Yeþilay dergisinden çizimler
{imza} BABIÂLİ ŞENLİKLERİNDEYİZ Yarın, 5 Haziran 2009 Cuma günü… Saat 14-16 saatleri arasında, Babıâli Şenlikleri'nin Türkiye Gazetesi standında olacağız… Bekleriz… Ulaşım ise çok kolay. Sultanahmet tramvay durağının bulunduğu meydan. {*}{*}{*}…
Değişen; bir kişi! Peki, kabul… Şimdi seni, yani anlatmanı istemediğim problemlerini dinlemeye başlasam… Ve sen de bunları bana saatlerce, günlerce ve aylarca anlatsan; “sana ne faydası” olacak ve “bana ne…
Tahtımı insanların gönlüne kurardım. Aramazdım havası en güzel tepeler… Güneşi en güzel alan yamaçlar… Suyu en bol olan ovalar… Sultan olsam, tahtımı insanların gönlüne kurardım. {*} İnsanları “yıkmadığım” sürece yıkılmazdı…
MUHSİN DAĞI; “MUHSİN DAĞI” OLDU MU?.. Muammer Erkul ———- 29 Mart 2009 Pazar günü (yani Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğünden 4 gün sonra basılan Türkiye Gazetesi’ndeki Stop köşemde) çıkan yazımın ismi…

Birinci [08 Eylül 1999 Çarşamba]

Birinci Koşmakta olan adam yolda gördüğü birine sordu: “Benden önce burdan birisi koşarak geçti mi?” “Hayır geçmedi.” “Öyleyse ben birinciyim!..” Şişman Adam oldukça şişmandı. Bir müddet sözde rejim yapıp tartılmaya gitti. Elektronik baskülün ekranında şu yazı okundu: “Lütfen teker teker tartılınız!..” Ötsün diye Eve getirdiği sapsarı kanarya mükemmel ötüyordu. Fakat birden kuşun topal olduğunu farketti […]

6 mins read

Dergim; Türkiye Çocuk [07 Eylül 1999 Salı]

Dergim; Türkiye Çocuk Türkiye Çocuk Dergisi’ne ben, “kendim” aboneyim… Dergimin her sayısını da hiç aksatmadan okurum. Türkiye Çocuk Dergisi’nde geçen “çocuk” kelimesi sizi yanıltmasın… Bunu “takıntı” yapanlar; “büyümüş olma kompleksi”ndeki insanlardır. Bir yandan bakınca, hepimizin çocuk yanları yok mu?.. Unuttunuz mu çiçekli şortu ve elinde çizgi romanlarıyla dolaşan rahmetli Turgut Özal’ı?.. {*} İyi niyetli ve […]

8 mins read

Gülümse [06 Eylül 1999 Pazartesi]

Gülümse Küçük bir çocuk Ekrem… Elindeki bozuk fotoğraf makinesinin “vizöründen” bakarak; “Gülümseyin!..” diyor. {*} Küçük bir çocuk Ekrem… Ama o bile biliyor ki; Ardımızda, “hayat” adına ne varsa bırakmamız gereken, belki bir tebessüm… {*} Ben de sizler gibi pek çok insan gördüm, “beğenmediği fotoğraflarını” yırtan… Albüme girenler, güzel fotoğraflar. Güzel fotoğraflar; gülümseyen fotoğraflar! Küçücük bir […]

7 mins read

İlk hırsızlık! [04 Eylül 1999 Cumartesi]

İlk hırsızlık! Topkapı Sarayı’ndan, tarihinde ilk defa bir “çalınma” olayı yaşandı… Öyle deniyor. Minyatür el sanatları bölümünden… El yazması bir Kur’an-ı Kerim… 25.5×34 cm. boyutlarında… Farsça meali… Elde mevcut bulunan 239 yaprak… 11’inci yüzyıl, Selçuklu döneminden kalma… 900 senelik… Topkapı Sarayı, İnönü Stadyumu kadar korunmuş olsaydı bu hırsızlık hadisesi vuku bulabilir miydi dersiniz? {*}{*}{*} Haber […]

8 mins read

Mahkûm trenler [03 Eylül 1999 Cuma]

Mahkûm trenler Günün belirli saatlerinde sesini duyuyorum… Kimi getiriyor, bilmiyorum. Veya kimi götürüyor. Uzaktan… Derinden… Ama “yürekten” bir haykırış gibi bu trenlerin sesi. Uzak, derin… Ama hep taze gelişleri ve taze gidişleri söylüyor bana. {*} Trenler ayrılışların hüznünü anlatıyor; Ve kavuşmaların çığlığını bağırıyor… Trenler vagon vagon duygu taşıyor; insan değil!.. Trenler hep aynı rayların üzerinde, […]

5 mins read

Hayat ciddi bir iştir! [02 Eylül 1999 Perşembe]

