HEPİMİZE İYİ GELECEĞİNİ düşündüğüm için sizlere yeniden aktarıyorum…) Babası, pahalı bir hediyelik kaplama kâğıdını ziyan ettiği için kızını azarlamıştı. Çünkü minik kız, altın yaldızlı koskocaman tabakayı; ufak bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı… Ama […]
Sisin arkasındaki sesler (…yahut, “esmergüzeli” ahşap iskele!) [06 Kasım 2000 Pazartesi]
Sisin arkasındaki sesler (…yahut, “essmergüzeli” ahşap iskele!) Biliyorum ki, işte bu sisin arkasında uzaklar… Bu sisin ardında özlediğim herşey… Ve sen; Sen bu sisin arkasındasın… {*} {*} {*} Sis basardı bir zamanlar uzakları… ….. Sesler kesilirdi; Yüklükten çekilmiş bir serin çarşaf gibi serilen sisin, renk ve şekil namına ne varsa üstünü kapatmasının ardından… Duyulanlar da […]
Soluğunda yaşamak çiçek kokusu gibi [03 Kasım 2000 Cuma]
Soluğunda yaşamak çiçek kokusu gibi Beni… Öperken… Koklayışını… Şimdi nasıl özlüyorum; Bilemezsin!.. {*} {*} {*} Tamm kulağımın dibinde aldığın nefesin “içinde” oluşumu… Ve işte o derin nefesle içine doluşumu… Şu an nasıl da hissediyorum!.. {*} {*} {*} İçime… Şimdi içime uçan balonlar savruldu yine! … Şimdi yine içimin göklerine başını sürüyor bu balonlar; mırıldayan pisiler […]
Seni seviyorum küçük kız [02 Kasım 2000 Perşembe]
Seni seviyorum küçük kız İnsanlar bazı duyguları ve bazı doğruları hikâye yoluyla anlatmaktan ve dinlemekten hoşlanır… Bu yüzden dilden dile dolaşan sayısız örneği mevcuttur bunların. Çok hoş hikâyeler gelir bana da; yazanı belli olmayan. Ülkesi bile belli değildir çoğunun… Ama yüklü olduğu duygular besbellidir. İşte bu duygu yüküdür zaten, bu hikayeciklerin; YAKIT YÜKLÜ, GIDA YÜKLÜ […]
Nice İstanbullar gördüm… [01 Kasım 2000 Çarşamba]
Kurşun nasıl vurur bilmem; Nasıl yapışır cana, nasıl yakar bedeni?.. ….. Kurşun nasıl vurur bilmem; Ama bilirim bakışların canıma nasıl yapıştığını… Bilirim kelimelerin beni nasıl yaktığını. Ve bilirim; “Bil beni… Bul beni” diyenlerin, yoluma nasıl baktığını… {*} {*} {*} Bilinmek ve bulunmak istiyor herkes… İşte bu yüzden galiba biraz daha “BİLME ve BULMA” gayreti içine […]
Bayrak, ölüm ve çok şey!.. [31 Ekim 2000 Salı]
(Bugün beni “çekilmez” bulmayın sakın… Anlamaya çalışın!..) Bayrak, benim için “ÇOK ŞEY” demektir… Hem de sadece “törenlerde” değil! ….. Bayrak öyle bir sevgidir ki benim için; kızımın adı bile “bayrak” kelimesinin bir başka söylenişidir… {*} {*} {*} Ne güzel gelenek, görenek, adet ve alışkanlıklarımız vardır bizim, değil mi?.. Hemen hemen HER YENİ VE GÜZELİN ÖNÜNDE […]
Maymunlar [30 Ekim 2000 Pazartesi]
Maymunlar Şirketinde MAYMUN BESLEYEN tanıdığınız var mı? ….. Ya da içinde MAYMUN BULUNAN özel şirketlere girip çıktınız mı?.. İşinizi yaptırmak için yolunuz düştü mü hiç böyle bir MAYMUNLU işletmeye veya daireye… Hıı?.. {*} {*} {*} “Dur… Lafı çevirme şimdi yumruk çevirir gibi… Yine kimi gıcık etmeye çalışıyorsun sabah sabah?..” ….. Şsstt!.. Sakin olun… Hiçbir insanla […]
Hayatın güzel yanları [27 Ekim 2000 Cuma]
Ne istersiniz bugün?.. Yani nasıl bir yazı beklersiniz benden?.. Gözünüzü kapatın ve düşünün… “Canınıza” sorun yani, ne istediğini… Ve gözünüzü açıp bi bakın; hoop!.. Arzuladığınız “yemek” en lezzetli ve en hoş kokular saçar biçimiyle tabağınızda… ….. Olur mu olur… İşte, şekilde görüldüğü gibi; ayynen, “bol kepçe lokantası!..” Var mı başka bizim gibi, bilmiyorum. Gazete […]
Sevinme saati [26 Ekim 2000 Perşembe]
Sevinme saati Siz haliyle bu yazıyı bir gün sonra okuyacaksınız, ama aslında şu an kandil sabahı… Yani, SEVİNME SAATİ!.. Öyle, değil mi?.. Hadi gelin, bir saat SEVİNELİM sizinle. Ya da ben sorayım, siz kendi kendinize cevaplar verin… ….. Dünyada şu an (dün gece) yaşamakta olan insan sayısını biliyor musunuz, kaç milyar?.. Peki yeryüzünde bulunan […]
Dost listesi [25 Ekim 2000 Çarşamba]
Dost listesi Sevgili Ömer, bizim adımızı da “dost listesi”ne ilave ettiğinden beri harika e-mailler gönderiyor posta kutuma… Son gelenlerden biri de bugünlere çok uygundu… Sizlerle paylaşmamı istersiniz değil mi?.. ….. Seyyid Fehim hazretleri her sene Van’a gelişinde bir müddet kalırdı. Âşıkları toplanır, feyz alırlardı. Genellikle, kendisini çok seven mahkeme başkâtibi Ahmed Beyin evinde misâfir olurdu. […]
Doğru trene binmek [24 Ekim 2000 Salı]
Doğru trene binmek Bir hayatın var önünde… Bir de içinde hayalin… ….. Hedefin, içinde taşıdığın hayaline ulaşmak ise… Ama gerçekten istiyorsan buna ulaşmayı, bil ki; HAYATIN HAYALİNE GİDEN YOL!.. {*} “Hayatın, hedeflerinin yolu olsun!..” cümlesini yazmadan evvel en az beş yıl düşünmüş olmamın sebebi, inanın ki aptal olmam değil… Ama tavsiyem şudur: Sen de kendini, […]
Şu anda biri BENİMLE gurur duyuyor [23 Ekim 2000 Pazartesi]
Yukardaki, yani başlıktaki cümlenin “SENİN AĞZINDAN” yazıldığını farkedebiliyor musun?.. ….. “Şu an biri benimle gurur duyuyor” cümlesini KENDİ DÜŞÜNCE SESİN varsay… “Şu anda birisi seninle gurur duyuyor” dediğimde, sen de; “Şu an birisi BENİMLE gurur duyuyor” diyebil… ….. Hadi; De artık!.. Diyelim, DİYEBİLELİM bunları. ….. Güzel cümleleri sahiplenmek bizim de hakkımız değil mi?.. Ve bu […]