Hayat ciddi bir iştir! Nice problemlerimiz var “dev” gibi!.. Nice problemlerimiz var gözümüzün görebileceği her şeyi kapatan!.. Nice problemlerimiz var ki, ömrü; “burnumuzu yere dayamaktan vazgeçmeyi” akıl ettiğimiz vakte kadar uzayan!.. {*} Zamanımıza yazık!.. Millet; Uyanın!.. Boyluboyunca toprağa uzanıp, dalından düşmüş bir kurtlu fındığa gözümüzü dayadığımızda, başka hiçbir şeyi görmez oluyoruz!.. {*} Resmî rakamlara göre […]

6 mins read

İlle de kırık leblebim [01 Eylül 1999 Çarşamba]

İlle de kırık leblebim Ben, çeşitli renklerdeki işlerle uğraşıp, bir yandan da pembe hayaller kuran… Bu hayallerin en pembesi olarak da yazmayı gören ve böylece “takılıp giden” biriydim. Bir gün… Zannediyorum ki; doğru zamanda ve doğru yerdeydim… Adı Stop “konan” bir köşem oldu. Nur topu gibi, derler ya… Nur topu (veya Sevgi yumağı) gibi. {*} […]

7 mins read

Susmak, öğrenmek, öğretmek [31 Ağustos 1999 Salı]

Susmak, öğrenmek, öğretmek Susmayı öğrendiğimizde anlamayı ve anlatmayı öğrenmiş olacağımızı” dinlerken hoşuma gitmemişti aslında… {*} Ama günün birinde öğrendim ki; ne anlattığım değil, ne öğrettiğim mühim. Bu fikri ilk duyuşumda ben anlayamamışken, benden başkalarının da; “ne anlattığın değil, ne öğrettiğin mühim” mantığını ilk duyuşta idrak edebilmelerini elbette beklemiyorum… Fakat, sonuç alacak olanlar; “Burada bir şeyler […]

5 mins read

A Takımı, Halit Abay ve klibi çekilen yazı… [30 Ağustos 1999 Pazartesi]

A Takımı, Halit Abay ve klibi çekilen yazı… (Kamera, arkasını göstermiyor!.. Ama öyle durumlar oluyor ki; projektörler, kamera arkasındakilere de tutulmak durumunda kalıyor…) Halit Abay, gönlü güzel bir arkadaşımız. Halit Abay sizden biri… Onu dün gece Savaş Abi’nin A Takımı’nda bütün dünya tanıdı. (Ama ben biraz daha tanımanızı ve onun isminin elinizde yazılı olarak da […]

6 mins read

“Ben cumhuriyetleri” [28 Ağustos 1999 Cumartesi]

“Ben cumhuriyetleri” Kayıt-kuyut yok… Sanki deprem gibi afetler Osmanlı döneminin ortalarına kadar hiç olmamış gibi! {*} Sankisi bir yana Osmanlı’nın umurunda da değil zaten böyle “şey”ler! Çünkü Osmanlı’nın, elli altmış kilometrelik fay hattı, yahut depremden tesir alan kilometrekareler derdi değil. Şükür namazı mı kılınacak? Kılınsın… Küsuf namazına mı durulacak? Durulsun… Yola devam! {*} Osmanlı’nın düşünce […]

5 mins read

DepreMsyon! [27 Ağustos 1999 Cuma]

DepreMsyon! Yıkıldık!.. Hem de ciddi boyutlarda… Yıkıldık; boylu boyunca. {*} Fiziksel yıkılmalar.. Daha doğrusu fiziksel yıkılmaların ardından doğrulamamalar; “manevî yıkılmışlığımızın tezahürü” değil mi?.. {*} Depremler her binayı yıkabilir… Ama depremler bunca çok binayı yıkmaz. Öyle idi!.. {*} Şimdi, koca bir tokat gibi patladı deprem; boyumuzun ölçüsünü gördük toprakta. Aynen yaptığımız binalar gibiymişiz meğerse! Pek çoğumuz […]

6 mins read

600 bin haccın kabulü [26 Ağustos 1999 Perşembe]

600 bin haccın kabulü Sevgili Peygamberimizi görenlerin sohbetlerinde yetişen ve yüksek derecelere ulaşan (Türk asıllı) Abdullah bin Mübarek hazretleri pek çok defa da hacca gitmişti… Bir sene hac dönüşü rüyasında gökten inen iki melekten birinin, diğerine; “Bu sene kaç kişi hacca geldi?..” dediğini duydu. Öbür melek; “Altı yüz bin kişi” dedi. “Peki bunlardan kaçının haccı […]

7 mins read

Gün, bugün… [25 Ağustos 1999 Çarşamba]

Gün, bugün… İnsanların ve toplumun gücü; en zayıf, en çaresiz olduğu zamanki mukavemetine müsavi değil mi?.. {*}{*}{*} İnsanlar ve toplum, zor günlerde biribirlerine destek olmayacaksa, dişini sıkmayacaksa, bir diğerine göz-kulak-el-ayak ve moral olmayacaksa ne zaman olacak?.. {*}{*}{*} Gün, işte bugündür… Tek bacağı olan iki insan sırt sırta verdiğin de ayağa kalkabilir; Yüce Mevla’m başka afetler […]

4 mins read

Konuşmak için susmak [24 Ağustos 1999 Salı]

Konuşmak için susmak Ben de biliyorum, kimse merak etmesin…Biliyorum; fay hattının tam üzerinde şehirler ve dev tesisler kurulmaması gerektiğini… Biliyorum; bazı bölgelerde bir kaç oy uğruna bazılarının inşaat ruhsatlarında (düzenlemeler-oynamalar-ilaveler) yapılarak insanların canının peşkeş çekildiğini… Biliyorum; her yıl depremler yaşadığımız halde bir “köpeğimizin” bile olmadığını… Biliyorum; (bazı müteahhitler hırsız damgası yediği halde) bazı hırsızlara “müteahhit” […]

5 mins read

Konuşmak için susmak [23 Ağustos 1999 Pazartesi]

Konuşmak için susmak Ben de biliyorum, kimse merak etmesin…Biliyorum; fay hattının tam üzerinde şehirler ve dev tesisler kurulmaması gerektiğini… Biliyorum; bazı bölgelerde bir kaç oy uğruna bazılarının inşaat ruhsatlarında (düzenlemeler-oynamalar-ilaveler) yapılarak insanların canının peşkeş çekildiğini… Biliyorum; her yıl depremler yaşadığımız halde bir “köpeğimizin” bile olmadığını… Biliyorum; (bazı müteahhitler hırsız damgası yediği halde) bazı hırsızlara “müteahhit” […]

5 mins read

Sınav üstüne sınav [23 Ağustos 1999 Pazartesi]

Sınav üstüne sınav Herhalde kelimenin tam manasıyla başımıza gelen bu.Büyük olmanın bedeli kolay ödenmiyor.Kolayca “devlet” olunamdığı gibi, “büyük devlet” de kolayca olunmuyor! Sınav üstüne sınav… Başımıza gelen işte bu. {*}{*}{*} Şükürler olsun ki ne büyük imtihanlardan geçtik yüzümüzün akıyla. Ve karşımıza çıkanları da aşacağız inşaallah. Deneye deneye, öğrene öğrene, adım adım ilerleyeceğiz… Durmak yok; Bildiğimiz […]

6 mins read

O & Ben (Belediye kanal döşer, asfalt döker…)

Ben: İyiyim ya, ne olsun işte 🙂 O: … Ben: Sağolasın. İyi işte… O: Allah iyilik versin. Ben: Yok ya, iyiyim dedim ya… Ha, geldin mi? O: Geldim evet. Ben: Balık yakalar gibi oltayı salmıştım, baktım bakalım gelecek misin diye :))) İyi misin? O: Sazan atladı demek ki! Ben: Haha… O: İyi sayılmam… Ben: N’oooldiii?.. […]

13 mins read

Hatıralar Sokağı (AYNI BAHÇEDE İKİ MEZAR – A )

Cenaze olduğunda Adapazarı’da gitmiştim, ama mezarına gidememiştim hiç Muammer abimin. Vefat ettiğinden beri… Dayanamıyordum:( Bu sefer gücümü topladım, yine de çok ağladım… Dedemi ve babannemi 🙂 de dolaştım. Aynı bahçede yatan bir Ayşe ve bir Muammer gördüm bugün:) Dua ettim onlara. Baktım, baktım, baktım…   Açık yeşil otlar bürümüştü Ayşe’nin üstünü. Muammer’in üstüne lale dikmişlerdi. […]

1 min read

Kurşun “onları” seçti [21 Ağustos 1999 Cumartesi]

Kurşun “onları” seçti Şu an yazabilenlerin tamamı, ölmeyenler. Şu an okuyanların da tamamı ölmemiş olanlar… Ölmemiş olanlar konuşuyor ve korkularını aktarmaya çabalıyor biribirlerine. Ölmemiş olanlar temine çalışıyor ihtiyaçlarını. {*}{*}{*} Bir ortak nokta var ki, o da şu: On milyonlarla ifade edilebilen bu “yaşayanların” tamamı, hep birden, ve aynı anda aynı şeyi hissetti; panik bundan!.. On […]

6 mins read

Başımız sağ olsun [20 Ağustos 1999 Cuma]

Başımız sağ olsun Şu an hiçbir yaşayanın emsalini görmemiş olduğu bir deprem yaşadık… Bolu, Düzce, Gölyaka, Hendek, Adapazarı, Eskişehir, Bursa, İstanbul, Yalova, Gölcük, Karamürsel ve daha pek çok ilçe ve köyde binalar yerle bir oldu, canlar kayboldu. Başınız sağolsun. Hepimizin haber almaya çalıştığı veya hâlâ bir haber almak için çırpınıp durduğu yakınları var “karanlık” bölgelerde. […]

5 mins read